kurumsal miyopi

Organizasyonel Miyopi (Örgütsel Miyopi) İle Baş Edilebilir mi?

Miyopluk, tıp biliminde bir göz hastalığıdır ve uzağı görememe anlamına gelir. Gözleri uzağı göremeyen kişiye miyop denir (TDK Sözlük). Tıpkı bireyler gibi kurumlar da bazen miyop olabiliyor.  Kurumların geleceği, uzağı görememelerine de organizasyonel miyopi diyoruz. Kurumsal miyopi, bazen hali hazırdaki fırsatları ön görememe, öngörülü davranmama; bazen ise, fazla uzağa odaklanmak kaynaklı, hali hazırdaki büyük resmi kaçırma olarak ortaya çıkabilir.

Kavram, yönetimsel miyopi, örgütsel miyopi, yönetim miyopisi olarak da akademik literatürde ele alınmaktadır. Maurizio Catino (2013), örgütsel miyopi alanında öncü isimlerdendir.

Organizasyonel miyopi, hem bireysel hem de kurumsal düzeyde ele alınmaktadır. Çalışanların uyum sağlayamaması, bireysel farklılıkları, benmerkezci çalışanların var olması, iletişimdeki en büyük engel olan ön yargıyla hareket edilmesiyle oluşabilir. Kurumsal düzeyde ise, kurum kültürü ve iklimindeki zayıflık ve eksiklikler, yönetsel kararların tek elden yürümesi, kurumdaki liderin benimsediği liderlik tarzı, işletmenin içinde bulunduğu sektör ve aynı zamanda kurum içerisinde rutinlere aşırı bağlılığın olması kaynaklı da miyopi oluşabilir. 

kurumsal miyopi 1
kurumsal miyopi

Hangi kurumlarda organizasyonel miyopiden bahsedebiliriz?

  • Sorgulamadan hali hazırdaki mevcut durumunu sürdüren ve öngörülü olamayan kurumlarda,
  • Proaktif davranamayan kurumlarda,
  • Gerçekleri göremeyen, yeteneklerini kaybeden kurumlarda,
  • Riskleri, fırsatları, tehditleri algılayamayan, öngöremeyen buna yönelik ilgili ve gerekli olan tepkiyi veremeyen kurumlarda,
  • Değişime uyum sağlayamayan ve dış çevresel faktörleri ihmal eden kurumlarda,
  • Gerekli durum ve koşulda gereken tepkiyi veremeyen kurumlarda organizasyonel miyopiden söz edebiliriz.

Organizasyonel miyopinin nedenleri:

