Kariyer.net İşe Alım ve İş Gücü Çözümlerinden Sorumlu GMY Nigah Aksan ile Röportaj

İş dünyasında “İnsan Odaklı Dönüşüm” sizce neyi ifade ediyor? İnsan kaynakları ekipleri bu değişime nasıl hazırlanmalı?

Teknolojik gelişmeler dönüşümü tetikliyor, ancak onu kalıcı kılan insan oluyor. İnsan odaklı dönüşüm, değişime uyum sağlama sorumluluğunu yalnızca çalışana bırakmadan, süreci çalışanların ihtiyaçlarını gözeterek tasarlamayı ifade ediyor. Çünkü yapay zekayla birlikte değişen yalnızca kullanılan araçlar değil, işin kendisi oluyor.

Kariyer.net olarak gerçekleştirdiğimiz “Yapay Zekanın Çalışanlar Üzerindeki Etkisi” araştırmasına göre çalışanların %76’sı günlük iş yapış biçiminin değiştiğini söylüyor. Ancak çalışanlar bu değişime büyük ölçüde kendi imkanlarıyla uyum sağlamaya çalışıyor. %61’i yapay zeka yetkinliklerini kendi iş süreçlerinde geliştirirken, kurum içi eğitimlerden yararlananların oranı %13’te kalıyor.

İK ekiplerinin tam bu noktada dönüşümün tasarımında daha aktif bir rol üstlenmesi gerekiyor. İşin yeniden tasarımında masada olmak, değişecek rol ve yetkinlikleri öngörmek ve öğrenmeyi bireysel çabadan kurumsal bir pratiğe dönüştürmek bu hazırlığın temel parçaları. Görevler doğru ayrıştırıldığında yapay zeka tekrarlayan işleri üstleniyor, çalışan da daha fazla değer ürettiği işlere odaklanabiliyor.

Bunun yanında İK’nın bu dönüşümü önce kendi süreçlerinde yaşaması da önemli. Kendi çalışma biçimini yapay zekayla yeniden kurgulayan bir İK ekibi, operasyonel yükün altında kalmak yerine şirketin dönüşümünde değer yaratacak stratejik kararlara odaklanabiliyor. Bu sayede kurumun geri kalanındaki değişime de çok daha güçlü bir şekilde liderlik edebiliyor. Biz Kariyer.net olarak bu ihtiyacında farkında olarak ürün ve hizmetlerimizi İK ekiplerinin katma değerli işlere vakit ayırmasını destekleyecek biçimde dönüştürüyoruz. Bu bakış açısından hareketle geçtiğimiz aylarda Kariyer Asistanı geliştirdik. İK ekiplerinin yanında bir ekip arkadaşı gibi çalışan Kariyer Asistan, iş ilanı hazırlama, aday havuzu tarama ve başvuru filtreleme gibi işe alımın tekrarlayan adımlarını üstleniyor. Böylece İK ekiplerine, insan dokunuşunun ve karar verme becerisinin daha belirleyici olduğu katma değerli işler için alan açıyor.

Sonuç olarak insan odaklı dönüşüm; yapay zekayı, insanın yapabileceklerini genişleten bir güce dönüştürmek anlamına geliyor. İK ekiplerinin değişime hazırlığı da buradan başlıyor. İşi yeniden tasarlamak, çalışanı bu yolculukta yalnız bırakmamak ve dönüşüme önce kendi süreçlerinden başlayarak liderlik etmek.

Yapay zekânın hızla yaygınlaştığı bir dönemde, çalışan deneyimini gerçekten insan odaklı kılmak için şirketlerin önceliği ne olmalı?

    Çalışan deneyimini insan odaklı kılmak için öncelikle çalışanın bu dönüşümde neye ihtiyaç duyduğunu doğru anlamak gerekiyor. Kariyer.net olarak yaptığımız araştırmalar çalışanların yapay zeka konusunda işverenlerinden en yüksek beklentilerinin eğitim ve iş güvencesi etrafında şekillendiğini gösteriyor. Bu yüzden şirketler, belirsizliği azaltarak güveni kalıcı hale getirmeyi önceliklendirmeli. Bunun ilk yolu açık ve tutarlı bir iletişim kurmaktan geçiyor. Çalışanlar dönüşümün nereye gittiğini, kendilerinden ne beklendiğini ve bu süreçte nasıl destekleneceklerini net biçimde duymak istiyor. BCG’nin araştırmasına göre çalışanların yalnızca üçte biri, liderlerinin yapay zeka konusunda net bir iletişim kurduğunu düşünüyor. Oysaki şirket desteği çalışanların yapay zekaya karşı hissettiği duyguları dahi farklılaştırıyor. Çalışanlarla yaptığımız yapay zeka araştırmamızda; şirketinden yoğun destek gördüğünü söyleyen çalışanlarda yapay zekaya yönelik heyecan %55’e çıkarken, destek görmediğini söyleyenlerde bu oran %25’te kalıyor. Kafa karışıklığı da desteklenmediğini belirten çalışanlarda daha yüksek seyrediyor. Bu durum eğitim ihtiyacının yanında çalışanın rolüne ve geleceğine dair açık iletişimin de oldukça önemli olduğunu gösteriyor.

    Çalışan deneyimini insan odaklı yönetmek için gerekli yollardan biri de çalışanı dönüşümün içinde konumlandırmak. Yapay zekanın işi nasıl değiştireceğine dair kararlar çalışana yalnızca duyurulduğunda, dönüşüm dışarıdan gelen bir zorunluluk gibi algılanıyor. Çalışanlar süreçlerin yeniden tasarımına dahil edildiğinde ise dönüşüm sahiplenilen bir gelişim alanına dönüşüyor.

    Önümüzdeki 3–5 yıl içinde insan kaynakları profesyonellerinin başarısını belirleyecek en kritik yetkinlik sizce hangisi olacak?

      Önümüzdeki 3–5 yılda İK profesyonellerinin başarısını belirleyecek en kritik yetkinliğin, insan ve yapay zekanın birlikte çalıştığı yeni iş düzenini yönetebilmek olacağını düşünüyorum. Çünkü İK’nın yöneteceği yapı giderek daha karmaşık hale geliyor. Hangi görevlerin yapay zekaya devredileceği, hangi kararların insanda kalacağı, rollerin nasıl değişeceği ve performansın nasıl değerlendirileceği gibi sorular önümüzdeki dönemde İK’nın gündeminde daha fazla yer tutacak. Bu yetkinlik yalnızca teknoloji bilgisi anlamına gelmiyor. İK’nın erişebildiği veri ve yapay zeka destekli içgörü arttıkça, farkı yaratan bu bilgiyi doğru okuyup iş gücü kararlarına dönüştürebilmek olacak. İK profesyonelleriyle gerçekleştirdiğimiz araştırmamızda, veri analizi ve yorumlama, geliştirilmesi gerektiği düşünülen beceriler arasında ilk sırada yer alıyor. Buradaki beklenti İK profesyonelinin bir veri analistine dönüşmesi değil; veriden çıkan sinyali doğru okuyarak hangi rollerin değiştiğini, hangi yetkinliklerin önem kazandığını ve insan uzmanlığının nerede daha fazla değer yaratacağını görebilmesi.

      Bir yanıt yazın

      E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir