Koton İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Sebla Oran Palut ile Röportaj

İş dünyasında “İnsan Odaklı Dönüşüm” sizce neyi ifade ediyor? İnsan kaynakları ekipleri bu değişime nasıl hazırlanmalı?

İnsan odaklı dönüşüm; teknolojiyi, süreçleri ve organizasyon yapısını yenilerken insanı yalnızca değişime uyum sağlaması gereken bir unsur olarak değil, dönüşümün aktif bir parçası olarak konumlandırmayı ifade ediyor. Çalışanların ihtiyaçlarını, beklentilerini ve deneyimlerini anlamadan tasarlanan bir dönüşümün kalıcı başarı yaratması mümkün değil.

Ancak insan odağını iş hedeflerinden bağımsız da düşünemeyiz. Asıl değer, çalışan deneyimi ile şirketin stratejik önceliklerini aynı zeminde buluşturabilmekte yatıyor. Bu süreçte İK ekiplerinin yalnızca değişimi desteklemenin ötesinde, organizasyonun gelecekte ihtiyaç duyacağı yetkinlikleri, kültürü ve çalışma modellerini bugünden şekillendiren stratejik bir rol üstlenmesi gerekiyor. Bunun için de işin dinamiklerini güçlü biçimde anlamalı, veriyi ve teknolojiyi etkin kullanmalı ve dönüşümün organizasyon üzerindeki etkisini bütünsel olarak yönetebilmeliyiz.

Yapay zekanın hızla yaygınlaştığı bir dönemde, çalışan deneyimini gerçekten insan odaklı kılmak için şirketlerin önceliği ne olmalı?

Şirketlerin önceliği, yapay zekayı, insanın kapasitesini ve yarattığı değeri artıran bir araç olarak konumlandırmak olmalı. Ben bu yaklaşımı “insan karar verici, teknoloji destekleyici” anlayışıyla özetliyorum.

Yapay zeka çalışanların operasyonel yükünü azaltırken onların daha yaratıcı, stratejik ve katma değerli işlere odaklanmasına imkan tanımalı. Bununla birlikte dönüşümün çalışanlarda yaratabileceği belirsizlik ve kaygı da doğru yönetilmeli. Şeffaf iletişim kurulması, çalışanların sürece dahil edilmesi ve yeni yetkinliklerle desteklenmesi bu nedenle kritik önem taşıyor. Teknoloji geliştikçe empati, güven, muhakeme ve insani bağ kurma gibi yetkinliklerin değeri azalmayacak; aksine daha da artacak.

Önümüzdeki 3–5 yıl içinde insan kaynakları profesyonellerinin başarısını belirleyecek en kritik yetkinlik sizce hangisi olacak?

Önümüzdeki 3–5 yılda İK profesyonellerinin başarısını belirleyecek en kritik yetkinliğin adaptasyon kabiliyeti olduğuna inanıyorum. Değişimi erken okuyarak organizasyon ve insan üzerindeki etkisini öngörebilmek çok önemli.

Teknoloji, yapay zeka, yeni çalışma modelleri ve değişen çalışan beklentileri İK’nın rolünü çok hızlı dönüştürüyor. Bu ortamda yalnızca mevcut sistemleri iyi yöneten profesyoneller yeterli olmayacak. İşin ihtiyaçlarını anlayan, teknolojiyi doğru yorumlayan, veriden içgörü üreten ve gerektiğinde kendi doğrularını da yeniden sorgulayabilen İK liderleri öne çıkacak.

Geleceğin başarılı İK profesyonelini farklılaştıracak temel unsur; değişime ayak uydurmasının ötesinde, değişimin yönünü ve etkilerini önceden görerek bunları doğru organizasyonel aksiyonlara dönüştürebilmesi olacak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir