Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz ile Röportaj

COP31, şirketler için nasıl bir dönüm noktası olacak?

COP30 ile birlikte iklim gündemi hedef belirleme önceliğinden uygulama ve yatırıma doğru belirgin biçimde döndü. COP31’in ise bu dönüşümü hızlandırarak, taahhütlerin şirketlerin yatırım kararlarına, üretim modellerine ve iş yapış biçimlerine nasıl yansıdığını daha görünür hale getireceğine inanıyorum. Sürdürülebilirlik artık, yalnızca çevresel performansın değil; rekabet gücünün, kaynak verimliliğinin, tedarik zincirlerinin ve uzun vadeli büyümenin de belirleyicisi. COP31 bu nedenle, iklim hedeflerinin somut yatırımlara ve ölçeklenebilir çözümlere dönüştüğü yeni dönemin önemli eşiklerinden biri olacak.

Net sıfır hedeflerine ulaşmada en büyük engel nedir?

Bence en büyük zorluk, net sıfır hedeflerini şirketin bütününde bir kültür ve anlayış dönüşümüne çevirebilmek ve bunu yaparken de ekosistemin ortak hedeflerle aynı yönde ilerlemesini sağlayabilmek. Biz 2020’den bu yana All Blue stratejimizle sürdürülebilirliği şirket kültürümüze, ürünlerimize, iş yapış şekillerimize ve büyüme hedeflerimize entegre ediyor; kararlarımızı bilimsel veriler ve ölçülebilir hedeflerle yönetiyoruz. Ancak net sıfır olma yolunda gerçek ve kalıcı etki, dönüşümün değer zincirinin tamamına yayılmasıyla mümkün. Perakende odağında örneklemek gerekirse, Kapsam 3 emisyonlarını azaltabilmek için pamuktan ipliğe, kumaştan konfeksiyona kadar tüm tedarik ekosisteminin çevresel etkisini ölçmesi, şeffaf biçimde raporlaması, sağlıklı veri akışı sağlaması ve somut azaltım aksiyonları alması gerekiyor.

İklim krizine karşı iş dünyası bugün hangi adımı atmalı?
 
İş dünyasının önündeki en temel mesele, büyüme ile kaynak tüketimi arasındaki korelasyonu koparabilmek. Şirketlerin büyürken daha fazla enerji, su ve hammadde tüketmek zorunda olmadığı; kaynakları daha verimli ve akıllı kullanarak değer yaratabildiği yeni bir büyüme anlayışına ihtiyacımız var. Bu da çok disiplinli bir dönüşüm; Ar-Ge ve tasarım ekiplerinin yeni malzeme ve üretim yöntemleri geliştirmesinden, satın alma ekiplerinin tedarikçi standartlarını belirlemesine; teknoloji ekiplerinin izlenebilirlik ve veri altyapısını kurmasından, lojistik süreçlerin emisyonları azaltacak şekilde yönetilmesinekadar her fonksiyon kendi uzmanlığıyla çözümün bir parçası olmalı. İş dünyasının bugün atması gereken adım ise sürdürülebilirliği şirketin tamamına yön veren stratejik ve ölçülebilir bir yönetim yaklaşımına dönüştürerek kararlılıkla eyleme geçmek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir