Sanal mı Gerçek?


Daha önce hiç ne kadar heyecanlandığınızı göstermek için birinin ellerini alıp delice atan kalbinize götürdünüz mü? Veya fırından yeni çıkmış bir kekin kokusu size annenizi hatırlattı mı? Ya da heyecanla izlediğiniz bir filme daha iyi odaklanabilmek için ses tuşuna hunharca bastığınız oldu mu?
Tüm bu sorularımın kesiştiği çemberde ne yazıyor peki?
Bizi yaşadığımıza inandıran “DUYULARIMIZ!”.
Sanal Gerçekliğin her yerde bulabileceğimiz tanımlamalarının ötesinde bir tanımı olduğunu düşünüyorum. “İnsana teknolojik bir habitat oluşturmak ve onu tüm makinelikten uzaklaştırıp insanın onu “yaşadığına inandıran” duyularına hitap ederek, elle yaratılmış bir gerçekliğe inandırmak!”.
Sanal Gerçekliği teknik detay ve teknolojisinin dışında bir felsefe olarak düşündüğümde, zihnimi bu düşünceler dolduruyor. Kontrol edilebilir yapay bir dünyayı mümkün olan en gerçekçi şekilde yaşatmak! İnsana, insan tarafından gerçekliğin dışında yaratılmış bir evreni, gerçekliğin uzuvlarını kullanarak göstermek!
Bu sanal dünyanın ilk izlerine ve gelişimine pek çok edebiyatçının ve kaşifin üretimlerinde rastladık. Bizi bu dünyaya aşina kılan şey aslında hayalperestler ve onların ürünleri oldu.
Charles Wheatstone’ın 19 yüzyılda Stereoscope’u icat ederek nesneleri üçüncü boyutta görmemizi sağlamasından, Edward Link’in tasarladığı uçak simülasyonuna kadar pek çok gelişim, aslında sanal gerçekliğin kapısının eşiğine kadar eşlik etmiş bizlere. O kapının üzerinde isim olarak Sanal Gerçeklik yazmasında büyük katkıda bulunan kişi ise bir İngiliz yazar oldu. Bahsettiğim kişi Ray Bradbury’nin, 1950’de yazarak The Veldt adını verdiği hikayesi, bir ailenin çocuklarına üç boyutlu bir simülasyon sistemi satın almasıyla başlıyor. Sistem, kullanan kişinin duyularına hitap ederek, onu Afrika topraklarının vahşi ve eğlenceli dünyasına götürüyor. Ebeveynler, tüm zaman ve ilgilerini bu teknolojiye veren çocuklarının durumundan hoşnut olmamalarının ardından, onları bu sanal dünyadan uzaklaştırmaya karar veriyorlar. Durumu çocuklarına anlatmalarının hemen ardından ortadan kaybolan ebeveynleri, sonrasında sanal dünyada aslanlara yem olmuş şekilde görüyoruz. Hayran oldukları sanal dünyada kalabilecek olan çocuklar ise oldukça memnun halde hayatlarına devam ediyorlar.
Sanal dünyanın ilginç çekiciliği ve ürkütücülüğünü konu alan bu hikayesinin ardından Sanal Gerçeklik kavramını yaratmış olan yazar, bu dünyanın ikilemini de ortaya koymuş oluyor.
Bu yeni dünya insanlığın kafasını karıştırsa da geleceğe yönelik pek çok kolaylığa sebep olacağı söyleniyor. Forbes Technology Council üyeleri ile yapılan görüşmeler sonucunda, sanal gerçekliğin çok kısa bir gelecek içerisinde hayatlarımıza yaygın olarak neler katabileceğine yönelik oldukça yerinde birkaç öngörü saptandı. Saptanan içeriklerin bazılarının çalışmalarına çoktan rastlayabiliriz;
Sanal Mağazalar
Online alışverişin bir üst kademesi olarak karşımıza çıkıyor. İnternet sitelerinin veremediği hazza
sanal gerçeklik gözlüğünü taktığınızda karşınıza çıkan ve sizin için tasarlanmış raflarda/koridorlarda
dolaşarak evinizden ulaşabilirsiniz.
Gayrimenkul
Bu önemli sektördeki işletim maliyetlerini ve pek çok ulaşım sorununu çözmek adına sanal gerçeklik iyi bir seçenek olarak karşımıza çıkıyor. Sanal dünya aracılığı ile ziyaret edebileceğiniz evler ve semtlerini görerek, kolaylıkla deneyim sahibi olabileceksiniz.
Sağlık Hizmetleri
Sağlık sektörünün başarıyla takip ettiği ve uygulamaya aldığı teknolojik hizmetler arasında sanal gerçekliği sıklıkla göreceğiz. Hastaların hayatlarına yenilik ve kolaylık sağlayacak sanal ve özel klinikler ile sanal gerçekliğin sonsuz faydasına şahit olacağız.
Tehlikeli Meslekler
Tehlike riski taşıyan pek çok meslek için gerçek zamanlı olarak hazırlanan sanal eğitim programları, konferans salonlarında anlatılan senaryoları sanal dünyanın içerisinde deneyimlemenizi sağlıyor.
Gerçekçi ve faydalı senaryolar ile her türlü risk deneyimlenerek, raporlar tutuluyor. Sonucunda bu tarz mesleklere hazır olan ve olmayanlar ayrıştırılarak hayati riskler engelleniyor.
Eğitim
Sanal gerçekliğin avantaj ve imkanlarıyla çevrelenmiş bir eğitim sistemi, anaokulundan üniversitelere kadar öğrenim gören pek çok öğrenciye sonsuz fırsat ve yenilik sağlayacak. Teknik bilgi veya deneyim gerektiren pek çok içeriğe farklı çözüm yolları sunan sanal gerçeklik, eğitimin önemli bir parçası haline gelecek.
Acil Durum Müdahalesi
Sanal gerçeklik, doğal afetler gibi acil durum felaketlerini simüle ederek, bu durumlara maruz kalabilecek insanları eğitmek adına çok yönlü bir güce sahip. Yüksek stresli durumların senaryolarını sanal olarak deneyimleyen kişiler, bilinç sahibi oluyorlar.
Distraksiyon Simülasyonları
Sanal gerçeklik ile anlaşılması ve kazanılması zor bilinç, alışkanlık ve yeteneklerin kazanılması adına yenilikçi ve faydalı eğitimler sağlanabilir. Örneğin araba kullanırken dikkat dağıtıcı unsurlara bir simülasyonla maruz kalmak, bunun deneyimlenmesini sağlayarak gerçek ve yıkıcı sonuçları önleyebilir.
İşe Alım Eğitimleri
İşe yeni alınan kişilerin ön eğitimleri adına diğer çalışanların zamanlarını bölmemek, daha kaliteli bir kavrayış sağlamak ve süreci hızlandırmak adına sanal gerçekliğin bu konuda yaygınlaşması sağlanacak.
Egzersiz
Teknolojinin getirileri ile hareketleri kısıtlanan insanoğlu adına teknolojik bir egzersiz ortamı sağlanacak. Örneğin sıradan bir bisiklet turunu, görmek istediğiniz bir şehrin sokaklarında sanal gerçeklik ile yapabilir ve egzersizinize yenilik katabilirsiniz.
Sanal dünyanın bu çok yönlülüğü ile hayatlarımıza katacağımız yeniliklerin faydalı ve ulaşılabilir olması dileğiyle.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sanal mı Gerçek?

log in

reset password

Back to
log in
Marketing Hub 17 Aralık Tarihinde 2019 Dijital Pazarlama Trendlerini Konuşmak İçin Toplanıyor.Kayıt Ol
+ +
x
Bizi beğendiniz mi ?Her gün muhteşem yazıları okumak için beğenin.