Yapay zekâ; içerik üretimi, medya ilişkileri ve kriz iletişimi gibi birçok alanı dönüştürüyor. Sizce iletişim ajanslarının geleceğinde yapay zekâ nasıl bir rol üstlenecek?
Yapay zekânın ajansların yerini alacağını değil, ajansların çalışma biçimini değiştireceğini düşünüyorum. Özellikle içerik üretimi, veri analizi, içgörü geliştirme ve farklı senaryoların hızlıca test edilmesi tarafında ciddi bir hız kazandırıyor. Ancak strateji, marka dili, yaratıcılık ve doğru iletişim kararları hâlâ insan deneyimine ihtiyaç duyuyor. Önümüzdeki dönemde farkı yaratacak olan, yapay zekâyı kullanan değil, onu doğru stratejiye entegre edebilen ajanslar olacak.
Dijital pazarlamada veri, yaratıcılık ve doğru kanal seçimi arasındaki denge nasıl kurulmalı?
Bu üç alanı birbirinden bağımsız düşünmemek gerekiyor. Veri bize tüketicinin davranışını ve fırsat alanlarını gösterirken, yaratıcılık bu içgörüyü markanın dikkat çekici bir iletişimine dönüştürüyor. Doğru kanal ise mesajın doğru kişiye, doğru zamanda ve doğru formatta ulaşmasını sağlıyor. Dolayısıyla önce hedef ve içgörü, ardından yaratıcı fikir ve kanal kurgusu gelmeli; sadece platform bazlı değil, bütünsel bir strateji kurulmalı.
Bir markanın dijitalde sürdürülebilir başarı elde etmesi için hangi alanlara öncelik vermesi gerekiyor?
Öncelikle markanın hedef kitlesini ve dijitaldeki davranışlarını doğru anlaması gerekiyor. Bunun üzerine ölçülebilir bir performans altyapısı, güçlü bir içerik ve yaratıcı strateji ve doğru medya yatırımı kurulmalı. Burada tek bir kampanyanın performansından çok, elde edilen verinin bir sonraki iletişimi nasıl geliştirdiğine bakmak önemli. Sürdürülebilir başarı, sürekli test eden, öğrenen ve stratejisini veriye göre güncelleyen markalardan geliyor.