Siemens Türkiye, Sürdürülebilirlik Performansını 2025 Raporuyla Ortaya Koydu

170 yıldır Türkiye’nin teknolojik dönüşümüne katkı sunan Siemens Türkiye, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında yarattığı etkiyi ortaya koyan Siemens Türkiye Sürdürülebilirlik Etkisi 2025 Raporu’nu yayımladı. Rapora göre Siemens Türkiye, 2019 yılına kıyasla operasyonel karbon emisyonlarını yüzde 70 azaltırken, tüm lokasyonlarında yüzde 100 yeşil elektrik kullanımına geçti. Şirket ayrıca 4 ülkede 22 müşteriye sunduğu enerji verimliliği hizmetleriyle yaklaşık 148 bin ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkı sağladı.

Siemens Türkiye Sürdürülebilirlik Etkisi 2025 Raporu, şirketin dekarbonizasyon, enerji verimliliği, kaynak verimliliği, fırsat eşitliği, çalışan gelişimi ve etik yönetişim alanlarında kaydettiği ilerlemeleri somut verilerle ortaya koyuyor.

Operasyonel emisyonlarda yüzde 70 azalma

Siemens Türkiye, Sürdürülebilirlik Etkisi 2025 Raporu’na göre 2025 yılında kendi operasyonlarından kaynaklanan karbon ayak izini 4.500 ton CO₂ eşdeğeri seviyesine düşürerek 2019 yılına kıyasla yüzde 70 oranında azaltım sağladı. Şirket, 2030 yılına kadar Net Sıfır emisyon hedefine ulaşmak amacıyla çalışmalarını sürdürürken, operasyonlarının çevresel etkisini azaltmaya yönelik uygulamalarını da kararlılıkla hayata geçiriyor. Tüm lokasyonlarında yüzde 100 yeşil elektrik kullanan Siemens Türkiye, enerji tüketimini azaltmaya yönelik uygulamalarını sistematik biçimde sürdürerek enerji hedeflerini sürdürülebilir gelecek vizyonuyla uyumlu hale getiriyor. 2022-2025 döneminde enerji verimliliği uygulamaları sayesinde toplam enerji tüketiminde yüzde 13 oranında azalma sağlanırken, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi kapsamında yürütülen çalışmalar da enerji performansının iyileştirilmesine katkı sundu.

22 müşteriye enerji verimliliği hizmeti

Siemens Türkiye, enerji verimliliği alanındaki uzmanlığını müşterilerine sunduğu çözümlerle de desteklemeyi sürdürdü. Bu kapsamda 4 ülkede faaliyet gösteren 22 müşteriye enerji verimliliği hizmeti sunan şirket, toplam 448 enerji tasarruf önleminin uygulanmasına destek verdi. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda müşteriler için 21,72 milyon euro seviyesinde tasarruf potansiyeli ortaya konulurken, Siemens Türkiye bu projeler aracılığıyla 17,6 milyon euro iş hacmi yarattı. Şirket ayrıca müşterilerine sunduğu çözümler sayesinde yaklaşık 148 bin ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkıda bulunarak sürdürülebilir büyümenin desteklenmesinde aktif rol oynadı.

Kaynak verimliliğinde güçlü performans

Kaynakların daha verimli kullanılması amacıyla yürütülen çalışmalar da 2025 yılında önemli sonuçlar verdi. Siemens Türkiye, çöp depolama alanına gönderilen atık miktarını 81 tondan 13 tona düşürerek yüzde 84 oranında azaltım sağladı. Böylece atık yönetimi ve döngüsel ekonomi uygulamalarında önemli bir ilerleme kaydedildi.

Atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri kazanım uygulamalarının yaygınlaştırılması sayesinde şirketin geri dönüşüm performansı da yükselişini sürdürdü. 2022 yılında 514 ton olan geri dönüştürülebilen atık miktarı 2025 yılında 715 tona ulaştı. Düşük çevresel etkiye sahip EcoTech ürünleri ve kaynak verimliliğini odağına alan uygulamalar da Siemens Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamaya devam etti.

Çalışan gelişimi ve kapsayıcı kurum kültürü önceliğini koruyor

Siemens Türkiye, sürdürülebilir başarının temelinde insan kaynağının yer aldığı anlayışıyla çalışan gelişimine yatırım yapmayı sürdürdü. 2025 yılında çalışan başına ortalama dijital öğrenme süresi 40 saate ulaşarak şirketin küresel hedeflerinin üzerine çıktı. Dijital yetkinliklerin geliştirilmesine yönelik eğitim programları ve sürekli öğrenme kültürü, çalışanların mesleki gelişimlerini desteklemeye devam etti. Şirket çalışanlarının yaklaşık yüzde 50’si Hisse Paylaşım Planı’ndan yararlanırken, çalışanların şirket başarısına ortak olmasını teşvik eden uygulamalar güçlendirildi. Ayrıca 10 yıldır kesintisiz devam eden Çalışan Destek Programı kapsamında çalışanlara ve ailelerine psikolojik danışmanlık, sosyal destek ve farklı refah uygulamaları sunulmaya devam edildi.

Etik ve sorumlu iş anlayışı değer zincirine yayılıyor

Etik yönetişim yaklaşımını güçlendirmeye devam eden Siemens Türkiye, iş süreçlerinde şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumlu yönetim ilkelerini odağına alıyor. Düzenli olarak güncellenen İş Ahlakı Rehberi ve Türkiye’de uygulanan “etik topluluğu” yaklaşımı sayesinde kurum genelinde yüksek düzeyde etik farkındalık kültürü destekleniyor. Şirket ayrıca ESG kriterlerine dayalı değerlendirme ve denetim süreçleriyle etik ve sorumlu iş uygulamalarını güçlendirirken, tedarik zinciri boyunca sürdürülebilirlik yaklaşımının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Tedarikçi Davranış Kuralları’na bağlılık esasına dayalı yaklaşımıyla sürdürülebilir iş modellerinin gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor.

Hüseyin Gelis: “Sürdürülebilir gelecek için kararlı adımlar atıyoruz”

Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, yayımlanan rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Büyük bir dönüşüm çağında ilerlerken, dünyamızı gelecek nesillere aktarabilmek adına harekete geçme aciliyeti her zamankinden daha belirgin hale geliyor. Siemens Türkiye olarak sürdürülebilirliği stratejimizin, karar alma süreçlerimizin ve günlük faaliyetlerimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Türkiye’de 170 yıldır ilerlemeyi şekillendirme kararlılığımızı, bugün sürdürülebilir bir gelecek inşa etme sorumluluğuyla bir adım daha ileri taşıyoruz. Siemens Türkiye Sürdürülebilirlik Etkisi 2025 Raporu, bu alanda attığımız adımların yarattığı etkiyi somut verilerle ortaya koyuyor.”

Thomas Kolbinger: “Uzun vadeli değer yaratmayı odağımıza alıyoruz”

Siemens Türkiye CFO’su Thomas Kolbinger ise sürdürülebilirlik yaklaşımının tüm iş süreçlerine entegre edildiğini belirterek şunları söyledi: “Siemens Türkiye olarak sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, uzun vadeli değer yaratmanın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Küresel sürdürülebilirlik çerçevemiz; dekarbonizasyon, etik, yönetişim, kaynak verimliliği, fırsat eşitliği ve istihdam edilebilirlik alanlarında veri odaklı yaklaşımımıza yön veriyor. İş Ahlakı İlkelerimizi düzenli olarak güncelliyor; ESG kriterlerine dayalı değerlendirme ve denetim süreçleriyle etik ve sorumlu iş uygulamalarını güçlendiriyoruz. Tedarikçi Davranış Kuralları’na bağlılık esasına dayalı yaklaşımımızla sürdürülebilir iş modellerini desteklemeyi sürdürüyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir