Okuduğunuz Yazı
Rekabet Piyasasında Müşteri İlişkileri

Rekabet Piyasasında Müşteri İlişkileri

Dünya, teknolojinin gelişimi ve E-ticaret anlayışının kalkınması ile tam gaz bir şekilde hayali ve ütopik olan, olmaz denilip akla bile getirilmeyen “Tam Rekabet” piyasasında çözüm; müşteri ilişkileri. Bugünün dünyası ile dünün dünyası arasında ciddi farklılıklar olduğu ise bariz şekilde görülmektedir. Firmalar temel piyasa modeli olan özgür pazar anlayışının benimsendiği piyasa türlerine gitmemek için ciddi bir uğraş ve gayret içerisindeler.

Her sene dünyanın bir çok gelişmiş ülkeleri rekabet avantajı sağlayacakları üstün bir yön bulup diğerlerinden farklılıklarını ortaya koyacakları ürünler tasarlamak için Ar-GE çalışmalarına milyarlarca dolar harcamaktadırlar. Fakat gelinen noktada bütün ürünler öncü diye nitelendirdiğimiz Pazar lideri olan ürüne benzemektedir. Özellikle bu ürünler için en zoru yaşanmaktadır. Bu şirketler, büyük paralar yatırarak yeni ürün geliştirdikten sonra, bu ürünü piyasaya çıkarıp tüketici tutumlarını değiştiriyorlar. Daha sonra ise bir başka rakip sadece senin ürününü taklit ederek piyasada senin açtığın yoldan yürümektedir.

Özellikle teknoloji sektörü bu konuda en iyi olumsuz örneklerden biridir. Peki, taklidin bu kadar sağlam olduğu, kolay olduğu durumda firmaların ne yapmaları gerekiyor? Nasıl ayakta kalıp pazarlarını koruyacaklar?

Müşteri İlişkileri Tek Çözüm!

Bunun bir tek yolu var; müşterilerle kurulan ilişkiler. Türk toplumunun eskiden süregelen bir adeti var: “Müşteri velinimettir.”Bu anlayışı benimseyerek, müşteri ile olan ilişkileri doğru kurmak ve sürdürülebilir bir noktada tutmak elzemdir. Fakat burada en temel husus ise değişen dünya anlayışına bakarak o şekilde bu değişime uygun bir biçimde hareket etmek gerekiyor. Bunun için de öncelikle ilk iş olarak bakış açısını değiştirmek lazım. Mesela, maliyet kalemi olarak ürünü görün, ürünün bilanço değerini hesaplamak yerine müşterilerin bilanço değerini hesaplamak daha faydalıdır. Böylesi bir değişim şirketlere büyük imkan tanıyacaktır.

Müşterileri doğru analiz edip, onlardan gelen bilgiler ışığında gerekli ilgiyi doğru müşteriye göstererek, harcanan efor karşısında hak edilen maddi giriş sağlanacaktır. Aksi takdirde ürün bazlı düşünüldüğünde, sadece ürünün satışı öncelikli olmaktadır ve bu da firmaya sonraki dönemlerde şikayet, eleştiri ve olumsuz görüşler olarak dönebiliyor ki, bu da firmanın marka değerine zarar vermektedir.

İlginizi Çekebilir

Bir diğer nokta ise kurulan iletişim zamanı müşterinin yaşam boyu değerini dikkate almak ve uzun vadede firmaya yararlı olmayacak müşteriler ile iletişimi koparmak en sağlıklısıdır.Aksi takdirde kısa vadeli kar olarak görünen işler müşterinin yaşam boyu maliyeti ile hesaplandığı zaman zarara dönüşe bilir.Müşteriyi iyi tanımak, doğru gruplandırmak ve teknolojik destek ile her kese bireysel olarak hizmet vererek, özel olduğunu hissettirmek gerekiyor. İnsanların bir biri arasında konuşacakları fikirler sunmak öncelikli hedef olmalıdır.

Yukarıda saydıklarım neden sonuç ve başlama bitiş noktaları bu noktadaki fikirlerin sadece bir kaçıdır. Bu fikirler bile üründen daha çok müşteri merkezli olmanın faydalarını bir daha gözler önüne sermektedir. Bu değişen trendlere ayak uydurmak adına Mevlana’nın anlamlı dizeleri ile yazımı sonlandırmak istiyorum: “Dünle ilgili ne varsa, dünde kaldı cancağızım. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”

Yorum Yok

Leave a Reply

Your email address will not be published.



© 2019 Pazarlama Türkiye. Tüm Hakları Saklıdır.

Hosting Sponsoru: Turhost