osman dilber roportaji

PepsiCo Türkiye Yiyecek Kategorisi Pazarlama Direktörü Osman Dilber Röportajı

Pandemi sürecinde çalışma şeklinizde nasıl bir değişiklik oldu?

Küresel bir firma olarak 200’ün üstünde ülke ve bölgede faaliyet gösteren PepsiCo her zaman çalışanlarının ve başta tüketiciler olmak üzere paydaşlarının sağlığına ve güvenliğine öncelik veren bir şirket olmuştur. Bu da bize olağanüstü gelişmeler karşısında hızlı refleks gösterme olanağı sağlıyor. Covid-19 ile ilgili gelişmeleri en başından beri dikkatle izliyor ve gerekli önlemleri alıyorduk. PepsiCo Türkiye olarak virüsünün ülkemizde ilk görüldüğü tarihten itibaren faaliyetlerimizi yeniden düzenledik ve tüm ekip arkadaşlarımızın sağlığını güvence altına alacak bir dizi önlemi hayata geçirdik. Öncelikle birçok departmanda uzaktan çalışma iş modeline geçtik ve operasyonlarımızın aksamadan devamlılığını sağladık. Yüz yüze gerçekleştirdiğimiz toplantıları dijital platformlara taşıdık.

Dijitalleşme yolunda neler yaptınız, gelecek planlarınız neler?

Dijitalleşme aslında uzun süredir ajandamızın en önemli başlığı olmayı sürdürüyor. “Dükkan Senin” ve “Kazandirio” gibi hem müşterilerimizin hem de çalışanlarımızın hayatını kolaylaştıran bir çok yenilikçi uygulamamız var.

Online bir platform olan “Dükkan Senin” uygulaması, geleneksel kanaldaki müşterilerimiz olan bakkal ve marketlere yönelik bir uygulama.  Bu uygulama müşterilerimize ürün alımları ve portal üzerindeki çeşitli aktiviteler sayesinde yüzlerce hediye kazanma fırsatı sunuyor. Uygulama, Türkiye’de 10 bin bakkalın yanında olarak, onların hayatını kolaylaştırıyor. “Dükkan Senin”, PepsiCo’nun global yapılanması içerisinde örnek uygulama olarak seçilirken, şimdiden 5 ülkede aynı şekilde uygulanmaya başladı.

“KazandıRio” ise müşteri ve çalışanlarımızı kapak, kupon toplama zorluklarından kurtaran, promosyon süreçlerini dijitalleştirdiğimiz bir uygulama. Bu uygulama, 2. yılını doldurdu ve şimdiye kadar 14 milyon indirme sayısına ulaştı. Bu pandemi sürecinde de bu uygulamaları aktif bir şekilde kullanmaya devam ederek müşterilerimizin hayatını kolaylaştırdık Bununla birlikte e-ticarete de ciddi yatırımlar yapıyoruz. PepsiCo global olarak bu işe stratejik bir konu olarak bakıyor ve on yıldır e-ticaret için özel çalışmalar yürütüyor.

PepsiCo Türkiye olarak da bu konuda 2018’den bu yana çok önemli çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Pandemi döneminde bu konuda ciddi bir sınavdan geçtik.  2020 Yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre e-ticarette %400’lük bir büyüme kaydedildi.

ruffles originals super 1
ruffles originals

Pandemi sürecinde toplumsal çalışmalar anlamında neler yaptınız?

Pandemi döneminde özellikle salgının toplumdaki dezavantajlı kesimler üzerindeki etkisini azaltmaya odaklandık.  PepsiCo Vakfının ‘Yemek Ver Umut Ver’ girişimi kapsamında, Türkiye özelinde yardım girişimlerine destek olduk.

Türkiye’nin her bölgesinde yüz binlerce kişiye, 12 milyon TL’yi aşan değerde temel gıda ve hijyen malzemesi sağladık. Tüm bağışlarımızı TİDER ve Gıda Kurtarma derneği (GKTD) gibi gıda bankaları ve TÜRES gibi sektör derneklerinin desteği ile gerçekleştirdik.  Bununla birlikte pandemiden en fazla etkilenen paydaşlarımızdan olan HORECA çalışanlarına TÜRES aracılığı ile özel gıda destek paketleri ulaştırdık. Fabrikalarımızın bulunduğu ilçelerdeki kaymakamlık ve belediyelerle birlikte çalışarak bu bölgelerdeki ihtiyaç sahiplerine gıda desteğinde bulunduk.

PepsiCo’nun sözleşmeli çiftçileri ile birlikte çalışan tarım işçilerine, gıda ve hijyen malzemeleri temin ettik. GAP-Cheetos Çocuk Gelişim Merkezlerimizin olduğu bölgelerdeki öğrencilerimiz ve ailelerine gıda yardımında bulunduk.

Kendi yaptığımız yardımlara ek olarak Metro’nun koordine ettiği Küçük İşletmem İçin platformuna dahil olarak bu süreçten ilk ve en çok etkilenen yeme-içme sektöründeki “Küçük İşletme” diye adlandırılan esnafımızı destekleyerek onların ayakta kalmasına yardımcı olduk.

Doritos’la yıllardır farklı şekillerde gençlerin hayatına dokunmayı hedefliyoruz. İletişimlerimizden logomuzu kaldırdığımız Logo Yok kampanyamız kapsamında da yine bu amaçla hareket ettik. Yaptığımız araştırmalarda gençlerin günlük hayatında bandana ve boyunluk kullanımlarının arttığını gördük. Bunun yanı sıra sivil toplum kuruluşlarına bağış yapan her 3 gençten birinin Ahbap Derneği’ni tercih ettiğini gördük. Bu da bize hayata geçirdiğimiz proje için ilham verdi. Ahbap Derneği ile beraber gösterdiğimiz güçlü dayanışma örneğiyle topluma fayda sağladığımıza inanıyorum.

Kızlarımızın eğitimi konunda da çok güzel işler yapıyorsunuz, projeden bahseder misiniz, nasıl ilerliyor?

Sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilebilmesi için kapsayıcı bir yaklaşımla; her insanın temel insan haklarına sahip olması ve tüm eşitsizliklerin ortadan kaldırılması gerekiyor. Bunun için özellikle kadın ve kız çocuklarına yönelik fırsat eşitliği açığının en hızlı şekilde kapanması giderek daha da kritik bir önem arz ediyor. Bu çerçevede ülkemizde; ilköğretim sonrası eğitim, ekonomik ve sosyal hayata katılım gibi konularda kadınların daha fazla desteklenmesi gerektiği görülüyor. Faaliyette bulunduğumuz ülkelerde PepsiCo Vakfı aracılığıyla 2025 yılına kadar 12,5 milyon kadın ve kız çocuğunun faydalanacağı girişimlere yatırım yapmayı hedefliyoruz.

PepsiCo Türkiye olarak bu noktada, kız çocuklarını güçlendirecek adımları aktif olarak destekliyoruz. Eğitimdeki fırsat eşitsizlikleriyle mücadeleye katkıda bulunmak üzere hayata geçirdiğimiz “Kızlarımız Okuyor, Işık Saçıyor” projesini, yeni döneminde yepyeni bir içerikle çevrimiçi olarak sürdürüyor.  PepsiCo’nun T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı GAP Kalkınma İdaresi Başkanlığı iş birliğinde devam eden ‘GAP-Cheetos Çocuk Gelişim Merkezleri’ eğitimlerine katılan ancak sosyo-ekonomik şartlar sebebiyle lise ve sonrası eğitimlerine devam edemeyecek durumda olan başarılı kız öğrencilerini desteklendiği ‘Kızlarımız Okuyor’ projesiyle 12 yılda 150’yi aşkın kız öğrenciye eriştik. İki yıl önce “Kızlarımız Okuyor, Işık Saçıyor” adıyla yenilenen projemizde; birey olarak farkındalığı gelişmiş ve kendi başına karar alabilen, değişen ve dijitalleşen dünyanın ihtiyaçlarına cevap verebilen, toplumsal sorunlara karşı duyarlı olan ve bu konularda inisiyatif alan bireylerin yetişmesine katkıda bulunulmasını amaçlıyoruz. Bahçeşehir Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi iş birliği ile gerçekleştirdiğimiz “Kızlarımız Okuyor, Işık Saçıyor” projesi, yeni dönemde de çevrimiçi eğitimlerle devam ediyor. PepsiCo Türkiye çalışanlarının gönüllü olarak topladığı bağışlarla gerçekleştirilen proje kapsamında PepsiCo ile “Okuyan Kızlar”; sürdürülebilirlikten dijital dönüşüme, kişisel marka ve imaj yönetiminde girişimciliğe kadar 11 farklı başlıkta, 6 ay sürecek, 45 saatlik çevrimiçi eğitim programının bir parçası olacak.

Dünyamızın geleceği konusundaki çalışmalarınız anlatır mısınız?

Biz de PepsiCo Türkiye olarak bu global hedefler doğrultusunda, karbon salınımını azaltmak için doğrudan operasyonlarımızdaki yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya ve ürünlerimizin ambalajlarında kullanılan plastiği azaltmaya devam ediyoruz. Elektrik tüketimimizin; Suadiye fabrikasında yüzde 75; Tarsus fabrikasında ise yüzde 50’ye varan bölümü biyogaz ve solar enerjiden elde ediliyor. Manisa fabrikamızda da solar enerji yatırımlarımızın birinci fazını tamamladık. Solar enerjiye ilave olarak bu yıl açılacak biyogaz üretim tesisi ile kullanılacak elektriğin yüzde 30’unu fabrikanın organik atıklarından elde edeceğiz. Bunun ötesinde, tedarikçilerden fabrikalara ve fabrikalarımızdan satış noktalarına tüm tedarik zincirimizdeki network optimizasyonlarıyla operasyonlarımızın bu ayağında da karbon salınımını her sene azaltıyoruz. Tüm fabrikalarımızda ‘Sıfır atık’ hedefine ulaşarak, faaliyet kaynaklı CO2 salınımını da yüzde 11,5 oranında azaltıyoruz. Ayrıca hammaddelerin 100% lokal tedariki de sürekli ilerlettiğimiz önemli bir odak alanı. Yakın gelecekte, elektrikli araç filolarına doğru dönüşüm sağlamak üzere çalışmalarımızı hızlandırıyoruz.  PepsiCo Türkiye olarak 2021 yılı itibariyle fabrikalarımızda kullanacağımız elektriğin %100’ünü yenilenebilir kaynaklardan elde ediyor olacağız. Bununla birlikte plastik, çok etkin bir ambalaj malzemesi olmasına karşın global olarak sadece %14’ü toplanıyor ve geri dönüştürülüyor. Çözümün bir parçası olmak için vermiş olduğumuz çok ciddi taahhütler var. Hedefimiz, hiçbir plastiğin ve ambalaj malzemesinin atık olmaması ve ekonomide değerlendirilmesi.

doritos taco super 1 2

Yeme-içme sektörünün geleceği konusundaki düşünceleriniz neler?

Aslında tüm sektörlerde olduğu gibi yeni trend ve yaklaşımlar bizim sektörümüzde de oldukça önem taşıyor. Mobil, dijital teknolojiler, inovasyonlar, yeni pazarlama trendleri sektörün geleceğini de şekillendiriyor. Özelikle pandemi döneminde, kısıtlamalar nedeniyle restoran ve cafe sektöründe oldukça zor günler geçirilmesi yeme-içme sektörünün geneline yayıldı. Fakat biz PepsiCo ailesi olarak, bu zor zamanlarda da müşterilerimize pek çok farklı seçenek sunarak, ürünlerimizi hızla ulaştırmaya devam ettik. İnanıyorum ki; önümüzdeki dönemde aşı uygulamalarının da yaygınlaşmasıyla sektörün bütününde bu anlamda bir toparlanma yaşanacak. Yine pandemi ile birlikte her zaman önceliğimiz olan hijyen koşullarının da önemi bir kez daha gözler önüne serildi. Yeme içme sektörünün, güvenilir gıda, hijyen gibi başlıklarda da önümüzdeki dönemde pazarlama stratejilerini sürdüreceği açıkça görülüyor. Yine tüm bunları sağlarken, sürdürülebilirlik odaklı bir strateji geliştirmenin her aşamada ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Pandemi sonrasında yenilikçi iş yapış biçimleri ve dijitalleşmeye daha çok önem verileceğini düşünüyorum.

doritos taco super 1 1
doritos taco super 1 1

Sürdürülebilirlik çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

PepsiCo olarak sürdürülebilirlik kapsamında, karbon emisyonu konusunda en önemli etkiyi yaratabileceğimize inandığımız alanlara odaklanmış durumdayız. Bunları; pozitif tarım (sağlıklı toprak), pozitif tedarik zinciri, (su kullanımı ve karbon salınımını azaltma, yenilenebilir enerji, sıfır atık), ve topluma pozitif katkı (ürün seçenekleri, toplumsal destek) olarak sıralayabiliriz. Bu doğrultuda PepsiCo olarak 2030’a kadar doğrudan operasyonlarımızda mutlak sera gazı emisyonlarını %75 oranında azaltmayı hedefliyoruz. Yine aynı dönemde doğrudan operasyonlarımıza ek olarak tüm değer zincirimiz genelinde mutlak sera gazı emisyonunu %40’tan fazla düşürmeyi hedefliyoruz. Ayrıca 2040 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşılacağının sözünü verdik. Koyduğumuz bu hedefler; 26 milyon metrik tondan fazla sera gazı emisyonunun azaltılmasına veya beş milyondan fazla otomobilin bir yıl boyunca trafikten kaldırılmasına eşdeğer. Bu hedefler kapsamında emisyon azaltımına yardımcı olmanın yanı sıra dünyanın en büyük tarım işletmelerinden biri olan PepsiCo global olarak; toprak sağlığını ve biyo-çeşitliliği iyileştirmeye, orman kesimlerini azaltmaya ve çiftçiler için daha fazla verim sağlamaya yardımcı olan sürdürülebilir ve rejeneratif tarım çalışmalarını daha da ölçeklendirmeyi planlıyoruz. Patates atıklarından yapılmış düşük emisyonlu gübre üretme teknolojisinin yanı sıra, hassas tarım teknolojisinden daha fazla yararlanma, çiftçiler ve tarımsal bileşenlerin tedarikçileri ile yenilenebilir enerjiye geçişi de bu planlar arasında yer alıyor.

Tüm bunların yanı sıra yenilenebilir enerji konusunda PepsiCo global olarak çok ciddi çalışmalar yapıyor. PepsiCo’nun Avrupa bölgesindeki 12 ülke hâlihazırda %100 yenilenebilir elektrik sağlıyor ve bölgedeki rüzgar gülleri, güneş enerjisi, fotovoltaik paneller veya biyokütle jeneratörleri gibi bölgedeki 13 tesiste kurulu yenilenebilir enerji kaynaklarına sahip. Ek olarak dağıtımdaki emisyonları azaltmak için daha iyi rota planlaması sağlamak için yapay zeka teknolojisi kullanımını genişletme yönünde çalışmalar bulunuyor. “Başlangıçtan İtibaren Sürdürülebilir” programı kapsamında global olarak; çalışanların iş amaçlı havayolu seyahatlerinin karbon etkisini ortadan kaldırmayı ve üçüncü taraf lojistiği için taşıyıcı seçiminde olumlu karbon etkisini oluşturmayı amaçlayan iki dahili karbon fiyatlandırma programı başta olmak üzere yenilikçi iş süreçleriyle de sera gazı emisyonlarının azaltılmasına odaklanıyoruz.

Spora katkılarınız konusunda neler söylemek istersiniz? Ruffles’ın marka yüzü Cengiz Ünder ile iş birliği devam edecek mi?

İki yüzün üstünde ülke ve bölgede faaliyet gösteren küresel bir firma olarak, sporu tüm dünyada destekliyoruz. Ruffles ve Pepsi markalarımızla dünyanın en çok takip edilen ve en prestijli liglerinden biri olarak kabul edilen UEFA Şampiyonlar Ligi’nin sponsorları olarak futbola katkı sunmaya devam ediyoruz.  Kulüp futbolunun zirvesi olan UEFA Şampiyonlar Ligi sponsorluğumuzla futbolseverlerin heyecanına ve tutkusuna ortak oluyoruz. Maçları takip eden futbolseverle duygusal bir bağ kuran Ruffles ve UEFA Şampiyonlar Ligi’nin mükemmel birlikteliği, tüketicilerimiz için futbol ve eğlenceyi bir araya getirirken aynı zamanda bu tutkuyu paylaşabilme fırsatlarını da sunuyor. Futbol coşkusunu her daim futbolseverlere yaşatan markamız Ruffles ile bu yıl ayrıca Avrupa’daki gururumuz ünlü futbolcu Cengiz Ünder ile çok keyifli bir işbirliği gerçekleştirdik.

Cengiz Ünder ile üç reklam filmine imza attık. Önümüzdeki yıl da işbirliğimiz devam edecek. Birbirinden eğlenceli reklam filmlerimiz futbolseverlerin beğenisini kazandı. İlk filmimizde Ruffles marka yüzümüz Cengiz Ünder ile birlikte sponsoru olduğumuz dünyaca ünlü futbolcular Messi ve Pogba da yer aldı. Kızlar Sahada ile gerçekleştirdiğimiz ortak projemizle hem kadın futbolunu güçlendirecek hem de toplumsal cinsiyet eşitliği için bir adım daha atmış olduk.  Ruffles olarak futbol sevgisinin yayılmasına katkıda bulunacak olmaktan memnuniyet duyuyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir