Etkinlik Pazarlaması Festivalleşiyor mu?


Festival, etkinlik, şenlik derken bir kavram kargaşasıdır gidiyor. Hangisinin festival hangisinin etkinlik olduğunu karıştırır olduk. Bu kargaşaya kapılmadan önce isterseniz hep birlikte etkinlik pazarlamasına bir bakalım.

Nedir bu etkinlik pazarlaması (Event Marketing) ?

Etkinlik pazarlaması, hedef kitleye doğrudan ulaşabilen bir pazarlama türüdür. Yani bir mal veya hizmetin etkinlik yoluyla sunulmasıdır. Lansmanlar, basın toplantıları, road showlar, sosyal sorumluluk etkinlikleri, konserler, spor etkinlikleri vb. etkinlik pazarlaması türlerindendir. Etkinlik pazarlaması genelde markanın personelleri tarafından gerçekleşir aksi halde marka, hedef kitlesi ile kurmak istediği iletişimde risk taşıyabilir. Aynı anda birçok kişiye ulaşmasından ötürü bütünleştirici yapısı olan etkinlik pazarlama iletişimi doğru şekilde gerçekleştirildiğinde tüketici algısında uzun ömürlü olur. Etkinlik pazarlaması sponsorlukla çok sık karıştırılır ancak sponsorluk, markaların etkinliklere destek olmasıyla gerçekleşen marka imajını arttırmaya yönelik çalışmalardır. Etkinlik pazarlaması marka için satışları arttırır ve imajını da doğrudan yükseltir ancak maliyeti doğrudan marka veya kuruma kaldığı için külfetli olabiliyor.

Markaların ve marka olmayan toplulukların festival adı altında ki oluşumları;

Etkinlik Pazarlaması Festivalleşiyor mu?

Festivaller, eski çağlardan beri olan maddi kısımdan çok manevi yönünün fazla olduğu kültürel etkinliklerdir. Fransızca kökenli olan “festival” şenlik, curcuna anlamına geliyormuş. Türkiye’ye bakacak olursak kelimenin hakkını veriyoruz diyebilirim. Her yerde festival furyası. Başlangıçta da dediğim gibi festival, etkinlik, şenlik derken kavram kargaşası yaşar olduk. Ancak bu kargaşada festivalleşmenin açık ara fark attığını söyleyebiliriz. Etkinlik veya şenlik kavramlarının daha basit algısı yaratacağından her şeye festival denilmekte ve ülkece son birkaç yıldır festival enflasyonu yaşanıyor. Ayrıca etkinlik pazarlamasının festivalleşmesi o etkinliğin hacmini arttırdığını söylememiz mümkün olabilir. Festivallere verilen isimlere baktığımızda bile durumun açıklığını görebiliyoruz. Çikolata, makarna, ketçap ve hiçbir şey yapmama festivali…

Her sene tekrarlanan festivallerin etkinlik pazarlamasına da süreklilik kazandırdığını söyleyebiliriz. Şehirlerin “marka” olmasının stratejileştirildiği dönemde, Türkiye’de olduğu gibi dünyanın pek çok yerinde hızlı bir festivalleşmeye yol açtı. Markaların veya marka olmayan toplulukların etkinlik pazarlamasının festivalleşmesine etkinlik olarak adlandırmaktansa festival demesi hem bu bağlamda hem de halk üstünde ki manevi değerlere olan itibardan ötürü marka açısından avantaj sağladığını söyleyebiliriz. Etkinlik pazarlamasının, festivalleşmeye dönüşmesinin en büyük sebebi sosyal medya elbette. Hatta kullanıcıların ilgi düzeyine göre yapılan festivallerin, gastronomide ki furyadan da anlayabiliriz. Ancak artık her etkinliğin sonunda “FEST” kelimesini görmemiz sıradanlaştı ve etkisini kaybetmeye başladı. Festivalleşmenin konsept sağlaması had safhaya ulaştı diyebiliriz. Festival, bulunduğu coğrafya kültürünün sunulmasıysa eğer, onu yanlış sunmak kültürü zedeleyebilir diye düşünüyorum. Aksi takdirde Kenan Doğulu’nun da dediği gibi “Festival gibisin katılmak istiyorum.” Sözü zamanla hepimizi yaralayabilir…


Büşra Kul
Büşra Kul : Pazarlama Türkiye Jr. Editör

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Etkinlik Pazarlaması Festivalleşiyor mu?

log in

reset password

Back to
log in
x
Bizi beğendiniz mi ?Her gün muhteşem yazıları okumak için beğenin.