Dijitiktak Tiktak Zaman Geçiyor!


Küçük İşletmeler; Dijitiktak tiktak, zaman geçiyor? Siz hala dijitalleştiremediklerimizden misiniz?

 

Artık dijitalin önemi hayatımızda yadsınamaz bir noktada, teknoloji ilerledikçe biz müşterilerinde alışkanlıkları ona göre şekillenmeye devam ediyor.

Hal böyle olunca dijital dünya küçük/orta/büyük ölçekli firmalar için kesinlikle olunması gereken alanlar listesinde üst sıralarda yer alıyor.

Büyük işletmeler stratejilerini, pazarlama faaliyetlerini buna göre belirleyip, dijital ürün skalasını genişletmeye devam ederken, bazı küçük işletmeler hala durumun farkında olmayıp, bir ara hallederiz demeye devam etmekte. 

Daha önceden bu furyaya katılanlar hayatından memnun, yeni katılanlar ise önce dijital dünyayı anlamakta sonra da rakipleri yakalamakta biraz zorlanacak gibi duruyor, hiç katılmayanlar için hala bir umut ışığı var diyebilir miyiz? Diyelim tabi ki, geç olsun güç olmasın 🙂

Ne yapmalı, nasıl yapmalı?

Müşteri velinimettir!.

En en önemli nokta, tabi ki müşteriyi çok iyi tanımak. 

Müşterimiz kimdir, kaç yaş aralığındadır, hangi meslek gruplarına hitap ederiz, hangi kanallardan müşterilerimize ulaşabiliriz, günlük rutinleri nelerdir gibi gibi bilgiler ile doğru hedef kitleye doğru zamanda dokunmamız önemli. 

Kafamızda deli sorular!?!?

Hedef kitlemiz hazır, sırada stratejimiz var. 

Biz kimiz? Nerelerde olmalıyız? 

Bu kısmımız özellikle web sitesi/ sosyal medya hesabı olmayan işletmeleri ilgilendirmekte. Web sitesi açacak mıyız? Hangi sosyal medya kanallarında yer alacağız? 

Ajanslara verecek param da yok nasıl yapsam diye düşünmeyin! 

Profesyonel bir web sitesi için bütçeniz yoksa WordPress kullanarak basit ama anlaşılır bir web sitesi yapabilirsiniz, sadece biraz araştırma ve gayret bunun için yeterli olacaktır.

Markanız için sadece sosyal medyada işinize yarayacak kanalları tercih etmeye özen gösterin; ay bir de youtube açsam arada video izleriz olmasın yani o işin sonu 🙂 Her sosyal medya ağı marka için zorunlu değil, hedef kitlemize nereden doğru bir şekilde ulaşacaksak orası bizim için en doğru kanal olacaktır.

Önemli noktalardan birisi; sosyal medyayı sadece bir satış kanalı olarak konumlandırmamalı, müşterilerimizle orada sıcacık ilişkiler kurmalı onların duygularına dokunmalıyız.

 

Bodoslama dalmayalım konuya abicim, “Content is king” diye boşuna mı dediler?

Muhtemelen siz de denk geldiniz, arkadaşlar inanın bazı sosyal medya hesaplarında, bazı web sitelerinde öyle içeriklere denk geliyorum ki, kelimeler bile şu an anlatmaya kifayetsiz kaldı…

Öyle yani siz düşünün….

Tamam yaratıcı olalım, özgün olalım ama markayı da yerden yere vurmayalım. Markamız bizim bebeğimiz, onu sarıp sarmalayalım..

Önce güzel bir strateji belirleyerek başlayalım biz bu işe, sonra ürün ve hizmetlerimiz doğrultusunda bu stratejiyi nasıl uygularız ona bakalım.

Rakiplerimizi inceleyelim; napıyorlar, nasıl bir dil kullanıyorlar, nasıl bir strateji izliyorlar bir değerlendirelim.

Alabiliyorsak profesyonel bir metin yazarından destek alalım, bütçemiz yoksa da başlangıç seviyesinde kalkarız biz bu işin altından. Kendimize her zaman güvenelim!

Sonrasında hedef kitleyi baz alarak hazırladığımız bu içerikleri ara ara küçük bütçelerle de promote edersek potansiyel kitlemize de başarı ile ulaşmış oluruz. (FB, Twitter, Instagram da reklam hedeflerini konum, yaş aralığı, cinsiyet, ilgi alanlarına göre yapabiliyoruz.)

İnteraktiflik nedir, nasıl olunur?

Müşterilerimizle, potansiyel müşterilerimizle, ürünlerimiz hakkında dijital medya da yorum yapan kitleler ile iletişim kurmak önemli. Yorumları/şikayetleri olabildiğince hızlı cevaplamalı, müşterinin kafasında soru işareti bırakmamalıyız. Bu noktada müşteriye verilecek cevaplarda dm/e-posta gibi kanallara yönlendirme sağlayabiliriz.

Sosyal ağlar dışında forum siteleri, şikayet siteleri gibi kanalları da takip ederek kendimizi her seferinde bir adım öteye taşımalı, dijital dünyadaki yerimizi sağlamlaştırabiliriz.

Kim bilir belki şikayetlerden aklımıza türlü türlü kendimizi geliştirme fikri doğar, müşterilerimizi daha memnun ederiz.

 

 

SEO’yu baş tacı yapmalı!.

Şüphesiz ki arama motorları ile arayı iyi tutmak gerekiyor.

Tasarımdan tutun, sitenin/sayfaların açılış hızına; alan adından tutun, içeriklerin başlıklarına, içeriklerin yapısına gibi gibi birçok unsuru barından SEO çalışmaları yaptırılırsa ve Google güncellemeleri an be an takip edilip algoritmalar doğrultusunda ilgili aksiyonlar alınırsa, -e tabi burada sabır önemli bir faktör- arama motorlarında bir bakmışız yukarılara doğru artışa geçmişiz.

Burada bütçeniz varsa ve profesyonel bir yardım alırsanız çok çok daha iyi noktalara gelirsiniz ama bütçeniz yoksa da bir yerden başlamak gerek, tam gaz araştırma devam 🙂

Emine İpekçi
Orjinalinde Marmara Üniversitesi Endüstri mühendisliği mezunu, gerçeğinde Dijital Pazarlama’ya gönül vermiş bir beyaz yakayım. Kurumsal hayatta kariyer hedefleyen ancak yine de içindeki “bir sürü şeyi aynı anda yapma isteğine yenik düşmek için” kendi kendine söz vermiş, seyahat aşığı, hayatın anlamının “an”larda saklı olduğuna inanan biriyim. Şu anda ise bir telekomünikasyon şirketinde Dijital Pazarlama departmanında profesyonel hayatına devam ediyorum.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dijitiktak Tiktak Zaman Geçiyor!

log in

reset password

Back to
log in
x
Bizi beğendiniz mi ?Her gün muhteşem yazıları okumak için beğenin.