Markalar İçin Star Wars’lu İçerik Oluşturma Vakti!

Son günlerde dünya ile birlikte Türkiye’nin de gündemine oturan Star Wars serisinin son filmi ‘Güç Uyanıyor’ markaların da yakın markajında. Markalar Star Wars’lu içerik oluşturmaya ilk gün itibariyle başladı bile. Fakat hazır olun bu daha başlangıç, önümüzdeki günlerde çok daha yoğun bir şekilde karşımıza çıkacaklar. İddia ediyorum, Star Wars’lu içerik oluşturmayan yani gerçek zamanlı pazarlamaya başvurmayan marka pek kalmayacak gibi!

Gerçek Zamanlı Pazarlama

Gerçek zamanlı pazarlamanın günümüzdeki yaygın kullanımı; markaların gündem takibi yaparak ilgi çekici ve popüler olayları yakalaması, anlık refleks geliştirip konuyla ilgili içinde markasını da barından içerik üretmesi ve genellikle sosyal medyadan servis etmesi şeklindedir. Gerçek zamanlı pazarlamada en önemli husus adından da anlaşılacağı gibi zamanlamadır. Normal koşullarda gündem takibi yapmasına gerek olmayan markalar bu sebeple sosyal medya ve diğer tüm kanallardan hedef kitlenin ilgisini çekebilecek olayların izini sürmeli ve içeriklerini konuya olan ilgi dağılmadan yani doğru zamanda, tüketicinin ihtiyaç duyduğu anda paylaşmalıdır. Ayrıca gerçek zamanlı pazarlamada konuya dair ilk örnekler her zaman daha çok etkileşim alır ve beğenilir, sona kalan markalar ise eleştiri oklarını genellikle üzerine çeker. Gerçek zamanlı pazarlama yaparak viral bir yayılma hedefleniyorsa yaratıcı ve bir esprisi olan içerik oluşturulmasına da özen gösterilmelidir. Sırf diğer markalardan geri kalmamak için oluşturulan ama ilgi çekici bir yanı ve esprisi olmayan içerikler başarısız olmaya mahkûmdur.
Aslında markaların gündemi takip ederek popüler konularda içerik oluşturabilme refleksi başlarda takdire şayandı. Birçok marka bu gücü erken keşfederek sosyal medya için popüler konulara yönelik, eğlenceli içerikler de oluşturdu. Örneğin Nasa’nın Plüton’a en yakın uçuşunu gerçekleştirmesinin ardından yayınlanan kalpli Plüton fotoğrafı popülerleşince tüm markalar harekete geçerek en eğlenceli Plüton içeriğini oluşturmak için adeta birbirleriyle yarışmışlardı. Aynı şekilde tüm Türkiye’de krize sebep olan elektriklerin kesilmesinin büyük yankı yaratmasıyla durumu fırsata çevirmek isteyen birçok marka konuyla ilgili esprili içerikler üreterek güzel tepkiler de almışlardı. Tabii kervana sırf geri kalmamak için içi boş içerik üreterek katılanlar ise alay konusu olarak sınıfta kalmışlardı. Markaların yerli yersiz her konu için gerçek zamanlı pazarlamaya başvurması işin sihrini de alıp götürmüyor değil tabii.

Şimdi Star Wars Zamanı

Şimdi ise çanlar Star Wars için çalıyor ve markalar içeriklerini bu konuda üretiyor. Ancak Star Wars daha şimdiden tüketicinin karşına fazlasıyla çıktığı için, markaların oluşturduğu bu içeriklerin nasıl tepki alacağı da merak konusu. Bu sebeple markalar, oluşturduğu içeriklerin hedef kitlenin ilgisini çekebilecek nitelikte, esprili ve kaliteli olmasına mutlaka dikkat etmeli. Aksi halde markalar, yoğun bir şekilde bu içeriklere maruz kalarak sıkılan hedef kitleye antipatik gelerek şimşekleri üzerine çekebilir.

Şimdi markaların Star Wars’lu içeriklerini yorumsuz olarak sizlerle paylaşıyorum.

1. haribo 2. çokoprens 3. algida 4. çamlıca 5. çiçek 6. magnum 7. oneo 8. rexona 9. nestle damak 10. watsons 11. icetea 12. FullSizeRender 13. flormar alfemo bmw bosch cafecrown carrefoursa domestos familia finansbank garanti golfroko intel lcw mediamrkt mng nudo opet samsung superonline toyoto vitringez

İçerik Pazarlamanın Önemi

Kristal Elma’nın ikinci gününde Onedio’nun kurucusu Kaan Kayabalı’yı dinleme fırsatı buldum, kendisi bize dijital içerik pazarlamasındaki başarılarını anlattı.

Dijital’in günümüzde ki önemi tartışılmaz bir yere doğru giderken, bunu farkeden markalarımız da e haliyle dijitale yöneldi. Her site de reklamlarla karşılaşmaya başladık, durum böyle olunca da reklam kirliliği sardı etrafımızı.

Banner reklamlarından bıkan ve kurtulmak isteyen dijital topluluk çareyi “adblock”ta buldu. Birçok tarayıcı tarafından desteklen adblock uygulaması internet sitesinde yer alan reklam alanlarını engellemenizi sağlıyor. Bu durumdan kullanıcı gayet memnun kalırken, reklam sahipleri ve site sahiplerinin yüzünü pek güldürmüyor.

Bizden kaçış yok diyen markalar, dijital içerik pazarlamasıyla dokunmaya çalışıyor bu sefer tüketiciye. Sosyal medyanın önemi arttıkça, paylaşılan içeriklerin de önem kazanması markaları bu yola doğru sürüklerken hedef kitlenin kalbine giden yol da bulunmuş oldu.

Onedio içerikleri ile herkesin gönlüne taht kurarken, bir yandan da doğal reklamın ne kadar önemli olduğunu, paylaşmanın kalbine giden yolun içeriği benimsemek olduğunu göstermiş oldu.

Onedio’nun kurucusu ve CEO’su Kaan Kayabalı, doğal reklamın öneminden bahsederken, ilk doğal reklam çalışmasının Sushico olduğunu dile getirirken “Sushi yerken dikkat edilmesi gerekenler” başlığıyla girdikleri içeriklerin Sushico tarafından sahiplenilerek başarılı bir sonuca ulaştıklarını söyledi.

Kaan Kayabalı, doğal reklamın 5 olmazsa olmazını şu şekilde iletti:

  1. Çok iyi editorial yeteneğe sahip ol.
  2. Hedef kitlene iyi hitap etmek istiyorsan, ilgi alanlarına hakim ol.
  3. Açık ve net ol, kimseyi kandırmaya çalışma.
  4. O an ki aktivite ile ilgili ol.
  5. Eğlendirici aynı zamanda öğretici ol.

Kaan Kayabalı, bir içeriğin çok paylaşılmasının en büyük sebebinin insanların o içerikte kendini veya kendilerinden bir parça bulması olduğunu söylüyor. Bir onedio taraftarı olarak kendisine katılıyor ve kendimden bir parça bulduğum içerikler gözümün önüne geldikçe ufak bir tebessüm ediyorum :)

İçerik Pazarlamasının 6 Kuralı

Markalar sağı solu reklamlarla çevirip tüketicinin ilgisini çekebileceğini zannederek ne kadar da yanılıyor! Tüketicinin önüne her konulanı tüketecek kadar saf varlıklar olduğunu düşünen bu markalar isterse sonsuz sayıda outdoor ve indoor reklam yaysın dört bir tarafa, eğer bu reklamlar tüketiciyi çekecek sihre sahip değilse boşa kürek çekilmiş olacaktır.
Tüketici artık etrafındaki sayısız reklama karşı körleşmektedir. Sadece bir sektördeki bir marka bile her gün onlarca reklam yayarken, tüketicinin bu içerikleri bilinçli bir şekilde tüketmesi pek de mümkün değildir. Bir tüketici düşünün; sabah TV’de reklamlara denk gelen, radyoyu açtığında reklam dinleyen, yolda yürürken billboardların önünden geçen ve internette bannerlarla karşılaşan… Sizce ne kadarını bilinçli bir şekilde dinliyor, anlıyor ve gerçekten tüketiyordur? Ya da kendi deneyimlerinize dönüp bakın koskoca gün içinde sayısız reklamla karşılaştıktan sonra aklınızda ne kadarı kaldı, ne kadarı sizi etkiledi, ne kadarı satın almaya yöneltti? Kendi deneyimlerimden yola çıkacak olursam; etrafımda onlarca reklam varken bana dokunan reklamların dışındakileri duyduğum / baktığım halde tüketmiyorum diyebilirim. Bu sihirden yoksun içeriklere baktığımı ama görmediğimi ya da onları duyduğumu ama dinleyemediğimi fark edeli nice zaman geçti, eminim siz de fark etmişsinizdir. Lakin markalar henüz duruma pek de ayılmış değiller.
Bu reklam körlüğünün önüne geçebilmek ve içeriğe sihir katmak için markaların öncelikle içerik pazarlamasını keşfetmesi gerekmektedir.
İçerik Pazarlaması
İçerik kısaca yazılı, sesli, görsel ürünler olarak tanımlanmaktadır. Handley ve Chapman’a göre içerik “Yaratılıp bir web sitesine yüklenen her şeyi ifade eden kapsamlı bir kavramdır: sözcükler, görseller, araçlar ve orada bulunan diğer şeyler. Hakkımızda sayfası, sık sorulan sorular (SSS), ürün bilgisi sayfaları, vs.” (s.35).
İçerik pazarlamasında öncelikle bir hedef kitle belirlenmeli ve bu hedef kitlenin istek ve beğenileri göz önüne alınarak tüketiciye değer katacak her türlü içerik doğru mecralardan iletilmelidir (Penpece, 2013, s.48). Tüketiciye değer katan içerik; eğitici ve eğlenceli olmalı, tüketicinin bir problemine çözüm bulmalı ve faydalı bilgiler sunmalıdır. Markaların mesajları ancak bu yöntemle tüketici tarafından fark edilebilir ve tüketilir.

İyi İçeriğin Kuralları Nelerdir?

Yayıncı Gibi Davranılmalı

Yeni internet yayıncılığında önemli olan doğru zamanda doğru kişiye ilgili içeriği iletmektir. İçerik pazarlamasında da stratejiyi sağlıklı oluşturmak için tıpkı yayıncılar gibi hareket etmek gerekmektedir. Bir yayıncı için önemli olan hedef kitlenin doğru tespit edilmesi ve bu kitlenin ihtiyaçlarına yönelik içeriklerin oluşturulmasıdır (Scott, 2008, s.59). İçerik pazarlamasında da tüketicileri tanımak, ihtiyaçlarını tayin etmek ve bu ihtiyaçlar doğrultusunda içerik yaratıp ilgili tüketiciye ulaştırmak gerekmektedir (Handley ve Chapman, 2012, s.18).

 

İçerik Özgün Olmalı

Markalar tüketici ile iletişime geçerken kendilerine özgü ses tonuyla konuşmalıdır. Başarıya ulaşmak isteyen marka diğer markalardan farklılaşarak kendi parmak izini bulmalıdır. Sosyal ağlarda paylaşılan içerikler de diğer markalarınkinden ayrışmalı kendi tonunu bulmalıdır. Ağır şirket dili yerine samimi ve aynı zamanda kurumsal bir tona sahip özgün bir dil tüketicinin ilgisini çekmektedir (Handley ve Chapman, 2012, s.68). Markalar hitap ettikleri kitlenin anlayacağı dilde, sade ve samimi içerikler üretmelidir. Kitleye tepeden bakan, sektörel jargonlar kullanan ve tüketicinin diline inemeyen markaların ürettiği içerik etki yaratmaktan acizdir. Kurumsal görünmek uğruna üretilen resmi içerikler tüketicinin o markayı sıkıcı olarak görmesine sebep olabilir. Bu yüzden markalar içerik pazarlaması yaparken kendi özgün kurallarıyla oluşturduğu samimi ses tonunu kullanırsa tüketici de markayı hem arkadaş gibi hem de profesyonel bir marka olarak görebilir. Sosyal mecraların yapısı gereği sıkıcı markalar tüketiciyi bir adım geriye itebilir.
Bu sebeple içerikleri oluştururken dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri eğlence içerikli olmasıdır. Eğlenceli içerikler yaratmak sanılanın aksine markanın kurumsallık algısını zedelemeyecektir, o markanın profesyonelce tüketicinin isteklerine cevap verebildiği görülecektir (Handley ve Chapman, 2012, s.71-75).
İçerikle pazarlama yaparken sosyal mecralarda özgün bir sese sahip olmak için bir diğer önemli unsur ise marka kişiliğinin net olması ve üretilen ya da paylaşılan içeriklerin markanın kişiliği ile çelişmemesidir. Tıpkı insanlar gibi markaların da kendilerine özgü kişilikleri vardır. Bu sebeple markalar kişilikleriyle tezat düşecek adımlar atmamaya dikkat etmeli, tutarlı hareket etmelidir. Tüketici, karşısında gerçek bir insan gibi kişiliği olan bir marka gördüğünde o marka artık özgündür (Handley ve Chapman, 2012, s.78-85).

