Sponsorluk

Sponsor Sürekliliği Nasıl Sağlanır?

ssns

Sponsorluk dünyasında da diğer sektörlerde olduğu gibi her şey yolunda gitmeyebilir. İyi bir ön çalışma yapmış olmanız, uzun süredir sponsor bulmak için çabalıyor olmanız ve hatta sponsor bulmanız bile yeterli olmayabilir. Kaçan sponsorları nasıl geri getirebilirsiniz? Sponsorları memnun etmek gerçekten bu kadar zor mu? Bozulan ilişkinizi nasıl onaracaksınız? Bir sonraki etkinliğinize yeniden sponsor olması için kurumları nasıl ikna edebilirsiniz? Tüm bu sorulara cevaben bazı önerilerimi sizlerle paylaşıyorum.

Bu konuyu en iyi, örnek vererek anlatabileceğimi düşünüyorum. Bu sebeple bundan 2-3 yıl evvel başımdan geçen bir olayı hatırladığım kadarıyla kurum ismi vermeden anlatacağım. Benim için bir dönüm noktası oldu ve bu olay sonrasında çaylaklığımı atlattığımı düşünüyorum. O zamanlar çalıştığım şirket resmi olarak kurulmadığı için ortamlarda “sponsorlukçu” şeklinde anılıyordum. Oturmuş bir etkinliğin sahibi ve sponsorluk dünyasına henüz yeni adım atan bir kurum arasında arabuluculuk yapıyordum. Kurum çalışanlarının sponsorluk denince akıllarında fazla bir şey canlanmıyor oluşu, sponsorluğun ısrarla reklam ile karşılaştırılması (geçmişte hiç TV reklamı vermemiş olan bir kurum olduğunu hatırlatmak gerekir) canımı sıkıyordu. Ortaya attığım yeni fikirlere hiç sıcak yaklaşmıyorlar, “biz daha iyi biliriz” kıvamında açıklamalarda bulunuyorlardı. Böyle bir durumda söz konusu kurumun harika fikirleri olduğunu düşünebilirsiniz. Üzülerek söylüyorum ki durum bundan çok uzaktı ve yüksek ihtimalle sponsoru elimizden kaçırmak üzereydik. Bu olumsuz duruma düşmek benim için söz konusu bile olamazdı, acilen bir şeyler yapmamız gerekiyordu…

Şirket çalışanlarının anlayacağı dilden konuşmaya başlayabildim.
 Aslında kilit nokta biraz da bu oldu. Birkaç fikir üzerinde kafa yorup, şirket çalışanlarının da benimle aynı heyecanı paylaşmasını sağlamak adına bu fikirleri detaylıca paylaştım. Bu fikirler arasında etkinliğin diğer sponsorlarını kullanmak da vardı. Aslında hali hazırda etkinliğe destek veren bir kurumun -yani onların gözünde üçüncü bir partinin- bu desteğini sürdürmesi ve onlara katkı sağlayacak olması yeterliydi. En çok sevindiğim taraf ise; sponsorluğun maddi boyutundan ziyade sponsorluk hakları ve bu hakları ne derece esnetebileceğimiz, aktivasyonları nasıl uygulayabileceğimiz üzerine konuşmamız olmuştu. Sonuç olarak başarılı ve katma değerli bir sponsorluk çalışması gerçekleşti.
Peki neler öğrenmiştim?

1 – Bir problem olduğunu anla! Problemi hisset, sorunu sez!

Bunu madde olarak buraya koymak büyük bir uzmanlık gerektirmiyor sanırım :) Ancak bir sorun olduğunu düşünmüyorsanız bu sorunu asla çözemezsiniz. Yaptığınız bir davranış, ağzınızdan çıkan yanlış bir söz sponsorluğa engel olabilir. Bu durumu en başından yakalamak, sözün kısası yılanın başını küçükken ezmek gerekir.

2 – İkili ilişki ve karşılıklı iletişim çok önemli!

Sponsor olmaya istekli olan kurum ile anlaşamadığınız noktalar olduğunda ilişkileriniz zedelenir. Özellikle ülkemiz insanının bu konulardaki duygusallığı da düşünülürse kendinize ilave düşmanlar yaratmanıza hiç gerek yok. Sonuç olarak ilerideki günlerde, yine aynı firmanın kapısını çalacağınız günler gelecektir. İnsanlara “hayır” demeyi henüz alışkanlık haline getiremediğimiz için, olumsuz olarak yapacağınız dönüşlerde, size yönelecek olan tepkiler farklılaşabilir. Herkesle açık açık, net bir şekilde konuşmanız gerekli. Bir sorun olduğunda o sorunu nasıl çözebileceğinizi tartışabilmelisiniz. Emin olun ki koordineli yürütülen bir tartışma, o sponsorun kaybedilmesinden daha iyidir.

3 – Temeliniz sağlam, ufkunuz geniş olsun.

Sponsor olarak kurumlara, hangi hakları kazandıklarını, hangi koşulların ne gibi farklı kazançlar doğurabileceğini belirtmeniz şart. Bunu yaparken olmayacak vaatlerde bulunmamanız gerekir. Eğer sponsor için basit bir stant kurulumu ve promosyon aktivitesi yapmak yeterliyse, “tamam” diyebilirsiniz. Bazen harika fikirleriniz karşısında verdikleri tepkilerin yüzeyselliği sizde hayal kırıklığına yol açabilir. Sponsor olacak kurumun hangi amaçla sponsorluğu düşündüğüne göre farklı aktivasyonlar önerilebilir. Bunların yanı sıra, sponsor olacak kurumun gözünden olaylara bakmanız, hatta o şirketin adeta bir çalışanı gibi davranmanız gerekiyor. Onlara katkı sağlıyor musunuz? Bu katkıyı nasıl sağlayabilirsiniz? Bu sorulara cevap verdiğinizde sürdürülebilir sponsorluk anlaşmasını gerçekleştirmiş olacaksınız.

4 – Sunun, Gözlemleyin ve Yorumlayın

Fikriniz ne kadar parlak olursa olsun, sponsor olacak kuruma katkısının olağanüstü ve yenilikçi olduğunu düşünseniz bile, o fikri uygulamazsanız hiçbir şey elde edemezsiniz. Fikirlerinizi paylaştıktan sonra uygulamaya geçin ve bunu sorunsuzca halledin. Sonrasında sponsor kurum ile ortaklaşa olarak sponsorluğu yorumlayın. Neleri doğru neleri yanlış yaptığınızı konuşun. Bir sonraki etkinlikte nasıl daha iyi bir başarı sağlayabileceğinizi birlikte tartışın.

Kısaca sponsorluk ikili ilişkilerde bitiyor.
Aldatmayın, kandırmayın, umutlandırmayın!


BONUS:
Özür dilemesini bilin.

Kapsamlı bir konu olduğundan yazıyı bu cümle ile sonlandırıyorum.
Sorularınıza severek cevap verebilirim.
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…

İlgili Yazılar:

H. Alper Koç. 2007'den beri sponsorluk, pazarlama, tuzak pazarlama, iletişim ve organizasyon konularıyla ilgilenmekten mutluluk duyuyorum. Türkiye'nin ilk 360° Sponsorluk Ajansı olan Anasponsor & Sponsorluk Dosyası Kurucu Ortağı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Sponsorluk
5hata
Sponsorluk Görüşmelerinde Yapılmaması Gereken 5 Hata

Sponsor arama çalışmalarında geçmişte bahsettiklerimden bazılarını doğru yaptıysanız birkaç kurumun...

Kapat