Yeni Jenerasyon: “Biz Kuşağı”


Her yıl yapılan araştırmalar ve teknoloji ile birlikte yaşam tarzlarının hızlı değişimi sonucu 20 yıldan önce değişmeyen kuşaklar, yerini farklı kuşaklara bırakıyor. 2017’nin en çok konuşulan ve birçok sektörün hedef noktası olan Z Kuşağı, 2018’de yerini Biz Kuşağı’na ( Generation We) devredecek gibi gözüküyor. Bu jenerasyon, kişisel olan şeylere ve kişiselleştirmeye çok önem veriyor. İletişim, sosyalleşme, şüphe duyma ve araştırma onları farklı kılan özellikleri arasında.  En önemli özellikleri ise, tam bir tüketim çılgınları!

Türkiye’de pazarlamacılar, yatırımlarını yoğun olarak 10’lu yaşlardaki “teenager” dediğimiz ergenlere dönük gerçekleştiriyor. ABD’li araştırma ve pazarlama stratejileri şirketi Iconoculture’ın kurucu ortaklarından Mary Meehan’a göre, “Amerika’da 0-10 yaş grubundaki çocukların satın alma gücü 18 milyar doların üzerinde ve bu jenerasyon kişiselleştirilmiş debit ve hatta kredi kartları ile harcamalarını gerçekleştiriyor. Amerika’da bu jenerasyonun tüketime olan bağlılığı göz önünde bulundurularak pazarlama alanında ciddi yatırımlar gerçekleştiriliyor.” ABD’de 2005 itibariyle 0-10 yaş arasında olan 43 milyon 900 bin çocuğun sahip olduğu doğrudan satın alma gücünün 18 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Dünyada ise bu yaş grubundaki çocukların nüfusu 1 milyar 300 milyonun üzerinde. Türkiye’deki sayıları ise 14 milyonu aşıyor.

Biz Kuşağı’nın (Generation We) Özellikleri Nedir?

Ağırlıklı olarak X Kuşağı’nın ebeveynleri olan 1995 yılı ve sonrasında doğan çocuklar, Biz Kuşağı grubuna giriyor.

  • Biz Kuşağı, dijital ve çevrimdışı arkadaşlarıyla daha bağlantılı ve küresel bağlamda çeşitliliğe ve sosyal adalete daha çok değer veriyor. Bu yüzden, takım halinde öğrenme ve kolektif çalışmalara oldukça yatkınlar.
  • Toplumsal cinsiyet, cinsellik, ırk, ücret ya da çevre konularına bakılmaksızın, kendileri, arkadaşları ve gördükleri diğer insanlar için mücadeleci yaklaşıma sahipler. Bu yüzden büyük bir dayanışma ve hoşgörü çerçevesinde ilişkilerini yönetiyorlar.
  • TV, internet, bilgisayar artık hayatlarının ayrılmaz bir parçası olmakla birlikte cep telefonu, PlayStation ve gameboy gibi elektronik aletler ile iç içe yaşıyorlar. Bu özellikler de kendilerine sunulanları çabuk tüketmelerine ve sabırsız olmalarına yol açıyor.

  • Teknoloji ile birlikte bu kuşak, dünyayı fiziksel sınırları olmayan bir yer olarak görüyor. Bu görüş, onları keşfetmeye, yeni şeyler öğrenmeye ve süregelen bilgileri sorgulamaya yönlendiriyor.
  • Her türlü ürün ve hizmetin kişisel olanına ilgi gösteriyorlar. Sevdikleri programları istedikleri zaman seyretmek, sevdikleri şarkıları istedikleri sırayla dinlemek onlar için çok önemli. Yani, radyoda denk geldikleri şarkıyı ikinci kez dinleyememek onları cezbetmiyor.
  • Hislerini daha çok dile getirdiklerinden daha dürüst bir kuşak ile karşı karşıyayız. Bu kuşak, Y ve Z Kuşağı’ndan daha girişimci, sadık, açık fikirli ve lider özelliklere sahip. Kendi işlerini kurma alanında daha büyük hayaller peşinde çalışmalarını yürütüyorlar. Bu yüzden, daha ciddi bir şekilde anılmak, değer görmek ve kariyer odaklı çalışmaları ile ön plana çıkmak istiyorlar. Bugünün öğrencilerinin %72’si kendi işlerini kurmak istiyor.
  • Özgüvenleri yüksek olduğu için kendi geleceklerini yönetme ve kontrol etme özgürlüğünü istiyorlar.
  • Video oyunlarına daha çok ilgi gösteriyorlar. Bu kuşak büyüdükçe bu sektör de onların istekleri doğrultusunda büyüyüp gelişecek.
  • Bu kuşağın ebeveynleri de çocuklarının üzerine daha fazla düşüyor. Çocuklarının tercihleri, ebeveynlerini daha çok etkiliyor ve ebeveynler de onların isteklerine göre alışveriş yapıyorlar. Seyahat, gıda, sağlık ve özellikle teknoloji alanında ebeveynlerine satın aldırma güçleri yüksek.

  • Kendilerine özel olan ürünleri ya da o ürünler üzerinde kişiselleştirmeler yapmayı daha çok
    seviyorlar. Coca Cola’nın ve Nutella’nın isme özel ürünleri, Spotify’da kişinin dinlediklerine özel hazırlanan müzik albümleri veya çok basit bir pelüş oyuncağa kendilerine ait müzik vb. gibi şeyler ekleyebilmeleri onları daha çok cezbediyor.
  • Bu kuşak, daha yetenekli ve istikrarlı gençlerden oluşuyor. Bu da daha güçlü, dirençli ve gerçekçi bir nesille karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.

Biz Kuşağı, şu anda “gezegenin yüzü” olarak betimleniyor. Günümüzde ekranlara bağlı kalmak “kötü” kalıplar arasında yer alsa da Biz Kuşağı, dünyaya tüm kuşaklardan daha iyi ve sosyal bağlanıyor. Değişen küresel kültürün gerçekliğini temsil ediyorlar.

Biz Kuşağı’nın marka bağlılığı yüksek olmakla birlikte pazar hakkında da oldukça bilgi sahibi. Bu kuşağın tüketim gücü, yaşları ilerledikçe daha da yükseleceği için pazarlamacıların odak noktasını şimdiden bu kuşak üzerine çevirmesi gerekiyor.

Basak Ulusoy
1993 yılında İstanbul’da doğmuştur. Lise öğrenimini Mehmet Tekinalp Anadolu Lisesi'nde tamamladıktan sonra, 2017 yılında Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünden mezun oldu. Üniversite yıllarında etkinlik yönetimi ve sosyal medya konularına ilgi duymasıyla İletişim Kulübü ve Sosyal Medya Kulübü'nün etkinlik yönetiminde aktif olarak görev aldı. Şu anda Go Social Dijital İletişim Ajansında İçerik Direktörü olarak çalışmaktadır. Lirik dans ve bilim kurgu filmlerinin tutkunu olan Başak, psikoloji ve kişisel gelişim kitaplarının da sıkı takipçisi.

Yeni Jenerasyon: “Biz Kuşağı”

log in

reset password

Back to
log in
x
Bizi beğendiniz mi ?Her gün muhteşem yazıları okumak için beğenin.