İş dünyasında “İnsan Odaklı Dönüşüm” sizce neyi ifade ediyor? İnsan kaynakları ekipleri bu değişime nasıl hazırlanmalı?
İş dünyasındaki değişim ve dönüşüm, insanın iş hayatındaki rolünü de yeniden şekillendiriyor. Geçmişten bugüne baktığımızda, insanın iş hayatındaki yeri kadar, ona yüklenen anlamın da değiştiğini görüyoruz.
Kısa bir süre öncesine kadar yapay zekâyı daha çok tekrarlayan işleri otomatikleştirmek için kullanıyorduk. Bugünse büyük veriden beslenen ve karar alma süreçlerinde aktif rol oynayan bir yapıdan söz ediyoruz. Bu değişimle birlikte insanın iş hayatındaki yeri de farklılaşıyor. Daha çok anlam yaratan, yenilik katan, ilişki kuran ve problem çözen alanlara doğru bir geçiş yaşanıyor.
Bence burada önemli olan şu: İnsan bu süreçte anlamını hiçbir zaman yitirmeyecek, sadece iş hayatındaki konumu değişecek. İletişim, etkileşim, sorun çözme, takım olabilme ve aidiyet gibi insani beceriler önümüzdeki dönemde de önemini koruyacak, hatta daha fazla öne çıkacak.
Aslında işin özü, insani becerilerin yeniden şekillendiği; aidiyet, güven ve liderlik gibi kavramların da bu yeni çalışma düzeni içinde yeniden anlam kazandığı bir dönemden geçiyoruz.
İnsan kaynakları ekiplerinin de bu değişime yalnızca süreçleri ve teknolojiyi yenileyerek değil, insanın bu yeni düzende nasıl konumlandığını doğru anlayarak ve çalışanların bu dönüşüme uyumunu destekleyerek hazırlanması gerektiğini düşünüyorum.
Yapay zekânın hızla yaygınlaştığı bir dönemde, çalışan deneyimini gerçekten insan odaklı kılmak için şirketlerin önceliği ne olmalı?
Çalışan deneyimini gerçekten anlamlı kılmak için, bir çalışanın şirketteki yaşam döngüsünün tamamına bütünsel bakmak gerektiğini düşünüyorum. İşe alımdan gelişime, performanstan yetenek yönetimine, hatta işten ayrılma sürecine kadar her temas noktası bu deneyimin bir parçası.
Bugün yapay zekâ bu süreçlerin önemli bir bölümünde giderek daha fazla yer alıyor. Ancak teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, şirketlerin temel önceliğinin güven oluşturan, iş birliğini destekleyen ve takım kültürü güçlü organizasyonlar yaratmak olması gerektiğine inanıyorum. Bunun yanında çalışanların yetkinliklerini sürekli geliştirebildiği, öğrenmeye açık bir ortam oluşturmak da çalışan deneyiminin en önemli unsurlarından biri olacak.
Önümüzdeki 3–5 yıl içinde insan kaynakları profesyonellerinin başarısını belirleyecek en kritik yetkinlik sizce hangisi olacak?
Tek bir yetkinlik söylemek zor ama benim için üç konu öne çıkıyor: yapay zekâyı etkin kullanabilme, öğrenme çevikliği ve dayanıklılık.
Önümüzdeki dönemde iş yapış biçimleri çok daha hızlı değişecek. Bu nedenle insan kaynakları profesyonellerinin yalnızca yeni teknolojileri kullanabilmesi değil, aynı zamanda sürekli öğrenebilmesi ve değişen koşullara hızla uyum sağlayabilmesi önemli olacak. Bunun yanında belirsizlik ve değişim karşısında dayanıklı kalabilmek de hem bireysel hem de organizasyonel açıdan kritik bir beceri haline gelecek.