Patronu Mutlu Eden Pazarlama Sözcükleri


People throw a businessman in the air. Business success

Kalın kalın pazarlama kitaplarını bir kenara bırakın. Pazarlamanın altın ipuçlarını unutun. Amacınız patronu mutlu etmekse -ki bu iş dünyasında pek çok kapının anahtarıdır- işin sırrı, ağzınızdan kolayca dökülecek birkaç sözcükte gizli…

  • Bu ürün bir harika!”

    Her patron ürününün övülmesini ister. Temelde bütün pazarlama zinciri içerisinde, patronun en fazla sahiplenebileceği halka üründür. Patron, ürünü kendi eseri olarak görür ve pazarlamadaki başarının ürüne yüklenmesi hoşuna gider. Burada dikkat edilmesi gereken, ürünü asla eleştirmemek ve ürünle ilgili ortaya çıkan olumsuz geri dönüşleri patrona yansıtmamaktır.

  • Kesin satarız!”

    Aslında pazarlama sürecinde satışı etkileyen pek çok faktör vardır. Bir ürün ya da hizmetin pazarlanabilmesi için tüm bu faktörlerin sürece olumlu etkisi olması gerekir. Üstelik bu faktörler, kendi içerinde değişkenlik gösterebildikleri gibi, dış etkenlerden de kolayca etkilenir. Ancak hiçbir patron, ürünün satmama ihtimalini duymak istemez. Başarınızı satış rakamları ile ölçen bir patrona karşı, kesin ifadeler kullanın ve uçabildiğiniz kadar uçun.

  • Rakip tanımıyoruz!”

    Rekabet, spor alanında hoşa giden bir kavramdır. Sakın “rekabet kaliteyi getirir” gibi söylemleri patronunuza karşı kullanmayın; zira kaliteyi getiren, sizi götürebilir. Patronlar, rakipleri ile karşılaştırılmaktan hoşlanmazlar. Hiçbir patron iki numara olmaktan tatmin olmaz, sadece zirvedeki yalnızlığı hissetmek onları mutlu eder. Bunu sizden duymaya ihtiyaçları olduğunu unutmayın.

  • Bizi istiyorlar!”

    Talep edilmeyi herkes ister ve aslında ticaretin de ilk kuralıdır. Arz edeceğiniz ürünün ya da hizmetin, talep ediliyor olması gerekir. Talep ile ilgili sözcükleri duymak her hâlükârda patronunuzun hoşuna gidecektir, ancak yine de “nerden biliyorsun” gibi bir soruyla karşılaşırsanız, “mahalledeki bakkala sordum” cevabı yeterince tatmin edici olacaktır.

  • Ekibimiz süper!”

    Süperlerden kurulu bir pazarlama ekibine sahip olduğunu duymak, patronunuzun hoşuna gidecek ve ona güven verecektir. Bu yüzden kendinizi ve ekipteki diğer arkadaşlarınızı övmekten ve şişirmekten çekinmeyin. Yalnız burada dikkat etmeniz gereken konu, ekibin liderinin patronunuz olduğu, bu ekibi onun kurduğu ve aslında ekibin başarısının da onun eseri olduğu duygusunu yaşatabilmenizdir.

  • Bu İş Tutar!”

    Tutmayacak bir işe kimse yatırım yapmak istemez. Bu yüzden pazarlama stratejinizi öncelikle patronunuza pazarlamanız ve kabul ettirmeniz gerekir. Pazarlama ürünlerinizin insanlar tarafından çok beğenileceğini, herkesin şirketinizi konuşacağını, sosyal medyada trend topic ve viral olacağınızı, yarışmalarda ödüle boğulacağınızı falan söyleyin. Patronunuza kurduracağız pembe hayalleri tehdit eden gerçekler sizi rahatsız ediyorsa, Nasreddin Hoca’nın “ya tutarsa” iyimserliğini içinize sindirmeye çalışın.

Tatlı Yalanlar Yerine Acı Gerçekler

Elbette siz çok daha zorlu ve dikenli bir yolu tercih edebilirsiniz;

Ürününüzün ya da hizmetinizin kusurlarını görüp, onu pazarlamadan önce bu eksikleri gidermeye çalışabilirsiniz.

Kesin ifadeler kullanmak yerine, akılcı ve riskleri hesap eden bir tavır sergileyebilirsiniz.

Sizin piyasadaki konumuzu belirleyenin rakipleriniz olduğunu düşünerek, onların iyi örnekleri ile kendi işinizi geliştirebilirsiniz.

Gerçekçi kamuoyu araştırmaları ve anketler ile tüketicinin aslında ne talep ettiğini belirleyebilirsiniz.

Kendinizdeki ve ekibinizdeki eksikleri tespit edip, bu eksikleri kabullenerek, kendinizi ve ekibinizi nasıl geliştirebileceğinizi düşünebilirsiniz.

Gerçek patronun, ürününüzü ya da hizmetinizi kullanacak müşteriler olduğunu kabul ederek, onların beklentileri doğrultusunda bir pazarlama stratejisi oluşturabilirsiniz.

Patron gerçekten mutlu son istiyorsa, bu zorlu yol gerçekten oraya ulaşmanızı sağlayabilir ama uyarmadı demeyin; huzursuzluk, idealist insanların kaderidir!


Erdem Çöplen
Erdem Çöplen, 1978 İzmir doğumluyum. Ankara Ün. İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünden mezun oldum. İlk ciddi iş tecrübemi Hürriyet Gazetesinde foto-muhabirlik yaparak yaşadım. Bir süre çeşitli ajanslar için tanıtım fotoğrafları çektim. 2007 yılında Türk Kızılayında göreve başladım. Uzun yıllar Kurumsal İletişim Bölümünde yönetici pozisyonunda çalıştım. Şu anda da Türk Kızılayının Sponsorluk Birimini yönetiyorum. Amatör olarak senaryo ve öykü yazarlığı da yapıyorum.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Patronu Mutlu Eden Pazarlama Sözcükleri

log in

reset password

Back to
log in