Altın Gününden Pazarlama Dersleri


 Altın Gününden Pazarlama Dersleri

Pazarlama, günlük hayatımızda her yerde her şekilde karşılaştığımız muazzam bir gelişim bulutu olarak varlığını sürdürüyor.  Takside, okulda, dolmuşta, evde kısacası her yerde yeni şeylerle karşılaşıyor ya da bilindik unsurlara maruz kalıyoruz.

Bunları biliyoruz değil mi?

Peki, hiç annelerinizin o altın günlerindeki pazarlama tüyolarına şahit oldunuz mu?

Altın gününde yaşananlar bizlere doğru bakıldığında simülasyonda gibi hissettirebilir. Algı yönetimiyle istediğin perspektiften pazarlama tüyolarını elde edebilirsiniz.

  1. Gelen İkramlar

Herkes bin bir çeşit ikramla gelir ve herkes kendisinin ikramının beğenilmesini ister. Sizin ürününüzü beğenmeleri için her zamankinden daha özenli hazırlık yaparsınız. Yani hammedde aşamasından mamul hala gelene kadar tüm süreçleri siz kendiniz kontrol edersiniz. Üretim yönetimiyle başlayıp tedarik zinciriyle ilgili yere ulaştırabilirsiniz.

Yapım aşaması önemli ama bir diğer önemli olan nokta ise ‘’sunum’’. Bahsettiğim sunum ‘’ gelinlerin tatlı telaşı’’ sunumları gibi değil elbet ama gelinlerin tatlı telaşının bu kadar popüler olması da sunumlarındaki tarz değil mi J Annelerimiz adeta şef gibi hazırlık yaparak çeşit çeşit sunum hazırlamayı ihmal etmiyor. Görüntü önemli.

  1. Siz Nasılsınız Safhası

Hepimiz şahit olduk, güne gerek yok evimize gelen konuklarla da aynı senaryo çoğu zaman yaşanıyor ama günlerde bu his daha çok koklanıyor. Efendim konuklar birbirlerine nasılsınız diye bir giriş yapar ki onun sonu hiiç gelmez. Nasılsınız? Sorusuyla aslında ;

En son gördüğümden beri ….. ne aldın, nereye gittin, nereyi gezdin, farklı neler yedin, kiminle tanıştın, kime gittin, yeni neler var, komşunun çocuğu nasıl, senin çocuğun yeni neler yaptı…… gibi sorular ile doldurulur. Hop ortaya nur topu gibi bir geçmiş iki haftalık ya da aylık çizelgeniz dökülür. Biz de günümüzde veri madenciliği ile markalar tarafından müşteriyi aynı bu şekilde takip etmiyor muyuz?

Güne bir marka yetkilisi davet etsek iki hafta sonra patlayan bir kampanya ortaya çıkartabilir. Denenip test edilebilir ki bence çok işe yarayacaktır.

  1. Dedikodu

Gıybet. Çekemiyorlar biziiii der gibi çılgınca dedikodu yapan annelerimiz, teyzelerimiz,  büyüklerimiz. Peki ya neler konuşuluyor. Benim küçüklüğümde anne gününde Aşk-ı Memnu ‘da Bihter Ziyagil konuşulurdu.  Diziler konuşulurdu yani. Nasıl biz günümüzde Netflix neler yapmış, sosyal medyada nasıl izler bırakmış, markaların yeni reklamları yeni atakları neler diye konuşuyorsak günlerde de Bihter Ziyagil’in elbiselerinin markası konuşuluyordu.

Ben 60 yaşındaki babaanne günlerinde komşunun oğlunun aldığı son model arabanın kaç beygir diye sorulduğunu duydum. Yani bizim aslında günümüzde şu marka x yaş grubuna hitap ediyor derken ne kadar yanıldığımızı gösteriyor. İlgi alanı o kadar geniş perspektifte olan birçok müşteri kitlesini çoğu zaman görmezden geliyoruz. Bazı pazarlama gurularına göre ise 40-50 yaş grubu ve üstündeki kitleyi genç ve dinamik algılar ile markaya çekiyoruz.

  1. Mali Kısım

Veresiye satan, peşin satan görseli gibi bir tablo ortaya çıkar çoğu zaman.  Gün sahibi hanımefendi peşin satandaki beyefendi gibi gülerken, altın fiyatları arttığı zaman güne katılan konuklar ise kendilerini veresiye satan satıcı gibi hisseder. Burada kesinlikle bir mali işlerin yürütülmesi söz konusudur.  Gün özellikle ev hanımları için hem sosyalleşme hem de ev ekonomisine (!) kendi çaplarında yaptıkları bir destektir.  Böylelikle para giriş çıkışlarını yöneterek günü canlı tutup gelecek gün için kendilerini motive ederler.

Dört aşamalı gün merasimi sonucunda;

Gelen konukları karşılamayla adeta bir müşteri karşılamanın incelikleri öğrenilebilir. Nasıl mutlu edilir, nasıl memnun ayrılmaları sağlanır bütün incelikler günde öğrenilebilir.

İkramlar kısmında kimin hazırladığı daha güzel gibi bir kıyaslama yapılırken aynı zamanda kendi yaptığımı nasıl beğendiririm tilkileri dönmektedir. Tıpkı kendi ürünümü nasıl satarım diyen markalar gibi

Hoş beş muhabbetler ile dönemlik çetelemiz gün yüzüne çıkar. Tipik bir müşteri gibi nereden ne aldığımız bir sonraki alışverişimde ne alacağım hepsini öngörüyle ortaya çıkarabiliriz

Bihter Ziyagil’in eksik olmadığı eski günlerdeki gibi marka- algı yönetimi ile müşterinin beklentilerini ölçerek yeni trendler yakalayabiliriz.

Ve mali işler aşamasında müşteri bunun için ne kadar ücret öder kısmı gibi mali yönetimi gerçekleştirerek hem keyif keyif güne katılıp hem de başarılı bir üretim- yönetim- pazarlama safhalarını irdelemiş olabiliriz

Markalara duyurulur: Altın günlerinde ciddi bir pazarlama potansiyeli var. Bir sonraki altın gününe katılmak için çeyreğinizi hazırlayıp eczane poşetli teyzeleri takip etmeniz yeterli, tabii onlardan kaldıysa.


Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Altın Gününden Pazarlama Dersleri

log in

reset password

Back to
log in
x
Bizi beğendiniz mi ?Her gün muhteşem yazıları okumak için beğenin.