Her Yeni Güne Bir PR Ajansı!  


Günümüzde yeni yeni yaygınlaşan ajanslar sayesinde az da olsa öğrenmeye başladık  PR  kavramını. Her geçen gün bir yenisi ekleniyor ajans camiasına. Elbette artsın sayısı ama kalitesi de düşmesin sektörün. Ajansta müşteri temsilcisiyken birkaç ay içinde ‘’öğrendim ben bu işi’’ diyerek kendi ajansını kuranlara dur demek lazım. Bu kadar önemli bir dalda böyle cesaret gereksiz.  PR olmadan marka olunmaz gerçeğini de bu fazla cesur arkadaşlar sayesinde şirket sahiplerine kabul ettirememekteyiz. Korkup kaçıyorlar ajanslardan.

 

pr_pink

 

PR ajansı yönetmek profesyonellik gerektirir. Birkaç müşteri temsilcisiyle kapı kapı dolaşarak müşteri bulunmaz, kaliteli olmak zorundasınız. Hem müşterinize hem de basına karşı büyük sorumluluğunuz var. Dengeyi koruyabilmek için ayaklarınız yere sağlam basmalı.

Müşteriye imza attırdıktan sonra asıl maraton başlar. Markayı tanımak, onlardan biri olmak, markanın yaralarını bulmak sizin işiniz. Aslında artık o marka tamamen sizin. Basınla ilişkiyi kurarken neyin öne çıkması gerektiğine şirket sahibiyle birlikte ajans temsilcisi karar vermeli. Basın bülteni konusu el birliğiyle ve doğru zamanlamayla  seçilmeli.

Etkinlik, röportaj, yarışma, lansman… Her şeyin gönül rahatlığıyla emanet edilebileceği bir ajans olmalısınız. Müşteriniz kendisinin olmadığı yerlerde sizin onu en iyi şekilde temsil edebileceğinizi bilmeli. Müşterinin duyacağı his; ‘’emin ellerdeyim’’ olmalı.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Her Yeni Güne Bir PR Ajansı!  

log in

reset password

Back to
log in