Okuduğunuz Yazı
Koronavirüs Döneminde Markalar ve Yönetimde Durumsallık Yaklaşımı

Koronavirüs Döneminde Markalar ve Yönetimde Durumsallık Yaklaşımı

Ülkemizi ve hatta dünyayı ele geçiren koronavirüs (COVID-19) ile birlikte, bazı sektörler haricinde çoğu işletme aniden evden çalışma sistemine geçmek zorunda kaldı. Herkes için yeni bir virüs ve hiç şüphesiz bu dönemin sonucunda da yeni bir dünya ve çevrim içi iş modellerinin ağırlıklı olduğu bir döneme geçiş aşamasındayız. Dijital dünyanın dinamiklerine yönelik farkındalığımızın daha da arttığı ve dijitalin nimetlerinden önceye göre daha çok faydalandığımız bugünlerde, öngörülemeyen bir değişim söz konusu. İçinde bulunduğumuz bu dönem, işletmeler için kriz ve belirsizlik dönemi olarak tanımlanabilir. Bu dönemi doğru şekilde yönetebilen işletmeler bu süreçte ve süreç sonrasında başarılı olacaklardır.

Ayakta kalabilmek, faaliyetlerine devam edebilmek ve kar edebilmek işletmeler için her dönem önemli olmaktadır. Değişimi ve çevresel değişimleri doğru şekilde gözlemlemek ve iyi yönetebilmek önemli hale gelmektedir. Yöneticinin çevresel değişim ve dönüşümlere hızlı tepki vermesi, öngörülü davranarak, esnek olması gerekmektedir.

Hepimizin bildiği gibi, işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri, içinde bulundukları çevreye uyum sağlamalarıyla doğru orantılı olmaktadır. Farklı durum ve koşullarda, farklı yönetim tarzları uygulanmalı ve farklı kararlar alınabilmelidir. Burada durumsallık yaklaşımı karşımıza çıkmaktadır. Örgütleri açık sistem olarak ele almakta, yani çevreleriyle etkileşim halinde olduğunu kabul etmektedir. Dış çevre, organizasyonun performansını etkileyen, organizasyonun  dışında kalan durumların olduğu çevredir. Dış çevre koşulları fazlasıyla değişkendir  ve doğru değerlendirilmelidir.

Modern yönetim yaklaşımlarından biri olan durumsallık yaklaşımı, her duruma uygun olan evrensel ilkeleri reddeden bir yönetim anlayışı. Geçmişine baktığımızda, yönetim yaklaşımının 1960’lı yıllardan sonra önem kazandığı bilinmektedir. “Tek bir en doğru yoktur” anlayışından hareketle ortaya çıkan bir yaklaşımdır. Yaklaşımın temel prensibi, her yerde ve koşulda geçerli olan bir yönetim biçimi ve en iyi organizasyon yapısı olmadığıdır. “En iyi olan”, içinde bulunulan duruma göre değişiklik göstermektedir. Bir başka deyişle, her yerde ve koşulda geçerli olan evrensel ilkeler bulunmamaktadır. İzlenen her yolun etki ve verimliliği farklıdır.

Özetle, tek ve en iyi bir çözüm yolu yoktur. Her problem kendi şartlarına göre değerlendirilmelidir. Bu dönemdeen iyi olabilecek yönetim şeklini tanımlayacak olursak, insana, teknolojiye ve çevreye kolay adapte olabilendir.

Pek çok marka kendi imkanları doğrultusunda, bu süreç karşısında bazı değişikliklere gitti. Hatta bazıları, tüketiciye daha iyi hizmet sunabilmek ve destek olmak adına faaliyet alanlarının dışına bile çıktılar. Naçizane bu dönemde ön planda olan ve dikkatimi çeken bazı markalara değinmek isterim. Bunlardan bazılarına göz atalım;

Arçelik, Bioys ve ASELSAN’ın da katılımlarıyla yerli solunum cihazı üretimine başladı.

LC Waikiki ve Mavi Jeans her iki firma da, depo ve dağıtım operasyonlarını kapatma kararı aldı. Bu karar öncesinde sipariş vermiş olan müşterilerine mevcut siparişlerini ulaştıracaklarını da dile getirdiler. Kimseyi mağdur etmemek adına bir yol izlediler. Aynı zamanda LC Waikiki, bu süreçte gönüllü olarak, toplumsal ihtiyaca yönelik maske üreten firmalardan bir tanesi.

Toyota yine bayi çalışanları ve müşteri sağlığını korumaya yönelik çalışma saat ve günlerinde esnekliğe geçti ve web sitesinde bunun duyurusunu yaptı. Aynı şekilde, çalışan maaşlarının aksamayacağını ve belirli bir süreliğine işten çıkarma olmayacağını açıkladı. Ki bu da firmanın çalışan, müşteri ve toplum sağlığını düşündüğünü ve duruma  360 derece baktığının güzel bir göstergesi.

Migros, getir.com gibi kullanıcıya market hizmeti sunanlar ve kargo firmaları  insan hayatını tehlikeye atmamak adına, kapıya bırak git, temas etmeden hizmet sunmaya başladılar. Şok market zinciri de Cepte Şok uygulamasıyla evlere hizmet vermeye başladı.

ePtt Avm pazar yeri ücretsiz maske dağıtmaya başladı. Dilerseniz pazar yerinin web sitesinden maske talep edebiliyorsunuz.

AliEkspress Türkiye pazar yeri de Türk satıcılarına destek olma amaçlı, üç ay boyunca satış komisyon bedelini satıcılardan almayacağını açıkladı.

İlginizi Çekebilir

Bir başka pazar yeri, ciceksepeti.com. Normalde çiçek, hediyelik eşya, ofis malzemeleri ürünleriyle ön plandayken, bu süreçte web sitesinde evde kalmaya yönelik ürünleri ön plana çıkarmaya başladı.

Ev tekstili alanında faaliyet gösteren battaniye.com.tr, “Önce sil sonra eve al” sloganıyla ön plana çıktı. Müşterilerinin içleri rahat etsin diye, paketlerin kargo ceplerine hijyenik mendil eklemişler.

Kiğılı firması da yine çevresel koşullara göre hareket eden firmalardan bir tanesi oldu. “Evde eksiğiniz kalmasın” sloganıyla, web sitesinde tüketiciye market ürünlerini de sunmaya başladı.

Bu dönemde yine pek çok firma müşteride güven oluşturma amaçlı, virüse karşı aldığı hijyenik önlemleri videolar aracılığıyla paylaştı.

İçinden geçtiğimiz bu zor pandemik döneminde, içinde bulunulan ortam ve çevresel faktörlere göre değişikliğe yönelik alınan her aksiyon, çalışanlarına kolaylık sağlayan ve tüketicilerine hizmet eden her marka çok kıymetli. Hiç şüphesiz ki gelecek, değişen, gelişen ani durum ve koşullara, değişim ve dönüşümlere hızla adapte olabilenlerin olacaktır.

Yorumları Görüntüle (2)

Leave a Reply

Your email address will not be published.



© 2020 Pazarlama Türkiye. Tüm Hakları Saklıdır.

Hosting Sponsoru: Turhost