Dünya Düzdür


Thomas Friedman’ın muhteşem kitabının başlığı bu. 21. Yüzyılın kısa tarihi; “Dünya Düzdür”. Pek çok pazarlama iletişimi kitabı ve yazarı var. Ama konu ile doğrudan ilgili olmasa da “Dünya Düzdür” o tüm pazarlamacıların okuması ve altını çizerek çalışması gereken bir kutsal kaynak.

Pazarlamanın genel vizyon olması gerektiğini ve ağ yönetimini en iyi anlatan bu kaynak ne yazık ki hak ettiği ilgiyi görmedi. Felsefi tarafı bastığı için olabilir.

Friedman, dünyanın coğrafi, teknolojik gelişmelerin sonucunda ekonomik etmenlerle düzleştiğine ve üretimin değer kaybederek, pazarlamanın yükselen yıldız olacağına işaret çakıyor. Telekominikasyonun güçlenmesi, ulaşımın kolaylaşması, her yerde her şeyi ürettirip, pazarlayabilmeyi sağladı. Bu nedenle markayla iletişim vazgeçilmez oldu.

Bir yatırımcının maliyetlerin en düşük olduğu coğrafyalarda (Çin, Pakistan vb) bir ürün ürettirip, getirip satması çocuk oyuncağı. Dolayısıyla fiyatla ya da ürünle rekabet şansı sonlandı. Artık ürün değil,  “Trade Marketing” fark yaratıyor. Bu da hikâyeleme ve içerik geliştirme yeteneği güçlü markaları zirveye çıkarıyor.

 

Üretim merkezli firmaların tutunması ve sadakat oluşturması giderek imkânsızlaşıyor. Üret sat, üret sat, arada maliyetleri düşür. Ama daha güçlü biri gelsin, daha hızlı, ucuz ve çok üretsin, hoop anında önüne geçsin. Aslında hikâye çok tanıdık. Ülkenin pazarlamaya olan çarpık bakışı bu. Üretmeden pazarlayamazsın! Hâlbuki bu topraklar elin taşıyla elin kuşunu vurmak diye muhteşem bir atasözüne sahip. Kitapta anlatılan ağ yöneticisi olmak kavramı da tam bu. Uluslar arası büyük markaların muhasebe ve call center hizmetlerini Hindistan’dan almalarının nedenini şimdi anlayabiliyoruz. Ağ yönetici olan marka ana üretim kalemleri de dâhil olmak üzere pek çok hizmeti tedarik zincirinden alıyor. Üretmiyor, ürettiriyor.

Neden mi? Örneğin ABD’de ara muhasebe personeli saat ücreti 30 USD, ağ yöneticisi şirket mali müşavirini ABD’de bulunduruyor ama evrak işleri ve basit süreçlerle saat ücreti 2 USD olan Hintli ara eleman uğraşıyor. Tabi bu eleman o anda Hindistan’da. Bu telekominikasyon sistemlerinin güçlenmesiyle sağlanan inanılmaz bir fırsat.

Durumdan her marka ders çıkarmalı. Bu sadece insan kaynakları için geçerli değil.  Tüm üretim süreçleri ki hepsi büyük angaryalara neden oluyor, bu yöntemle tedarikçilerle çözülebilir. Bu yetenek de pazarlama, markalaştırma ve inovasyon için zaman, emek ve enerji yaratır.

Pazar ola.

E-Bültenimize abone olun:[wysija_form id=”1″]

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya Düzdür

log in

reset password

Back to
log in
x
Bizi beğendiniz mi ?Her gün muhteşem yazıları okumak için beğenin.