Vivense Marketing Manager Neşe Çam ile  Röportaj

Yapay zekâ, pazarlama dünyasında fırsat mı, yoksa standartları yükselten bir zorunluluk mu?

Aslında her ikisi de, ama sırasıyla. Yapay zekâ ilk aşamada hızı ve içerik çeşitliliğini arttıran bir fırsattı. Ancak bugün geldiğimiz noktada, yapay zekayı iş süreçlerine entegre etmek bir ayrıcalık değil, pazarın gerisinde kalmamak için standartları yükselten bir zorunluluk.

Küresel araştırma şirketlerinin verileri de gösteriyor ki; yapay zekayı kararlarının merkezine alan markalar operasyonel verimlilikte ve müşteri etkileşiminde belirgin bir üstünlük sağlıyor. Artık sadece statik içerikler üretmek değil; anlık olarak kişiselleşen kampanyaları yönetmek ve dinamik testler yapmak da işin temelini oluşturuyor. Dolayısıyla yapay zekâ; operasyonel yükümüzü hafifletip bizi hızlandıran dev bir fırsat iken, pazardaki bu yüksek hıza ve kalite standartlarına ayak uydurabilmek adına da kaçınılmaz bir zorunluluk.

 Veri odaklı karar alma kültürü giderek güçleniyor. Sizce geleceğin başarılı pazarlama ekiplerini diğerlerinden ayıracak en önemli yetkinlik ne olacak?

16 yıllık kariyerimin önemli  bölümü performans pazarlaması alanında geçirdiğim için, veri odaklılık benim için yeni bir kavram değil, pazarlamanın her zaman temeliydi. Ancak günümüzün gelişmiş yapay zekâ dünyasında farkı yaratacak olan şey; sadece veriyi okumak değil, bu otomasyon ve yapay zekâ sistemlerini stratejik bir kaldıraç olarak orkestre edebilmek.

Araştırmalar da  yapay zekayı iş akışlarına bir ‘yardımcı pilot’ (co-pilot) olarak entegre eden markaların, pazarlama yatırımlarının geri dönüşünde ve müşteri elde tutma başarısında ciddi fark yarattığını ortaya koyuyor. Tam da bu yüzden geleceğin başarılı ekiplerini ayıracak en temel yetkinlik: ‘Yapay Zekânın Analitik Hızı ile İnsan Duygusunu Birleştirebilme Becerisi’ olacak.

 Müşteri deneyimini iyileştirmek adına son dönemde hayata geçirdiğiniz en başarılı uygulama ne oldu?

Mobilya ve dekorasyon e-ticaretinde müşteri deneyiminin önündeki en büyük engel; ürünlerin ölçüsel ve estetik olarak kişinin kendi yaşam alanında nasıl duracağını önceden kestirememesidir. Biz Vivense’de bu belirsizliği tamamen ortadan kaldıracak yapay zekâ destekli yeni nesil bir oda planlama ve 3D görselleştirme projesini çok yakında kullanıcılarımızla buluşturmayı planlıyoruz.

Şu anda geliştirme aşamasında olduğumuz bu yenilikçi araç sayesinde kullanıcılarımız; kendi odalarının ebatlarını sisteme girerek yaşam alanlarını dijital ortamda birebir boyutlarıyla oluşturabilecekler.

Vivense kataloğundaki gerçek ürünleri bu sanal odaya diledikleri gibi yerleştirip kombinlenebilecek, henüz satın alma gerçekleşmeden mobilyaların mekandaki duruşunu, oranlarını ve uyumunu 3D olarak deneyimleme imkanı bulacaklar. Yakın zamanda sunmayı hedeflediğimiz bu proje; sadece karar alma sürecini kolaylaştırmakla kalmayacak, müşterilerimizin kendi evlerinin tasarımcısı olmalarını sağlayarak uçtan uca şeffaf, interaktif ve yüksek güvenli bir alışveriş deneyimi sunacak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir