Facebook’un Başarısız WhatsApp Stratejisi

Facebook’un WhatsApp’ı 2014 yılında satın alması ile birlikte tüm WhatsApp kullanıcılarında şüphesiz bir tedirginlik oluştu. Facebook’un milyarlarca dolar ödeyip WhatsApp’ı satın alması ile kullanıcılarda oluşan “Acaba WhatsApp bizden para ister mi” ya da “Uygulamayı kullanırken karşımıza markaların reklamları çıkar mı” gibi genel anlamda 2 tane olumsuz soru ortaya çıktı fakat her iki yönteme de başvurmayarak kullanıcılarını şaşırtan Facebook, son zamanlarda WhatsApp’da yaptığı çarpıcı güncellemelerle kullanıcılarının yoğun eleştirilerini almaya başladı. WhatsApp’a gelen bu yeni özellikler ile birlikte bir anlamda Snapchat’in kopyası haline gelen WhatsApp, bu yeni geliştirmelerden sonra çok eleştirildi. Facebook’un WhatsApp’ı 2014 yılında satın alması ile birlikte WhatsApp’a getirilen yeni özelliklerin çoğunu kullanıcılar ilk başta benimsemedi, bunun en canlı örneği ise WhatsApp’a gelen mavi tik (okundu) işareti oldu. İlk başlarda çok eleştiri alan mavi tik daha sonra birazda mecburi olarak kullanıcılar tarafından kabul gördü. WhatsApp kullanan kitlenin sosyolojik bir araştırılması yapılırsa eğer muhtemelen büyük bir çoğunluğu WhatsApp’ı sade bir şekilde kullanıp sadece Messenger ve Call özelliği için kullanmak istiyor sonucu çıkacaktır. Facebook’un ısrarla WhatsApp’ın bu kadar üzerine gitmesi, WhatsApp üzerinde yeni bir marka konumlandırması yapmaya çalışması, gelecek zamanda kullanıcılarını bu uygulamadan soğutabilir. Facebook, WhatsApp’ın bu kadar tutmasını ortaya çıkaran özelliklerini Snapchat’ten kopyaladığı özelliklerle birleştirerek WhatsApp kullanıcılarının isteklerini hiçe sayıyor ve kendi isteklerini kullanıcılara zorla kabul ettirmek istediğini gösteriyor. Şimdiye kadar muhtemelen “WhatsApp’da neden story özelliği yok” diye şikayet eden ya da “Şu Snapchatteki özellikler keşke WhatsApp’da da olsa” diyen bir kullanıcıya rastlamamışızdır. Facebook’un WhatsApp üzerinde yaptığı hamlelerin ne kadar başarısız ve yersiz olduğunu sosyal medyada WhatsApp’a yapılan eleştirilerden görebiliyoruz. Herkesin telefonunda hali hazırda indirilmiş olan sosyal medya uygulamaları varken (Facebook, Snapchat, Twitter Instagram vb) WhatsApp’ı da bu kategorinin içine zorla sokmaya çalışmak kullanıcılar tarafından bir türlü benimsenemedi.

Facebook’un WhatsApp üzerinde yapmış olduğu bu yenilikleri ve Snapchat’e rakip olarak göstermeyi şu şekilde özetleyebiliriz; Dışarı çıktığımızda sürekli aynı kafeye ya da aynı restouranta gitmekten sıkılırız farklı şeyler yemek ve içmek isteriz, gezmeye ya da eğlenmeye çıktığımızda girdiğimiz bütün sokaklardaki kafeler tek tip olursa orada oturmak istemeyiz ve farklı yerler ararız. Whatsapp’ı da diğer sosyal medya mecraları içinde konumlandırmak kullanıcıları farklı mesajlaşma uygulamalarına kaydırabilir. Facebook’un geliştirdiği stratejilerde bu ihtiyaca hizmet etmesi gerekirken, Whatsapp’ı da bir sosyal medya uygulaması gibi konumlandırmaya çalışması Facebook’un Whatsapp’ı bir nevi imha etmesi anlamına geliyor, Facebook bu şekilde devam ederek insanların Whatsapp’ı neden kullandığını ve hangi ihtiyaca cevap verdiğini görmezden gelirse Whatsapp’ı yakında iyi günler beklemiyor diyebiliriz. Facebook, Whatsapp’ın elinde bulunan milyonlarca kullanıcının datasını bir şekilde değerlendirmek istiyor fakat bunun için ezber yöntemler ve farklı sosyal medya uygulamalarının özelliklerini kopyalamak yerine kendine özgü geliştirmelerle kullanıcılarını mutlu etmeye çalışmalı ve farklı gelir modelleri oluşturarak alışılmışın dışına çıkmaya çalışmalı yoksa yakında Whatsapp yerine farklı mesajlaşma uygulamaları ile tanışabiliriz.

Sosyal Medya Esiri Olmayın! Patronu Olun!

Cep telefonlarının hayatımızın vazgeçilmezi olduğu tarihlerde, internet ticaretin yeni kurallarını belirlemeye başlamıştı.

İnsanlar, şirketlerin sunduğu ürün veya hizmetlere tek tıkla evlerinin konforunda ulaşıyor ve zamandan yana çok büyük bir kazanım elde ediyorlardı. Tabi haliyle ürün veya hizmete ulaşmak bu kadar kolay olunca, şirketlerin birbirleri ile rekabet edebilecek yöntemler geliştirmesi, tabir-i caizse hedef kitleyi tavlayabilecekleri kanalları iyi belirlemesi gerekiyordu.

2004 yılında artık internet dünyası yeni bir iletişim ağına sahip olmuştu. Bilinen tüm gerçeklerin değişeceği ve hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı bir dönem başlıyordu…

2004 yılında Harward Kampüsü’nden çıkıp tüm dünyaya yayılan Facebook ile dünyada artık bir takım dinamikler değişmeye başlamıştı. Herkes birbirini takip ediyor, “like’lıyor” ve birbirlerine yorum bile yapabiliyorlardı. Haliyle giyilen, yenilen, içilen de gözler önüne serilmeye başlanmıştı.

Hemen ardından “durum” konsepti tanımlaması ile internetin yeni iletişim ağı Twitter’ın şirin kuşu 2006 yılında hayatlarımıza girmeye başlamıştı. Facebook’takinin tam aksine Twitter çok konuş ama uzun cümleler kurma, söyleyeceklerini 140 karakterle ifade et diyerek artık hiçbirşeyin eskisi gibi olmayacağının sinyalini veriyordu.

Hayatımızı fotoğraflar, videolar ve yazılarla gözler önüne sermeyi/ifade etmeyi öyle bir sevdik ki, Instagram, Youtube, Linkedin, Google+, Printerest ve bloglar gibi diğerleri de gün geçtikçe sosyal medya hayatımızda önem kazanmaya başladı.

social-m-marketingpngTabii sosyal medya bizlerin hayatımızda önem kazanmaya başladıkça ürün veya hizmetini pazarlamak isteyen şirketler içinde önem kazanmaya başlamıştı. GAP 2010 yılında daha modern ve yenilikçi çizgi ile hazırladığını ileri sürdüğü yeni logosunu paylaştı. Ve bu logo değişikliği sosyal medya da o kadar yankı uyandırdı ve tepki toplamaya başladı ki logonun yeni resmi ile açılan Gaplogo Twitter hesabı bir anda binlerce takipçi topladı. Ve akıllara ziyan ilk tweet’i“Benim de duygularım var pislikler” ile büyük bir savaş başlattı ve devam etti.

Hemen ardından yeni Gap logosuna cevaben birileri de OldGapLogo (eski Gap logosu) adıyla bir Twitter hesabı açtı: “Gecenin bir yarısı, Old Navy’nin cansız mankenleriyle dolu penceresiz bir salona götürüldüm. Yardım yollayın.”yazan tweet’ini attı.

Sonra ne mi oldu? Yeni logonun ömrü bir iki gün kadar kısa bir süreyi kapsadı. Gap, Facebook sayfasındaki yeni logoyu kaldırıp yeniden eski logosuna döndü ve şöyle bir açıklama yaptı:“Baştan beri planımız buydu. İnsanların bir hafta boyunca bizim hakkımızda konuşmasını sağlamak. Müşterilerimizi dinliyor gibi görünerek onlara bu kadar sevdiklerini fark edemedikleri değerli logolarını geri vererek son gülen olmak.” [1]

Peki GAP gerçekten sosyal medya da kendinden konuşturmak mı istedi? Yoksa bu kadar çok konuşulduğu için dayanamadı ve eskiye dönmeye mi karar verdi? Orası işin karanlık tarafıJ

Görünen tek aydınlık yanı ise artık sosyal medyanın gerek bireylerin gerekse şirketlerin hayatlarının bir parçası haline geldiği ve isteseler de göz ardı edemeyecekleri bir nokta da olduğu idi.

Sosyal medya ağları, tüm dünyada TV, Radyo, Telefon ve Bilgisayar gibi teknolojik cihazlardan daha kısa bir sürede kabul edilip benimsendi.

Bugün sosyal medya ağlarının en popülerleri Facebook bir ülke olsaydı; 1 milyar 350 milyon kullanıcı sayısı ile Çin Halk Cumhuriyeti’nden sonra dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi olurdu. (Wikipedia)

Peki bu yeni dünya düzeni şirketleri nasıl etkiledi?

Günümüze baktığımızda şirketler sosyal medya ağları aracılığı ile hedef kitleye doğrudan ulaşabilmekte ve onların alışkanlıklarına göre sosyal medya pazarlama stratejilerini belirleyebilmektedir. Zaman ve maliyet avantajı sağlayan sosyal medya pazarlama yöntemleri, elde edilen verilerin ölçülebilir ve sonuca doğrudan etki ediyor olması nedeni ile şirketlerin en çok tercih ettiği pazarlama yöntemlerinden biri haline geldi.

Sosyal medya pazarlamada, avantaj yada dezavantaj olarak değerlendirilecek en önemli kriter müşterilerin ürün veya hizmetler hakkında söz söyleme hakkına sahip olmasıdır.

Müşteri her durumda konuşabilmekte ama sosyal medya aracılığı ile daha geniş topluluklara ulaşabilmekte, dolayısı ile iyi yada kötünün potansiyel müşteriler arasında daha hızlı yayılmasını sağlayabilmektedir. Böylece şirketler hızlı müşteri kazanabilmekte veya kaybedebilmektedir.

Bu gibi birçok neden iyi bir sosyal medya pazarlama planının oluşturulmasının gerekliliğini gözler önüne seriyor. Çünkü ürün ve hizmetlerimizden yararlanan hedef kitle interneti aktif olarak kullanan bir nesil, dolayısı ile bilindik geleneksel pazarlama yöntemleri ile onlara ulaşmamız globalleşen dünya da imkansızlaşıyor. Müşteri nerede ise, sizde orada olmalısınız! Doğru yapılan analizlerle iyi planlamış bir sosyal medya pazarlama stratejisi hedeflediğiniz herkesi müşteriniz haline dönüştürecektir.

Özetle sosyal medya pazarlaması için aşağıdaki hususları göz önünde bulundurmalıyız.

 

  1. Doğru Analiz, Doğru Planlama:

İyi bir sosyal medya pazarlama stratejisi ancak öncesinde yapılan doğru analiz ve iyi planlama ile sağlanır. Hedef kitlenin, amacın ve hedefin öncelikli olarak belirlenmesi gerekmektedir. Sonrasında, hedef kitleye hangi ağ aracılığı ile ulaşılacağının belirlenip, buna göre en uygun metodun seçilmesi gerekir.

  1. Rakipler:

Rakiplerin sosyal medya pazarlama stratejileri kurgulayacağınız pazarlama planında göz ardı edilmemesi gereken bir bilgidir. Rakipler hangi ağları etkin olarak kullanıyorlar? Günde ne sıklıkla paylaşımda bulunuyorlar? Bu sorulara alınan cevaplara göre plana yön verilebilir.

  1. Kanala Göre Hareket:

Hedef kitle ile buluşulacak sosyal medya ağının hangisi olduğuna göre hareket edilmelidir. Her ne kadar sosyal ağların tamamından herkes yararlanıyor gibi gözükse de her birinin kullanıcı profilleri ve buna göre iletişim dili de değişebiliyor. Örnek olarak Facebook ve Linkedin gibi düşünebilirsiniz.

  1. İçerik:

Bir başka deyişle “Content”! Bugün gittikçe önem kazanan bir terim haline gelmeye başladı. Çünkü yaptığınız kampanyayı yada sunduğunuz ürün/hizmeti hedef kitle ile buluştururken doğru iletişim dilinin seçilmesi, mesajın doğru ve anlaşır olarak verilebilmesi içeriğinize bağlıdır.

Ne sıklık ile güncelleme yapılmalı? Paylaşımların, fotoğraf, video yada animasyon olarak mı yapılması gerekiyor? Bunların da çok net belirlenmesi gerekiyor.

  1. Hızlı dönüş

Müşterilerden gelen geri bildirimlerin hızlıca yanıtlanıyor ve aksiyon alınıyor olması gerekiyor. Sosyal medya hedef kitleniz ile doğrudan iletişimde bulunduğunuz bir platform. Dolayısı ile hedef kitleden gelen geri bildirime verilen cevap ve sonrasında alınan aksiyon hedef kitle gözünde doğrudan “beni duydular, dinliyorlar ve önemseniyorum” u ifade edecektir. Çünkü sosyal medyada önlem almadığınız bir tepki çığ gibi büyüyüp, kampanyanın kötü sonuçlanmasına yada sağladığınız ürün/hizmetin hayatının başlamadan bitmesine neden olabilir.

  1. Ölçümleme ve iyileştirme

Sosyal medya pazarlamanın en güzel özelliklerinden biri de ölçümlenebiliyor olması. Kaç kişi beğendi? Kaç kişi ürün/hizmet veya kampanya hakkında yorum yaptı? Kaçında satın alma davranışına döndü? Bu gibi soruların hepsinin cevabını alabiliyor. Buna göre iyileştirmeniz gereken yerler yada hangi sosyal medya ağının sizin için uygun olduğunu görerek yoğunluğunuzu nereye yönelteceğinize karar verebilirsiniz.

[1] http://www.sosyalmedyapazarlama.com/2010/10/gap-0-sosyal-medya-1/

 

Sosyal Medyada 13 – 19 Şubat Haftalık Özeti [ Taze Çıktı! ]

Geçtiğimiz hafta hareketli ve yeniliklerle dolu bir gündemi geride bıraktık, o zaman hadi başlayalım :)

Youtube’da bir dizi, bir video izlerken en sevemediğim geçmeyen reklamlardı, sizden de bu durumu sevmeyenler illa ki vardır değil mi? Sesimizi duyurmuş olacağız ki, youtube aldığı bir karar ile 30 saniye süren ve geçilemeyen reklamlardan 2018’de vazgeçeceğini duyurdu.

Snapchat; Instagram ve Facebook ile kıyasıya bir rekabet içerisinde olsa da, kendisine sadık bir müşteri kitlesi yarattığı için ‘misal ben’ markaların ilgisini toplamaya devam ediyor. Son araştırmalar gösteriyor ki Snapchat hesabı olan markalar Snapchat kullanıcıları tarafından sıkı bir şekilde takip ediliyor ve kullanıcıların yarısından fazlası bu içerikleri açarken, %85’inden fazlası da hikayeyi sonuna kadar izliyor.

Facebook’un duyurduğu yeni  bir özellikten bahsedeceğim bu kez, iş ilanları.  Şu anda sadece ABD ve Kanada’da kullanılabilen bu yeni özellikle sayfalar 30 gün boyunca yayında kalacak iş ilanlarını kendi sayfasından paylaşabiliyor. İlana başvurmak isteyen kullanıcılar ise FB profilindeki bilgiler ile başvurabiliyor.

Her yeni Iphone modelini bu sefer bizi ne şaşırtacak acaba diye beklerken, şimdilerde yeni modelde Touch ID’nin yerini 3D yüz tarama teknolojisinin alacağı konuşuluyor. Bu beklentileri güçlendiren gelişme ise Facebook’un İsrail Merkezli yüz tanıma hizmeti sunan RealFace’i satın alması oldu.

Eskilerin en meşhur telefonu diyebilir miyiz kendisi için, eski dostumuz geri mi dönüyor yoksa? Nokia, 3310 modelini tekrar hayatımıza sokmaya hazırlanıyor. 27 Şubat’ta Barselona’da düzenlenecek olan Mobile World Congress’te yeniden lansmanı yapılacak olan 3310, 59 Euro’dan satışa çıkarılacak.

Yeni bir yere giderken mutlaka kaybolurum, hatta bazen gittiğim yere giderken de kaybolmuşluğum vardır. Benim gibi olanların ise en büyük kurtarıcısı kuşkusuz Google Maps. Mobil üzerinden liste yapma özelliğini ekleyen Google Maps’te, bir bölgedeki favori noktalarını veya seyahat notlarını liste olarak kaydedip dilediğin şekilde paylaşabiliyorsun.

Bu haftalıkta bu kadar, haftaya yeni haberlerle görüşmek üzere :)

[ Taze Çıktı! ] Sosyal Medyada 6 – 12 Şubat Haftalık Özeti

Bu hafta gündemimize düşen haberler neler?

Olmazsa olmazımız, vaktimizin çoğunu harcadığımız güzel platform Whatsapp ile başlayalım. Whatsapp milyarlarca kullanıcısı için iki adımlı doğrulama özelliğini başlatıyor. İsteğe bağlı olan bu özellik ile hesaplarınıza ek bir güvenlik önlemi sağlayabileceksiniz.

Her geçen gün artan sözlü şiddet ve nefret söylemleri sosyal medya platformlarını önlem almaya itiyor. Hatırlarsınız belki, geçtiğimiz zamanlarda Facebook bu konu ile ilgili ilk adımı atmıştı. Şimdi, Twitter geri kalmayarak bir filtre uygulamaya karar verdi. Twitter’in uygulayacağı bu filtre ile bir kullanıcı küfür ve hakaret içerikli cümleler kullandığında uygulamanın geliştirdiği filtre sayesinde yorumlar görünmeyecek. Bir sonraki adımda da Twitter tarafından engellenen kullanıcının birden fazla yeni hesap açmasınında önüne geçileceği söyleniyor, bekleyip göreceğiz.

Bu arada canlı yayın çok moda! Facebook ve Instagram Live’ın ardından bu furyaya Youtube’da katılıyor. Şimdilik sadece 10K üzeri takipçisi olan kullanıcılar için açık olan bu özellik daha sonra tüm kullanıcılara açılacak.

Şimdi anlatacağım uygulama ise alışılmışın dışında, ortak zevk önemli evet, fakat ortak nefretinde gücü yadsınamaz değil mi? Bu doğrultudan yola çıkarak yeni bir uygulama geliştiren Brendan Alper; uygulamasının adını Hater koyuyor ve evet kendisi bir flört uygulaması. Uyumunuzu ise ortak nefretleriniz belirliyor.

Eee, bugün Sevgililer Günü. O zaman yazıyı güne özel bir kampanya ile noktalandırıyorum. Yaklaşık 1 haftadır her yerde bu güne dair reklamlar, yazılar, kampanyalar görüyoruz. Ben böyle klişe zamanlarda sivil toplum kuruluşlarının kampanyalarına destek verilmesini seviyorum. WWF Türkiye’nin bu güne özel hazırladığı Doğada Aşk Var kampanyası dikkat çekenlerden. #DoğadaAşkVar etiketi ile devam eden kampanyaya katılarak sizde tehlike altındaki türlerin korunmasına destek olabilirsiniz.

Bu haftalıkta bu kadar, haftaya yeni haberlerle görüşmek üzere :)

Sosyal Medyada 30 Ocak – 5 Şubat Haftalık Özeti

Taze Çıktı!

Geçtiğimiz hafta sosyal medya dünyasında neler oldu bu yazımda sizlerle onları paylaşacağım.

Ufak bir soru ile başlayalım; Facebook’un ilk hayatınıza girdiği zamanı hatırlıyor musunuz? Peki ya bu ne ki heyecanınızı? Yıllardır görüşmediğiniz arkadaşlarınızla veya tanıdıklarınızla tekrar konuşabilme mutluluğunu peki? Evet ilk haberimiz Facebook ile ilgili..

Facebook 2016 yılına ait finansal verilerini yayınlarken, Mark Zuckerberg de kendi hesabından paylaştığı bir içerik ile mecranın kullanıcı sayısını yayınlandı. 1.2 milyarı her gün aktif olmakla beraber şu an Facebook’un kullanıcı sayısı 1.9 milyara yaklaşmış durumda.