  • Algıdaki filtreleme kaynaklı nedenler: Bazen kişiler kendi istekleri doğrultusunda olayları ve durumları görmeyi isterler. Bu noktada, gerçek durumun dışında algılamalar başlar.
  • Ön yargı kaynaklı nedenler: İletişimdeki en büyük engel; önyargıdır. Kişilerin önceki deneyimleri, kendi beklenti ve inançları doğrultusunda karar almaları organizasyonel miyopiye zemin hazırlayacaktır.
  • Benmerkezci kişilerin kurumda var olması: Kurumdaki diğer kişilerin varlığını önemsemeyen, sadece kendisini ve kendi çıkarlarını düşünen kişilerin olması da kurum için tehlike oluşturmaktadır.
  • Günü kurtama çabası olan kurumlar: Yalnızca kısa vadeli düşünebilen, geleceği düşünmeksizin faaliyetlerine devam eden kurumlar da miyop olmaya mahkumdur.
  • Dikkat eksikliği: Dikkatli davranmayan, odaklanma sorunundan kaynaklanan sorunlar da miyopluğa sebep olur. Dikkat eksikliğine bağlı olarak pek çok şey gözden kaçabilir.
  • Yeniliklere kapalı olma ve değişime direnç: Çevresel değişim ve dönüşümlere kapalı olan, değişime direnen kişilerin olduğu kurumlar da organizasyonel miyopiye yakalanacaklardır. Buna ek olarak, uzun yıllar aynı işi, aynı şekilde yapmak da kişileri köreltiyor ve değişimi zorlaştırıyor.
  • Kurumdaki otokratik yönetim anlayışı: Kurumda tek kişinin, tek karar mekanizması olması ve çalışanların görüş ve önerilerini önemsemeden hareket etmesi, çalışanların ihmal edilmesi, çalışanlara değer verilmemesi, yokmuş gibi davranmak kurumu miyopiye sürükleyecektir.
  • Denetim eksikliği: Yönetimdeki denetim fonksiyonun yetersizliği ya da olmaması da  miyopiye neden olmaktadır. 
  • Ortak vizyonun olmaması: Çalışanların vizyonları, amaç ve hedefleriyle kurumun vizyonunun örtüşmemesi, ortak bir vizyonun olmaması da organizasyonel miyopluğun bir sebebidir.
  • Adaptasyon sorunu: Değişen, gelişen çevresel koşullara kurumun uyum sağlayamaması ve sorun yaşamasıdır. Öte yandan, her işi iyi yaptığına dair inancı olan ve direnç gösteren kişilerin varlığı da kurumların çevreye uyum sağlamalarını zorlaştırmaktadır.
  • Kurum içi çatışma: Kurumda yıkıcı çatışmanın olması, kurum içi ilişkilerin ve iletişim sağlıklı olmaması, görmezden gelen çatışmaların varlığı da organizasyonel miyopiyi beraberinde getirmektedir.
  • Eleştiriye, dış çevreye kapalı olma, sabit fikirlilik: Kurumlar çevre ile etkileşim içerisinde olan açık sistemlerdir. Çevresel değişim ve dönüşümleri takip etmeyen ve çevrenin gerisinde kalan, dış çevreye ve yapıcı eleştirilere kapalı olan, eleştirileri dikkate almayan, yok sayan kurumlar da hem miyop olmaya hem de başarısız olmaya mahkumdur. Öte yandan, sabit fikirli, katı kuralları olan, körü körüne bir fikre saplanıp kalan ve sabit fikrini değiştiremeyen kurumlar da öngörülü davranamaz ve miyopiye yakalanırlar.
kurumsal miyopi 3
kurumsal miyopi

Organizasyonel miyopinin sonuçları:

  • İlk önce tabii ki, verimsizlik ve başarısızlık
  • Var olan fırsatları görememe ve gözden kaçan fırsatlar,
  • Rutinden çıkamadan, hali hazırdaki düzende monoton bir iş yapış biçimi,
  • Vizyona erişememe,
  • Kurum içerisinde oluşan iletişim sorunları,
  • Kurumun iç ve dış çevresiyle ilişkilerinin zedelenmesi,
  • Öğrenen organizasyon olamama,
  • Tükenmişlik sendromu,
  • Kurumların faaliyetlerine olması gerektiği şekilde devam edememesi,
  • Kurumların atalete kapılması,
  • Kurumun amaç ve hedeflerinden giderek uzaklaşması.

Organizasyonel Miyopiye Uğrayan Kurumlara Öneriler:

  • Sinerji ortamı ve iklimi yaratılmalıdır.
  • Öğrenmeye açık, öğrenen organizasyon olunmalıdır.
  • Gerekiyorsa danışmanlık hizmeti alınmalıdır.
  • Ortak vizyon çerçevesinde hareket edilmelidir.
  • “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” düşüncesiyle hareket edebilen, kurumun gelişimine katkı sağlayabilen ve yolu açan liderlerin sayısı artırılmalıdır.
  • Yapıcı düşünce ve eleştirilere her zaman açık olunmalıdır.
  • Kurum içi iletişim şeffaf olmalıdır.  

Miyopluk geçiciyse sorun yok, ancak değişmeden süregelen şekilde devam ediyorsa problem yumağı kapıda demektir. Tabii ki, gelecek hepimiz için belirsizlikler ile dolu. Ancak bu durum karşısında kurumlar çaresiz değildir. Yeni bir yol çizmek ve rota oluşturmak kurumların elindedir. Miyop olan kurumlar fırsatları göremez ve başarısız olur. Gelişemez ve öğrenemez. Stratejik amaç ve hedeflerine kilitlenemez, tükenirler.  Kurumların miyop olmamaları, miyop olanların farkındalıklarının bir an önce oluşması dileğiyle…  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir