İnce Belli Çay Bardağı İle Glokalizasyon

oreo-caykur-940x470

Glokalizasyon, markaların küresel pazarda varlığını sürdürebilmek için uluslararası reklamlara yoğunlaştığında aldığı sonucun yetmemesi adına lokal içgörülerle iletişimlerini yeniden tanımlamalarına verilen ad. Bu kavramın alt maddeleri yerel kullanıcı dinamiklerinden başlar ve lokal öğelere kadar uzanır. Kısacası Müslüman mahallesinde salyangoz satmanın bir yolunu bulma çabasıdır.

Öyle ki bu yöntem sadece iletişimin yönünü değil markanın ürün gamını da yer yer etkilemekte ve lokal pazara uygun ürün ve hizmetlerle hedef kitlelerine ulaşma çabalarına olanak sağlar hale gelmiştir. Glokalizasyon artık sadece lokal özel günlerin kavramı değil bütün bir yıla dağılan bir hareket haline gelmiştir.

Kendi memleketimizden önce diğer pazarlara göz atalım.

McDonald’s denince akla genel tüm ürünlerin yanı sıra Norveç pazarında ivme kazanması adına üretilen pop-up ürünü Laksewrap

 

 

McDonald’s ilk fazda Norveç’in en iyi balık tarifi için bir yarışma ilanı oluşturarak, tarif hakkında mesaj eklemek için sitede bir blog açıp hedef kitleyi yeni ürünleri için interaksiyona davet etmiştir. Devam iletişiminde ise iletiler aracılığıyla, kültürle ilgili göstergelerden yararlanarak iletişim kampanyasının hacmini geliştirmiştir.

Yukarıdaki reklam filminde klasik bir Norveç aile sofrası, Norveçlilerin hayatlarında çok sık kullandıkları ulaşım aracı olan bisiklet ve tabii ki eşsiz doğa manzaraları yer almaktadır. Öte yandan filmde Norveç halkının aile ve sosyal ilişkilerine dair öğeler konumlandırılmış ve glokalizasyon tam anlamıyla sağlanmış ve pekiştirilmiştir.

Peki bizde Glokalizasyon ne durumda?

Türkiye pazarına girmiş ve hakkında konuşturmuş Oreo  son zamanlarda akla gelen ilk markalardan. Öncesinde bu iletişim kampanyasının sahiplerinin bir röportajını okuyabilirsiniz.

http://www.campaigntr.com/haber/oreo-turkiyede-pazara-nasil-girdi

Oreo Türkiye pazarına girmeden hemen önce sosyal medyanın bağımsızlığını kullanmış. Kültürel öğelerle kendi imajlarını birleştirmiş ve adeta biz de aslında sizden sayılırız demişitir.

Oreo_Sivas

 

Röportajda bahsedilen ve en göze çarpan içgörü Türklerin tanışma merasimlerinde söze döktüğü ”Memleket nere?” sorusunun karşılığı ürünün merhaba iletişiminde geniş yer kaplamıştır.

Peki bu basit içgörü ve ortaya çıkan iletişim Türk dijital medyasında nasıl ses getirmiştir?

 

jayjay21-guncel-yeni-medya-viral-televizyon-oreo-turkiyede-Kastamonu

 

Öncelikle kendi memleketlerini dünyaca ünlü bir marka ile aynı karede karikatürize edilmesini gören kullanıcılar, hazırlanan reklam görsellerini kendi hesaplarından paylaşmış ve ilk bağı kurmuşlardır. Sonrasında Amerika’da oldukça yaygın olan markaların Twitter üzerinden konuşmalarının Türk ve soft versiyonu karşımıza çıkmıştır.

sadadf

bud

 

Ve Çaykur’un Oreo’ya hoş geldini…

0ef77e8

Peki kültürel dinamiklerimize çok uymayan global markaların pazarımızda yer bulmaları nasıl kurgulanabilir?

 Tüketicinin ürüne adaptasyonunu sağlamak.

Bunun için mass (genel) hedef kitleden ziyade ürünün kendi hedef kitlesinin lokal pazardaki gölgeleri ile işe başlamak ilk adım sayılabilir. Bu noktada önce niş hedefleme dediğimiz küçük gruplar ile lansmanlar kapalı devre yapılarak sonrasında geniş hedef kitlenin niş hedef kitleden duyumları ile iletişimi sürdürmek mümkün.

alıntı

Peki bu glokalizasyon iletişiminin çok yanlış anlayan markaların başarısızlık sebepleri neler?

  • Lokal pazarın kültürel dinamiklerini ezbere konumlandırmak.
  • Fazlandırmadan yapılan iletişim.
  • Sonu gelmeyen, sonuç (interaksiyon) alınmayan tekrarlar.
  • Lokal iletişimin başarısız sonucundan sonra global iletişime hızlı geçiş ve markanın tone of voice değişimi.

Kısacası ince belli çay bardağı ile yanyana gelen her ürününün başarı sağlamayacağı gerçeği er ya da geç karşımıza çıkıyor diyebiliriz.

Obrigado!

Hadi “Game of Thrones” Bar’ında Birer Shot Atalım

İskoçya’nın başkenti Edinburgh’un kalbinde “Game Of Thrones” temalı geçici bir bar mevcut.  Üstelik arkadaşlarınızla ziyaret ettiğinizde bardan yaralanmadan, bıçaklanmadan ve ölmeden çıkabiliyorsunuz. Bardan keyifle bahsedeceğim ama önce kitabın tüm serilerini ve diziyi delicesine aklına kazımış sıkı hayranların mutluluk dansına katılmalıyım.

Şubat ayının sonuna kadar her Çarşamba ve Perşembe gecesi, Dublin Caddesi’ndeki Daylight Robbery barının bodrum katında açık olacak olan bu efsane bar, The Pop Up Geeks adlı bir şirket tarafından işletilmektedir.

Dolayısıyla bu efsane barı 2 kısım ziyaret edecek;

a) Game of Thrones hayranları,
b) Haftasonu içmek, eğlenmek ve buranın nasıl bir yer olduğunu görmek isteyenler

Beni sorarsanız tabii ki hayranlar kervanındayım!

George R.R. Martin’in kitaplarda yer verdiği karakterlere ait tüm detayların bu barda toplanmış olduğunu gördüğünüzde ne yaşarsınız, orasını bir Game of Thrones hayranı olarak içtenlikle tahmin edebiliyorum.

Organizasyoncular siz içeri girdiğinizde, bardaki merdivenlerden aşağı inerken atmosferik, orta çağdan kalma Celtic müzik çalıyorlar. Bilen bilir kelt müziği saf bir enerji ve neşe konsantrasyonudur. Notaları içinize işler, ruhunuzun derinlerine ulaşır; kasvetler içinde boğulduğunuz, hayatın anlamını yitirdiği o en berbat zamanlarda bile çalmaya başladıktan sonra içinizi saran kara bulutların dağıldığını hissedersiniz. Tamam bu biraz ağır bir duygu olabilir ama her şeyin bizi orada hissettirmek için tasarlandığını düşününce bence anlaşılabilir bir durum.
  15622107_1157739531012519_5151070165888887987_n

The Pop Up Geeks’in kurucularından Linden Wilkinson “Gerçekten de Game of Thrones’u çok seviyoruz ve kendimiz gibi gerçek hayranları da cezbetmek istedik. Araştırma yaptık, çok zaman harcadık, Knight’ın Vault’tan kılıçları ve zırhı tedarik ettik ve kemik kupalarımız TV dizisinin resmi tedarikçileri Abbeyhorn tarafından yapıldı.” diyor ve geceleri burada barmenlik yapmaktan aşırı keyif aldığını belirtiyor.

grid-cell-20316-1484314941-6  grid-cell-14109-1484317833-6
Bar, detaylı ve geniş bir içki menüsüne sahip. Sol tarafta “Myrish Fire Şarabı”nı görüyorsunuz. Tadı, Daenerys ve Drogo’nun aşk sahneleri gibi çok lezzetli diye anlatılıyor. İçeriği beyaz şarap, ejder biberi, domates ve biber karışımı olarak belirtilmiş. Hemen yanında gördüğünüz “Black Tar Rum” kokteylini görünce aklınıza hemen Tyrion geldi itiraf edin! Tahmin ettiğiniz gibi Tyrion’un denizde ızdırabını dindirmek için içtiği Rom’dan esinlenilen bu kokteyl portakal renginde bir garnitür gibiymiş.

Ayrıca  ‘Game of Thrones’ dizisinde Mountain (Dağ) karakterini canlandıran İzlandalı dev adam Hafşór Júlíus Björnsson votkası ve “Yedi Krallık Şarapları”da bu barda mevcut.

“Yedi Krallık Şarapları”  kitaplardaki ve dizide gördüğümüz şaraplarla özdeşleşmiş yedi adet şaraptan oluşuyor. “Arbor Gold” için tatlı ve zengin bir tadı olduğu söyleniyor ve bu şarap hala asmada donmuş olan üzümlerden üretilen tatlı bir şarap türüymüş. “Dornish” ise çok keskin ekşi bir tada sahipmiş hatta deneyenler kısa bir süre zehirlendiklerinden endişelendiklerini bile söylüyorlar. Etsiz bir Game of Thrones olmaz diyerek menüye “Frey Pies” eklemişler. Ya size, sunulan yiyeceklerin arasında “Sansa’nın Limon Kekleri”nin de mevcut olduğunu söylersem?

  

İçerde Jon Snow’un Valyrian çelik kılıcı, Longclaw’un kopyası da dahil olmak üzere her şey detaylı olarak mevcut. King’s Landing’de olmadığınızı hatırlayana kadar burada oturup delicesine içebilirsiniz. Biraz hayal alemine dalınca, gece sonunda Mycah adlı bir kasap çocuğu ölmeden Crossroads Inn’de bir akşam geçirmiş gibi hissedeceğimize eminim. Arya da buna çok sevinirdi.

Game of Thrones tutkunları, buraya gidip nefis şaraplar eşliğinde kılıç sallayarak bir anlığına Lannister olduğumuzu düşünmek hiç fena olmazdı değil mi?

Yaratıcı 10 Ambalaj Tasarımı

Günümüzün çağdaş ve rekabetçi perakende pazarı dünyasında, şirketler sadece ilk izlenimini unutulmaz kılmak için tüketici zihninde şansını arttırmaya çalışıyor. Bunun için en iyi silah da tüketici ile birebir buluşan ambalajlar. Sizler için en yaratıcı bulduğumuz 10 ambalaj tasarımı listede ki gibidir.

10 – Smirnoff

smirnoff-1 smirnoff-2

 

 

Yaratıcı ürün tasarımları / 1

Şimdiki galerimizde üründe farklılaşmanın çok eğlenceli hallerini size sunuyoruz.

Yaratıcı ürün tasarımları ile her gün kullandığımız usb flash belleklerin ne kadar da çekici olduğuna tanıklık edecek ve görür görmez onlara sahip olmak isteyeceksiniz.

Tribün Kültürünün Reklamlara Yansıması

Ülkemizde her ne kadar son bir kaç yılda futbola karşı ilgi azalması yaşansa da hepimiz yıkılıp tekrar yapılan Beşiktaş’ın yeni stadyumunu sabırsızlıkla beklemekteyiz.

Tutkunun pazarlamacılar tarafından kullanılması ve işlenmesinin nasıl bir viralite sağladığını hepimiz biliyoruz. Öyle iyi işler çıkıyor ki bazen başka takımın taraftarı olsak bile paylaşmadan duramıyoruz. Çünkü o kreatif iş artık bir takımın olmaktan sıyrılıp kreatif dünyanın evrensel paylaşımı oluyor.

Beşiktaş Vodafone ile gerçekleştirdiği sponsorluk anlaşması sonrasında Vodafone’un bizlere sunduğu çok hoş ve bir o kadar da heyecanı hissettiren işlerle karşılaştık.

Ben de bu güzel çalışmaları bir bütün haline getirip sizlere sunmak istedim.

Öncelikle Vodafone müthiş bir pazarlama gücüyle tüm mecralarda bu işin iletişimini hakkını vererek gerçekleştiriyor.

Televizyon Reklamı

Vodafone Arena – #Sabret from Tribal Worldwide Istanbul on Vimeo.

Vodafone Arena – Yuvaya Ruh Katmaya Geldik from Tribal Worldwide Istanbul on Vimeo.

Outdoor; pankartlar

Dijital Reklamları; 

Vodafone Arena – Stat Abi from Tribal Worldwide Istanbul on Vimeo.

Gelelim stadyum içerisine. Şuan çalışmaların devam ettiği inşaat alanında yönlendirme tabelaları bulunmakta. Bu tabelaların özelliği ise işçi ve ziyaretçi güvenliğini sağlamak. Asıl söylem her bir uyarının altında yazılı olarak duruyor. Okuyan tekrar dönüp bakmak istiyor. Hem esprili bir uygulama olmuş hem de dijital ortamda paylaşımlar sağlaması amacıyla çok düşük bütçeyle yapılmış kreatif bir iş olarak öne çıkıyor.

Yazımızın en başında da belirttiğim gibi kreatif işler tutkunun pazarlamasıyla birleşince marjinaj fayda reklam veren için tavan seviyesine yükseliyor.

Umarım Beşiktaş’ın yeni stadyumu bir an evvel tamamlanır ve akıllı stadyum teknolojisi ile neler yapılabileceği konusunda bizler de deneyimlerimizi paylaşırız.

 

40 Yaratıcı Gerilla Pazarlama Örnekleri

Yaratıcı gerilla pazarlama örnekleri için galeriye göz atabilirsiniz.

Gerilla Pazarlama Nedir ?

Gerilla Pazarlama‘nın anafikri en düşük maliyetten en yüksek karı çıkartmak. Geleneksel pazarlama anlayışında pazarlama için para yatırmak gerekiyor. Gerilla Pazarlama‘da ise önemli olan para değil hayal gücü. Tüketicilerle, daha doğrusu müstakbel tüketicilerle beklemedikleri bir anda ve beklemedikleri bir şekilde karşılaşmak ve böylelikle akıllarında kalmak bu işin esasını oluşturuyor. Devamı İçin Gerilla Pazarlama Nedir ?

10 Adımda Gerilla Pazarlama Nasıl Yapılmalıdır ?