Emarsys Academy – Aralık Ayı | Mobil Pazarlama

Emarsys Academy tarafından her ay farklı alanlarda gerçekleştirilen seminerin bu ayki konusu mobil pazarlamaydı. Mobil pazarlama alanında iki uzman konuşmacı vardı. Pozitron’un kurucusu Fırat İşbecer ve Mobilike kurucusu Volkan Biçer mobil pazarlama üzerine bilgilerini bizlerle paylaştı. Emarsys Türkiye Genel Müdürü Murat Erdör kısa bir girişin ardından 2014’te dünya genelinde dijital alanda öne çıkan trendlerden bahsetti. Bu makelemizle ile bu trendleri detaylı olarak okuyabilirsiniz.

Yeni yılın gelişiyle birlikte Emarsys’de katılımcılarını mutlu edecek hediyeler sundu. Kayıttan sonra aldığım zarfta Toyzzshop’tan bir not defteri ve çeşitli sitelerden %20-30 indirim çeki kazandım. :) Bunlar için de ayrıca teşekkür ederim.

emarsys-türkiye

 

Murat Bey konuşmasını bitirdikten sonra Volkan Biçer’in Atina’da açmış oldukları ofis hakkında konuşuldu, sonrasında ise Fırat İşbecer Pozitron’un Monitise tarafından satın alınışı hakkında konuşuldu. Daha sonrasında ise soru-cevap şeklinde devam edildi. Murat Bey’in sormuş olduğu sorular ve konukların vermiş olduğu cevaplardan bir kaçı şöyleydi.

  • Mobil reklam trendleri neler bahsedebilir misiniz ? 

-Volkan BİÇER : Artık günümüzde mobil reklamcılığın kuralları değişiyor. Artan mobil kullanım ile daha farklı kampanyalara yöneliyor firmalar. Bunun için de 2 trendden bahsedebilirim. 1.si ‘Programmatik‘ sayesinde yapay zeka ile doğru hedef kitleye reklam yapılacak. Artan mobil kullanım ile kullanıcıların birçok bilgisine sahip olunabiliyor app’ler sayesinde. Bu appler ile size uygun reklamlar yapılabiliyor. 2. si ise ‘Native Adversiting‘. Native Ad  kısaca doğal reklam diyebiliriz. Mesela haber sitelerinde bir reklamı sağdan soldan geçişi rahatsız edebiliyor ilgimizi çekmiyor, native ad ile birlikte doğal bir içerik olarak bu reklamı görüp tıklayabiliyoruz. Bunu en güzel Facebook yaptı. Anasayfamızda yer alan içerikler arasında reklamları dönerli bantlar halinde yerleştirdi ve normal arkadaşımızın paylaştığı bir içerikmişçesine dikkatimizi çekmeye başladı. Bu  hem kullanıcı hem de reklamveren adına güzel bir gelişme.

  • Global ve ulusalı karşılaştıracak olursak ne konumdayız ?

– Fırat İşbecer :  Türkiye olarak pazarlama da reklamcılıkta ar-gede mobil kullanımda dünyada çok küçük bir pasta dilimine sahibiz. Bu rakamlar %0,5-1 arasında değişiyor. Bu rakamları büyetmemizin bir kaç sebebini görüyorum. Birincisi millet olarak tasarrufa meraklıyız. ABD’de kişi başı tasarruf miktarı ile ülkemizdeki miktar çok farklı.Son kullanıcı bütçesi arasındaki farklılıklardan kaynaklanıyor. İkincisi hızlı başlıyoruz fakat nefesimiz kesiliyor. Devamını getiremiyoruz. Üçüncüsü ar-ge destekleri son yıllarda artış gösterdi. Bu artış bütçemiz içinde %2,5 olarak açıklanmıştı fakat bu rakamlara çıkılamadı. Yeterli miktarda bütçe ayıramıyoruz henüz. Bir diğer sebep ise beyin göçü. Üniversiteden mezun olduktan sonra mezun oluyor arkadaşımız sonrasında ise yurt dışına yüksek lisans için gidiyor ve 10-15 sene geri dönmüyor.

  • Mobil pazarlamaya bakış açısı değişiyor mu ?

Volkan  Biçer :  Evet değişiyor yavaş yavaş. En basitinden mobil pazarlaması deyince akla sms  reklamları geliyordu fakat yavaş yavaş bunu aşıyoruz. Sizin de yaptığınız e-mail pazarlaması ve aplikasyon üzerinden pazarlama yeni soluk getireceğe benziyor.

  • Aplikasyon yaptırırken nelere dikkat edilmeli ?

Aplikasyon rekabet unsuru olarak görünüyor bazılarınca. A şu firmanın app i var hemen biz de bi tane yaptırmalıyız. Bu düşünce çok yanlış.  Bunun yerine kaliteli, ihtiyaçlara çözüm üreten, word of mouth etkisi yaratacak, organik kullanıcılara hitap edecek appler yapılmalı gerekiyor.

Fiyattan önce ihtiyaç mı sorusunun cevabı aranmalı. Artık sosyal medya hesapları web sitelerinden daha fazla trafik alıyor ve buralara özel yapılan bir çok kampanya başarılı oluyor. Buralara yapılabilecek yatırımları da değerlendirmek gerekiyor. Bir de aplikasyonu markete atmadan önce test etmek gerekiyor. Yazılım ve tasarım aşamasını bitirdikten sonra hemen yayınlama telaşı içerisindeyiz. Test etmeden yayınlanan bug dolu bir ton aplikasyon var. Aplikasyon vezir eder, aplikasyon var rezil eder. Dikkat etmek gerekiyor. Top 10’da top 50’de olamamızın sebepleri bunlar.

Aplikasyonun başarı parametresini de yanlış değerlendiriyoruz.Parasını vereyim indirsinler 5 lira vereyim 20 kişiyi 100 liraya satın alayım demek yanlış. Bir uygulamanın ne kadar çok indirildiği değil ne kadar çok aktif kullanıcısı varsa o kadar başarılı olmuş diyebiliriz. Parametretleri doğru belirleyemediğimiz için kurgu yanlış işliyor ve mobil reklam pahalılaşıyor.

 

  • Aktif olmayan kullanıcı nasıl aktifleştireceğiz ?

Assetler ve know-how iyi bilinmeli, digital-mobil ayrımı iyi yapımalı, appler üzerinde kreatif çalışmalara önem verilmeli.

Volkan Biçer çok güzel bir örnek verdi burada. Duracell ile birlikte yaptıkları bir çalışma ile Android kullanıcılarının Milliyet’in aplikasyonu üzerinde gezinirken şarjı %10’un altına düştüğünde Duracell Pil-Batarya reklamlarının çıktığını söyledi. Bahsetmiş olduğu kreatifliği bu örnekte görmüş olduk. Cidden böyle yaratıcı farklı düşünceler ile yapılan pazarlamalar hep kullanıcının ilgisini çekiyor ve ‘reklam‘ olarak algılamıyor. –

Apiler sayesinde uygulamalar arasında geçişler sağlanabiliyor. Mesela havalimanında indikten sonra otele ulaşım için bir uygulama, otel için ayrı bi uygulama, otelde ayrı bir uygulama kullanıyor olduk. Buradan en çok Google zarar gördü. Browser açmadan tüm işlemleri uygulamalarla yaptığımız için searc etmiyoruz. Bu da Google’ın hoşuna gitmedi.

  • Mobil reklam ürünleri nereye gidiyor ?

Çok hızlı gelişen bu teknolojiye bazen yetişemiyoruz. Bazı şirketlerin bu işler için know-how ekiplerinin olduğunu biliyorum. Arayüzler kalkıyor işletim sistemleri devri ortaya çıkıyor. Makinalar geliştikçe şirketlerin belirleyeceği stratejiler de değişecek.

Bu sorularla birlikte kullanıcı sorularına geçildi ve etkinlik bitti. Emarsys Türkiye ekibine buradan da çok teşekkür ediyorum şahsım ve Pazarlama Türkiye ailesi olarak. Ocak ayında görüşmek üzere.

E-Bültenimize abone olun:[wysija_form id=”1″]

Pazarlamada Mobil Çözümler…

Son 10 yılda teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte internet’in her evde bırakın evi, her cepte bulunuyor olması yeni pazarlama fikirlerinin ortaya çıkmasına yol açtı. O yeni pazarlama fikri mobil pazarlamaydı. Çok hızla yayıldı ve büyüdü. GSM operatörleri bile (bakınız) mobil pazarlama çözümleri sunmaya başladı.

Yine son yıllarda çokça rastladığımız özellikle bankaların çok kullandığı ,çok sayıda firmanın vazgeçilmez pazarlama faliyeti olan SMS pazarlamasından bahsediyorum. Bankaya ait bir hesabınız varsa, hele birde  o bankanın kredi kartını kullanıyor iseniz gün içerisinde bankanın ürünleriyle ve kampanyalarıyla ilgili mesajları hepimiz alıyoruzdur. Ya da herhangi bir mağazadan daha önce alışveriş yaptıysanız o mağazanın kampanyalarıyla ilgili cep telefonlarımıza SMS’ler  geliyordur. İşte mobil pazarlamanın bunları da kapsayan, mobil cihazlar ile herhangi bir ağ üzerinden kullanıcılarla iletişime geçilen uygulamaları kapsamaktadır.

Mobil pazarlama yapan şirketlerin izlediği yöntemlerden de biraz bahsetmek isterim; Hangi işe başlarsak başlayalım öncelikle planlama yapmaz mıyız?  İşte mobil pazarlamada da planlı hareket önemli ,planlama yaparsak yaptığımız planlamada amacımızı belirleyip, Pazar araştırması yapıp ,Mobil reklam uygulamalarının ne şekilde kullanılacağını belirleyip, hedef kitleye vereceğimiz mesajı seçip ,sonuca ulaşamaya  çalışırız.

Amacımız ;Başarılabilir, gerçekçi, sonuç alabileceğimiz şekilde planlanmalı.

Pazar araştırması; Pazar araştırmasında mobil pazarda almak istediğimiz yer ve rekabet edeceğimiz firmaları iyice araştırmalı.

Mobil reklam uygulamalarını da nasıl kullanacağımızı,  SMS, MMS ,Mobil Web sayfaları, sosyal medya gibi mecraların hangilerinin kullanılacağına karar verilmeli,

Mobil reklam seçimini yaptıktan sonra hedef kitleye hangi mesajı vereceğimizi, ürün ve kampanya tanıtımlarının verilecek mesajla bağlantılı olmasına dikkat edilmeli.

 

Kampanyaların mobil Pazar içerisinde kullanıcılar tarafından paylaşılır olmasına da dikkat ederek, Mobil pazarda kalıcı olmak istiyorsak da sürekli güncellemeler yapmalı ,yeni kampanyalarla güncelliğimizi korumalıyız. Mobil pazarlamanın avantajlı yönü; takip edilebilir ve analiz edebiliyor olmasıdır.

Mobil pazarlamada çeşitli projeler yürütülmekte, bu projelerle tüketiciye ulaşmanın en marjinal yöntemleriyle diğer firmalardan farklı olduklarını hissettirerek, tüketicileri kendilerine çekmekteler. Peki neler yapıyorlar, nasıl kampanyalarla tüketiciye ulaşmaya çalışıyorlar, birazda onlardan bahsedelim.

Mobil pazarlamada ‘’katıl kazan kampanyaları, içerikli kampanyalar, kullanıcı kaynaklı içerik’’ şeklinde çeşitli kampanyalarla projeler hazırlanmakta ve tüketiciye ulaşılmaktadır.

Katıl kazan kampanyasında; Ürün satışını tetikleyen, aynı zamanda kullanıcının marka tarafından ödüllendirildiği dönemsel kampanyalar ve sadakat programlarının yürütülmesinde etkin bir pazarlama aracıdır diyebiliriz. İçerikli kampanyalar ise SMS,MMS, IVR, WAP çözümleri ile son kullanıcıya ulaşmak mümkündür. Kampanyanın reklam stratejisine bağlı olarak, ürün ve reklamdan yola çıkan cep telefonuna yüklenebilir içeriklerin hediye edilmesi sağlanır. kullanıcı kaynaklı içerik kampanyalarında ise; Markalar, tanıtmak istedikleri ürünler ile tüketiciler arasında duygusal bir bağ kurmak isterler. Ürünün tüketici tarafından sahiplenilmesi için tüketicinin kampanyaya kendi yorumunu, ürünle olan bağını aktarması, hem marka hem de tüketici adına değerlidir. Mobil platformdaki kampanyalarda, tüketicinin “ürünü kullanırken çektiği fotoğraf ya da videolar”, “marka ile ilgili sesli mesajı” iletmesiyle marka ve son kullanıcı arasında interaktif bir iletişim sağlanır.

Mobil pazarlama sektörünün 2015 yılı civarında, dünyanın en büyük sektörlerinden biri olacağı   öngörülüyor.Bunun farkında olan firmalar çoktandır bu yönde yapılaşmalarına başladı. Büyümek istiyorsak teknolojiye ayak uydurmalıyız,ayak uyduramıyorsak,teknolojinin gerisinde kalırsak kar oranlarımızla birlikte, yeni nesil müşterileri de  diğer şirketlere kaptırabiliriz.