Röportaj: The Pitcher 2017 Geliyor. Yerinizi ayırtmayı unutmayın!


The Pitcher 2017

Gün geçmiyor ki girişimcilik ile ilgili bir organizasyon karşımıza çıkmasın. Türkiye’nin girişimcilik yolunda adım atmak isteyen heyecanla atan kalpleri için oldukça prestijli bir organizasyondan The Pitcher’dan bahsetmek istiyoruz. Biz bu organizasyonu çok sevdik hatta Digital Broadcast sponsoru olarak yanlarında yer almaya karar verdik. Şimdi The Pitcher’ın kurucusu Batuhan Dalcı ile ekosistemden ve The Pitcher 2017’den bahsedelim.

Tuğçe Çotuk: Öncelikle hoş geldin Batuhan. Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminden biraz bahsedelim. İştirakler ve organizasyonların ekosisteme etkilerini nasıl değerlendirirsin?

Batuhan Dalcı: Öncelikle daha gideceğimiz çok yol olduğunu düşünüyorum. Rakamlarla analiz yapmaya kalkarsak durum an itibarıyla biraz sinir bozucu. 2016’da Türkiye’de startup’lara yapılan toplam yatırım miktarı Almanya’dakinin yaklaşık yüzde ikisi, İngiltere’dekinin de yaklaşık yüzde biri. Biraz bilinç değiştirmeliyiz. Taşa toprağa değil de beyine yatırım yapmalıyız.

2012 yılından bu yana bu alanda hizmet sağlayan ve destek veren birçok kurum tanıdık. Dörde ayırabilirim: katkı sağlayanlar, katkı sağlamaya çalışanlar, katkı sağlıyormuş gibi gözükenler (zararsızlar) ve zarar verenler. Faydaya göre kategorizasyon yapmış oldum bir de yapısal bölümlendirme yapalım: Etkinlikler/Programlar, Teknokentler, Kuluçka Merkezleri ve TTO’lar, Melek Yatırım Ağları ve Platformlar. Bunlara ek olarak ana odağı bu olmayan ama ekosistemi destekleyen birçok firma var, sayıları da artmaya devam ediyor. Sayıları daha da artmalı ama yetkin kişiler ile birlikte.

Biz bu çok ayaklı yapının etkinlik/program tarafındayız diyebilirim. Diğer ayaklarda da harika partnerlerimiz ve iş ortaklarımız var. Yeri gelmişken size de ekosisteme verdiğiniz destekten ötürü çok teşekkür ederim. Sunduğumuz faydayı daha çok kişiye ulaştırmak ile ilgili bu denli gönüllü ve istekli olmanız muhteşem!
Batuhan Dalcı

Batuhan Dalcı

T: The Pitcher nasıl doğdu? Bu organizasyon için ana motivasyonunuz neydi?

B: 2012 yılında ortağım Melih ile birlikte Insprad’i kurduk ve firmalara içerik üretmeye başladık. Çoğunlukla teknoloji ve girişimcilik dikeyindeki firmalar ile flört ettik . Sanıyorum kendimizi bu ekosistemdeki insanlara daha yakın bulduğumuz için böyle bir yol çizdik. Birçok kurum ve kişi tanıdık. Sonra dedik ki, “Madem bu kadar kişi tanıyoruz, hadi bir araya getirelim”. The Pitcher böyle doğdu.

Belki yüzden fazla konferans ve seminere katıldım. Aynı şeyleri tekrar tekrar duymak bir süre sonra beni aşırı sıkmaya başladı. The Pitcher’ın konseptini oluştururken de buna dikkat ettik. The Pitcher’da sadece girişimcilere sahne verdik ve katılımcıların sürekli yeni fikirler duyabileceği bir ortam oluşturduk. Etkinliğin sonuç odaklı olması çok önemli. The Pitcher’da girişimci sahne alır, 5 dakikada kendini yatırımcıya anlatır, diğer 5 dakikada yatırımcının sorularını yanıtlar. Her 10 dakikada bir katılımcılar yeni bir fikre tanıklık eder ve olası işbirlikleri için fırsat sunulur. Etkinliklerimizde, Google’da 3 dakikada ulaşabileceğiniz içeriğe yer vermek yerine, kişileri tanıştırmaya ve yeni işbirlikleri oluşturmaya yatırım yapıyoruz.

The Pitcher 2016

T: Geçtiğimiz sene gerçekleştirilen The Pitcher 2016’nın yansımaları nasıldı?

B: The Pitcher 2016 ilk etkinliğimizdi. Çok güzel reaksiyonlar ve sonuçlar aldık. İlk etkinlik olmasına rağmen uluslararası katılım da oldu. Etkinlikte sahne alan üç girişim yatırım aldı, önemli iş birliklerine vesile olduk. Amacımız da tam olarak buydu.

T: The Pitcher 2017’de bizleri neler bekliyor?

B: The Pitcher 2017 için oldukça heyecanlıyım. Artık bu işi uluslararası arenaya taşıdık diyebiliriz. 14 ülkeden 500 üzerinde girişim başvurusu aldık. Aralarından seçilecek en iyi 20 girişimi yatırımcıların karşısına çıkaracağız. En iyi demek pek doğru değil aslında. The Pitcher kriterlerine en uygun diye kendimi düzelteyim. Bu bir yatırımcı sunumu, öncelikli beklentimiz talep edeceği para ile ne yapacağını iyi bilen girişimler.

Tam günlük bir etkinlik olacak. Katılımcılar ana etkinlik alanında tüm gün girişimci sunumlarını dinleyebilecek. Gün sonunda ise yatırımcı oylarıyla belirlenecek kazanan girişimlerin ödül töreni var. The Pitcher bir ödül etkinliği değil; bu kısma çok vurgu yapmak istemiyoruz ama partner firmaların destekleri ile girişimcilere ayni ve nakdi ödüller veriyoruz. Yan oturumlarda ise bir içerik akışımız olacak. Kendini tekrar eden konferansların ve seminerlerin beni çok sıktığını söylemiştim. İçerik akışını oluştururken de buna dikkat ettik. Etkinlik her katılımcıya çoklu fayda sunsun istiyoruz.

T: Peki insanlar bu organizasyona nasıl katılabilirler?

B: thepitcher.org ‘dan kayıt yaptırmaları yeterli. 15 Nisan’da Workinton Levent’te buluşuyoruz. App Store ve Google Play Store’dan ücretsiz uygulamamızı indirmeyi de unutmasınlar.

T: Son olarak kurucusu olduğun ve bu organizasyonunu çatısı altında yaptığınız Insprad’den bahsedelim. Odağınızda neler var? The Pitcher’a benzer projeler yolda mı?

Insprad-Ekip

B: Insprad bir içerik ajansı. Belki daha iyi tanımlamak mümkündür ama biz böyle demeyi seviyoruz. İçerik üretmeye devam edeceğiz; teknoloji ve girişimcilik odağında kalmaya da… Büyümeye devam ediyoruz. 13 kişilik pek tatlı bir ekip olduk.

Geçtiğimiz Kasım ayı ile birlikte The Pitcher Meetups serisine başladık. Her ay girişimcileri ve adayları ilgilendiren bir konu başlığı altında buluşup tanışıyoruz, konuşuyoruz, tartışıyoruz. Çok değerli konuşmacılarımız oluyor. Sohbet havasında geçiyor. İstanbul ile de sınırlı kalmıyoruz. İzmir ve Kayseri’de de buluşmalar gerçekleştirdik.

The Pitcher markası altında başka planlarımız da var. Etkinliğe uluslarası bir kimlik kazandırdık, bundan sonraki adımda da yurt dışına taşıyalım istiyoruz. Bununla ilgili hazırlıklarımız da bir yandan devam ediyor.

The Pitcher’ın sitesine gitmek ve kayıt olmak için tıklayın 

Tuğçe Çotuk
86 yılında Istanbul'da doğdu. Güzel Sanatlar Lisesi'nden sonra Bilgi Universitesi Sinema Bölümü'ne başladı. Üniversite döneminde eş zamanlı film festivali yöneticiliği yaparken, dijital ajanslarda çalışmaya başladı. 2011 yılında pazarlama eğitimi için San Franciso'ya gitti ve sonra dijital iletişim sektöründe çalışmaya devam etti. Şu an Four Seasons Hotels Türkiye'nin Sosyal Medya ve Pazarlama Koordinatörü olarak profesyonel yaşamına devam ediyor.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Röportaj: The Pitcher 2017 Geliyor. Yerinizi ayırtmayı unutmayın!

log in

reset password

Back to
log in