Fevreka Ajans Başkanı Tansel Akdan ile Röportaj

Yapay zekâ dijital ajansları nasıl dönüştürüyor? Gelecekte hangi AI yetkinlikleri rekabet avantajı sağlayacak?

AI, ajansları temelden yeniden yazıyor ama çoğu ajans bunu hâlâ “otomasyon” sanıyor, bu büyük hata. Asıl dönüşüm şurada: AI, execution’ı ucuzlaştırıyor; dolayısıyla rekabet artık “ne kadar hızlı üretirsin”den “ne kadar iyi düşünürsün”e kayıyor. Strateji, içgörü ve hikâye kurma daha da değerli hale geliyor.

Önümüzdeki iki yılda gerçek avantaj sağlayacak yetkinlikler şunlar: birincisi, AI çıktılarını editöryal bir gözle kalibrate edebilmek. İyi prompt yazmak değil, çıktıyı marka sesiyle şekillendirip rafine edebilmek. İkincisi, veriyi gerçek zamanlı okuyup karar anında aksiyona geçirebilmek. Ve üçüncüsü, müşteriye AI’ı nasıl kullanacaklarını öğretebilmek. Bu başlı başına bir danışmanlık katmanı haline geldi.

Kısaca: AI araç olmaktan çıkıp iş modeli haline geliyor. Bunu erken anlayan ajanslar fiyatlarını da konumlarını da yeniden yazacak.

SEO’da markaların önümüzdeki dönemde odaklanması gereken alanlar neler?

SEO artık sadece Google oyunu değil ve bunu kavrayamamak ciddi bir kör nokta. Arama davranışı parçalandı: insanlar ChatGPT’ye, Perplexity’e, hatta TikTok’a soruyor. Dolayısıyla “aranabilirlik” kavramı genişledi.

Odaklanılması gereken üç alan var bence: Birincisi, AI Overview ve GEO (Generative Engine Optimization), yani AI destekli arama motorlarında nasıl alıntılanırsın, nasıl kaynak olursun. İkincisi, topical authority: ince, anahtar kelime odaklı içerikler değil, bir konuyu derinlemesine işleyen, gerçek uzmanlık gösteren içerik kümeleri. Üçüncüsü, teknik temizlik: Core Web Vitals, yapısal veri, sayfa hızı. AI botları da crawler ve kalitesiz altyapıyı cezalandırıyorlar.

Markalara şunu söylüyorum: Trafik değil, görünürlük peşinde koşun. Çünkü kullanıcı bazen siteye gelmeden önce kararını veriyor.

İçerik üretiminde hız ile yaratıcılık arasındaki denge nasıl kurulmalı?

Bu soruyu sanki tam doğru kurmuyoruz aslında, sanki hız yaratıcılığı öldürür gibi. Doğrusu şu: hız, yaratıcılığı doğru uygulandığında özgürleştirir.

AI rutin üretimi üstlendiğinde, brief’ten taslağa, varyasyondan A/B testine, ekibin zihinsel enerjisi gerçekten önemli olan şeye kayıyor: fikir, ses tonu, marka tutarlılığı, duygusal bağ. Biz bunu “yaratıcı bant genişliği” olarak tanımlıyoruz. Ne kadar çok rutin iş otomasyona giderse, o bant o kadar genişliyor.

Ama kritik bir şart var: her ne üretilirse üretilsin, markanın DNA’sını taşıyan bir insan gözü geçmeli. AI mükemmel cümle kurar, ama marka ruhunu hissedemez. Bu his, hâlâ insanda. Ve bu, değerini kaybetmeyecek tek şey.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir