Markalardan Oreo’ya Respect!

21 ocak tarihinde Oreo Facebook Sayfasından ‘Türkçe konuşmanın vakti gelmedi mi? #OreoTürkiyede ‘ metniyle böyle bir fotoğraf paylaşıldı. Bu fotoğraftan sonra da olanlar başladı. Oreo lokalleşme stratejisi uygulayarak şehirlerimize özdeşleşmiş kalıplar ile paylaşımlar yaptı.

oreo

 

6-7 fotoğraftan sonra markalarımızdan da ‘Türk Misafirperverliği’ örneği olarak ‘#HoşgeldinOreo’ içerikleri üretilmeye başladı. İlk olarak Çaykur hoşgeldin dedi Oreo’ya.

Sonrasındaysa diğer markalarımızdan ataklar gelmeye başladı.

Twitter’da bu kadar rağbet görünce yaratıcılığımızı ortaya çıkartıp halkımız da kendince misavirperverliğini gösterdi :)

E-Bültenimize abone olun:[wysija_form id=”1″]

Layka Laykla Cevap Ver

Teknoloji dünyamızın “sevimli hayaletinin” dillere pelesenk olan reklam şarkısı, bir sosyal medya stratejisini de tarif ediyor. Reklamın sonunda, şarkı söyleyen genç, kendi çapında meşhur oluyor ve bir günlük macera, annesinin kollarında mutlu son ile bitiyor. Peki, “layka laykla cevap vererek” sosyal medyada da mutlu sonuçlara ulaşmak mümkün mü?

Teknolojideki gelişmelerin, dijital fotoğraf makinalarına herkesin kolayca ulaşmasını sağladığı o ilk yıllarda, fotoğraf işini profesyonel olarak yapanlar, kendilerini bir kâbusun içinde buldular. Fotoğrafın demokratikleşmesi, kulaklarda hoş bir tını yaratıyordu ancak, bir dijital fotoğraf makinasına sahip olan herkes, bir anda fotoğraf sanatçısı olup çıkmıştı. Fotoğraf makinaları cep telefonlarına girmeye başlayınca, tablo daha da karanlık bir hâl aldı. Firma sahipleri, yılların reklam fotoğrafçılarına, çocuklarının çektiği fotoğrafları gösteriyor, “bak bizim çocuk da çok güzel çekiyor” diyorlardı. Bu ifadeyi “fotoğrafın uzmanıyım diye bu kadar gerinme, sen çekmezsen bizim çocuk da senin kadar çeker” şeklinde tercüme etmek mümkündü. Gerçekten böyle yapanlar da oldu ve elbette sonuçlar çok kötüydü. Sektör bir süre bu kâbusu yaşadıktan sonra, kalitenin önemi ve profesyonellerin değeri yeniden anlaşılmaya başlandı.

Fotoğrafta yaşanan bu tehlikeli yaklaşım, günümüzde de sosyal medyayı tehdit ediyor. Doğuştan demokratik olan sosyal medya, bir uzmanlık alanı olarak görülmüyor. Erken kalkanın darbe yaptığı ülkeler gibi, kurumlarda da erken kalkan, sosyal medyanın direksiyonuna geçiyor ve bir daha bırakmıyor. Sosyal medyadaki iletişim ve pazarlama stratejilerini de bir dönem fotoğrafçılığa ilgi duyan o “bizim çocuk” oluşturuyor.

Joseph Goebbels’in Büyük Çaresizliği

like“Layka laykla cevap ver…” basitliğinde hazırlanan bu sosyal medya stratejilerinin kodlarını çözmek için çok fazla uğraşmaya gerek yok. Ticari ve kurumsal hesaplar, kişisel sosyal medya hesapları gibi yönetiliyor. Sosyal medyada sürekli yer almak ve takipçiler ile etkileşim içerisinde olmak, bu basit kurguların temel notalarını oluşturuyor. Yüksek takipçi sayılarına ulaşmak en büyük başarı göstergesi olarak sunuluyor. İçeriğin gücü, sıklıkla ihmâl ediliyor.  İlk bakışta bu hesapların binler, hatta yüzbinler ile ölçülen takipçi rakamlarına kolayca ulaştığını görüyorsunuz. Daha yakından baktığınızda ise, organik etiketli bu rakamların aslında hormonlu olduğunu tespit edebiliyorsunuz. Bu alanı biraz yakından takip edenler, belli araçlarla takipçi sayılarının şişirilmesinin, “trend topic” olmak kadar kolay olduğunu biliyorlar.

Adolf Hitler’in propaganda subayı Joseph Goebbels, “konuşmanızı dinlemek için Berlin Olimpiyat Stadı’na binlerce insan toplayacağım, ancak bunların sadece yüz tanesi sizi alkışlayacak ve onlardan da beş tanesi peşinizden gelecek” deseydi, sizce Hitler’in tepkisi ne olurdu? Sanırım Goebbels, intihar etmeden çok daha önce patronu tarafından infaz edilirdi.

Yüksek takipçi sayılarını, satışlarına ve imajlarına yansıtamayan firmaların ya da kurumların “sırlarını” yukarıdaki mizansende görmek mümkün. Sosyal medya, popülerliğini devam ettirdiği sürece de bu alanın, sosyal medya uzmanları ve ajansları gibi gerçek profesyonellere bırakılması zor görünüyor.

Reklamdaki mutlu sona ulaşmak için, biraz daha beklememiz gerekecek sanırım…

E-Bültenimize abone olun:[wysija_form id=”1″]

Rakamlarla Beyaz Candan ‘Atışması’

Beyazıt Öztürk daha önce Sıla’ya Sertap Erener‘e Alişan‘a şarkılar yapmıştı. Bu şarkılardan Sıla cevap vermişti. 12Aralık 2014 Beyazıt Öztürk’ın programının konuklarından birisi de Candan Erçetin’di. 1 Ay boyunca bizi eğlendiricek güldürecek eğlenceli atışmalar serisinin başlangıcını yapmışlardı. Metrobüste, metroda, sokakta, sosyal medyada hep duyduğumuz serinin ilk videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.

Aradan bir hafta sonrasındaysa Candan Erçetin’in cevabı geldi.

Türk halkı olarak böyle atışmaları seven bir yapımız olduğumuz için Beyaz’dan da cevap gecikmedi.

Candan Erçetin de yanına Saba Tümer, Derya Şensoy, Esra Erol, Gupse Özay ve Demet Akbağ’ı alarak ‘Kadın Dayanışması’ olarak cevap verdi.

Eee Beyaz boş durur mu ? Beyaz da tayfayı topladı. Hayko Cepkin, Nuri Alça, Ümit Besen, Musatafa Altındağ, Emre Karayel, Mansur Ark ve Ali İhsan Varol yer alıyordu. Hayko Cepkin Ümit Besen ve Nuri Alço üçlüsünü bir daha hangi karede yanyana göreceğiz çok merak ediyorum :)

Bu arada halk da tepkisiz kalamadı ve halk da cevabını verdi :)

Herkes olaya burnunu sokmaya başlarken, daha fazla uzatmadan Candan Erçetin ve Beyaz atışmasına son nokta konuldu.

Beyaz-Candan atışması iyi güzel izledik eğlendik ama bir de madolyanın diğer tarafından bakalım.

12 Aralıkta başlayan ‘Atışmalar’ın izlenme sayılarına bakalım.

  • İlk video 12 Aralık gecesi yayınlandı ve 7.457.908 izlenme ve 164.856 paylaşım gerçekleşti.
  • İkinci video 19 Aralıkta yayınlandı. 10.023.069 izlenme ve 165.252 paylaşım gerçekleşti.
  • Üçüncü video 26 Aralıkta yayınlandı. 8.730.675 izlenme ve 91.609 paylaşım gerçekleşti.
  • Dördüncü video 9 Ocakta yayınlandı. 15.362.830 izlenme ve 248.038 paylaşım gerçekleşti.
  • Beşinci video 16 Ocakta yayınlandı. 12.478.789 izlenme ve 232.913 paylaşım gerçekleşti.
  • Son video ise 24 Ocakta yayınlandı ve 7.533.594 izlenme ve 113.338 paylaşım gerçekleşti.

* İzlenme oranları ve paylaşım oranları Beyaz Show Youtube Hesabı ve Candan Erçetin Facebook Sayfasındaki rakamlardan alınmıştır.

 

Resmi hesaplar üzerinden 62 Milyon izlenme ve 1 Milyon üzerinde paylaşım gerçekleşti. 1 Aylık kısa süreçte Beyaz ve Candan Erçetin düşük bir bütçe ile çok büyük reklam yaptılar. Twitter’da kaç defa TT oldular. Bu süreçte ‘içeriğin’ ne kadar değerli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Çok düşük bir bütçe ile çok büyük işler başardılar. Hoşumuza giden beğendiğimiz şeyi izlemekten okumaktan paylaşmaktan çekinmiyoruz. Bu kadar yüksek hit almasının sebepleri arasında Türk Halkı olarak atışmalara kavgalara çok meraklı bir meraklı yapımız olması var. Beyaz ve Candan Erçetin’de bu malzemeyi fark edip en iyi şekilde değerlendirdiler. Bu kadar yüksek ses getiren bir çalışmaya imza attılar.

İlerleyen zamanlarda karşımıza böyle ‘atışmalar’ olacak mı bekleyip göreceğiz :)

E-Bültenimize abone olun:[wysija_form id=”1″]

Gece Hayatı ve Sosyal Medya

Dijital çağda yaşadığımızı söylüyoruz ama pek çok işletme hala sosyal medyanın kendisine nasıl bir fayda sağlayacağını farkında değil.
Facebook, Twitter, İnstagram ve aklınıza gelebilecek her dijital mecra ile hedeflediğimiz kitlelere kolayca ulaşıp sosyal medyanın gücünü kullanabiliriz… Bunun tek şartı doğru stratejileri uygulamak. Artık standart mesajlardan vazgeçmenin zamanı geldi. Güçlü bir iletişim stratejisi belirleyip kullandığımız mecraları birbiriyle entegre kullanarak işletmemizi hızla ön plana taşıyabiliriz. Burada her mecranın kendine has kullanım özelliklerini bilmek ve mesajı doğru kurgulamakta önem taşıyor tabii. Birkaç tüyo vermeden önce vereceğimiz mesajlardan da bahsetmek lazım. Devir kişiselleştirilmiş reklam devri, artık herkese aynı mesajı vererek bir yere ulaşamayacağımızı bilmemiz lazım. Seçtiğiniz kitlenin ruhuna dokunacak mesajları vermek sizi rakiplerinizin arasında öne çıkartacak…
Şimdi küçük tüyolar;
social-mediaKapak fotoğrafları ile gelecek etkinliklerin tanıtımını yapmayı ihmal etmeyin. Ayrıca kapak fotoğrafı ile profil fotoğrafı arasındaki bütünleyicilik sayfaya ayrı bir hava katacaktır. Etkinlik içeriklerine dair vereceğiniz küçük paylaşımlar sayfanın etkileşimini de arttıracaktır.
Yarışmalar düzenleyin ve kazananları ödüllendirmeyi ihmal etmeyin. Kazananları çekeceğiniz resim ve videolarda size hem inanılırlık katacak hem de etkileşimi arttıracaktır.
Verdiğiniz partilerin en önemli anlarını paylaşmakta hem anlık etkileşimini arttıracak hem partiye katılanlar içinde bir etkileşim imkanı yaratacaktır. Tabii bunları paylaşırken izin almayı unutmayın :)
Hashtag kullanımı da sosyal medya yönetimi için eşsiz bir unsur. Doğru kullanımla hızla istediğiniz kitlelere ulaşabilirsiniz.
Parti içeriğinde role sahip olacak dansçılar ve dj hakkında bilgi verilmesi de ziyaretçi trafiğinizi mutlaka etkileyecektir.
Mekanlar için foursquare kullanımı da başarılı dönüşler sağlamaktadır. Özellikle check-in yapanların belirli ödüllerle teşviki önemli. Check-in sayısının yoğunluğu mekanın popülerliğini ifade edeceğinden şehirde eğlence mekanı arayanlar içinde bir alternatif olma şansınız yüksek olacaktır.

E-Bültenimize abone olun:[wysija_form id=”1″]

Küçük Ölçekli İşletmeler İçin İnstagram Pazarlaması

Sosyal medyanın hayatımızdaki yeri her geçen gün artıyor. Peki firmalar bu artan trendi nasıl değerlendiriyor? Büyük ölçekli firmalar ajanslar sayesinde profesyonel çözümler ile başarılı çalışmalar çıkartıyor. Peki ya küçük ölçekli firmalar bu fırsatı nasıl değerlendirecek ?

Facebook ve Twitter üzerinden farklı yöntemler ile pazarlama stratejileri belirlenebiliyor. Küçük ölçekli firmalar için Instagram çok büyük bir nimet. Eğerki birşeyler satmaya çalışıyorsanız Instragram ile ürününüzü çok rahatlıkla pazarlayabilirsiniz. Birazcık özveri ile kısa zamanda büyük satış potansiyeli yaratacak sanal mağazanızı kurabilirsiniz. Hazırsanız başlayalım.

İlk olarak Instagram hesabımıza ürünlerimizin güzel can alıcı fotoğraflarını doğru etiketler ile eklememiz gerekiyor. Mesela çocuk giyim mağazası isek ekleyeceğimiz etiketleri buna göre şekillendirmeliyiz. #Bebek #Baby, #Shop #Hediye #Gift buna benzer etiketler ile bizi tanımayan bir çok potansiyel müşteriye erişim sağlayacağız.

Takipçi patlaması yaşamayacağız fakat debisi yüksek bir hareketliğin içerisine yavaştan girmiş olacağız. Yavaş yavaş takipçi sayımız artarken yeni ürün görsellerini de eklemeyi ihmal etmemiz gerekiyor. Takipçi sayımızı arttırmak için bir diğer yol ise reklam. Sizin potansiyel müşterilerinizin olabileceği yüksek takipçi-beğeni-yorum sayısına ulaşmış Instagram hesaplarını bulup reklam yapacağız. Böylece organik takipçi kazanmış olacağız.

Bir başka yöntem ise Instagram kullanan ünlü insanlara hediyeler göndermek.

Instagram’da yeni bir fotoğraf eklediğiniz zaman insanları etiketle diye bir bölüm var. Buradan etiketlemeler yaparak takipçi sayısı fazla olan hesaplardan takipçi çekebilirsiniz. Bir diğer yöntem ise hedef kitlenizin olduğu profillerde veya büyük firmaların hesaplarındaki gönderilerin altına yapılan yorumlar. Fotoğrafların altına bırakılan etkileyici yorumlar ile dikkat çekebilirsiniz. Takip ettiğim büyük takipçili hesapların fotoğrafları altında bu yöntemle yorum yapan onlarca profil görüyorum.

Yeteri kadar takipçi sayısına ulaştığımızı düşünüyorsak tutundurma çalışmalarına başlayabiliriz. Promosyon çalışması yaparak takipçilerimizin daha da dikkatini çekmemiz lazım. Küçük yarışmalar, çekilişler düzenleyerek takipçilerimizle aramızdaki etkileşimi arttırabiliriz. Çok sıklıkla karşılaştığım bir örneği vermek istiyorum, bayan çanta-ayakkabı satan bir mağazanın Instagram hesabı tarafından sürekli çekiliş fotoğraflarını görüyorum. Birçok kişi bunları re-post ederek kendi takipçileriyle paylaşıyor. Küçük bir hesap yapmak gerekirse, 250 takipçinizden yarışma resmini 15 kişi re-post etse bile ortalama 500-600 kişiye ulaşacaksınız. Bir adet çanta hediye ederek binlerce kişiye erişim sağlayabiliyorsunuz. Böyle çekilişleri haftada bir 10 günde bir yaparak takipçi-müşteri sayınızı çok hızlıca çoğaltabilir, elinizdeki hazır takipçilerinizinde sadakatini arttırabilirsiniz.

Son olarak dikkat etmeniz gereken bir kaç husustan bahsedeceğim. Takipçilerinizin takiplerine mutlaka geri takip ile karşılık verin. Çok büyük ölçekli bir firma olmadığınız için müşterilerinizle etkileşim halinde olmanız gerekiyor. Gerektiği zaman abartıya kaçmayacak şekilde, fotoğraf beğenmeler yapabilirsiniz. Çekiliş sonrası hediyeyi alan kişi fotoğrafı Instagram hesabına atarsa mutlaka re-post etmeniz lazım. Bakın mutlu müşterilerimiz var imajı çizeceksiniz ve potansiyeli kinetiğe dönüştüreceksiniz.Ayrıca açıklama bölümünde websitenizin linki veya e-ticaret sitelerindeki mağazaların linkleri mutlaka olmalı. Tüketiciye güven veremezseniz yukarıdaki çalışmaların hepsi çöpe gidecektir.

Dilim döndüğünce satışlarınızı arttıracak yöntemlerden bahsetmeye çalıştım. Yukarıdaki yöntemleri uygulayarak siz de Instagram ile Pazarlama yaparak para kazanmaya başlayabilirsiniz.

E-Bültenimize abone olun:[wysija_form id=”1″]

Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir

Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.

Milyonlarca liraların konuşulduğu kitlesel iletişim araçlarının yerini markayı birebir tanıtmaya ve deneyimlendirmeye yönelik çalışmalar son dönemde gelişmeye başlıyor.

Artık ürün değil, duygular satıyor.

Doğrudan pazarlama uygulamaları ile nokta atışları yapmanın faydaları uzun zamandır gündemde. Beraberinde uluslararası platformlarda öne çıkan HtoH (Human to human) kavramı ülkemizde de hızla öne çıkıyor. Mecraların pahalılığı, sosyal medyaların iletişim kirliliği “Doğrudan Pazarlama”nın yıldızını parlatan diğer bir etken.

Nedir Doğrudan Pazarlama?

dogrudan-satisTemel olarak hedef kitleye tek tek ulaşma çabası olarak bakılabilir. Doğrudan Pazarlamada, müşteriler bir bütün olarak değil tek tek algılanır ve mesaj ona göre düzenlenir. Buda kişiselleştirmeyi sağlar.

Aslında pazarlamanın en eski yöntemlerinden olan doğrudan pazarlama ülkemize özellikle kapı kapı dolaşan satıcılarla girdi. Bohçacılar, tencere tava satıcıları bu sistemin temel öğeleriydi. Ama aldatmacalar, yanlış bilgilendirme ve yönlendirmeler sistemin sonunu getirdi. Şimdi kendine has yeni kurallarıyla yeniden doğuşa geçen Doğrudan Pazarlama birebir tanıtım / tattırım / numune ve broşür dağıtma olarak yükseliyor.

Bugün Doğrudan Pazarlama şirketlerinin hizmetleri arasında;

  • Doğrudan postalama,
  • Telefonla bilgilendirme ve teklif,
  • Tüketiciyi yaşadığı yerde ziyaret etme veya gezdiği yerde bulma,
  • Satış noktasında aktivite yapma,
  • Son satış noktasında ürününüzü fark edilir kılma,
  • Ürünü denetme,
  • Elden promosyon ve broşür dağıtma… gibi aktiviteler yer alıyor.
  • Kitlesel iletişim kanallarında edilgen olan müşteri, doğrudan pazarlama da ürüne birebir tepki verebilmekte. Buda olası satışlara ivme kazandırıyor.

Doğrudan pazarlamanın güçlü yanlarını ele alırsak;

  • Kişiye/kuruma özel bir tanıtım şeklidir. İlişkileri güçlendirir.
  • İkna edicidir. Sorunları belirleyip, tutumları değiştirmek için idealdir.
  • Etkileşimlidir. Müşteriden bilgi alınmak isteniyorsa alternatif yolları değerlendirme olanağı sunar.
  • Sayısal olarak takip edilebilir ve raporlanabilir.
  • Direk satış olmadığından müşteride baskı yaratmaz ama karar vermesini kolaylaştırır.
  • Müşteri sadakati oluşturma için idealdir. Kendisi ile iletişime geçilen kişi bundan memnuniyet duyar.

Bu özellikleri ile Doğrudan Pazarlama sadece yeni müşteriler için değil, mevcutlardaki memnuniyeti arttırmak içinde kullanılmalıdır.