Detaylar için: http://bit.ly/2k6mZsa

Kullanıcı sayısı 1.9 milyara yaklaşan Facebook yaptığı bir açıklamayla, lead reklamlarını artık Instagram’da da kullanılabilecek. Lead toplamak isteyen reklamverenlerin, Facebook üzerinden verdikleri reklamlarda Instagram’ı da seçerek bu özelliği kullanabilecek. Ufak bir uyarı: Lead reklamları Instagram web sürümünde henüz görüntülenemiyor.

Facebook’un mobil uygulamasında kullanılabilen yeni bir özellikten bahsedeceğim bu kez. Tinder benzeri bu özellik ile yeni insanlarla tanışmak istiyorsanız; navigasyon bölümündeki Discover People özelliğini kullanarak diğer kişilerin halka açık bilgilerini görebileceksiniz artık.

Daha önceki yazımda çok aktif Snapchat kullanıcısı olduğumdan bahsetmiştim size. Geçtiğimiz haftalarda hala alışamadığım arayüzünü yenileyen Snapchat şimdi de internet sitesi paylaşmak isteyen kullanıcıları için snapcodelar geliştirecek. Reklam açısından güzel bir alan olacak gibi duruyor, göreceğiz.

Farkındayız değil mi? Nasıl da hızlı büyüyor video pazarı ve bu pazar hızla büyürken herkes kendini oyuna dahil etmeye çalışıyor. Bu hafta Twitter’den bir hamle geldi. Yeni bir özellik ile Twitter izleyicilerine video izlenme sayısını da gösterecek.

Evet devam edelim!

Günümüzün en büyük sorunsallarından birisi yalan haberler.. X haberi çok çabuk bir başkasına X,Y,Z olarak gidiyor, muhtemelen sizde günlük hayatınızda benzer olaylar deneyimlemişsinizdir. Bu büyüyen sorunla başa çıkmak için kurulan bir organizasyon olan “Fake News Challenge” yapay zeka ve doğal dil işleme teknolojilerini kullanarak bir haberin yalan olup olmadığını tespit etmeyi hedefliyor.

Haberin linki: http://www.fakenewschallenge.org/

Godaddy dünyada çokça bilinen bir alan adı ve sunucu sağlayıcılarından birisi ve gerçekten çok iyi reklam yapıyorlar. Geçenlerde yine interneti gerçek bir insana dönüştürdüğü 30 saniyelik bir film yayınladı. Ben çok tatlı buldum, izlemek isteyenler için :

Şimdiki haber beni hem şaşırttı hem de biraz ürküttü açıkçası, Çin’de bir elektronik fabrikası çalışanlarının %90’ını robotlarla değiştirerek üretimi %250 artırarak, hataları %80 azaltmayı başarmış. 2017 ve sonrasında bu tarz haberleri çok duyacak gibiyiz, bundan birkaç ay önce Adidas da sadece robotların çalışacağı fabrikalar kuracağını duyurmuştu. Hayırlısı diyelim!

Biliyoruz ki 2011 yılından beri ‘Dünyanın En Değerli Şirketi’ unvanını Apple elinde tutuyor, geçtiğimiz yılda Apple her ne kadar iPhone ile satış rekoru kırmış olsa da başlı başına yetmemiş sanırım ki bu sene tahtını Google’a kaptırdı. Bakalım unvanı geri kazanabilecek mi, beraber göreceğiz.

Biz daha bu haberleri yeni sindiriyorken bakalım haftaya hangi haberler gündemimize düşecek :)

Sosyal Medya Mecralarından Farklı Olarak; Facebook

Sosyal Medya’nın hayatımıza girmesi ile birlikte artık sürekli akıllı telefonlarımızdan Twitter, Instagram, Facebook ve Snapchat’e girerek takip ettiğimiz kişi ve sayfalarda neler olduğunu görmek için telefonumuzun şarjını bitirene kadar kullanıyoruz.

Sosyal Medya’nın bağımlılık haline gelmesini fırsat bilen markalar ise bizi oralarda bir yerlerde pusarak bekliyor ve karşı karşıya geldiğimizde hamlesini yapıyor. Yaptıkları çeşitli kampanya, video tanıtım, yarışma ve farklı içeriklerle bizi kendisine çekmeye çalışıyor ve bunların yanında sponsorlu içeriklerle takipçi sayılarının çok üstünde kişilere ulaşabiliyor. Markaların olduğu sosyal medya mecralarında ise satış olarak hepsinden ayrılan Sosyal Medya Kanalı olarak Facebook ön plana çıkıyor. Facebook her zaman markaları düşünerek geliştirmelerini sürekli bu yönde yapıyor. Facebook’un satış amaçlı kullanılabilecek özelliklerinden en önemlisi olarak Chatbot ve Dükkan karşımıza çıkıyor. Facebook’un sonbaharda kullanıma açtığı dükkan uygulaması bir çok markanın dikkatini çekmişti. Dükkan ile birlikte paylaşılan postlar sizi direk satışa yönlendirebiliyor veya e-ticaret sayfasına gidebiliyorsunuz. Ürünleri listeleyebildiğiniz ve müşteri odaklı bir geliştirme olan Dükkan ile birlikte Facebook’ta ürün satmak artık daha kolay bir hale geldi. Bunun yanında Messenger üzerinden yapılan Chatbot uygulaması da satışlarınızı ve tanıtımlarınızı oldukça olumlu etkileyecek bir uygulama. Chatbot sayesinde Facebook sayfanızı beğenen kişilere Messenger üzerinden mesaj gönderebilir, tanıtım ve kampanyalarınızı duyurabilir hatta bir restaurantsanız sipariş bile alabilirsiniz. Facebook’un dükkan ve chatbot uygulamalarını stratejik olarak kullanıp kurumsal bir sayfa yönetimi yaparsanız Facebook’ta ticaret yapmanın faydalarını çok çabuk görebilirsiniz.

facebook-alltTicari anlamda en kullanışlı Sosyal Medya Mecrası Facebook’tur. Facebook sayfanızı Twitter ve Instagram sayfalarınız ile destekleyip merkeze Facebook’u oturtursanız yapılacak doğru strateji ve kaliteli ürünler ile e-ticaret sitesine gerek bile duymadan müşteri pazarınızı oluşturabilir, onlarla doğrudan iletişime geçebilir ve satış yapabilirsiniz. Tüm bu uygulamalarda ise ihtiyacınız olan en önemli şey sayfalarınızı en doğru strateji ile yönetecek bir Dijital Medya ekibidir. İşini bilen bir Dijital Medya ekibi markanıza gerekli olan sempati ve imajı, tanıtım ve reklamı, pazarlama ve satışı gerçekleştirecek diğer markalarla olan rekabette sizi her zaman bir adım önde tutacaktır.

Sosyal Medya Vezir de Eder, Rezil de…

2016’nın son ayına girdiğimiz şu günlerde, artık sosyal medyanın gücünün yadsınamaz şekilde arttığının hepimiz farkındayız. Bilgilerin yayılması bu kadar kolaylaşmış ve hızlanmışken, edilen tek kelimenin veya paylaşılan tek bir fotoğrafın etkisi tahmin edilebileceğinden çok daha fazla olabiliyor. Tüketiciler artık şirketlere geleneksel yollarla ulaşmak yerine, sosyal medyanın ulaşım kolaylığını tercih ediyor. Bu yolla olumlu-olumsuz en küçük yorumun bile şirketlere dönüşü kat ve kat artabiliyor. Günümüzde bilinçli tüketiciler artık biliyorlar ki, benzer sorunlar yaşayanlara ulaşmak, şirkete ve problemin çözümüne ulaşmak için çok daha kolay ve etkili bir yol. Hal böyle olunca, ağızdan çıkan her sözü iyice düşünmek gerekiyor.

 

reebookAylar süren propaganda süreci bitti, Amerika yeni başkanını seçti. Sosyal medyadan en son nasibini alan marka ise New Balance oldu New Balance’ın Halkla İlişkiler Direktörü Matt Lebretton, sosyal medyanın gücünü henüz kavrayamamış olsa gerek ki, Donald Trump’ın zaferinin ardından yayınladığı destek mesajı ile bir anda nefret oklarının hedefi haline geldi. Ve aynı zamanda yepyeni bir akımın da öncüsü: New Balance’ını yak ya da çöpe at! Bu akım gittikçe yayıldı ve sosyal medya videolar ve fotoğraflarla çalkalandı. Bu dönemin en başarılı çıkışını ise kriz yönetimini sosyal medyadan başarıyla yürüten Reebok yaptı. Yakılan veya çöpe atılan ayakkabıların fotoğraf veya videolarını paylaşan ayakkabı sahiplerine  “mention” atarak, kendilerine ulaştıkları takdirde, kayıplarını karşılayabileceklerini belirten Reebok’ın verdiği tepki, her ne kadar etik açısından tartışılsa da, işbirliği prensibinden yararlanarak birçok hayran kitlesi kazanmış oldu.

Seçim öncesi veya sonrasında Reebok desteklediği aday hakkında açık bir ifadede bulunmasa bile, Twitter’daki tutumu ile Trump karşıtları safında yer almış ve rakibinin krizini kendi lehine çevirmeyi başarmış görünüyor. Sosyal medya krizlerinin önüne zamanında geçmek çok önemli yoksa küçük bir kartopuyken hızlıca çığa dönüşebilir. Spor ayakkabını yak protestosu her ne kadar birkaç hafta önce yaşanmış olsa da New Balance,  bu durumu düzeltmek için İnstagram’da sadece bir yazı paylaşmak dışında herhangi bir eylemde bulunmamış gözüküyor. Açıklama yapmış olmak yeterli değil, aynı zamanda hataları telafi etmek de gerekmekte. Sarsılan itibarı düzeltmek için gösterilecek her çaba marka imajı için pozitif ortam oluşturur. Bakalım, tüketicilerini geri kazanmak için New Balance ne tür yöntemler kullanacak ve sosyal medya bu amaçta ne kadar etkin olacak göreceğiz…

Sosyal Medya Hesap Yöneticilerinin Mutlaka Bilmesi Gereken Programlar

Sosyal medya hayatımızın iş, eğitim veya kişisel olarak her alanına hızla girmeye devam ederken bu mecra günümüzde yeni iş olanakları oluşturmuştur. Bu işlerden bir tanesi de Sosyal Medya Yöneticiliğidir. Çok değil bundan dört, beş yıl önce birisi bizim şirketin sosyal medya hesaplarını yönet sana para vereyim dese dalga geçiyor derdir. Günümüzde ise Sosyal Medya Hesap Yöneticiliği en popüler meslekler arasında yerini almayı başarmış durumda.

Önceden bu işi yapanlar birden fazla hesabı yönetmek için oldukça zorlanıyorlardı çünkü bu hesapları ortak tek bir kanaldan yürütebilecekleri bir uygulama/program mevcut değildi. Şimdi ise çeşitli araçlar sayesinde birden fazla sosyal medya hesabını kontrol etmek içerik paylaşmak, planlamak, analiz etmek mümkün. Bu durumun farkında olan bazı mecralar ise kendi içerisinde birden fazla hesabı kullanıma sunmaktadır, bunun en güzel örneği ise Instagram’dır.

Uygulamaların sadece çoklu hesap desteklemesi yeterli olamayabiliyor çünkü, bu hesaplara her gün girip içerikleri manuel paylaşmak biraz zahmetli ve zaman alıcı oluyor. Tamda bu nokta da Sosyal Medya Yöneticileri’nin hayatını kolaylaştıracak uygulamalar devreye giriyor.

Peki bu uygulamalar neler olduğuna hep birlikte göz atalım.

hootsuite

Hootsuite: İlk programımız en çok tercih edilenlerden birisi olan Hootsuite’tir. Bu program ile birden fazla hesabı tek bir yerde toplayabilir, hazırladığınız veya hazırlanan içeriklerin hangi gün hangi saatte hangi sosyal medya hesaplarında paylaşılacağını seçebilirsiniz. Paylaştığınız, zamanlanmış içerikleri istediğiniz hesap ve mecrada akış olarak ana ekranınıza ekleyebilirsiniz. Ücretsiz, profesyonel ve iş amaçlı olmak üzere üç paket mevcut Hootsuite’te. Ücretsiz seçenekte 3 profil ekleyebilir, temel analytics raporlarını görüntüleyebilir ve ileti planlayabilirsiniz. Profesyonel pakette ücretsizde olanların tamamına ek olarak 50 profil yükleyebilir, 1 tane gelişmiş (ayrıntılı) analytics rapor görüntüleyebilir, toplu mesaj atabilir, Premium uygulamayı indirebilir hesaplarınızı mobil olarakta kontrol edebilirsiniz. Son paket ise iş paketi bu pakette önceki paketlere ek olarak gerçek zamanlı analytics raporlarını görüntüleyebilir, yayıncılık onaylarını yapabilir, sosyal medya kampanya şablonları oluşturabilir, 7/24 öncelikli destek alabilirsiniz. Bunların dışında özel set-up ve eğitim imkanı da bulunmaktadır. Tabi bu paketlerin fiyatları özelliklerine göre değişmektedir. Ayrıca Viraltag uygulamasını kullanarak Pinterest’te paylaşmak istediğiniz pinlerin zamanlamasını da yapabilirsiniz.

 

buffer

Buffer: Sosyal Medya Uzmanları tarafından en çok tercih edilen bir diğer ürün ise Buffer’dır. Bu araç Hootsuite ile aynı sistem mantığı ile çalışmaktadır. Google+, Facebook, LinkedIn ve Twitter mecralarında sayfa ve profillerinizi ekleyebilir, mesajlarınızı programlaya bilirsiniz. Mesajlarınızın belli bir saatte yayınlanması veya sıraya konulabilmesi Sosyal Medya Uzmanlarının işine oldukça yarayan özelliklerden biridir. Hootsuite olduğu gibi Buffer’da da paketler mevcuttur bu paketler kendi içinde bireyler ve ajanslar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bireysel paket kendi içinde ücretsiz ve başarılı olarak ikiye ayrılırken, ajnaslar için olan paket ise küçük, orta ve büyük olarak seçeneklere ayrılmaktadır. Buffer’da sosyal medya hesap ve profilleri ekleyebilir, mobil uygulamalar ile mobil paylaşım yapabilir, sosyal medya analizi yapabilirsiniz. Optimal zamanlama aracı ile içeriklerinizi zamanlar bağlantılarınızı kısaltıp tıklamalarını görüntüleyebilirsiniz. Ayrıca video GIF paylaşımlarında bulunabilirsiniz. Bu paketleri bir ay boyunca ücretsiz deneme imkanının da sunuyor Buffer.

İş planı yapabilmek için ekip yönetimi ve analiz imkanları bulunmaktadır. Sosyal medya hesaplarınızı Buffer’a ait Respond aracına entegre ederek sosyal medyadan gelen mesajları hızlı ve sorunsuz bir şekilde cevaplayabilirsiniz. Tüm bunlara ek olarak Buffer paylaşabileceğiniz  içerikler hakkında da size önerilerde bulunuyor.

do-share

Do Share: Aslında ismini çok fazla duymadığmız fakat Google’ın bir eklentisi olan bu araç kişisel sayfa sahiplerine Google+ paylaşımlarını programlamalarına yarıyor. Bu aracın çalışabilmesi için Chrome’un açık olması gerekir aksi taktirde araç çalışmıyor. Bu aslında çok iyi bir özellik olduğu söylenemez çünkü herkes Chrome ile çalışmıyor ve bazen diğer tarayıcıları kullanmakta gerekebiliyor veya bir yere seyahat ediyorsanız ve bilgisayarınızı bilgisayarınız açık değilse maalesef paylaşım yapamıyorsunuz.

post-planner

Post Planner: Bu aracın entegreli olduğu tek mecra Facebook, yani ürünü  sadece Facebook ile kullanabilirsiniz. Bu araç size paylaşabileceğiniz içerikleri, bu içerikleri ne zaman paylaşmanız gerektiğine dair öneriler sunuyor. Facebook içinde yer alan bir uygulama ile kolay erişim sağlanan bu araçta fotoğraflar ve fikir edinmek için trend olan içerikler bulabilirsiniz. Bu araçta yine ücret paketleri mevcut bu paketler başlangıç orta ve uzman olarak sunuluyor ve daha önceki araçlarda olduğu gibi sunulan özelliklere göre ücretlendirme yapılıyor.

friends-me

Friends Me: Bu araç diğerlerinden biraz daha farklı bir içeriğe sahip bunun nedeni ise Google+ da paylaşılan içerikleri diğer mecralarda paylaşma imkanı sunuyor. Bu araç ile Facebook (gruplar, profiller ve sayfalar), Twitter ve LinkedIn’de(profiller, gruplar ve şirket sayfaları) ve Tumblr’ı destekliyor. Google+ paylaşımlarında ki imgelerin Twitter mesajlarında da görüntülenmesi artı bir özellik olarak karşımıza çıkıyor. Hashtag kullnarak mesajların nerede ve nasıl paylaşıldığını kontrol edebilir ya da sadece Google+ da paylaşım yapabilirsiniz. Uygulamaya gmail hesabınızla kolayca kaydolabilirsiniz. Diğer araçlara göre kısmen daha ucuz ve iki paket bulunmakta bu paketlerden birisi sosyal profiller bu pakette bağlı olan sosyal medya profili başına fiyat ödersiniz diğer paket ise takım üyeleri paketi bu pakette ise her takım üyesi başına fiyat ödersiniz.

sprout-social

Sprout Social: Bazı Sosyal Medya Uzmanlarının severek kullandığı bu araç ile Google, Twitter sayfalarını ve LinkedIn profillerini, Facebook sayfalarını, profillerini izleyebilir bu sayfalarda içerik paylaşabilir veya bir etkinlik oluşturabilirsiniz. Ekip yönetim fonksiyonu ile bir ekip oluşturabilir ve oluşturduğunuz bu ekibi yönetebilirsiniz hatta ekip takvimi bile oluşturabilirsiniz. Tamamen kullanıcı dostu bir ara yüze sahip olan bu aracın tek olumsuz yani yüksek fiyatı. Sprout Queue ile yapacağınız paylaşımları ilerleyen zamanlarda paylaşılması için planlama olanağı sunuyor. ViralPost ise kullanıcının işini kolaylaştıracak bir takım istatistikler sunuyor bunlar; içerik yayınlama hızı, ilgilenme düzeyi, kullanım ve diğer faktörlere bağlı olarak, kullanıcıların hedef kitleye yeni içerikleri ne sıklıkta sunması gerektiğine dair önerilerde sunuyor.

Facebook’a Bir Haller Oldu

100 akıllı telefon modelinin 99’unda yüklü olan Facebook’a bu ara bir haller oldu.

İlk olarak kullanıcılarına unlike butonunu müjdeleyen Zuckerberg, son birkaç yıldır kullanıcıların bu konu hakkında istekli olduğunu ve çoğu Facebook kullanıcısının bu özelliği uzun süredir beklediğini dile getirdi. Gelecek olan bu buton umarım dostluklarımızın arasına nifak tohumları ekmez diyerek Facebook’un diğer bir yeniliğine geçmek istiyorum. Evet doğru okudunuz, Facebook’un tek yeniliği bu butondan ibaret değil.

Artık profil fotoğraflarımız yeni bir çağa girecek ve fotoğraflarımızı GIF yapabileceğiz. 7 saniyelik video olarak değiştirebileceğimiz fotoğraflarımız, eğer istersek seste çıkarabilecek. Yaratıcı insanlarla dolu olan yurdumuzun bu yenilikle neler yapabileceğini sizler de tahmin ediyorsunuzdur :)

Henüz ülkemizde aktif olmayan bu özelliği iple çekiyor ve diyoruz ki; kahkahalar yakın, profil fotoğraflarınızı GIF yapın :)

Burger King, Facebook İletisine En Son Yorum Yazanın Şehrinde Restoran Açıyor.

 

Genellikle, Facebook üzerinden yapılan yarışmalarda ilk yoruma önem verilir, insanları aktif hale getirdiğine inanılır ama Fransa’da Burger King Buzzman ajansıyla anlaşarak bunun tam tersi bir operasyon gerçekleştirdi. 30 Nisan 2014 tarihinde, Burger King kendi Facebook sayfasında kişilerin yorum yapması için  bir görsel paylaştı.

Bu operasyon bir Facebook iletisinde en fazla yorum alan paylaşım oldu. Fikir basit ama orijinal ve zekiceydi. Marka bu sayede Facebook’ta bilinirliğini arttırdı. 1700 yoruma ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

burger-king-buzzman-burger-king-ouvre-restaurant-ville-du-dernier-commentateur-d-post-facebook