Küresel ticaret; dijitalleşme, veri ve yapay zekânın etkisiyle yeniden şekillenirken, tüketici davranışları ve perakende ekosistemi de köklü bir dönüşümden geçiyor. NielsenIQ’nun “The Commerce Revolution: Where East Meets West” başlıklı yeni küresel raporu, bu dönüşümün dinamiklerini ve Doğu ile Batı arasındaki ticaret inovasyonlarının kesişimini ortaya koyuyor. Rapor, geleceğin ticaret modelinin yalnızca kanalların değil; veri, teknoloji ve deneyimin entegre bir şekilde çalıştığı yeni bir ekosistem üzerine kurulduğunu vurguluyor.
Tüketici zekâsı alanında global lider NielsenIQ, “The Commerce Revolution: Where East Meets West” başlıklı yeni küresel raporunun sonuçlarını paylaştı. Rapor, Asya kaynaklı ticaret inovasyonlarının, Batı’daki perakende medyası ve veriden gelir yaratmaya dayalı modellerle birleşerek global ticaretin yapısını yeniden şekillendirdiğini ortaya koyuyor. NIQ (NielsenIQ + GfK) Türkiye Genel Müdürü Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika & Hindistan E-Ticaret Bölge Başkan Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan, bu dönüşüme dikkat çekerek, “Ticaret artık sadece bağımsız kanalların toplamı olmaktan çıkıp; veri, içerik, ödeme ve lojistiğin birleştiği entegre bir ekosistem haline geliyor. Bu yeni düzende markalar ve perakendeciler; teknoloji, medya ve veri şirketleri gibi hareket etmek zorunda.” dedi.
Raporun sonuçları, özellikle Türkiye’nin de içinde bulunduğu Doğu Avrupa ve Orta Doğu & Afrika (MEA) bölgelerinin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını gösteriyor. Her iki bölgede de sosyal ticaret, hızlı ticaret (verilen siparişlerin genellikle 10 ila 30 dakika gibi çok kısa bir süre içinde müşterinin kapısına teslim edilmesini hedefleyen, hız odaklı bir e-ticaret modeli), fintech çözümleri ve yapay zekâ destekli alışveriş deneyimleri hızla yaygınlaşıyor. Doğu Avrupa’da e-ticaret çift haneli büyümesini sürdürürken, Orta Doğu & Afrika bölgesi özellikle Körfez ülkelerinde güçlü performans sergiliyor. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’nde e-ticaret %10 büyürken, Suudi Arabistan’da bu oran %55’e ulaştı. Bu tabloyu bölgesel ölçekte değerlendiren Didem Şekerel Erdoğan, Orta Doğu ve Afrika (MEA) ile Hindistan’ın son derece dinamik ve güçlü büyüyen bir e-ticaret pazarına sahip olduğunu belirterek, Mısır, Hindistan ve Türkiye’nin sergilediği güçlü büyüme performansının yeni yatırımlar ve ticaret formatlarıyla birlikte bu dönüşümü hızlandırdığını söyledi.
Sosyal Medya Üzerinden Alışveriş Trendi Yükselişte…
NielsenIQ’nun “The Commerce Revolution: Where East Meets West” başlıklı yeni küresel raporu, canlı ticaret, sosyal ticaret ve hızlı ticaret kanallarının global dijital büyümenin temel itici güçleri haline geldiğini ortaya koyuyor.
Rapor, ticarette büyümenin artık kanal sayısının artırılmasından değil, farklı kanalların entegre bir şekilde yönetilmesinden geçtiğine işaret ediyor. Canlı ticaret, sosyal ticaret ve hızlı ticaret; ürün keşfi, satın alma ve teslimat süreçlerini bir araya getirerek tüketicilere bütünleşik bir alışveriş deneyimi sunuyor.
Keşif Odaklı Ticaret, Ana Akım Haline Geliyor.
Tüketicilerin yeni ürünleri keşfetme alışkanlıklarında da önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Didem Şekerel Erdoğan bu dönüşümü şöyle açıkladı; “Keşif odaklı ticaret (Kullanıcıların belirli bir ürün arama niyeti olmadan, sosyal medya, içerikler veya kişiselleştirilmiş öneriler aracılığıyla ürünleri ‘keşfedip’ satın aldığı bir alışveriş modeli) ana akım haline geliyor.” Asya Pasifik bölgesinde tüketicilerin yaklaşık %60’ı bu kanallar üzerinden alışveriş yaparken, Doğu Avrupa’da tüketicilerin %31’i ve Orta Doğu & Afrika’da %67’si dijital platformlar aracılığıyla düzenli olarak yeni ürün keşfediyor.
Tüketici, Siparişlerinin 30 Dakikadan Kısa Sürede Teslim Edilmesini Bekliyor.
Hızlı ticaretin beklentileri yeniden tanımladığını gösteren rapora göre, Doğu Avrupa’daki tüketicilerin %47’si siparişlerinin 30 dakikanın altında teslim edilmesini talep ederken, Orta Doğu & Afrika bölgesinde bu oran %80’e ulaşıyor. Perakende medyası da küresel ölçekte büyümesini sürdürüyor. Perakende medyası pazarı 2025 yılında 184 milyar dolar büyüklüğe ulaşırken, mevcut ağların sayısı 270’i aştı. Didem Şekerel Erdoğan, Doğu Avrupa’nın mobil öncelikli tüketici davranışları, hızlı ve sosyal ticaretin yaygınlaşması ile gelişmiş fintech ve Perakende Medya Ağı (RMN) ekosistemlerinin etkisiyle, Doğu’nun dijital ticaret inovasyonları ile Batı’nın perakende ve reklam modellerinin kesişim noktasında öncü bir konumda yer aldığını ifade etti.
Yapay Zekâ Destekli Alışveriş, Tüketici Davranışlarını Dönüştürüyor.
Rapor ayrıca, ödeme, teslimat ve pazar yeri hizmetlerini tek platformda birleştiren süper app’lerin ticaretin geleceğini şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Asya Pasifik bölgesi global e-ticaretin %55’ini oluştururken, Orta Doğu & Afrika ve Doğu Avrupa’da ödeme, teslimat ve pazaryeri entegrasyonları hız kazanıyor. Yapay zekâ destekli alışveriş deneyimleri de tüketici davranışlarını dönüştürüyor. Otonom ticaret olarak tanımlanan bu yeni modelde, yapay zekâ tabanlı sistemler tüketiciler adına ürün keşfi ve satın alma süreçlerini üstlenmeye başlıyor. Doğu Avrupa’da tüketicilerin %40’ı yapay zekâ destekli alışverişe açık olduğunu belirtirken, Orta Doğu & Afrika bölgesinde bu oran yaklaşık üçte iki seviyesine ulaşıyor. Didem Şekerel Erdoğan ise, ticaret ekosistemindeki bu dönüşümün markaların tüketicilere ulaşma biçimlerini yeniden şekillendirdiğine dikkat çekerek, “Tüketici artık düşündüğü anda keşfediyor, karar veriyor ve satın alıyor. Bu yeni dönemde asıl farkı yaratan, hangi kanalda olduğumuz değil; tüketiciyi doğru anda ve doğru sinyalle yakalayabilmek. Gelecek dönemde kazananlar, bu değişimleri sadece takip edenler değil, erken adapte edip entegre eden markalar olacaktır.” dedi.
NielsenIQ, Commerce Lab’i Hayata Geçirdi.
Ticaretin nasıl evrildiğini anlamanın kritik önemine dikkat çeken NielsenIQ, yakın zamanda ticaretin yeni neslini şekillendiren veri ve ölçüm zorluklarını çözmeye odaklanan yeni girişimi Commerce Lab’i hayata geçirdiğini duyurdu. Bu girişim, NielsenIQ’nun ticaretin nasıl ölçüldüğünü, doğrulandığını ve giderek daha fazla otomatikleşen bir dünyada nasıl ölçeklendirildiğini yeniden tanımlamaya yönelik daha geniş stratejisinin bir parçasını oluşturuyor.
Söz konusu dönüşüm, “Commerce Revolution” (Ticaret Devrimi) yaklaşımının temelini oluşturuyor ve bu yeni ortamda markalar ile perakendecilerin teknoloji, medya ve veri şirketleri gibi hareket etmeleri gerektiğini ortaya koyuyor. Markaların, yüksek derecede bağlantılı ve çok kanallı bir dünyada değer yaratabilmeleri için veri, içerik ve ölçüm kabiliyetlerini kanallar genelinde entegre etmeleri gerektiğinin altı çiziliyor.
Küresel ticaretin parçalı kanallardan birbirine bağlı sistemlere doğru evrildiği bu dönemde, büyümenin nereden geldiğini ve değerin nasıl yaratıldığını anlamanın her zamankinden daha kritik hale geldiği ifade ediliyor.