Örnek Doğrudan Pazarlama aktiviteleri;

Yeni çıkan ürünlerin ücretsiz deneme boylarının kapılara dağıtımı

Kapılara asılan tanıtım malzemelerine indirim kuponu eklenebilir.

Mevcut müşterilere özel sms çalışmaları yapabilir.

Cep telefonu operatörlerinin hedefli mesaj çalışmalarıyla istenilen hedef kitlelere ulaşılabilir.

Kişilere özel katalog çalışmaları yapılabilir.

Kişilere özel aramalar ve anket çalışmaları yapılabilir.

[message_box title=”E-Bültenimize abone olun:” color=”red”][wysija_form id=”1″][/message_box]

Facebook’tan Rooms Atağı: “Chat Rooms” geri dönüyor!

17 Ocak 2014 tarihli yazımda bahsettiğim üzere ODTÜ mezunu bir Türk, Cemre GÜNGÖR, Amerika’da eğitimi sırasında birkaç arkadaşı ile birlikte bir sosyal ağ kurdu, “Branch”. Ve kurulduğu dönemde Facebook, Branch’ı 15 Milyon Dolar’a satın aldı. Geçtiğimiz günlerde Facebook yeni mobil ugulama ürünü olan “Rooms” uygulamasının tanıtımını yaptı hatta Amerika ve İngiltere gibi bazı ülkelerde Appstore’lerde kullanıma sunuldu.

rooms

roomsRooms, Branch’ın kuruluşundaki mantığın uygulamaya dökülmüş hali. Rooms sayesinde kullanıcılar ilgi alanlarına göre fikir ve bilgi alışverişinde bulunabileceği odalar oluşturabiliyor, ya da açık olan odalardan birine istediği kullanıcı adı ile dahil olabiliyor. Birkaç yıl öncesinde yaygın olan “chat rooms”ları anımsatan Rooms, kullanıcılara kimliklerini gizleme hakkı vererek sohbet ya da tartışma odalarında kendilerini daha rahat ifade edebilmelerine olanak sağlıyor. Tabii verdiği rahatlığın yanı sıra olumsuz sonuçları da olacaktır diye düşünüyorum ben. Kullanım sözleşmesinin kapsamı, odalardaki sohbetler sırasında kullanılacak argo kelimelerin engellenmesi gibi konularda ne gibi önlemler alınacak bilmiyoruz ama kişilerin kimliklerini gizleyerek dahil olabileceği tartışma ortamlarında bu gibi konular sıkça gündeme gelecek gibi görünüyor, en azından Türkiye’de.

Önceki yazımda uygulamanın Twitter’a alternatif olabileceğini belirtmiştim ve bu iddiamı hala destekliyorum. İnsanların, Twitter’de yorumda bulunmak istediği ancak çeşitli sebeplerden dolayı kimliklerini, görüşlerini ifşa etmek istemedikleri, edemedikleri, birçok konu için kurulacak odalar, büyük rağbet görecek gibi duruyor.

Uygulamanın yöneticisi ise Branch’ın kurucularından olan ve satınalma sonrası Facebook bünyesinde çalışmaya başlayan Josh Miller. Kısacası uygulama emin ellerde, fikir babalarından biri yönetiminde yürütülüyor.

Rooms’un Facebook, Twitter ve Instagram hesapları açılmış ve Facebook.com altında, Rooms uygulaması için yardım merkezi de kurulmuş.

Uygulamayı indirmek için bu linki kullanabilirsiniz.

[message_box title=”E-Bültenimize abone olun:” color=”red”][wysija_form id=”1″][/message_box]

Markaların Kurban Bayramı Mesajları

Ramazan Bayramı’nda Markaların Bayram Mesajları konulu derlememizin ikinci bölümü olan Markaların Kurban Bayramı mesajları ilk olarak Sony Türkiye‘nin paylaşmış olduğu kutlaması ile başladı. Fakat bayram namazından önce paylaştığı için birazcık espirilere maruz kaldı.Sanırım hesap yöneticisi “Ben paylaşayım da yarın sabah like atarlar” diye düşündü. Nitekim diğer markaların yayınlamış oldukları Kurban Bayramı mesajlarında ise bayram günü dahi ürün yerleştirme yapan ve gözlerimize sokmaya çalıştıkları ürünler de vardı. Benim tercihim en güzel görseli hazırlayan marka hiç biri. Peki sizin en beğendiğiniz görsel hangisi ?

