Yapay zekâ dijital ajansları nasıl dönüştürüyor? Gelecekte hangi AI yetkinlikleri rekabet avantajı sağlayacak?
Bilgi ve emeğin giderek daha kolay erişilebilir hale geldiği bir sektörde, iş modelimizin dönüşümü kaçınılmaz ve başarıyı yapay zeka destekli olmaktan çıkıp yapay zeka temelli olmakta görüyorum. Yapay zeka sayesinde kodlama daha erişilebilir hale geldikçe bilgi birikimimizi sistemlere daha fazla aktarıyoruz. Pek çok dijital ajans(ROIBLE da dahil) kendi platformunu oluşturdu; hatta bunun bir adım ötesinde, tekrar eden işleri yavaş yavaş insan onaylı (human-in-the-loop) agent’lara devretmeye başladı. Hedef tam otomasyon değil, denetlenebilir otomasyon; hız kazanırken kontrolü ve veriyi uzmanda tutmak. Gelecekte avantajı ise AI kullanmak değil, üç yetkinlik belirleyecek: kendi veri ve iş akışını uçtan uca yönetebilecek sistemi kurabilmek, bu sistemi besleyen bağlam ve bilgi tabanını doğru tasarlayabilmek, ve çıktının doğruluğunu denetleyen guardrail mekanizmalarını kurabilmek. Yani asıl fark, hazır aracı kullanmakta değil, arkasındaki mimariyi kurabilmekte olacak. Kimbilir belki de ajanslar geliştirdikleri kendilerine özgü sistem zekalarını API/MCP’lerle birlikte markalara kullandırarak gelir elde edecekler.
SEO’da markaların önümüzdeki dönemde odaklanması gereken alanlar neler?
Öncelikle SEO dünyası bugünlerde hiç olmadığı kadar avantajlı, hatta henüz altın çağına girmedi iddiasında bile bulunabilirim. Çünkü SEO artık Google’ın hakimiyetinde ve onunla ilişkilendirilen bir pazarlama kanalı değil, tüm arama ekosisteminin optimizasyonu odağına dönüştü. Yapay zeka sorgularını her ne kadar GEO olarak adlandırsak da, tıpkı ASO ve Lokal SEO gibi SEO’nun bir alt kategorisi olarak görüyorum. Eskiden belli anahtar kelimelerle arama yapıyorduk; şimdi sorgular uzadı, niyet odaklı ve karşılıklı sohbet eder hale geldik. Bu, işin merkezini anahtar kelimeden çıkarıp markayı bir varlık (entity) olarak tanımlamaya taşıyor: dil modelleri bir cevabı kurarken hangi kaynağa atıf vereceğine güven ve tutarlılık sinyallerine bakıyor, dolayısıyla içeriğin makine tarafından okunabilir ve alıntılanabilir olması kritik. Eskiden organik trafik için SEO yapardık, bugün ise sorgularda referans gösterilmek ve doğrudan sonuca bağlanmak için bu kanala yatırımları sürdürüyoruz. Kısacası markalar SEO’dan daha fazla dönüş almak istiyorsa yapay zeka cevaplarında da görünür olmak için marka yönetimini sadece web sitesi ile sınırlamadan, markalarını bir varlık olarak ele alarak tüm dijital ekosistem içine yaymalıdırlar.
Performans pazarlamasında başarıyı belirleyen en kritik metrikler sizce neler?
Sonuç odaklı baktığımızda ROAS ve CPA en temel metrikler, ama tek başlarına bazen tüm hikayeyi anlamak adına yetersiz kalabiliyorlar. Bu yüzden bizim için belirleyici olan kavram artımsal değerdir: “Bu harcama olmasaydı bu dönüşüm yine gerçekleşir miydi?” sorusunu sormak. İkinci önemli nokta ölçek etkisi; 100 TL’de verimli çalışan bir CPA, 1.000 TL’de aynı verimi vermeyebiliyor. Bu nedenle ortalama CPA kadar marjinal CPA’ya, yani bir sonraki müşteriyi kazanmanın maliyetine de bakmak gerekiyor. Üçüncü ve çoğu zaman gözden kaçan alan ise harcama verimliliği; bütçenin bir kısmı dönüşme ihtimali düşük aramalara gidebiliyor ve toplam “iyi ROAS” tablosu içinde fark edilmesi zorlaşıyor. Özetlemek gerekirse başarıyı belirleyen, panelde görünen sayıların büyüklüğü değil, o sayıların ne kadarının gerçekten kampanyanın yarattığı değer olduğu.