Çığırtkanlık Yapmamalı

İçerik pazarlamasının en ayırt edici özelliği markaların mecralarda ürün veya hizmete vurgu yapan içerikler üretmesi yerine; kaliteli, tüketiciye değer katan, tüketicinin problemlerine ışık tutan içerikler paylaşmasıdır. Müşterilerinin sorunlarını iyi tahlil edip, konuyla ilgili aydınlatıcı bilgi sağlayan ve problemlere çözüm üreten bir marka aynı zamanda tüketici gözünde fikir danışılan bilirkişi konumuna erişmiş olur. Bu konuya en uygun örneklerden biri Procter & Gamble’ın ebeveynlere sağladığı faydalı içeriklerdir. Sosyal mecrada tüketici sorunlarını teşhis eden marka, bebek sahibi olan ailelere ebeveynlik üzerine tavsiyelerde bulunmaktadır. Ürünle ilgili içerik oluşturmaktan ziyade tüketiciye gerçek anlamda fayda sağlayan bu bilgilerle birlikte tüketici gözünde marka konuyla ilgili bilgi alınabilecek bir kaynak olarak görülmektedir (Handley ve Chapman, 2012, s.113). Otomobil lastiği satan bir firma ürünleriyle ilgili bilgiler paylaşmak yerine, karda güvenli sürüşle ilgili bir e-kitap yayınlayabilir. Bu bilgiler ışığında tüketici markayı düşünce lideri olarak görür ve satın alma yapacağı zaman bu markaya yönelir. Düşünce liderliği tüketiciye aylık gönderilen e-posta bültenleriyle, sesli ve görüntülü seminer olarak adlandırılan Webiner aracılığıyla, hedef kitlesi sesli içerikleri tercih edenler için Pod yayınlarıyla veya en basit şekliyle video içeriklerle de yapılabilir (Scott, 2008, s.155-157).

İçerik Hikaye Anlatmalı

Handley ve Chapman (2012), iyi içeriğin nasıl hikâye anlatması gerektiğini şu şekilde açıklıyor; “İnsanlar ürünlerinizi nasıl kullanıyorlar ve o ürünler insanların yaşamlarına nasıl değer katıyor, sorunlarını nasıl hafifletiyor, zorlukları göğüslemelerine nasıl yardımcı oluyor ve gereksinimlerini nasıl karşılıyor” (s.115). Anlatılan hikaye gerçeklere dayanmalıdır. Gerçek bir hikâyeye yer verilerek tüketicinin ürünle olan gerçek deneyimi, ürünün yaşamındaki değeri anlatılabilir. Hikâyede insanların kendileriyle bağdaştırabileceği gerçek insanlara da mutlaka yer verilmelidir. Bir diğer hikaye yaratma kuralı üretilen içeriğin tutkuyla üretilmesidir böylece tüketici de aynı tutkuyla içeriğinizi paylaşabilir ancak markanın özen göstermediği bir içerik tüketici tarafından da kabul görmeyecektir. Hikaye yaratılırken dikkat edilmesi gereken kurallardan biri de hikayenin orijinalliğidir, hikaye sıradan ve bilindik konular yerine farklı konuları içermelidir. Son olarak hikaye yaratırken içinde şaşırtıcılık unsurunun olmasına dikkat edilmelidir. Şaşırtıcılıktan yoksun hikayeler tekdüze ve bilindik olduğundan tüketici için ilgi uyandırmayacaktır, ancak şaşırtıcı hikayeler merak seviyesini yüksek tutarak tüketicinin ilgisini sabitleyecektir (Handley ve Chapman, 2012, s.115-118).

İçerik Özgürce Uçabilmeli

Üretilen içerik ne kadar harika da olsa eğer kimseye ulaşamıyorsa markaya hiçbir getirisi olmayacaktır. Bu sebeple iyi içerik yaratmanın en önemli kurallarından biri onları görülebilir, erişilebilir ve paylaşılabilir kılmaktır. Aksi halde içeriği kendiniz üretir, kendiniz tüketirsiniz. İçeriğin yayılır olması için ilk önce kolayca bulunabilir olması gerekmektedir. Bunun için optimizasyon dışında yapılabilecek daha kolay bir yöntem; üretilen içeriğe arama yapılırken kullanılan muhtemel anahtar kelimeleri yerleştirmektir. Bir diğer kural ise içeriğin erişilebilir olmasıdır. Bunun için yapılması gereken içeriğin farklı işletim sistemli mobil cihazlarda da erişilir olduğunu test etmektir. Ayrıca içeriğe ulaşmak için kayıt gerektiren sayfalar da erişimi zorlaştırmaktadır. Son olarak içeriğin paylaşılmaya elverişli olması önemlidir. Markalar ürettiği içeriğin her türlü sosyal mecrada paylaşılabilir kılmak için gerekli alt yapıyı sağlamalı, paylaşma sürecini en basit hale indirgemelidir. Bu koşulların sağlanması halinde üretilen iyi bir içerik kolayca tüketiciye ulaşacak ve yayılımı artacaktır (Handley ve Chapman, 2012, s.157-162).

Tüketiciyi Dinlemeli

İçerik üretmek birkaç seferlik bir şey değildir, süreklilik gerektirir. Düzenli olarak içerik üretirken de en önemlisi, önceki içerikler hakkında tüketicinin ne düşündüğünü öğrenmek ve buradan yola çıkarak içerikleri güncelleyebilmektir. Web’te ve sosyal medyada marka hakkında konuşulanları dinlemek için, Google Reader, Google Alerts, Search.Twitter.com gibi dinleme araçları kullanılabilir. Ancak daha da önemlisi tüketicinin üretilen içeriğin altında yaptığı yorumlara cevap vererek doğrudan onlarla ilgilenmektir. Sosyal medya üzerinde yapılan yorumlara cevap vermek tüketici için olumlu etki yaratmaktadır. Sosyal medyada tüketicinin sorunlarına çözüm aramak, memnuniyetsiz bir müşteriden özür dilemek, olumlu yorumlara teşekkür etmek tüketiciyi dinlemeye ve anlamaya yardımcı olmaktadır. Markalar tüketicilerini bu şekilde dinler ve iletişim kurarsa marka ve tüketici arasında oluşturulmak istenen bağ kurulmuş olacaktır (Handley ve Chapman, 2012, s.173-179).

Kaynakça
Handley, A. ve Chapman, C. (2012). Dijital Çağda İçerik Yönetiminin Kuralları. İstanbul: Kapital Medya.
Penpece, D. (2013). Dijital İçerik Pazarlaması. Adana: Karahan Kitabevi.
Scott, D. (2008). Pazarlamanın ve İletişimin Yeni Kuralları. İstanbul: Kapital Medya.

İçerik Pazarlama Stratejinize Bir de Bu Açıdan Bakın

 

 İçerik Pazarlama

Eğer içerik pazarlama stratejinizin işe yaramadığını düşünüyorsanız, bu ipuçlarına kesinlikle göz atmalı ve stratejinizi bir de bu açıdan değerlendirmelisiniz.

Müşterilerin beklentilerinin sürekli değiştiği aşikâr.

Günümüzde insanlar markalarla etkileşim halinde olmak istiyor. Bunu sağlamanın en iyi yolu da elbette içerik pazarlama.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; tüketicilerin büyük çoğunluğu özel içeriklere sahip şirketleri tercih ediyorlar. Bu yüzden tüketicilere daha fazla sevecekleri içerikler vermelisiniz.

 

Şimdi bu anlamda içerik pazarlama stratejinizi gözden geçirme zamanı. Bunun için aşağıda kısa bir kontrol listesi bulacaksınız;

 

 

Değer Sunun

 

when where howÖncelikle içeriklerinizin her parçası, hedef kitleniz için değerli olmalıdır.

Müşterilere sağladığınız değere kısaca; sosyal sermaye (Social Currency*) diyebiliriz.

(Social Currency; sosyal ilişkilerin, ekonomik performansı arttıracağını öne süren bir teoridir. 1990’larda sosyolog J. Coleman tarafından ortaya atılmış, D. Putnam tarafından yaygınlaştırılmıştır.)

Sosyal sermayeyi etkileyen birçok faktör vardır.  Marka bağlılığı, değişen eğlence değerleri, yararlılık, konuşma/görüşme ya da bilgi bunlardan bir kısmıdır.

İçeriklerinizi kaç kişinin paylaştığı da sosyal sermayeniz açısından önemlidir. Sık paylaşılan içerikler viral olma potansiyeline sahiptir.

Bir içerik yayınlamadan önce her zaman ilk soracağınız sorular; “Hedef kitlemin bundan kazancı nedir? Bu onları eğlendirecek mi? Onlara yararlı ipuçları kazandıracak mı?” olmalıdır.

Hikâye Anlatın

 

historyHuffingtonpost’a göre; “İnsanlar hikayeleri düşünür, istatistikleri değil.”

Eğer içerikleriniz önceye göre başarısızsa, geribildiriminizi arttırmıyorsa, içeriklerinize daha dikkatli bakın. İçerikleriniz bir hikâye anlatıyor mu?

Hedef kitleniz içeriklerinize baktığında, bu onlar üzerinde kalıcı bir etki bırakıyor mu?

Hikâyeler, dilden dile yayılır ve insanlar arasında sürekli anlatılırlar. Bu markanızla müşterileriniz arasında uzun süreli bir birliktelik oluşturur.

Hatırlayın: Bütün iyi hikâyeler bir giriş, gelişme ve sonuca sahiptir ama esas olan hikâyelerin kişisel olmasıdır.

Markanızın kişisel hikâyesini anlatabilir ve müşterilerinizi etkileyebilirsiniz.

Hikâyenize bir isim ve gerçek hayattan bir karakter vererek müşterilerinizin hayatlarına girebilirsiniz.

 

İşbirliği ve Ortaklık Oluşturun

sosyoloji

 

Etkili bir içerik pazarlamanın yeni bir yolu da işbirliği oluşturmaktır.

Eğer sizin stratejiniz hâlâ “kendi kendine konuşma” şeklinde ise yani müşterilerinize söz hakkı vermiyor, bütün işi kendiniz yapıyorsanız, stratejinizi gözden geçirmenin zamanı gelmiş demektir.

Bu işbirliği ofis çalışanlarınızdan dış dünyaya kadar uzanmalıdır.

Unutmayın; çalışanlarınız farklı departmanlarda da olsa, aynı amaca hizmet ediyorlar. Bu yüzden işbirliği farklı takımlarda da olsalar bütün üyeleriniz için önemlidir.

 Ofis çalışanları ile işbirliği için bütün üyelerle birlikte haftalık beyin fırtınaları başlatabilirsiniz.

Bu işbirliği içeriklerinizin kaliteli hale gelmesine yardımcı olacaktır.

Günümüzde yaygınlaşan üreten tüketici kavramı ile artık bireyler de kendi içeriklerini oluşturabilmekte ve yayınlayabilmektedirler.

Büyük çaplı şirketlerin de kendilerine ilham almak için bireylerin içeriklerini araştırdığı bilinmektedir. Siz de bu yöntemi deneyebilirsiniz. Ayrıca müşterilerinizle işbirliği ve ortaklık oluşturmak için, onların da konuşmasına fırsat vermelisiniz. Onların geribildirimini dikkate almalısınız.

 

Ortam, mesajın kendisidir.

(The Medium is the Message)

 

 

İçeriğiniz ne kadar iyi olursa olsun ne yazık ki çok uzun vadeli değildir. Sizin gibi birçok firma da her gün binlerce içerik paylaşmaktadır. Bu yüzden içerik pazarlama stratejiniz de çok uzun vadeli olmamalıdır.

Hedef kitlenizin bütün segmentlerinin isteklerini karşılamak için, yeni ortamlar ve farklı platformlar denemelisiniz. Böylece hedef kitlenizin her üyesi, sizi farklı platformlarda bulabilir. Bütün çabanızı bir ortama odaklamak yerine, farklı ortamlara yayılmayı denemelisiniz.

Unutmayın: Bireyler her zaman kolay yolu seçer yani kolay bulunabilir olmalısınız.

Müşterilerinize haftada bir blog yayınları, tanıtım videoları ve ayda bir faydalı sunumlar sağlamayı alışkanlık haline getirmelisiniz. Bu şekilde kısacık dikkat süresinde, hızlı ve etkili iletişim kurabilirsiniz.

content is

Bunlar içerik pazarlamanızı baştan yenilemeniz için 4 temel stratejidir. Ara sıra bu maddeleri kontrol etmelisiniz. Daha önce de bahsedildiği gibi, içerikler uzun vadeli olamadığı için stratejiniz de uzun vadeli olmamalıdır ve sürekli stratejinizi kontrol altında tutmanız gerekmektedir.

İçerik Pazarlama Hataları

Geçen yazımda içerik pazarlamadan ve aşamalarından bahsetmiştim.  Şimdi de bu aşamalarda yapılan hatalardan bahsetmek istiyorum.

1. Hedef kitle seçimi

 

 

İçerik pazarlamada en çok hata yapılan aşama burası. Firmalar hedef kitle belirlemek yerine herkese hitap etmeye, sayfa beğenisi/takipçi vs. toplamaya çalışıyorlar. Oysa ki takipçilerden küçük bir yüzde doğru hedef kitle oluyor ve fazla takipçi sayısı firmaların yanılmalarına sebep oluyor. Önemli olan doğru kişilere ulaşabilmek. Firmalar bunu göz ardı edip içerik ürettikleri için doğru kişiye hitap edemiyorlar.

2. Doğru içerik

 

Hedef kitle doğru belirlenebilse bile bazen hedef kitleye hitap eden içerikler üretilemiyor veya yalnızca markayla/şirketle ilgili içerikler paylaşımları yapılıyor. Bu da müşterilerin gözünde marka değerini düşürüyor. Müşterileri sıkıyor. Oysa esas hedef müşterilerin aklını ilginç bilgilerle meşgul etmek bu sayede markanın sayfasına olan ilgiyi arttırmaktır.

3. Doğru zaman, doğru yer

Hedef kitlenin hangi sosyal platformu yoğun olarak kullandığı doğru belirlenmelidir. Ayrıca hangi saatlerde aktif olduğunu bilmek de önemli bir nokta. Bu aşamada yapılan en büyük hatalardan biri yanlış zamanda paylaşım yapmak. Doğru zamanı belirlemek için birçok için araştırma yapılmış elbette, buradaki önemli noktalardan biri bütün markaların paylaşım yaptığı saatlerden farklı bir saat belirleyebilmek. Müşterilerin marka paylaşımlarına boğulduğu saatlerde yapılan paylaşımlar kaybolup gidecektir. Ayrıca hedef kitlenin olmadığı bir sosyal platformda, ne kadar ilgi çekici paylaşım yapılırsa yapılsın, markanın fark edilmesi neredeyse olanaksızdır.

4.  Etkileşim

Müşteri sesine kulak vermeyen firmalar kaybolmaya mahkumdur. Müşteriler, firmalar hakkında söz sahibi olmak, önemsenmek isterler. Bunu müşterilere göstermenin en kolay ve etkili yöntemlerinden biri de sosyal medyadır. Bir araştırmaya göre sosyal medyada yer alan markalar, müşterilerde daha çok güven oluşturuyor. Bu aşamada yapılacak hata müşteri yorumlarını görmemezliğe gelmek olacaktır. Bu durum bir süre sonra müşterilerin markadan soğumasına yol açar.

İçerik Pazarlama

 

Kelime anlamı olarak bakıldığında; kullanıcılara/müşterilere yararlı ve ilgi çekici içerikler üreterek, marka tanıtımına katkı yapma stratejisidir. Sosyal medyanın son yıllarda bu denli popüler olması sebebiyle markaların olmazsa olmazıdır.

İçerik pazarlama; potansiyel alıcılara en kolay ulaşma yöntemlerinden biri olan sosyal medyanın etkin kullanılmasına ve alıcıların gözlerinin sürekli markaya çevrilmesine olanak tanır. Hedef kitlenin ilgisini çekecek içerikler sayesinde, kişiler sürekli marka ile meşgul olacaklar, bu sayede marka, hedef kitle arasında kendine yer bulacaktır.

İçerik pazarlama sürecine aşama aşama bakacak olursak;

Hedef kitle seçimi

 

Ürünün potansiyel alıcıları kimlerdir?

Doğru bir içerik pazarlama için öncelikle hedef kitlenin doğru belirlenmesi gerekiyor. Hedef kitle doğru belirlenmezse, üretilen içerikler çok anlamlı olmayacaktır.

İçerik pazarlamada yapılan en büyük yanlışlardan biri burada başlıyor. Firmalar herkese ulaşmak istiyorlar, herkese ulaşma çabası sırasında da hedef kitlenin beklentileri, istekleri göz ardı ediliyor.  Bu sebeple de ne yazık ki doğru bir strateji yürütülemiyor. Oysa hedef kitle doğru belirlenirse, üretilen içerikler, o potansiyel müşterilere hitap edecek bu sayede potansiyel müşteriler zamanla alıcılara dönüşebileceklerdir.

Doğru İçerik

Hedef kitlenin ilgisini ne çeker?

Hedef kitle doğru belirlendikten sonra en önemli nokta, hedef kitlenin ilgisini çekecek, hedef kitleye yarar sağlayabilecek içerikler üretebilmek. Bu sayede hedef kitlenin gözü, markanın sosyal medya sayfasından ayrılamayacaktır, haliyle de marka hedef kitle arasında hep konuşulmuş/düşünülmüş olacaktır.

 

Sayfa incelendiği zaman, ev hanımları ve ev hanımı adayları için pratik ve ilginç bilgiler yer aldığı görülecektir. Üstelik içerikler yalnızca ev hanımlarına değil, birçok kişiye ilginç geliyor gibi duruyor.

Doğru zaman, doğru yer

social media marketing

 

Hedef kitle ne zaman internete giriyor? Hangi sosyal ağda yer almalıyız?

Oluşturulan içeriğin ilgi çekici olması yanında, yayınlanma zamanı ve nerede yayınlanacağı da büyük önem taşıyor. Facebook mu, Twitter mi, İnstagram mı, Linkedin mi?… Bir sürü sosyal ağ arasından doğru olanı seçmek büyük önem taşıyor. Örneğin hedef anneler ise Twitter’dan paylaşım yapmak pek de akıllıca olmayacaktır veya beyaz yakalara ulaşmak için Linkedin kullanmak daha akıllıca olabilir.

Paylaşım yapılan saatlerin de büyük önemi var. Hedef kitlenin ne zaman bilgisayar başında olduğu doğru tespit edilebilirse, içerikler daha çok kişiye ulaşacaktır.

Yapılan bir araştırmaya göre; kullanıcılar Google+’ta sabah 09:00-11:00 arası, Pinterest’te ise günün ilk saatleri aktif oluyorlar. Diğer bir yandan en uygun içerik yayınlama zamanlarının Facebook’ta 13:00-14:00 arası, Twitter’da 13:00-15:00 arası ve Linkedin’de ise 17:00-18:00 olduğu belirtilmiş. Tabi bu saatler hedef kitleye göre değişiklik gösterecektir.

Etkileşim/Geri dönüş

sosyal-medya

Hedef kitle ne diyor?

Sosyal medyanın yaygınlaşması sayesinde, müşterilerin markalarla birebir konuşma fırsatları ortaya çıktı. Bu durumda geri dönüş almak hızlı ve kolay bir hâl aldı. Etkin bir içerik pazarlama yapabilmek için, müşterilerden gelen geri dönüşler (örneğin Facebook yorumları) düzgün takip edilmeli ve müşterilerin beklentileri doğru anlaşılmalıdır. İçeriklerin ne kadar doğru olduğu da bu sayede anlaşılabilir. Müşteri yorumları dikkate alındığı takdirde en doğru içeriklere, en doğru saatlere ve en doğru stratejiye ulaşılabilir.

Doğru Strateji

 

Nasıl bir yol izlemeliyiz?

En önemli noktalardan biri de planlı hareket etmektir. Nasıl bir yol izleneceği önceden belirlenmelidir. Yapılan hatalar hemen düzeltilirken, doğrulara sürekli yenisi eklenmelidir.Plansız başarıya ulaşmak rastlantı olacaktır.

8 Anahtar Kelimede İçerik Pazarlama Elemanları [İnfografik]

Geleneksel pazarlama gün geçtikçe daha az etkili oluyor. Bunun için bir çözüm olarak içerik pazarlama ön plana çıkıyor. Bu teknik hedef kitle arasında güven otorite geliştirmek , hedeflenmiş içerik oluşturmak ve yayımlamak. Bir başka deyişle doğrudan satış teknikleri kullanmadan satışa yöneltiliyor. Veya hedef kitleye fikir veriyor.

Başarılı bir web stratejisi oluşturmak için 8 temel unsurlar ;

Strateji: Planlama, geliştirme ve içerik yönetimi.

Format: Belgenin niteliği

İçerik Türü: Kağıdın editoryal yönü

Platform: Dağıtım kanalı

Metrik: İçerik pazarlama stratejisinin başarısını ölçmek için göstergeler.

Amaç: Şirketin ulaşmak istediği hedefler.

Paylaşımı tetikle: Paylaşımı motive edecek unsurlar.

Liste: Yapılan içerik pazarlama optimizasyonunu doğrulamak için kontrol listesi.