beyin gocu

Pazarlama Sektöründe Beyin Göçü

Pazarlama sektöründe uzmanlık alanlarının birbirinden ayrışarak markaları sardığı yıllarda, en önemlisi paranın bol olduğu, bütçelerin daha az sorgulandığı zamanlarda özel sektörün yükselişi sektör çalışanlarının yüzünü güldürüyordu diyebilirim. Çok değil 9 – 10 yıl öncesinden bahsediyorum… Piyasada dönen para, farklı sektörlerde uluslararası markaların karşısına çıkan çok sayıda yerli marka ve sektör profesyonelinin şevkle taşın altına ellerini koydukları zamanlardı. Dijital yeni yeni pig yapmaya başlamış, sosyal medyada Facebook hâkimiyetinin olduğu, ezici algoritmaların içerik üreticilerini henüz bu denli vurmadığı, paylaşımların yüksek etkileşimli, yüzlerin reklamsız da güldüğü günlerdi…

pazarlama

O dönemin ekonomik ortamı, kreatif çeşitlilik ve güzel bütçeler ile keyifli işler çıkıyordu. Gözünüzde ideal bir marka – ajans evreni oluştuğunu hissedebiliyorum. Aslına bakarsanız kurumsal firma klişesinde çalışmanın hala değerli olduğu yıllardı. Peki, o zamandan bu zamana neler değişti biraz da bunları konuşalım. Çoklu sektör deneyimi olan bir profesyonel olarak aslında iş yapış şekillerinin değiştiğini görebiliyorum. Sektörde bütçeler nezdinde eski şevkin kalmadığını, bütçelerin daraldığını ama yaşanan dijital çeşitlilik ve yeni teknolojilerin hayatımıza girmesiyle içerik tarafının zenginleştiğini hatta konvansiyonel ajansların bile mecburen dijitale kaydığını buraya not etmek gerek…

Artık kurumsal firma kavramı tartışılır hale geldi. Z kuşağı kendini mutlu hissettiği bir start-up firmasında da kariyerine başlayıp, büyük bir iş tatminiyle yaşantısına pek de güzel devam edebiliyor. Başlıca neler değişti derseniz; Dijital yaşamın beraberinde takibi zor bir tüketim karmaşası yarattığını, her şehre bir üniversite mantığının bizim sektörü de vurarak var olan işlere talebin patladığını, dijital pazarlamanın farklı eğitim alan büyük bir kitleyi cezbettiğini söyleyebiliriz. Eski çamlar ne oldu derseniz çoktan bardak oldu. Çok sayıda ajans sahibi ya sektör çalışanının İngiltere’den, Kanada’dan ya da farklı bir ülkeden Linkedin profillerini güncellediğine şahit olmuyor muyuz? Yenilerin de nasıl yaparız da yurtdışına yöneliriz diye arayışta olduğunu sık sık haberlerde izliyoruz. Pandemi ile hayatımıza giren “Remote control” iş yaşamı kavramını da atlamayalım.

gorsel4
gorsel4

Uzaktan çalışma sistemlerinin gelişmesiyle aslında fiziksel olarak gitmeseniz de İzmir’de yaşayıp İstanbul’da çalışabiliyorsunuz. Hatta Türkiye’de herhangi bir yerde yaşayıp Hong Kong, Amerika, Brezilya’da bir yabancı firma adına pazarlama planı, kampanya hazırlayan, tasarım yapan çalışanlar var sektörde… Sadece freelance çalışma gibi düşünmeyin, aslında şirketin ya da ajansın pazarlama departmanında in-house çalışan olarak yenidünya düzenine uygun bir bir çalışma evrenine dâhil olabiliyorsunuz. 2011’de para pul bol, işler kreatif demiştik ya, bu tarz bir çalışma şekli olacak deseler herhâlde kimse inanmazdı. Pazarlama sektörü nereye gidiyor dediğimizde fütürizm içeren bu yaklaşımlar o zaman dillendirilse hayal olarak adlandırılırdı.

Esas gelelim mevzuya… Bu kadar büyük değişiklikler yaşanırken, bir yandan ekonomik olumsuzluklar pazarlama alanında istihdamı zorlarken, pandemi bilinmezlik ortamını pompalarken eskinin bazı klişeleri de devam ediyor. Genç mezunsunuz ve pazarlama ya da dijital alanlarda iş arıyorsunuz. Aslına bakarsanız eskinin iş ilanlarına fütursuzca koyulan en az 5 yıllık, 3 yıllık deneyim arıyoruz ibareleri hiç değişmedi. Ne yapıyorsunuz burada iş bitmiş diyerek yönünüzü yurt dışına çeviriyorsunuz. Peki, orada pazarlama alanında beyin göçü yapabilir miyim sorusu aklınıza geliyor. Yani pazarlama alanında yurtdışında çalışmak mümkün olur mu?

Öncelikle yurtdışında eğitim alıp, çalışma imkânı olan bir pazarlama, iletişim profesyoneli olarak her şey mümkün diyorum size… En azından deneyerek görmek gerek… Ancak bu konu bizim bildiğimiz beyin göçü olur mu bunu kestirmek zor. Zira yurtdışında hayat kurmak söz konusu olduğunda herkes kendi özelinde ve şartlarında değerlendirilmeli diye düşünüyorum.

gorsel3

Peki, bu bir hayal ise gerçekleştirmek için neler yapabilirsiniz? Öncelikle kreatif, iletişim, pazarlama bakış açılarınızı her şekilde geliştirmeniz gerekir. Zira pazarlama stratejisi bilmeyen kanımca dijital pazarlama alanında da sadece yüzeysel işler yapan bir profesyonel olarak güdük kalır. Pazarlama, iletişim kültür ve dil faktörlerine hatta cambazlığına dayanır. Dolayısıyla yabancı dil yetkinliğinizi her şekilde geliştirmeniz gerekir. Esasen beyin göçü olabilmek için ya dijital tasarım ya da dijital reklam tekniklerine odaklanabilirsiniz. Bu alanda bir eğitim ile yeni bir başlangıç yapabilirsiniz. Hatta imkânınız varsa bu tarz bir eğitimi yurtdışında alabilir ve eğitim süresince kültürel ve iş normlarına alışarak sonraki aşamaya geçebilirsiniz.

Eğer eğitim alma şansınız yoksa henüz buradayken Google reklam paneline, programatik terimlerine, dijital reklam terminolojisine iyice hâkim olabilir yabancı bir ülkede bu alanda iş yapan ortalama bir ajansta başlayarak kendi serüveninize yol verebilirsiniz. Ya da tasarım tarafında yeni nesil adobe premier, after effects vb. farklı tasarım programlarını iyi öğrenerek, kreatif bakış açınızı geliştirerek hazırlayacağınız bir tasarım portföyüyle bu alanda kendinize yurtdışında bir kapı aralayabilirsiniz. Şansınızı siz ve alandaki yetkinlikleriniz belirleyecektir. Ancak başta da söylediğim gibi hiçbir şey olmaz değildir ve herkes kendi şartlarında değerlendirilir. Yine Türkiye’de uluslararası bir ajans ya da kurumda fırsat yakalamak için uğraşıp buradan da dünyaya açılabilirsiniz. Bence tüm bunlar mümkün ama önemli olan bu sıkıntılı zamanlarda içinizde harekete geçmek için yeterince umudu çoğaltabilmenizdir. Sözlü iletişim ağırlıklı bir bölümde yeni bir yaşam yaratmak zor demeden hedefe odaklanmak gerek…

Gerçekten yurtdışında bir deneyim edinmek çok kıymetli ve kazanımları çok fazla… Buna gerçekten içselleştirip, olumlu telkinler ve altan alta mini eğitimler ile hazırlıklar yaparak gönül verdiğiniz işinizi istediğiniz ülkede devam ettirebilir, hedeflerinizi yakalayabilirsiniz. Oradaki kültürel zenginliği kendinize ve işine kattığınızda yarın dünyanın her yerinde her türlü kampanyada rahatlıkla çalışacak düzeyde bir profesyonel olduğunuzda eminim gelişiminize siz de şaşıracak, kazanımlarınızı en verimli alanlara yönlendireceksiniz. Son söz olarak beyin göçü ülkemizin her sektörde olduğu gibi kaybıdır. Uluslararası kariyer olanaklarına olan ilgi arttıkça, sektörel ve ekonomik beklentileri karşılamadıkça, en önemlisi genç iş gücünü yeni istihdam olanaklarına yönelik mutlu etmedikçe pazarlama sektöründe de kreatif, yetenekli ve kaliteli iş çıkaran profesyonellerimizi kaybetmek işten bile değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir