Great Place To Work® Türkiye Chief Community Officer M. Volkan Tarsus ile Röportaj

Cumhuriyet Bayramı

Sizce son yıllarda işveren markası kavramı nasıl değişti? Şirketler bu alanda hangi konulara daha fazla önem vermeye başladı?

Son yıllarda işveren markası, şirketlerin dışarıya verdiği mesajlardan çok, çalışanların gerçek deneyimleriyle şekilleniyor. Güçlü bir işveren markasının temelinde ise güvene dayalı bir kurum kültürü bulunuyor.

Artık ücret ve yan hakların yanı sıra adil ve kapsayıcı bir çalışma ortamı, gelişim fırsatları, çalışan esenliği, liderlere duyulan güven ve işin anlamı da önem kazanıyor. Kurumun vaatleriyle çalışan deneyiminin örtüşmesi ise belirleyici hale geliyor.

Great Place To Work olarak Trust Index™ çalışan anketimizle şirketlerin güçlü yönlerini ve gelişim alanlarını belirleyerek çalışan deneyimini iyileştirmelerine ve işveren markalarını veriye dayalı olarak güçlendirmelerine destek oluyoruz.

Çünkü güçlü bir işveren markası, yalnızca yetenekleri çekmekle değil, çalışanların kendilerini değerli, güvende ve ait hissettiği bir kültür yaratmakla mümkün. Kurum kültürü ve işveren markası, aynı dönüşümün birbirini besleyen iki sonucudur.

Great Place To Work® Sertifikası, şirketlerin çalışan deneyimi ve kurum kültürü alanındaki çalışmalarını görünür kılan önemli bir referans. Sizce bu sertifikasyon süreci, kurumların kendi güçlü yönlerini ve gelişime açık alanlarını keşfetmelerine nasıl katkı sağlıyor?

    Bu sürecin en önemli katkısı, organizasyonların kurum kültürlerine çalışanlarının gözünden bakmalarını sağlaması. Great Place To Work olarak Trust Index™ anketimizle şirketlerin güven, adalet, saygı ve aidiyet alanlarındaki güçlü yönlerini ve gelişim fırsatlarını belirleyerek çalışan deneyimini ve işveren markalarını güçlendirmelerine destek oluyoruz.

    Bu yaklaşımın iş sonuçlarına etkisi de araştırmalarla ortaya konuyor. Gallup’ın 2024 yılında yayımladığı, 53 sektörden 347 organizasyonu ve 3,3 milyondan fazla çalışanı kapsayan meta-analize göre, çalışan bağlılığı en yüksek çeyrekteki iş birimlerinin kârlılığı %23 daha yüksek. Great Place To Work’ün 2025 Fortune 100 Best Companies to Work For araştırmasına göre ise liste şirketlerinin çalışan başına geliri, ABD pazar ortalamasının 8,5 katı.

    Bu nedenle sertifikasyonu yalnızca bir tescil değil, güvene dayalı kurum kültürünü, işveren markasını ve sürdürülebilir iş performansını güçlendiren stratejik bir süreç olarak görüyoruz.

    Yapay zekâ ve dijitalleşme, şirketlerin çalışma biçimlerinden çalışan beklentilerine kadar pek çok alanı dönüştürüyor. Sizce bu yeni dönemde çalışanların kurumlarına duyduğu güveni ve aidiyet hissini korumak için şirketlerin nelere dikkat etmesi gerekiyor?

      Yapay zeka ve dijitalleşme çağında çalışanların iş yerlerine duyduğu güveni korumanın temelinde, kesinlikle dönüşümün merkezine insanı almakla mümkün. Çalışanlar yalnızca yeni teknolojilere erişmek değil, bu teknolojilerin işlerini nasıl değiştireceğini anlamak, geleceğe hazırlanmak ve bu dönüşümün bir parçası olmak istiyor.

      Great Place To Work’ün 2025 yılı tarihli araştırması da bunu destekliyor: İşinde yapay zeka kullanabilen çalışanların oranı %85 olsa da yarısından azı işvereninin yapay zekayı sorumlu biçimde kullanacağına güveniyor. Bu nedenle şirketlerin üç konuya odaklanması gerektiğine inanıyorum: şeffaf iletişim, çalışanların gelişimine yatırım ve dönüşüme katılım. Yapay zekanın rolleri nasıl etkileyeceğini açıkça paylaşmak, çalışanlara yeni beceriler kazandırmak ve onları karar süreçlerine dahil etmek güveni güçlendirir.

      Great Place To Work olarak biliyoruz ki güven, belirsizlik dönemlerinde daha da kritik hale geliyor. Teknoloji iş yapış biçimlerini dönüştürebilir; ancak çalışanların kendilerini değerli, güvende ve sürecin bir parçası hissetmelerini sağlayan şey liderlik ve kurum kültürüdür. Benim öngörüm geleceğin başarılı iş yerleri, yapay zekayı en hızlı benimseyenler kadar, bu dönüşümü çalışanlarıyla birlikte ve güven temelinde yönetebilenler olacağı yönünde.

      Sizce çalışan deneyimi ile marka itibarı arasında nasıl bir ilişki var? Bu ilişki, şirketlerin pazarlama ve iletişim stratejilerine nasıl yansıyor?

        Çalışan deneyimi ile marka itibarı arasında güçlü bir ilişki bulunuyor. Çünkü çalışanlar, bir markanın yalnızca temsilcileri değil, aynı zamanda değerlerini ve kurum kültürünü günlük davranışlarıyla yaşatan kişilerdir. Çalışan deneyimiyle şirketin dış dünyaya verdiği mesajların örtüşmesi, markaya duyulan güveni güçlendiriyor.

        Gallup’ın 2024 yılında yayımladığı, 90 ülkeden 3,3 milyondan fazla çalışanı kapsayan meta-analize göre, çalışan bağlılığı en yüksek çeyrekteki iş birimlerinde müşteri sadakati ve etkileşimi, en düşük çeyrektekilere kıyasla ortalama %10 daha yüksek.

        Great Place To Work olarak güçlü bir marka itibarının, çalışanların gerçek deneyimleriyle desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle çalışan deneyimine yatırım yapmak, yalnızca daha iyi bir iş yeri yaratmak değil; müşteriler, potansiyel adaylar ve toplum nezdinde güvenilir bir marka oluşturmak açısından da kritik önem taşıyor.

        Great Place To Work® olarak farklı sektörlerden pek çok kurumun çalışma kültürünü yakından gözlemleme fırsatı buluyorsunuz. Bu deneyimlerinizden yola çıkarak, geleceğin başarılı iş yerlerini bugünden ayıran en önemli özelliklerin neler olacağını düşünüyorsunuz?

          Geleceğin başarılı iş yerlerini farklılaştıracak en önemli özelliğin, güven kültürünü değişim kapasitesiyle birleştirmek olacağını düşünüyorum. Teknoloji yatırımlarının çalışan gelişimi, katılımı ve güven duygusuyla desteklenmesi kritik önem taşıyor.

          Deloitte’un 2025 Global Human Capital Trends araştırmasına göre katılımcıların %74’ü insana özgü yetkinliklere öncelik vermeyi çok önemli veya kritik buluyor. Bu da liderlik, iş birliği, adalet, kapsayıcılık ve gelişim fırsatlarının önemini ortaya koyuyor.

          Great Place To Work olarak geleceğin başarılı iş yerlerini, çalışanlarıyla birlikte öğrenen, gelişen ve güven inşa eden organizasyonlar olarak görüyoruz. Rekabet avantajını yalnızca teknoloji değil, onu anlamlı sonuçlara dönüştürebilen insan ve kurum kültürü belirleyecek.

          Bir yanıt yazın

          E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

          Cumhuriyet Bayramı