COP31, şirketler için nasıl bir dönüm noktası olacak?
COP31’in, iklim hedeflerinin şirketlerin yatırım ve büyüme kararlarında daha belirleyici hale gelmesini hızlandıracağını düşünüyorum. Şirketler açısından asıl mesele, bu hedefleri tedarik zincirinden ürün ve ambalaj kararlarına kadar işin bütününe yansıtmak. Bu dönüşümü yönetebilmek, maliyetleri, riskleri ve rekabet gücünü birlikte değerlendirmeyi gerektiriyor. Marka değerini güçlendiren de bu kararların somut sonuçları olacak.COP31’in etkisini, açıklanan taahhütlerden çok bu taahhütlerin iş yapış biçimlerini ne ölçüde değiştirdiğiyle değerlendireceğiz.
Net sıfır hedeflerine ulaşmada en büyük engel nedir?
En büyük engellerden biri, iklim konusunda oluşan farkındalığın bireysel ve toplumsal düzeyde yeterince eyleme dönüşmemesi. Atıkların ayrıştırılması bunun somut bir örneği: Tüketicinin hangi atığı nereye bırakacağını ve sürecin nasıl işlediğini açıkça bilmesi gerekiyor. Bunu destekleyen toplama sistemleri yaygın ve erişilebilir olmadığında, bireysel çaba da sınırlı kalıyor.
Şirketler kendi süreçlerinde ilerleme sağlasa bile toplumun tamamına yayılmayan bir dönüşümde masanın bir bacağı eksik kalıyor. Net sıfır hedefleri için farkındalığı, altyapıyı ve kurumlar arası iş birliğini birlikte geliştirmeliyiz.
İklim krizine karşı iş dünyası bugün hangi adımı atmalı?
İş dünyası öncelikle çevresel etkisinin en yüksek olduğu alanları belirlemeli ve kaynaklarını bu alanlarda somut iyileştirmelere yönlendirmeli. Her hedefin bir takvimi, sorumlusu ve ölçülebilir göstergesi olmalı; ilerleme düzenli olarak değerlendirilmeli.
Bu yaklaşım, tedarikçi seçiminden ürün geliştirmeye ve ambalaj kararlarına kadar günlük iş süreçlerine yerleşmeli. Tüketicinin dönüşüme katılabilmesi için de anlaşılır bilgi ve uygulanabilir seçenekler sunulmalı.