Kamu Spotları Kime Yarar Sağlıyor?


Kamunun bilgilenmesi ve bilinçlenmesi amacıyla üretilen, kısa tanıtım filmlerini kamu spotu olarak adlandırıyoruz. Bu basit ve masum tanımın temelinde “kamu yararı” yatıyor. Peki, devlet kurumlarının kamu faaliyetlerinde daha fazla rol alması ve sivil toplum kuruluşlarının sayılarının da hızla artması ile ekranlarımızda her geçen gün kapladıkları yeri arttıran kamu spotları, gerçekten amacına ulaşıyor mu?

Bu konu ile ilgili net verileri ortaya koymak çok mümkün değil. Bazı kamuoyu araştırmaları, kamu spotlarının ne kadar etkin olduğuna (veya olmadığına) işaret ediyor ancak, ortaya çıkan etkiyi sadece kamu spotuna bağlamak da mümkün görünmüyor. Kurumun genel imajı, yürütülen diğer kurumsal iletişim çalışmaları ve çevresel faktörler sayesinde artan bilinç düzeyi, kamu spotunun hedeflediği davranış değişikliğinin ortaya çıkmasında daha etkili olabiliyor.

sigaranın-zararları-karikatürSivil toplum ve devlet kurumları arasında kamu spotlarının adeta bir itibar aracı olarak görülmeye başlandığına ve bu alanda büyük bir rekabet yaşandığına şahit oluyoruz. Yayıncılara belli oranda kamu spotu yayınlama zorunluluğu getiren yasal düzenlemelerin rüzgârını da arkasına alan kurumlar, benim kamu spotum da ekranlarda dönmeli diyerek süreci başlatıyor. Kurumun kendisi bu fikre kapılmasa dahi, piyasadan pay kapma çabasındaki irili ufaklı yüzlerce ajans kurumların kapılarını çalarak, kamu spotlarının olmamasının kabul edilemeyeceğine (!) kurumun yöneticilerini ikna ediyor.

Altyapısı olmayan ajanslar ya da “yetersiz” yerel kaynaklarla yola çıkan kurumlar, küçük bütçeler ile büyük hedeflerine ilerleme konusunda hayal kırıklığına uğruyor. Ortaya çıkan amatör işler, yapımcılarının egolarını ve ceplerini tatmin etmenin ötesine geçemiyor. Duygu sömürüsüne hizmet eden klişelerin sosuna bulanarak büyük sanat eserleri olarak sunulan spotlar, başarısızlığa uğruyor. İnandırılmış kurum yöneticilerinin yaşadığı hayal kırıklığının ötesindeki sorun, bu kamu spotlarına yer ayırmak durumunda kalan yayıncılar ile bu başarısız işlere maruz kalan izleyicilerin hoşnutsuzluğu. Sonuçta ortaya çıkan ürün bilgilendirmiyor, davranış değişikliği oluşturmuyor, kurumun imajına katkı sağlamıyor, bağış ya da desteğe dönüşmüyor…

Bu karanlık tablo içerisinde etki yaratan, paylaşılan ve hedefe ulaşan iyi işlere de zaman zaman rastlamıyor değiliz. Bunların hangileri olduğunu, “En son hangi kamu spotunu izledim, bilgilendim ve bana sunulan mesaj doğrultusunda harekete geçtim?” sorusunu kendinize yönelterek kolayca bulabilirsiniz. Bu işlerin ortak özelliklerine baktığımızda, önemli ajansların ve toplum algısında kabul görmüş ünlü isimlerin destek verdiği ciddi projeler olduğunu gözlemliyoruz. Gerçekten kamu yararı gözetildiğinde, bu desteği bedelsiz almak da mümkün…

Hedeflenen işlevin önemi düşünüldüğünde, üretenin de izleyenin de fayda sağlayacağı, keyif alacağı kamu spotlarının ekranlarımızda daha fazla yer bulacağını umuyoruz.

Belki de kamu spotlarının nasıl üretilmesi gerektiğine dair bir kamu spotuna da ihtiyacımız vardır; ne dersiniz?

E-Bültenimize abone olun:[wysija_form id=”1″]

Erdem Çöplen

Erdem Çöplen, 1978 İzmir doğumluyum. Ankara Ün. İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünden mezun oldum. İlk ciddi iş tecrübemi Hürriyet Gazetesinde foto-muhabirlik yaparak yaşadım. Bir süre çeşitli ajanslar için tanıtım fotoğrafları çektim. 2007 yılında Türk Kızılayında göreve başladım. Uzun yıllar Kurumsal İletişim Bölümünde yönetici pozisyonunda çalıştım. Şu anda da Türk Kızılayının Sponsorluk Birimini yönetiyorum. Amatör olarak senaryo ve öykü yazarlığı da yapıyorum.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kamu Spotları Kime Yarar Sağlıyor?

log in

reset password

Back to
log in
x
Bizi beğendiniz mi ?Her gün muhteşem yazıları okumak için beğenin.