[Söyleşi] Meriç Özadak ile Video Marketing


Video marketing nedir?

Video marketing aslında bir çeşit içerik pazarlama yöntemidir diyebiliriz. Bir markanın kendini videolarla ifade etmesi ya da pazarlama kampanyalarında videyu kullanmasıdır. Bu farklı amaçlarla olabilir; satış-pazarlama, tanıtım, satış sonrası destek, eğitim vb. Dünyadaki trendlere ve ülkenin dinamiklerine göre yöntemleri değişebilmektedir. Youtube’un açılmasıyla beraber internet üzerinde çok önemli bir ifade şekline geldi. Dijital pazarlama içinde ve dijital pazarlamadan ayrı olarak başlı başına kendi kuralları olan ve pek çok dinamiği içinde barındırabilen bir pazarlama yöntemi. Özellikle içerik pazarlamada etkin bir şekilde kullanılıyor. Uzun yazılar yerine video izlemek genellikle tercih ediliyor. İnsanlar bir ürünü almadan önce inceleme videolarını izlemek istiyorlar ya da belli bir konuda düzenli videolar üreten kanallara yöneliyorlar. Markalarsa bu alanlara girmekte gecikmiyor. Kendi videolarını üretip bu sektörde de yayıncı olarak yer alıyorlar. Cisco’nun yaptığı bir araştırmaya göre 2017’de internetteki tüketici trafiğinin %69’u videodan oluşacak. Yani tüketiciler satın almak istedikleri şeylerin videolarını izlemek isteyecekler öncelikli olarak.

Televizyon reklamı gibi yani bir nevi.

Dışarıdan sadece bir reklam videosu yaratıp onu internet üzerinden yayınlamak kadar kolay birşey gibi algılanıyor. Hatta ilk zamanlarda TV reklamlarını internete yüklemek gibi bir hata yapılıyordu. Halbuki insanlar interneti, TV reklamlardan kaçmak için tercih ediyorlardı. Fakat perde arkasında çok farklı dinamiklerin bir araya gelmesi ve bunların harmanlanması var. Bir yandan iyi dijital pazarlama yöntemlerini bilmeli, öte yandan, sinema ve dizi sektörünün de çok büyük ölçüde etki ederek yön verdiği video estetiklerine de hakim olmalısınız. Bir kampanya için en etkili olacak video tarzı ne olmalıdır, bunu belki de bir çırpıda söyleyebiliyor olmanız önemli. Ya da hangi içerik için nasıl video kampanyaları hazırlanmalı bunu çok iyi biliyor olmanız gerek. TV üzerinden izlediğimiz kısa süreli reklam kampanyaları vardı. Şu an neredeyse dizileri, sinema filmlerine tercih eden bir yeni nesil ile karşıkarşıyayız. Bu da sürekliliği olan episodik içerikleri tercih eden bir kullanıcı kitlesi demek. En basitinden şöyle özetleyelim, birkaç seneye bir dizi gibi, sezon sezon devam eden reklam kampanyalarını çok daha fazla görebilir hatta bunu episodik günlük, haftalık ya da aylık yayınlarla iç içe geçmiş halleriyle karşılaşabiliriz.

Tüm dünyada video izleme oranları yükseliyor sürekli olarak.

Çok doğru. Avrupa’da internetten en çok video izleyen ikinci ülkeyiz. Bu veri çok önemli bizim için. İnsanların TV’den edindiği alışkanlık aynen bilgisayar karşısında da devam ediyor ve video ile yönlendirmeye çok müsaitler. Markaların bu yönlendirmeyi doğru yerlerde en doğru şekilde yapmaları çok önemli açıkçası.

En öne çıkan avantajları nedir?

Sizce dünyanın en büyük ikinci arama motoru hangisidir? -düşünün- Dünyanın en büyük ikinci arama motoru Youtube’dur. Hedef kitleniz, markanızı Googleda arattıktan sonra gelecekleri ikinci yer Youtube’dur. Burada sizi en iyi şekilde anlatacak bir içerik yoksa hedef kitlenize ikincil aramalarda ulaşamamış oluyorsunuz. SEO ile ilgilenenler videoya çok önem verir çünkü Google, video sonuçlarına da yer veriyor ilk sayfasında. Bir markanın hem web sayfasının hem de videosunun ilk sayfada yer alması şüphesiz ki daha büyük bir avantaj.

En basitinden, Youtube’da markanız adına bir kanal açtığınızda bir mecranız oluyor. Bunu kendi TV kanalınızı açmak gibi düşünün. Markanızdan haberler, müşterilerinizin merak ettiği konular vs. gibi içerikleri düzenli olarak sunabilir ve marka iletişimini video ile çok daha güçlü bir hale getirebilirsiniz. En zıpçıktı viral videoyu yaratmak yerine müşterilerinize destek sağlayan videolar üretmek size çok daha fazla ve sürdürülebilir bir dönüş sağlayacaktır.

Video marketing’de başarılı olmanın kuralları nelerdir?

Bu kurallar sürekli değişiyor. Bundan iki sene önce anlattığımız ve uyguladığımız şeylerle bugün bu saatte uyguladıklarımız çok farklı. Sosyal medya pazarlama, dijital pazarlama, içerik pazarlama, yeni medya pazarlama… Kavramlar değiştikçe video ile ifade şekli de değişiyor.

Benim şahsen temel aldığım iki unsur var bu konuda önemsememiz gereken; içerik ve estetik.

“Content is the king!” ama aslında öyle değil. (gülüşmeler) Çok iyi bir içerik, kötü bir estetikle harcanabilir. Çok iyi bir estetik de kötü bir içerikle harcanabilir. Estetik ve içerik unsurlarının birbirleriyle çok iyi dengelenmiş olması lazım. Örneğin bireysel krediler hakkında bilgilendirici bir videoda Matrixvari görsel efektler çok absürd kaçacaktır. Böyle söyleyince çok saçmalıyormuşum gibi durabilir ama müşteri de bu içeriği üretecek ajans da çoğu zaman yaratılabilenin en iyisini yaratmak adına amaçtan sapabiliyorlar. Olabildiğince mütevazı ama bir o kadar da profesyonel olmak diğer kanallardan ayıracak temel özellik olacaktır.

Bu işi viral video üretmekten ziyade hedef kitle için kurulan bir televizyon kanalı gibi görmek gerekiyor. Sürekliliği olan ve düzenli yayınlanan içerik, samimi bir dil ve izleyicinin de diyaloğa katılması başarıyı getirecektir.

Firmalar neden video marketing’e yönelmelidir?

Cevabı çok basit aslında; insanlar yazı okumak yerine video izlemek istiyorlar.

Youtube’da gördüğümüz pre-roll reklamlar ile sonlarda görmeye alıştığımız packshotlar en başa alınıyor. Sponsorluktan çok farklı episodik promosyon içerikler üretiliyor. Akıllı TV’ler, mobil cihazlar bizi daha fazla online videoya yönlendiriyor. Markalar buralarda insanların reklamdan kaçmadan severek izleyecekleri içerikler üretmeli ayrıca müşteri desteklerini de videolar ile etkin bir şekilde yapmaya başlamalı.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[Söyleşi] Meriç Özadak ile Video Marketing

log in

reset password

Back to
log in
x
Bizi beğendiniz mi ?Her gün muhteşem yazıları okumak için beğenin.