“Samimiyet” Satar


[vc_row][vc_column width=”1/1″][vc_column_text]Reklamcılıkta cinsel çekiciliklerin(appeal) güçlü etkisini belirtmek için “Seks Satar” cümlesi kullanılır. Seks bugüne kadar reklamcılıkta çok fazla kullanılmış ve güçlü etkiler yaratmıştır. Dünyada hala alakalı- alakasız bir sürü marka seksi hedef kitlesine ulaşmak içim güçlü bir araç olarak görüyor ve kullanıyor.

fft16_mf620217

Duygusallığın hat safhada olduğu, bizden olmanın, samimiyetin değerli olduğu bu topraklardaysa “samimiyet “ reklam ve pazarlamada güçlü bir etken. Birçok insana mantıksız gelen kararlarında Türk insanının bir samimiyet, içtenlik ölçeği vardır. Siyasetten, pazarlamaya tüm kararlarımızda bizden bir şeyler gördüğümüz zaman duygularımız aniden harekete geçer. Ben buna “Samimiyet satar”(sıncerely sell) diyorum. “Samimiyet” bir çekicilik (appeal) olarak bu kadar güçlü olmasına rağmen Türk reklamcılığında yeterince kullanılmıyordu. Son dönemde gözle görülür oranda artan “imaj” reklamcılığı içerisinde “yerelliğe” “bizden olmaya” kısacası “samimiyete” yönelik güçlü vurgular olduğunu görüyoruz. Markaların ürünlerinde “yerel” konumlandırmalara yönelmesi yine “bizden” imajı yaratmaya yönelik adımlar olarak çıkıyor karşımıza.


imagesBu konuda verilebilecek en güçlü örnekler Lay’s’in Ayşe Teyzesi, ve Didi’nin Naciye Teyzesidir. Özellikle Lay’s Ayşe Teyzeyi yıllardır tüm iletişiminin odağına oturtmuştur. Bir patates üreticisi olan Ayşe Teyzenin samimiyeti, içtenliği tüketiciyi etkileyen en önemli sebeplerin başında geliyor. Yerel ağzıyla söylediği sözleri insanlar üzerinde birçok ünlüden daha güçlü etki bırakıyor. Çaykur’un soğuk çay markası Didi’de pazara girerken Lay’sın stratejisine benzer bir stratejiyle Ayşe Teyzeye çok benzeyen Konyalı Naciye Teyzeyle pazara girdi. Naciye Teyzenin üzerine yarattığı hikayeyle Didi pazarda ciddi bir etki yarattı. Dünyanın en önemli markalarından Coca-Cola’nın ismini değiştirmesinin arkasında yatan sebepte. İçten, samimi, bizden görünme isteği. Coca-Cola Türk insanının yaşam dinamiklerini o kadar iyi çözmüş ki çok riskli olabilecek birşey yaparak logosunu ve ismini değiştirdi.

Son dönemde bu konuda dikkatimi çeken bir diğer örnekte Migros’un “iyi gelecek” reklam filmi. Reklamda kullanıla cümleler, içerikler samimi ,içten bir marka imajı uyandırıyor. Reklamda kullanılan, kahve, anne yemeği, komşudan gelen yemek, evden yollanan tarhana vs Türk toplumunun yaşam biçimi içerisinde önemli ritüeller olarak çıkar karşımıza. Reklamda beğendiğim bir diğer nokta toplumun içindeki ritüellerle markayı çok güzel bir şekilde birleştirebilmesi. Reklamın sonunun Migros’un müşteri ilişkilerine, değerlerine ve kalitesine bağlanması ritüellerle iyi bir köprü oluşturuyor.

Markalar son dönemde “samimiyet” üzerine yoğun bir şekilde eğiliyor. Yöresel lezzetler, yerel konumlandırmalar, reklamlarda kullanılan dil bunun açık bir göstergesi. Duyguların yoğun yaşandığı bu topraklarda “samimi marka” olmak, “bizden olmak” tüketiciye ulaşmada en önemli etkenlerden. Bu yüzden daha samimi, daha içten, “bizden” markalara ihtiyaç var. Çünkü bu topraklarda “samimiyet satar”.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

[message_box title=”E-Bültenimize abone olun:” color=”red”][wysija_form id=”1″][/message_box]

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Samimiyet” Satar

log in

reset password

Back to
log in