Konuk Yazar Selen Kartal’dan Yazı Dizisi ”Kurumsal Yoldan Çıkanlar”

 

 

Selen Kartal_Original_80243

1988 Balıkesir doğumlu Selen Kartal, Boğaziçi Üniversitesi ekonomi bölümünden mezun olduktan sonra Coca- Cola Company ile pazarlama dünyasına adım atmıştır. Coca- Cola Company,  Netmarble Turkey’de pazarlama bölümlerinde yöneticilik görevlerinde yer aldıktan sonra global bir spor pazarlaması ajansı olan Infront Sports & Media AG’nin Türkiye Pazarlama Müdürü olarak profesyonel kariyerine devam etmektedir.

Bizler de kendisinin yeni başladığı yazı dizisini Pazarlama Türkiye’ye konuk ederek ele aldığı girişimcilik sektörü hakkında yaklaşımını sizlere aktarmak istedik. Keyifli okumalar.

Kurumsal Yoldan Çıkanlar – Bölüm 1 – Bumerangla

 

1-zyLl7d4TCR8Hb_baOcjeHQ

Taze girişimcilerle mini röportaj serisi , “ start-up” dünyasına açılan minik bir pencere…

Girişimcilik…

Son dönemde birçok yeni mezunun kalbinde küt küt atan, hayallerini süsleyen ve günden güne büyüyen bir ekosistem, kendi işinin patronu olma sevdası…Ama bir yandan da hala birçok kişinin sapmaya korktuğu bir yol, sapmadan önünü göremediğin bir rota…

Ön görmesi zor, yaşadıkça keşfedilebilen ama gitmesi de bir o kadar keyifli…

Kurumsal yoldan çıkanlar içerik serisi”, üniversite yılları boyunca çalışıp didinip, staj üstüne staj biriktiren ve o gökyüzüne uzanan plazalarda büyük hayalleri olan beyaz yakalı kahramanlarımızın yeni rotalar oluşturma hikayesidir.

1-pBVHqe9H2Jf8_AXrqja5Aw

İşte Anlam Arayışı

Kariyerine uluslararası kurumsal firmalarda başlayan; bir süre sonra, kafasını bolca meşgul eden işte anlam arayışı sorularına kulak veren (sonuçta günlük vaktimizin minimum 3 te 1 ini işimize harcıyoruz değil mi?), en sonunda da anlamı girişimcilikte bulan (başka bir hayat mümkün!) “taze girişimciler”le bir röportaj serisidir. Belki de hepimizin zaman zaman hayalini kurduğu ama bir türlü o ilk adımı atamadığı girişimcilik dünyasını; kurumsal yoldan çıkan ve start-up dünyasına adım atanlara sordum. Start-up dünyasına minik bir pencere açmak ve girişimcilerin serüvenlerini merak edenlerle paylaşmak belki biraz cesaret verir dedim.

Serinin ilk bölümüne ise, girişimcilik sürecine “yakınen” tanık olduğum sevgili arkadaşım Gizem Sercan Ünsal’a sorularımı yönelterek başladım. Meğer “yakınen” tanık oldum sanarken, bilemediğim göremediğim ne çok şey varmış!

Keyifli okumalar!

1.Bölüm // Gizem Sercan Ünsal ve Bumerangla

1-jEW27gLHLzt3ie1etJ-x6Q
Bumerangla.com — Kirala deneyimi yaşa!

İTÜ Çekirdek bünyesinde yer alan 2016 Bigbang finalistlerinden “deneyimi kiralama” platformu Bumerangla’yı ve hayata geçiş hikayesini, kurucusu Gizem Sercan Ünsal’la konuştuk.

1-gKnyO_iHPY4zgfo8gMLqwQ

Bumerangla kurucusu Gizem Sercan Ünsal

Paylaşım ekonomisi nedir, ne değildir diye merak edenlere özel ilk bölümün hikayesi; Bumerangla:

KYÇ: Bir otobüs yolculuğundasın ve yanına oturan hafif yaşlıca teyzeyle tatlı bir sohbete başladınız. “Ne iş yapıyorsun kızım, çalışıyor musun?” dedi. Cevabın ne olurdu?

G.Ü: Bir internet platformum var teyzecim, orada fotoğraf makinesi, bisiklet, ses sistemi gibi ürünleri kişiler birbiriyle paylaşıyorlar, ben de onlara bu servisi sağlayarak paylaşımlarına aracı oluyorum.

KYÇ: Kurumsal yoldan çıkmaya karar verdiğin anı hatırlıyor musun?

G.Ü: Öncelikle bunu bir yoldan çıkma olarak da değil de yolu zenginleştirme olarak görüyorum. Geçişken bir yapıdayız artık, startup kültürünün inovasyon temelinde bazı kurumsalların içine girdiğini de görmek sevindirici. Soruya gelince kendi girişimimi kurmalıyım dediğim tek bir an yok, bu bir süreç. İş hayatımızda o kadar çok emek veriyoruz ki, bu emeği daha anlamlı ve fayda yaratan bir iş için kullanmak istedim ve sosyal girişimciliğe adım attım. Girişimcilik alanım olarak paylaşım ekonomisini seçmiş olmam ise tüketime bir alternatif yaratma isteğiyle kurumsal hayatımda yaptığım pazarlamaya gizli bir başkaldırış. Pazarlamanın temelinde kişilerin ihtiyaçlarından fazlasını satın almaları yönünde tüketim kültürünü destekleyen bir yaklaşım var. İsteklerimizi heveslerimizi paylaşarak yaşayacağımız ve tüketmeden deneyimlerle zenginleşeceğimiz bir yol paylaşım ekonomisi ve ben de kişilerin böyle bir kullanım alışkanlığı kazanabilmeleri için aracı olmak istedim.

KYÇ: Peki kendi işini kurmaya neden karar verdin?

G.Ü: Bumerangla Türkiye’de ilk olan bir platform, eğer olsaydı var olan böyle bir girişimin de parçası olmak isteyebilirdim. Yani demek istediğim illa kendi işinizi kurmanız gerekmiyor vizyonuna ve yaptığı işlere inandığınız başka bir ekibin parçası olmayı da seçebilirsiniz. Kendi işinizi kurmanın güzelliği ve bir yandan da en büyük zorluğu ise tüm işi kontrol ediyor olmanız. Pazarlama, finans, operasyon, iş geliştirme her şey sizde!

S.K: Korktun mu? Korkunla nasıl başa çıktın?

G.Ü: Girişimci olmak risk almak demek. Daha önce test edilmeyen bir konsepti test ediyorum ve kültür değişimine oynuyorum. O yüzden evet korktum. Çok büyük adımlar atmadan önce belirsizliği netleştirmek adına girişimcilik ekosistemi bu alanda imkanlar tanıyor. Çok büyük yatırım ve zaman harcamadan küçük testler sunabiliyoruz. Tabii ki kurumsaldaki “dur her şey mükemmel olmalı o yarım punto bile o kadar önemli!” yaklaşımınızdan ayrılmanız gerekiyor ki hız kazanmalısınız.

Biz platformumuzu girişimcilik terimiyle MVP (Minimum Viable product*) olarak çıktık, yani planladığım hizmetin uygulanabilir en temel özellikleriyle yayına aldık ve kullanıcılardan aldığımız geri dönüşlerle geliştirmeye devam ediyoruz. Böylelikle yıllar harcayıp mükemmel hale getirip “aaa bu iş tutmuyormuş!” demektense yolda karar verilebiliyor.

*MVP: Kafanızdaki ürün veya hizmetin uygulanabilir minimum (ve temel) özelliklerine sahip çıktısıdır.

KYÇ: Bumerangla sence hangi sorunu çözüyor?

G.Ü: Paylaşım yaklaşımıyla bir taraf normalde harcayacağından çok daha az bir miktarla deneyimine kavuşurken diğer taraf da elindeki eşyaları kiralayarak ek gelir sahibi oluyor. Böylelikle tüketime ve atıl duran kaynaklara alternatif sunarak farklı deneyimler yaşamak isteyen kişilerin, bu zamana kadar adres edilmemiş ihtiyaçlarına bir çözüm getiriyoruz.

KYÇ: Şimdi tekrar en başa dönelim, bu yaşadığın tecrübelere istinaden “gene olsa gene girişimci olurum!” diyor musun?

G.Ü: Girişimciliğin zorluklara sahip olmasına rağmen, bir hayal kurup onu gerçekleştirmek ve yaptığın işle değişimin öncüsü olabilmek kesinlikle çok heyecanlı ve tabii ki gene olsa gene yapardım.

KYÇ: Ve son sorum, girişimci olmak isteyenlere vereceğin 3 tavsiye ne olur?

G.Ü: 1- Girişiminiz eğer teknoloji üzerine olacaksa şimdiden iyi bir yazılımcı çevresi edinin.

2- Fikrinizi paylaşın, fikir alışverişinde bulunun. Bu birçok girişimci gibi benim de başta tereddütlü yaklaştığım bir konuydu. İnanın çoğu kişi bir girişim kurarak sizin gösterdiğiniz fedakarlığı göstermeye hazır değil ve fikrinize de saygı duyacaklardır. Fikrinizi paylaşın, geri bildirimlere açık olun, tüm sorulara net ve tatminkar cevap verebiliyorsanız hazırsınız demektir.

3- Girişim fikriniz olmasa bile şimdiden girişimcilik seminerlerine katılın, diğer girişimleri ve kurucularını dinleyin. “Yalın girişimcilik” gibi bu alandaki kitapları okumaya başlayın. Kafanızda girişimcilik ekosistemi ve girişiminiz şekillenmeye başlayacaktır. En azından bu bilgileri kurumsalda da kullanabileceğinize emin olabilirsiniz.


Bumerangla’yı denemek için Bumerangla.com adresine göz atmayı unutmayın :)

#kurumsalyoldançıkanlar #girisimcininyolu

 

İnce Belli Çay Bardağı İle Glokalizasyon

oreo-caykur-940x470

Glokalizasyon, markaların küresel pazarda varlığını sürdürebilmek için uluslararası reklamlara yoğunlaştığında aldığı sonucun yetmemesi adına lokal içgörülerle iletişimlerini yeniden tanımlamalarına verilen ad. Bu kavramın alt maddeleri yerel kullanıcı dinamiklerinden başlar ve lokal öğelere kadar uzanır. Kısacası Müslüman mahallesinde salyangoz satmanın bir yolunu bulma çabasıdır.

Öyle ki bu yöntem sadece iletişimin yönünü değil markanın ürün gamını da yer yer etkilemekte ve lokal pazara uygun ürün ve hizmetlerle hedef kitlelerine ulaşma çabalarına olanak sağlar hale gelmiştir. Glokalizasyon artık sadece lokal özel günlerin kavramı değil bütün bir yıla dağılan bir hareket haline gelmiştir.

Kendi memleketimizden önce diğer pazarlara göz atalım.

McDonald’s denince akla genel tüm ürünlerin yanı sıra Norveç pazarında ivme kazanması adına üretilen pop-up ürünü Laksewrap

 

 

McDonald’s ilk fazda Norveç’in en iyi balık tarifi için bir yarışma ilanı oluşturarak, tarif hakkında mesaj eklemek için sitede bir blog açıp hedef kitleyi yeni ürünleri için interaksiyona davet etmiştir. Devam iletişiminde ise iletiler aracılığıyla, kültürle ilgili göstergelerden yararlanarak iletişim kampanyasının hacmini geliştirmiştir.

Yukarıdaki reklam filminde klasik bir Norveç aile sofrası, Norveçlilerin hayatlarında çok sık kullandıkları ulaşım aracı olan bisiklet ve tabii ki eşsiz doğa manzaraları yer almaktadır. Öte yandan filmde Norveç halkının aile ve sosyal ilişkilerine dair öğeler konumlandırılmış ve glokalizasyon tam anlamıyla sağlanmış ve pekiştirilmiştir.

Peki bizde Glokalizasyon ne durumda?

Türkiye pazarına girmiş ve hakkında konuşturmuş Oreo  son zamanlarda akla gelen ilk markalardan. Öncesinde bu iletişim kampanyasının sahiplerinin bir röportajını okuyabilirsiniz.

http://www.campaigntr.com/haber/oreo-turkiyede-pazara-nasil-girdi

Oreo Türkiye pazarına girmeden hemen önce sosyal medyanın bağımsızlığını kullanmış. Kültürel öğelerle kendi imajlarını birleştirmiş ve adeta biz de aslında sizden sayılırız demişitir.

Oreo_Sivas

 

Röportajda bahsedilen ve en göze çarpan içgörü Türklerin tanışma merasimlerinde söze döktüğü ”Memleket nere?” sorusunun karşılığı ürünün merhaba iletişiminde geniş yer kaplamıştır.

Peki bu basit içgörü ve ortaya çıkan iletişim Türk dijital medyasında nasıl ses getirmiştir?

 

jayjay21-guncel-yeni-medya-viral-televizyon-oreo-turkiyede-Kastamonu

 

Öncelikle kendi memleketlerini dünyaca ünlü bir marka ile aynı karede karikatürize edilmesini gören kullanıcılar, hazırlanan reklam görsellerini kendi hesaplarından paylaşmış ve ilk bağı kurmuşlardır. Sonrasında Amerika’da oldukça yaygın olan markaların Twitter üzerinden konuşmalarının Türk ve soft versiyonu karşımıza çıkmıştır.

sadadf

bud

 

Ve Çaykur’un Oreo’ya hoş geldini…

0ef77e8

Peki kültürel dinamiklerimize çok uymayan global markaların pazarımızda yer bulmaları nasıl kurgulanabilir?

 Tüketicinin ürüne adaptasyonunu sağlamak.

Bunun için mass (genel) hedef kitleden ziyade ürünün kendi hedef kitlesinin lokal pazardaki gölgeleri ile işe başlamak ilk adım sayılabilir. Bu noktada önce niş hedefleme dediğimiz küçük gruplar ile lansmanlar kapalı devre yapılarak sonrasında geniş hedef kitlenin niş hedef kitleden duyumları ile iletişimi sürdürmek mümkün.

alıntı

Peki bu glokalizasyon iletişiminin çok yanlış anlayan markaların başarısızlık sebepleri neler?

  • Lokal pazarın kültürel dinamiklerini ezbere konumlandırmak.
  • Fazlandırmadan yapılan iletişim.
  • Sonu gelmeyen, sonuç (interaksiyon) alınmayan tekrarlar.
  • Lokal iletişimin başarısız sonucundan sonra global iletişime hızlı geçiş ve markanın tone of voice değişimi.

Kısacası ince belli çay bardağı ile yanyana gelen her ürününün başarı sağlamayacağı gerçeği er ya da geç karşımıza çıkıyor diyebiliriz.

Obrigado!

Dijital Pazarlama Yönetimi

dijital pazarlama yonetimiGünümüzde dijital dünyanın her geçen gün önem kazanması ile birlikte Dijital Pazarlama Uzmanlarının da önemi artmaktadır. Türkiye’deki internet kullanıcılarının her gün artmasıyla birlikte markaların hedef kitlesine en kestirme ulaşabileceği yol internet ortamı olmuştur. Özellikle sosyal medyanın maliyetsiz olması markalar açısından son derece önemli bir fırsattır. İnternet ortamında yapılacak tanıtımlar ve etkileyici reklam kampanyaları hedef kitlenizi satın almaya yönlendirebilirsiniz. Kurumunuzun Sosyal Medya Hesaplarında belirleyeceğiniz strateji ile yapacağınız paylaşımlar da bazen bir sponsorlu paylaşım kadar etkili olabilmektedir. İyi bir Dijital Pazarlama Uzmanına sahipseniz ve marka yatırımlarınızda dijital dünyaya önem veriyorsanız, artan rekabet koşullarında rakiplerinizle daha cesur rekabet edebilirsiniz. Google Adwors ve Sosyal Medya Mecralarında yapacağınız tanıtım ve reklamlarla kurumunuzun adını bir adım öne çıkarabilir ve Kurumsal Sosyal Medya Hesaplarınızda yapacağınız, hedef kitlenizde heyecan uyandıracak paylaşımlar ve yarışmalarla takipçilerinizi sayfanızda aktif olarak tutabilirsiniz. Kurumsal hesaplarınızda oluşturacağınız marka sempatisi ve hedef kitlenizi etkileyecek paylaşımlar yapılması, müşterileriniz ve potansiyel müşterilerinizin markanıza olan bağlılığını arttıracaktır fakat bu paylaşımların hedef kitlenize ulaştırabilmeniz için hedef kitlenizi çok iyi analiz etmelisiniz.

Markaların Sosyal Medya Yönetiminde iyi bir Dijital Ajansla çalışması marka adına daha fazla yaratıcı işler çıkmasına neden olacaktır eğer dijital dünyaya önem veriyor ve yatırımlarınızı dijitale kaydırmak istiyorsanız mutlaka çalıştığınız bir ajans ve iyi bir Dijital Pazarlama Uzmanınız olmalıdır. Yapılacak Seo çalışmaları, Google reklamları, Sosyal Medya Yönetimi ve Sosyal Medya reklamlarınızı etkili ve planlı bir şekilde yönetmek istiyorsanız bu ikisi olmazsa olmazdır.  Bu koşulları sağladıktan sonra markanızın Sosyal Medya’da ve İnternet ortamında güçlü olmasını sağlamak çok daha kolay olacaktır. Unutmayalım ki satın alma yolundaki en büyük etkenlerden biri artık internet ortamı olmuştur. Alacağımız kıyafet, araba, ev, hediye her ne olursa olsun önce internet ortamında araştırıp ikna olduktan sonra satın alma eylemini gerçekleştiriyoruz. Bu yüzden dijital dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden ve çağın koşullarına kolayca adapte olabilen markalar rakiplerinin arasından kolayca sıyrılıp zirvedeki yerini alacaktır.

Influencer Days – Web Analytics 21 Şubat’ta Pazarlama Etkinliği

web-analytics-pazarlama-etkinliğiDigital Analytics ekseninde şekillenen “Web Analytics” kavramı, dijital pazarlama teknolojilerindeki devrimlerle birlikte gelişimini sürdürmektedir. Yapılan pazarlama çalışmalarının performansının ölçümlenmesi, analiz edilmesi ve hedeflenen dönüşümlerin arttırılması için önemli bir  kavram haline gelen Web Analytics, Türkiye’de de gelişimini sürdürmekte ve markalar, pazarlama çalışmalarının optimizasyonu için bu alanda bilgi sahibi uzmanları istihdam etmektedir.

Online dünyadaki hedeflere ulaşmak için uygulamamız gereken stratejilerin yarattığı, Web Analytics 2.0 kavramını,  Türkiye’de bu alanda uzman önemli isimlerle Pazarlama Türkiye Influencer Days’de masaya yatırıyoruz.

Influencer Days – Web Analytics, Pazarlama Türkiye Kurucusu Ender Satıcı’nın, panel öncesi ; “Pazarlama Türkiye’nin Girişim Serüveni” hakkında yapacağı konuşma ile başlayacak ve RevolutionDM CEO’su Yılmaz Bozan, Plan B Media VP of Performance Marketing Cemil Toksöz ve  HYPE Web Analyst & Conversion Optimization Expert Mustafa Esad Tatlıpınar’ın katılacağı panelde Web Analytics konusu ele alınacak.

Herkesin katılımına açık olan ve ücretsiz olarak gerçekleşecek olan etkinlik , Koç Kuluçka Merkezi’nde 21 Şubat Salı günü saat, 18:30-21:00 arasında gerçekleşecek.

Etkinlik Akışı ise Şöyle;

18:30-19:00 – Networking

19:00:19-15- Pazarlama Türkiye Girişim Serüveni – Ender Satıcı

19:15-21:00- Influencer Days- Web Analytics

Dolu dolu Web Analytics konuşulacak bu etkinlikte yerinizi almak için kayıt olmanız gerekmektedir.

Koç Kuluçka Merkezine Ulaşım

Ocak Ayında Dijital Dünyada Neler Oldu ?

Evet, bakalım Ocak ayında dijital dünyada neler olmuş?

Biliyorsunuz ki Instagram stories özelliğini aylar önce duyurmuştu, sıkı bir Snapchat kullanıcısı olduğum için başta yadırgamış alışamamış ve sanırım kullanmayı da bir süre reddetmiştim. Ama şimdi aramız baya düzeldi, seviyeli bir şekilde ilişkimizi ilerletiyoruz. Instagram’ın ardından Facebook’da kendi mobil uygulamasına Stories özelliğini getireceğini duyurdu, bakalım onunla nasıl anlaşacağız J Facebook bu ay güncellemelere doymamış olacak ki, videolara da yeni özellikler getirmiş. ABD’deki İngilizce sayfalarında yayınlanan videolara otomatik alt yazılar eklemeye başlayan Facebook’un bu özelliği işitme engelli kullanıcıları da mutlu etmiştir diye düşünüyorum. Son olarak, canlı yayınlarda test edilen video içi reklamlar artık tüm videolarda sunulacak.

Ufak bir soru ile devam edelim.

Siz de Instagramda anasayfadan çok keşfet kısmında gezinenlerden misiniz? Cevabınız evet ise bu özellik sizin de yüzünüzü güldürecek. Twitter’in en alttaki sekmeler arasında yer alan Moments özelliği, yerini yeni Explore (Keşfet) sekmesine bıraktı. Keşfet özelliği arama yapma, popüler içerikleri görme, trendleri inceleme ve en iyi canlı videoları izleme özelliklerini tek yerde topluyor.

Bir önceki yazımda bu özellikten bahsetmişim, heyecanla bekliyoruz seni! Evet Whatsapp ‘Revoke’ özelliğinden bahsediyorum. Hepimiz zaman zaman yanlış kişilere yanlış mesajlar atıp, sonrasında ‘Eyvaaaah’ diyebiliyoruz. Whatsapp’ın test ettiği bu özellik ile artık Eyvaaaah’lara son! Eğer mesaj okunmadıysa hemen geri alabiliyoruz, okunduysa da zaten iş işten geçti geçmiş olsun.

LinkedIn de bu ayı pas geçmedi tabi ki, komple arayüz tasarımını değiştiren LinkedIn birçok yeni filtreleme seçenekleri ile donatılmış gelişmiş arama sonuçlarını duyurdu.

Kendisini çok sık ziyaret etmesem de bilmediğim mekanlara gitmeden mutlaka bir uğrar fikrini alırım. Evet, Foursquare! Kullanıcıların oluşturduğu listeler arasında arama yapabilecek ve bu sayede bir çok farklı mekan önerisine ulaşabileceğiz.

Ocak ayını bol güncelleme ile bitirdi dijital dünya, bakalım Şubat’ta neler olacak.

Sosyal Medya Kampüsü 8. Eğitim Dönemine Müthiş Bir Giriş Yaptı!

Sosyal Medya Kampüsü’nün Yeditepe Üniversitesi ile birlikte düzenlediği Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama Eğitimi 21 Ocak Cumartesi günü Park Dedeman Levent’te başladı. Bu dönem 8. dönemini başlatan Sosyal Medya Kampüsü katılımcılarına Metin Önderoğlu’nun tek kişilik muhteşem müzik performansı ve GranGo’nun enfes kahvaltılık sandviçleri ile sıcacık bir merhaba dedi. GranGo’nun paketlerinin üzerinde katılımcıların adına özel yazılmış küçük notlar günü güzelleştirirken, herkes bu güzel aileye adım atmış olmanın heyecanıyla salona giriş yaptı ve programa başlandı.

15538945_1765525390438464_2184122102741729280_n IMG_20170122_115401_708 (1)

#SosyalMedyaKampüsü Yeditepe Üniversitesi #Sosyalmedya ve #DijitalPazarlama Eğitimi başlıyor.

A video posted by #SosyalMedyaKampüsü (@sosyalmedyakampusu) on


Güne güzel başlayan katılımcılar, ilk olarak Baturay Elönü’nün
dijital terapi sunumunu izlediler. Deneyimlerini katılımcılara aktaran Baturay Elönü, yoğun geçecek 6 hafta öncesi, katılımcıları dijital dünya ile tanıştırdı. Dijital terapi dersinin ardından, 41?29! Grey’den “Social Account Director” Ali Erkurt’tan “Sosyal Ağlarda Marka Yönetimi ve Entegrasyonu”nu dinlediler. Sosyal medyada yaşadığı deneyimlerini ve bu deneyimler arasındaki kullanıcı farklarını katılımcılarla paylaşan Ali Erkurt, ardından sosyal medyada marka yönetimi ile ilgili tecrübelerini ve bilgilerini katılımcılara aktardı. Ali Erkurt’un ardından Turkcell Müşteri ve Deneyim Yönetimi Grup Başkanı Doğuş Kuran ile Dijital Kanal Yöneticisi Ansı Deniz Rona, Sosyal Medya Kampüsü’nün 8. eğitim döneminin ilk davetli konuşmacıları olarak katılımcılarla deneyimlerini paylaştılar.

8.donem 2 8.donem 6
Eğitim, Pazar sabahı Ekşi Sözlük’ten Bengü Üçüncül’ün sunumu ile yaratıcı metin yazarlığı ve uygulamaları dersi ile devam etti.  Yaratıcı reklam kampanyası oluşturmanın püf noktalarını Twitter ve Shazam örnekleri üzerinden katılımcılara aktaran Bengü Üçüncül, katılımcılar ile mini bir workshop çalışması da gerçekleştirdi. Bengü Üçüncül’ün ardından, DRD FİLO dijital marka yöneticisi Salih Başkale ile “Sosyal Medyada Marka Konumlandırması ve Geliştirilmesi” dersine geçildi. Dijital platformlarda marka konumlandırma adımlarını ve önemini katılımcılara örnekler üzerinden aktaran Salih Başkale, bir markayı rakiplerden ayıran özellikleri, kullanıcıların beklentilerini ve kriz yönetimi gibi konularda katılımcılara deneyimlerini aktardı.

8.donem 1 8.donem 3
Türkiye’de Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama eğitimleri alanında ilk projeli eğitim olan Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama Eğitimi’nin katılımcıları, Facebook/sosyalmedyakampusu ve Twitter.com/smkampusu adreslerinden 7/24 eğitmen ve konuşmacılarla iletişim halinde bulunabiliyorlar. Ayrıca katılımcılar, her dönem olduğu gibi #SosyalMedya ve #SosyalMedyaKampüsü hashtaglari ile eğitimle ilgili deneyimlerini anında Twitter aracılığıyla paylaşıyorlar. İlk haftasında katılımcılarını mutlu eden Sosyal Medya Kampüsü ekibi, geriye kalan 5 haftanın da muhteşem geçmesi için her haftaya özel olarak hazırlanıyor. 6. hafta final gününde projelerini sunacak olan Sosyal Medya Kampüsü katılımcılarını ilginç sürprizler bekliyor.

Belirtmekte fayda var, 18 Mart’ta 9. Dönem katılımcılarına kapılarını açacak olan Sosyal Medya Kampüsü yeni kayıtları almaya başladı bile… Erken kayıt fırsatlarından yararlanmak ve bilgi almak için http://www.sosyalmedyakampusu.com‘u ziyaret edebilir, 0533 5421415‘i arayabilir ya da bilgi@sosyalmedyakampusu.com adresine mail gönderebilirsiniz.

Kaçınmanız Gereken 10 SEO Hatası

10-SEO-Mistakes-Blog-by-Shajee-Fareedi-SEO-Specialist-SEO-Consultant-in-Pakistan
Arama Motoru Optimizasyonu(SEO), herhangi bir çevrimiçi başarının kritik bir parçasıdır. Web siteniz için, en iyi temel SEO uygulamaları ve her ne pahasına olursa olsun kaçınmanız gereken ortak SEO hataları konusunda bilgi sahibi olursanız, Google’ın cezalandırılmasından kaçınmanız hiç zor olmayacaktır.

SEO, özellikle büyük pazarlama bütçelerine sahip olmayan küçük işletmeler için harika bir şey. Çevrimiçi varlığını geliştirmeye çalışan bir işletme sahibi veya blog yazarı olarak, Google’daki arama sıralamanızı artırmaya odaklanmanız gerekir. Bunun için SEO kullanmanız gerekir.

İnsanlar çevrimiçi arama yaparak belirli bir ürün veya hizmetle ilgili bilgi arıyorlarsa, arama motorunun interneti kullandığını inkâr etmek mümkün değildir. Dürüst olmak gerekirse; trafik üretmek sıkıcı bir süreçtir,  ancak yaptığınız işe bir tutkunuz varsa ve okuyucularınız için sürekli yüksek kaliteli içerik üretiyorsanız, inanılmaz yardımı olacaktır. Blogunuz veya web siteniz için bir SEO stratejinizin olması, daha yüksek sıralamalar elde etmek ve sonuç olarak büyük bir trafik çekmek için sadece ilk adımınız olacaktır.

Yeni başlıyorsanız ve öğrenmek için heyecanlıysanız size samimiyetle söyleyebilirim ki, bir şeye başlamak için en uygun yol öncelikle yapmamanız gereken şeyleri bilmek olacaktır. Şöyle düşünün neyi istemediğinizi biliyorsanız, istediğiniz şey size gelecektir ya da neyi yapmamanız gerektiğini biliyorsanız otomatikman yapmanız gereken şeyleri yaparsanız.

O nedenle bu yazımda bilmemiz ve deli gibi kaçınmamız gereken “10 SEO Hatası”nı anlatacağım.

