Markaların “Güven” Sorunu


 

Güven bir marka için onu tüketiciye taşıyan en değerli temas noktalardan biri. Bu yüzden markalar stratejileriyle, iletişim çalışmalarıyla güvenilir, güven duyulan marka olmak isterler. Tüketim toplumunda seçenekler arttıkça “güven” meselesi daha önemli bir hal alıyor. Seçeneklerin içinde boğulan, kafasında onlarca soru işareti olan tüketici aşina olduğu, tanıdığı markaya yöneliyor. Tabi markanın herhangi bir hatasında tüketicinin başka bir markayı tercih etmesi de günümüz tüketim toplumunun sunduğu fırsatlardan bir olarak karşımıza çıkıyor. Tüketicinin tercih yapabilme şansı günümüz pazarlamasının önemli bir dinamiği. Markalar yıllarca güven meselesini yanlış yorumladılar. Pazarda var olan sınırlı ürün arasında tercih edilmeyi yada pazarda tekel olup çok fazla tercih edilmeyi “güvenilir” marka olmak olarak yorumladılar. Bugün bile verdiği hizmetten, üründen neredeyse nefret edecek konuma geldiğim bir sürü marka en çok tercih edilen marka olduğunu, en güvenilir olduğunu iddia ediyor hatta bunu araştırmalarla, haberlerle destekliyor. Bu iddiaları görünce hep aklıma şu soru geliyor “İnsanların başka markaları seçme şansının kısıtlı olduğu yada hiç olmadığı bir durumda nasıl bir sonuç bekliyordunuz?”

Shaking hands

Markalar ve güven sorunu hakkında düşünürken karşıma bir araştırma çıktı. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından hazırlanan 2014 İnsani Kalkınma Endeksi raporunu’nda Türk insanının birbirine karşı ciddi bir güven krizi yaşadığı açıkça görülüyor. Araştırmaya göre Türkiye’de 100 insandan sadece 8’i insanları güvenilir bulurken, 92 kişi ise ‘İnsanlara karşı dikkatli olmak gerek’ yanıtını  vermiş. Bu araştırmadan çıkan sonuçların markalar, şirketler tarafından dikkatli bir şekilde incelenmesi gerekiyor. Bu konuda can alıcı soru şu: insanlar birbirine güvenmezken sizin markanıza neden güvensin? İnsanlar markalardan güven abidesi olmalarını beklemiyorlar sadece yapmaları gereken işleri, vermeleri gereken hizmetleri doğru bir şekilde yapmalarını bekliyorlar. Tüketiciye “güvenilir marka” olduklarını anlatmak için harcadıkları vakti ve nakdi ona en iyi hizmeti vermek için kullansalar tüketiciyle güven bağı kurmaları daha kolay olacaktır şüphesiz. Çünkü güven  deneyimlerden elde edilir, sözlerden değil.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Markaların “Güven” Sorunu

log in

reset password

Back to
log in
x
Bizi beğendiniz mi ?Her gün muhteşem yazıları okumak için beğenin.