İ. Başakşehir Futbol Kulübü Ceo’su Mustafa Eröğüt Röportajı

Kendinizden ve İstanbul Başakşehir Futbol Kulübündeki görevinizden bahsedebilir misiniz?

40 yaşındayım, 16 yıldır aktif olarak Spor Yöneticiliği yapıyorum. Şu anda İstanbul Başakşehir Futbol Kulübünde CEO , UEFA’da Gençler & Amatörler Komitesi Üyesi ve Avrupa Kulüpler Birliği’nde (ECA) Gençlik Çalışma Grubu üyesi olarak görev yapıyorum.

Lig’deki 6. yılınızda şampiyon oldunuz. Bu süreçte nasıl bir yöntem ile çalıştınız?

Kurulduğumuz günden beri stratejimiz hem saha içinde hem de saha dışında örnek bir spor kulübü olmaktı. İlk günden kısa-orta ve uzun vadeli hedeflerimiz vardı. Açıkçası bazı hedeflerimize planlamamızdan da çabuk ulaştık. Başkanımızın ve yönetimimizin doğru planlamaları ile hem ekonomik hem de sportif olarak sürdürülebilir bir yapı kuruldu. Tabii ki 6. Yılımızda şampiyonluk kupasını kazanmak büyük bir mutluluk ama şimdi esas mücadelemiz zirvede kalmaya devam etmek olacaktır.

Bütün dünya genelinde yaşanan Covid-19 salgını, maalesef 11 Mart 2020 tarihinden beri ülkemizde de ciddi bir şekilde görülmekte. Yaşanılan salgın ve salgının getirdiği olumsuz etkiler iş stratejilerinizi nasıl etkiledi?

Açıkçası stratejiler anlamında çok etkilendiğimizi söyleyemem. Köklü değişimler yapmak zorunda kalmadık. İstanbul Başakşehir olarak organizasyon yapımız gibi planlarımız da esnek ve durumlara adapte edilebilir.

Dünya futbolunu, teknolojiyi, inovasyonu yakından takip eden bir ekibimiz var. Gerekli olduğuna inandığımızda bunları, hem saha içinde oyuncularımızın performanslarını geliştirmek amaçlı teknik, hem de saha dışında iş stratejilerimizde kullanmak üzere idari anlamda kolayca entegre edebiliyoruz. Özellikle futbol tüketicisinin salgın öncesinde de değişmeye başlamış olan alışkanlıklarına hızlı, güvenilir, yerinde ya da uzaktan teknolojik ve yenilikçi çözümleri kapsayan projelerimiz vardı. Salgının bizi zorunda bıraktığı değişime bu anlamda daha kolay adapte olduğumuzu söyleyebilirim.

İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü olarak futbolun gelecekteki yöneticilerini ve liderlerini yetiştirmeyi hedefleyen profesyonel futbol yönetimi sertifika programı başlattınız. İlk defa Mayıs ayında gerçekleşen program nasıl geçti, hedeflenen istek ve başarılara ulaşabildiniz mi?

Bu da yine çalışmaya pandemiden önce başladığımız, dürüst olmak gerekirse önce yerinde katılımla planladığımız ancak sonrasında kolayca uzaktan eğitim şekline çevirdiğimiz bir projeydi. Şunu özellikle belirtmek istiyorum; bu proje Türkiye’de bir futbol kulübünün kendi insan kaynağını kullanarak başlattığı ilk futbol odaklı yönetim eğitimi projesi. Tabi ki bunu “programdan mezun olunca futbolu yönetebilirim” şeklinde algılamamak lazım. Daha ziyade amacımız, bu alanda genel hatları ile nasıl kavramların, durumların, olayların yer aldığını anlatmak. Sosyal dinleme ile farkına vardığımız, Türkiye’de bu anlamda eğitim almış ve sporda, futbolda gelecekte çok iyi yerlere geleceğine inandığımız genç bir kitle var. Bu arkadaşları sadece İstanbul Başakşehir FK’ye değil, Türk sporuna kazandırmak istiyoruz. Biz kendi programımızda deneyim ve bilgiyi birleştirip sunarak, sahip olduğumuz networkü de adaylarımıza açıyoruz. Programı ilk kez düzenlemeye karar verdiğimizde bu kadar yoğun bir ilgi ile karşılaşacağımızı düşünmemiştik. İnanılmaz bir ilgi oldu.

Mustafa Eröğüt

Sonuç olarak 20 kişilik kontenjanımızı 30 kişiye çıkarmak zorunda kaldık; çünkü, öyle bir noktaya geldik ki, kimi dışarıda bıraksak gerçekten üzülecektik. İlk ders itibari ile bu 30 kişi arasında çok güzel bir sinerji oluşmaya başladı; Whatsapp grubumuz hala aktif ve sürekli bir bilgi akışı var içeride. Programın kapanış modülü olan ve stadyumumuzda planladığımız son kısmını ne yazık ki salgın şartları dolayısı ile henüz tamamlayamadık. Adaylarımıza katılım ve başarı sertifikalarını kulübümüzde vermek istiyoruz. Yalnız programın online modüllerinin bitimini takiben verdiğimiz proje ödevleri için de çok güzel geri dönüşler aldık; gerçekten çok özveri ile hazırlanmış ödevler okuyoruz. Kısa süre sonra bu değerlendirmeleri de tamamlayıp staj dönemi için bizimle olacak arkadaşlarımıza da bilgisini vereceğiz.

Programın ikincisini önümüzdeki yaz dönemi için planlamaya başladık. Yine ilk program sonrası gelen görüş ve taleplerden bir takım çıkarımlar yaptık kendi adımıza. Programı çeşitlendirmeyi, performans & analiz, pazarlama, hukuk gibi ayrı başlıklarda, odağı daha yoğun şekilde kurgulama planımız var. Yakın zaman sonra futbolun pratik ve akademik kısmının bir araya geleceği bir Araştırma Merkezini hayata geçirme planımız da mevcut.

Diğer takımlara göre sosyal medya hesaplarınızı oldukça aktif ve yaratıcı kullanıyorsunuz. Bu yönünüzün size kazanımları nelerdir?

Futbol, işin tüm ciddiyetini bir kenara koyarsak, büyük bir eğlence platformu. Futbolu takip edenler de bu eğlenceyi görmek, yaşamak istiyorlar. Bizim de futbolu çok seven, gündemi ve günceli yakından takip eden yaratıcı bir medya ekibimiz var. Bu da özgün içerik kaslarımızı kısa sürede oldukça geliştirdi ve diğer kulüpler arasında bizi ön plana çıkardı. Burada, yönetimimizin yaklaşımı da pozitif olarak önemli bir role sahip. Örneğin Tahsin Hasoğlu ile yaptığımız içerikte taraftar sayımızın az olmasını bir avantaj olarak kullandık ve bu yaratıcı kullanım insanların da sempatisini kazandı. Genel bir bakışla sosyal kanallar günümüzde kulüplerin en önemli iletişim araçları. Biz de bunu hem bilinirliğimizi, hem pozitif yaklaşımları arttırmak hem de futbolun eğlencesini paylaşmak adına hakkını vererek kullanmaya çalışıyoruz.

İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü olarak 4. Senenizde espor takımını kurdunuz. Bu kadar yeni olan bir takım için sizce de oldukça riskli bir hamle değil miydi? Bu süreci nasıl yönettiniz?

Sizin de söylediğiniz gibi yeni bir kulüp olmamıza rağmen espor dünyasına hızlı dahil olduk. Sevdiğim bir söz vardır, Jason Jennings’in kitabı, “Büyük balık küçük balığı değil, hızlı balık yavaş balığı yutar.”  Tabi belki de henüz genç bir kulüp olmamızın getirdiği riskler bulunuyordu ama aslında genç bir kulüp olarak gençleri, yeniyi ve geleceği yakalama hedefimiz doğrultusunda doğru bir hamle olduğunu düşünüyoruz. Henüz kulüp olarak espor takımımızı kurmadan önce benim bu alanda deneyimim bulunuyordu. Vodafone Freezone Şampiyonluk Ligi’nde yer alan SuperMassive’de yönetim kurulu üyesi olarak görev aldım. Ayrıca Türkiye Espor Federasyonu’nda kurucu yönetim kurulu üyelerinden biri olarak halen görevime devam ediyorum. Tabi bu süreç içerisinde espor dünyasının içerisine daha çok dahil oldum ve bu dünyayı daha çok tanıma fırsatım oldu. Bu alanda organizasyonlar, gençlerin ve markaların espora bakış açıları her oyun için farklı oluyor.

Bu sebeple bu alanda bir yatırım yapmadan önce mücadele etmek istediğimiz oyun veya oyunlara karar vermemiz gerekiyordu. İstanbul Başakşehir olarak biz bir futbol kulübüyüz, futbolun olduğu her alanda yer almak ve futbol ile anılmak istiyoruz. Bizim espordaki stratejimiz de kulüp vizyonumuza göre şekillendi ve FIFA 11v11 (Pro Clubs) takımı kurduk. FIFA’nın bu branşına yatırım yapan öncü kulüp olarak da ülkemizdeki organizasyonların büyümesine katkı sağladığımızı düşünüyorum.

Bunun üzerine stadyumumuzun içerisine hem espor takımımızın çalışmalarını gerçekleştirdikleri hem de futbolu seven oyun severlerin vakit geçirebildikleri İBFK Game Center’ı açtık. Her geçen yıl da yaptığımız takım ve tesis yatırımı ile birlikte bu alanda bize destek veren partnerlerimiz ile büyümeye devam ediyoruz.

İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü, 2020-21 sezonunda Süper Lig ve Şampiyonlar Ligi’nde giyeceği alternatif forması ile önemli bir sosyal sorumluluk projesi başlattı. Bu süreç nasıl gelişti, biraz detaylandırabilir misiniz?

Alternatif formalar son zamanlarda takımların oyun alanı haline geldi. Kulüp renklerinden bağımsız, yaratıcılığın ortaya döküldüğü ve güzel hikayeler anlatılan  birer pazarlama aracı diyebiliriz. Biz formamızı herkesi ilgilendiren bir hikâyeyi anlatmak, pazarlamadan ziyade önemli bir soruna dikkat çekmek için kullanmak istedik.

Global iklim krizinin etkilerini, özellikle sonuçlarından biri olarak gördüğümüz pandemi ile de her geçen gün daha fazla ve ne yazık ki acı bir şekilde yaşıyoruz. Özellikle İstanbul’un da içinde yer aldığı metropollerde, kentleşme, sanayileşme ile de karbon emisyonu kritik düzeylere ulaşmış durumda. 2018 IPCC İklim Değişimi raporu, 2 dereceyi aşan ısınma 1.5 derecenin altına gerilemediği takdirde 2030 sonrası, canlı yaşamı için açlık, susuzluk, türlerin yok olması gibi geri dönülmez sonuçları ortaya koyuyor ne yazık ki. Futbol ekosisteminde bu konu birçok kez takımların gündemine geldi ve yeşillendirmenin önemine farklı sebeplerle birçok kez dikkat çekildi. Ancak İstanbul Başakşehir FK olarak aynı konuya, yöntem ve uygulamayı farklılaştırarak, sürdürülebilir bir şekilde dikkat çekmek istedik.

Projeyi aktive etmek için de genç, yerli bir start up olan Ecording ile bir araya geldik ve şimdi, birlikte, aldığınız her yeşil formayı sizin adınıza doğada bir ağaca dönüştürüyoruz. Projeyi aktive ederken dijital kullanımının entegrasyonu ve kişiye özel iletişim yapabiliyor olmak önemliydi. Şu anda sizler de forma ile birlikte sağladığımız QR kodunu akıllı telefonlarınızla okutup, sisteme kayıt olduğunuzda ağacınızın serüvenini takip edebiliyor, kendi sosyal medya hesaplarınızda paylaşabiliyorsunuz. Bu durum kampanyaya olan bağı da pozitif olarak etkiliyor.

Çok kısa bir süre önce lansman yapmış olmamıza karşın, proje futbol severler tarafından oldukça sahiplenildi. Türkiye’nin yeni şampiyonu ve Şampiyonlar Ligi’ndeki tek temsilcisi olarak bu durum bizi motive ettiği kadar, projenin devamı için bizlere sorumluluklar da yüklüyor tabi ki. Maçların seyircili olması durumunda planladığımız güzel aktivasyon fikirlerimiz de vardı; ancak şu anda bunları da dijital kanallarımızda daha geniş kitleye yapacağımız bir takım etkinliklere çevirmiş durumdayız.

Umuyoruz ki iklim değişikliği ile mücadelede ağaçlandırmanın önemini vurgulamak için attığımız bu adımı tüm futbol ve spor dünyası olarak sahiplenmeye devam ederiz. Bir kez daha herkesi yeşil forma almaya Başakşehir Store ve trendyol.com’a davet etmek istiyorum.

4 yorum
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir