Kadından Neden Sanatçı Çıkmaz?


Bilimci de, siyasetçi de, iş adamı da… Neden dünyaya yön veren bu alanlarda kadın kahramanlar yoktur? Kadın filozof neden yoktur?

Cevabı çok basit, kadın diğerinden üstündür… Erkek bu açığı kapatmak için “yaratmak” zorunda kalır.

Evet, bu hafta pazarlama iletişimi ile ilgili yazmayıp, sosyal antropolojinin büyülü sınırlarında dolaşalım.

Erkek cinsi dünyanın var oluşuyla beraber bir yaratım mecburiyeti ile karşı karşıya kaldı. Çünkü türünü ve üstün neslini (!) devam ettirmek için en doğru kadını etkilemesi gerekiyordu. Kadının varoluşsal üstünlüğü karşısında erkek kendine katma değer yaratmak zorunda kaldı ve hala da devam ediyor bu zorunluluk. Sanayi devrimi ve kapitalizm bile bu makası kapatamadı. Bilinen dünya tarihinde elbette kadın filozof, siyasetçi, bilimci, sanatçı var. Ama hepsi erkeksi kodları kullanarak var olmuşlar. Kadın kimliğinden vazgeçerek erkek kodları ile bu alanlarda düşük frekansla boy göstermişler.

Bu istatistiksel anlamda bir değer ifade etmiyor. Durumun nedeni çok basit, kadın yaratmaya ve katma değer oluşturmaya ihtiyaç duymamış. Üstünlüğü bir adalet meydana getirmiş. Erkek de dünyaya ait olan değerlerde fark oluşturmaya çalışarak günümüz sosyal, siyasal ve kültürel düzenini meydana getirdi.

Bir anaokuluna bakın, kısa bir gözlem bile insan yavrusunda erkek cinsinin daha rekabetçi ve saldırgan olduğunu anlamamızı sağlayacaktır. Bu hem biyolojik hem de kültürel DNA’mıza işlenmiş bir davranış biçimidir. Erkek kadın üstünlüğü karşısında sürekli ve her platformda kendini ispatlamak zorunda kalıyor. En iyi arabayı almak isteyenle, trafikte anlamsız hız yapan magandanın hareketlerini bu motivasyon yönetiyor. Tabi erkek kişisinde sosyoekonomik seviye, IQ, eğitim gibi faktörler dışa vuran hareketi belirliyor. Yani biri kendini ispatlamak için gaza basarken, biri kitaplar yazıyor, diğeri işine iş katıp parasal olarak güçlenirken, bir diğeri bilimsel keşifler yapıyor, ressamlar, şairler hepsi aynı düzenekte.

Ama erkek peydasında toplananlar eksikliğini kapatmak için sürekli hareket ediyor ve bir şeyler yapıyor. En iri mamutu avlama hayali, 1. Dünya Savaşı’nın antropolojik nedeni, Charles Baudelaire şiirleri ile kapalı çarşıda köşe dükkânı kapma arasında hiçbir fark yok. Bu aksiyonların nedenleri tek üstünlüğünü ispatlamanın yolu olmaları. Kadın binlerce yıldır bu rekabetçi ortamdan uzak izleyen konumunda kaldı. Yani dünya kendisi için, erkek tarafından tasarlandı. Kadın da sebebi olduğu bu tasarımı izlemeyi seçti. Ona müdahale etmeye tenezzül etmiyor.

Kişioğlunda doğaya hakimiyet arzusunun son görüntüsü kapitalizm olarak karşımızda. Doğaya uyumlu olmak değil, doğayı dönüştürmek dünyada işleyen sistemin adı. Bu da insanın varlığını, en azından mevcut varlığını doğa dışı yapıyor. Erkek cinsi kendini ispat ve üremek için bireysel olarak başlattığı hareketiyle kitlesel bir dönüşümü belki de dünyanın sonunu başlatıyor. Öznesi erkek olan bu cümlenin, sebebiyse kadın. Erkek etki alanını güçlendirmek ve üremek için icatlar ve uğraşlarla hayatı kolaylaştırıyor.

Algıda seçilmek ve üstün olan olmak mücadelesi hayatın kolaylaşmasıyla, nüfus artıyor ve kısır döngü başlıyor. Rekabet giderek sertleşiyor. Bu da ikinci bir yaşam alanının, sanal bir yaşam alanının oluşturulmasına neden oluyor. Bu yaşam alanında da uyguladığımız ve itaat ettiğimiz kodlar “Jungle” ile aynı. Ormanda önemi olan kas gücü değer mi kaybetti? Hayır, sadece dönüştü, artık kas gücü, beyaz yakan, kalın cüzdan ya da Audi. Mağaraya düzen vererek başlayan sert rekabet, yerini iPhone 6 kuyruklarına bıraktı.  Erkek eksikliğini kapatmak için önce kendine, sonra “ürüne/mala” değer katmak zorunda binlerce yıldır. Yarattığı katma değer de dünyanın bugünkü halini almasına neden oluyor.

Başlıktaki kadından neden sanatçı, bilimci, iş adamı, siyasetçi, filozof olmaz sorusuna verilecek yanıtı verelim.

“Kadın ihtiyacı olmadığı için oturmuş ve seyretmiş,

Kendisi için tasarlanan dünyayı.”

Son bir soru, kadına şiddet ile kadın üstünlüğü arasında bir ilişki var mı?

Var tabi ki. Davranışını, dışavurumunu çağdaş yöntemlerle yapamayan, yazamayan, çizemeyen, tasarlayamayan, kazanamayan, kadına karşı ezikliğini kas gücü ile kapatma yolunu seçiyor.

İlkel ve pagan toplumlarda kadının yüceltilmesi anaerkilin değeri tarım sonrası gerçekleşen sert dönüşümle bu biçimi alıyor.

Pazar ola.

Yorumlar 1

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. cevabı o kadar da basit değil!!!
    içinde bulunduğumuz ataerkil kapitalist sistemde kadın işine yer yok.Erkek işi değerli kadın işi değersiz. Maalesef kadınlar iş hayatında kariyer yapmak için erkelere göre çok daha olağanüstü çabalar sarf etmek zorunda!!!Kadınlar iş hayatında erkeklerle eşit değildir.Kadınların hane içi hizmet ve bakım yükümlülüğü devam etmektedir.Kadınların toplumsal cinsiyete göre verilmiş rolleri nedeniyle erkeklerle tanınan olanaklardan mahrumdur.Düşük ücret, sosyal güvence, düzenli iş, mobbing vs..Bazen bir kadının hayatı sürdürebilmesinin tek yolu evlilik olabilmekte ve kadın hayatını bir erkeğe bağlamaktadır.Ücretsiz hane içi emeği ve bakım yükümlülüğünü çözülmedikçe kadın sanatçı olmaz…..

Kadından Neden Sanatçı Çıkmaz?

log in

reset password

Back to
log in