 

Linkedin Nedir?

Linkedin, profesyonel iş ağı oluşturan ve 2003 yılından beri popülerliğini sürdüren bir platformdur. Bireysel kullanıcıların yanı sıra kurum ve markaların da yer aldığı bu kanalda kullanıcılar aktif paylaşımlarla iş dünyasındaki ilişkilerini genişletilmektedir.

Linkedin’de kimler var?

Linkedin’i profesyonel iş ağını genişletmek isteyen kişilerin yanı sıra kurumsal marka ve şirketler de kullanmakta. Şirketin tarihçesinden çalışanlarına, iş ilanlarından sektörel haberlere kadar her türlü bilgiyi bulmak mümkün.

LinkedIn-magnified

Linkedin nasıl kullanılır?

  1. Profil bilgilerinizi eksiksiz doldurun

Bilgilerinizin tam olması aramalarda daha kolay çıkmanızın yanında profesyonelliğinize de katkı sağlayacaktır.

 

  1. Profil fotoğrafınız profesyonel olsun

Profil fotoğrafınız ilk olarak göze çarpacak ön izlenim unsurlarından olduğu için mesleğinize uygun görünümde olması son derece önemlidir.

 

  1. Size özel adres uzantısı edinin

İçerisinde isminize yer vereceğiniz bir URL adresi yapılan aramalarda ön plana çıkmanıza yardımcı olacaktır.

 

  1. Anahtar kelimeler kullanın

Profilinizde kullanacağınız sektörünüze yönelik terimler ve anahtar kelimeler linkedin içi aramalarınızda ön planda olmanızı sağlayacaktır.

 

  1. Tavsiyelere yer verin

Sizinle ilgili tavsiyelerde bulunabilecek kişilerin yazdıklarına yer verin. Ayrıca yeteneklerini takdir ettiğiniz kullanıcılara tavsiye notları yazmaktan çekinmeyin.

 

  1. Profilinizi paylaşın

Kullandığınız diğer sosyal medya mecralarında linkedin profilinizi paylaşmanız görünürlüğünüzü arttıracaktır.

 

  1. Paylaşımlarda bulunun

Hazırlamış olduğunuz video,sunum gibi çeşitli çalışmaları profilinizde paylaşarak yeteneklerinizi sunmanıza imkan tanır.

 

  1. Gruplara üye olun

Sektörünüzle bağlantılı olan veya ilgilendiğiniz alanlara yönelik gruplara katılarak hem ağınızda etkinliğinizi arttırabilir hem de profesyonellerle daha kolay iletişime geçebilirsiniz.

 

  1. Etkileşimde olun

Beğenilerde bulunmak, uygun yorumlar yapmak, iş tebrikleri vb. etkileşimler ağınızın genişlemesine yardımcı olarak daha fazla kişiye ulaşmanızı sağlayacaktır. Ancak bu etkileşimlerin uygunluğunun da sizin profesyonelliğinizin göstergesi olduğunu göz ardı etmemek gerekir.

Son olarak, bu platformu doğru kullandığınız takdirde iş olanaklarınız artacağı gibi alanınızda size değer katacak verilere de ulaşmış olacaksınız.

[message_box title=”E-Bültenimize abone olun:” color=”red”][wysija_form id=”1″][/message_box]

“Sana 100 Lira Veririm”

Kobilerin büyük çoğunluğu pazarlama faaliyetlerinde “Sosyal Medya” kanallarını kullanıyor.

Bu kanallara gereken önemi veren de var, sağdan soldan duyduğu için bende burada olmalıyım diyen de.

Kobilerin dijitalde var olmaları ne yazık ki web sitelerinden öteye gitmiyor.

Bazı firmalar işlevine göre ya “Dijital Medya” ajanslarıyla ya da bu işte uzman danışmanlardan “Freelance” olarak hizmet alıyor.

Kobiler için gözden kaçırılmaması gereken en önemli konu “BÜTÇE”dir.

Firmalar “Sosyal Medya” bütçelerini kısıtlı tutmak isteyebilirler, bu durum markanın doğru mecralarda bulunmasına engeldir.

Hangisinde reklamlar daha ucuz hangisinde daha fazla diye bir ayrım yapılmamalı.

Zaten, sosyal mecralar üzerinden yapılacak birçok işlevi ücretsiz temin edebilirsiniz.

Hesap oluşturma, sayfanıza girdiğiniz içerikler, bilgiler, paylaşımlar, bunlara herhangi bir ücret ödemeden kullanabilirsiniz.

Size maliyet olarak yansıyacak şey “Etkileşim”dir.

Çeşitli “Reklam” modellerini kullanmanız; hedef kitlenize dokunmanızı ve fark edilebilmenizi sağlayacaktır.

Bunlar için bütçe kullanılması şarttır.

2013’ün Nisan ayında “Freelance” olarak görüştüğüm bir “Çiğ köfte” firması vardı. Hızla büyüyen ve Türkiye’nin çoğu bölgesinde Franchising sistemiyle iş yapan bu firmayla “Sosyal Medya” işlerini yürütmek adına görüşmelere başladım.

Verilecek Hizmetler:

-Hedef kitle analizi yapılacak.

-Hedefler doğrultusunda strateji geliştirilecek.

-Sayfaya düzenli içerik girilecek.

Sosyal Medya kampanyaları geliştirilip yönetilecek.

-Grafik / Görsel tasarım yapılacak.

-Reklam modelleri kullanılıp yönetilecek.

-Düzenli raporlar verilecek.

Firma sahibinin hızla büyümekte olan bu yeni pazarlama platformu hakkında pek bilgisi yoktu. Emin olun bu işte en zoru; hiç bilmeyen birini, sosyal mecraların artık pazarlama hakkında söz sahibi olduğuna İkna edebilmektir.
Ben konunun detayları ve işleyiş hakkında firmaya bilgiler verdim. Amacımızın Dijital Platformda da ses getirebilmek, tanınmak ve fark yaratmak olduğunu, bu konuda benden istediklerini ve benim neler yapabileceğimi konuştuk.
Konu geldi bana vereceği ücrete…

“Peki sen ne istiyorsun” diye sordu. Yapacağımız işin zaten aşağı yukarı artık belirlenmiş bir fiyatı vardı. Yönetim zamanını ve istenenleri göz önünde bulundurarak ortalama bir fiyat söyledim. Bir anda gözleri büyüdü; “Bu çok çok fazla Sana 100 Lira Veririm Yeter” dedi. İlk önce şaka yapıyor sandım. Baktım ki şaka değil, gayet ciddi bana her ay 100 Lira vermenin pazarlığını yapıyor. İşi reddettiğimi belirttim ve;

“Hemen gidin bir ajansla ya da bu konuda uzman freelance çalışan biriyle görüşün; eğer sizin söylediğiniz fiyata bu işleri yapacak bir yer varsa ben sizden ücret almadan çalışacağım.” dedim.
Biraz pazarlık yapmaya çalıştı ama emeği hiçe sayan ve konuşmasında “Bu işler zaten çok kolay, herkes yapar, zor bir iş yapmıyorsun” demesi beni çok kızdırmıştı.

“Neyse siz umarım bu işi 100 Liraya yapan kişilerle anlaşırsınız” dedikten sonra oradan ayrıldım.
Maalesef böyle marka değerine önem vermeyen, aslında büyük çaplı reklamlar yapmak yerine düşük maliyetle çok ses getirecek pazarlama stratejilerini, dijital platformda hazırlanmış kampanyaların markanın tanınması açısından önemini bilmeden ve hatta farkında olmadan markasına zarar veren işletme sahipleri var.

Sosyal Medya üzerinden yapılan reklamların markalara sağladığı geri dönüş; doğru yapılandırıldığında beklenenin üzerinde olabiliyor. Harcanan bütçeyi boşa giden masraf olarak değil, marka adına yapılan ve uzun vadede en iyi geri dönüşü sağlayacak bir yatırım olarak görmek gerekir.

[message_box title=”E-Bültenimize abone olun:” color=”red”][wysija_form id=”1″][/message_box]