1. Yinelenen İçerik

Yinelenen İçerik, internette bir kereden fazla görünen içeriktir. Bu yazıyı ele aldığımızı düşünelim, eğer yazının içeriği internette kelimesi kelimesine mevcutsa, bu içerik yinelenen içerik olarak kabul edilecektir.  Google’ın algoritması içeriğin iki parçasından hangisinin orijinal olduğunu bize söylemediği için yinelenen içerik SEO’nuza zarar verebilir. Blog yazarı olarak, trafiği kendi web sitemize geri götüreceğimizi umarak en iyi içeriği bir web sitesiyle paylaşmak bize cazip gelebilir. Bu kısa bir süre için geçerli olsa da Google sizi cezalandırır ve bunu tekrar tekrar yapmaya devam ederseniz, web siteniz bayrakla işaretlenir ve bu artık sitenizin arama sırasında bile görünmeyeceği anlamına gelir. Tekrar tekrar aynı şeyleri yazmamamız gerekir. Bu durum trafik kayıplarına yol açar. Yayınlarınız ne kadar orijinal olursa, Arama Motoru Sonuç Sayfalarında (SERP) daha yüksek sıralama elde edersiniz.

2. İçerik Kopyalama

Kim bunu yapabilir ki!

Sadece utanç verici değil, aynı zamanda intihal olarak da anlaşılıyor bizden söylemesi. Bir web sitesindeki içeriği kendi web sitenize kopyalar ve yapıştırır; resimler için de olduğu gibi “Farklı Kaydet” yapar ve onu kullanırsanız tam anlamıyla kopyalama yapmış ve çok katı cezalara tabi tutulmuş olursunuz. Bunu bilin veya bilmeyin, çevrimiçi yayınlanan tüm içerikler telif hakkı yasaları kapsamındadır ve kopyalama işlemi ne kadar büyük veya küçük olursa olsun, Google’ın algoritması bunu yaptığınız dakikada tespit eder ve alan adınız anında işaretlenir.

Başkasının içeriğini kopyalayarak çevrimiçi itibarınızı yok etmeyin, okuyucularınızla olan ilişkiniz GÜVEN’e dayanır bunu asla aklınızdan çıkarmayın. Neyse ki, intihal kontrolü için kullanabileceğiniz çok sayıda program mevcut.

3. Düşük Kaliteli İçerik

Her gün beni güncel tutması açısından çoğunlukla 10 blog gönderisi okurum. Kendime adıma konuşursam, okumak istediğim en kötü içerik, düşük kaliteli içeriktir. Genelde tamamlayamadan sayfadan kaçıp gidiyorum. Çünkü içeriğin sonunda kendinizi boş bir şey okumuş gibi hissediyorsunuz, gününüze veya hayatınıza kesinlikle değer katmıyorlar.

Aklınızdan geçen soru işareti baloncuklarıyla yüzyüze gibi hissettim kendimi. Peki içerik neye göre kime göre “Düşük Kalite” olarak nitelendirilir ? diyorsanız aşağıda belirttiğim içeriklerle karşılaştığınızda eminim anlamak sizin içinde çok zor olmayacaktır.

Otomatik olarak oluşturulmuş içerik: Bu tür içerikler, programlı olarak oluşturulur ve belirli anahtar kelimeleri hedef alır.
Ortaklık Programları: Bunlar üye linkleriyle doludur, orijinal ve en önemlisi değerli içerik açısından okuyuculara neredeyse hiç değer katmayan sayfalardır. Misafir gönderileri gibi diğer kaynaklardan gelen içeriklerden oluşur.
Kapı sayfaları: Bu tabir sadece tek bir kelime grubunda üst sıralarda yer almak için yapılmış sayfalardır diyebiliriz. Spor bahisleri ve canlı bahis kelimelerinde bir sıralamaya ulaşmak için yapılmış sayfalar mesela. Tek amaçları seçilen kelimeler için sıralamada yükselmek.

Google’ın web yöneticisi yönergeleri, orijinal içeriğe sahip olan ve öncelikle okuyuculara değer katacak şekilde tasarlanmış web siteleri oluşturmanızı önerir.

İçerik üretimi konusunda aklımdan çıkmayan slogan hep “Eğer bir şeyi yapacaksanız, doğru yapın.” olmuştur. Siz siz olun, kaş yaparken göz çıkarmayın.

4. Tutarsız İçerik

Blog yazarları eminim ki web sitesini sürekli güncellemenin ne kadar değerli olduğunu çok iyi biliyorlardır. Bu genellikle Google’ın sitemizi SERP’lerde sıralamaya layık görmesi umuduyla yapılıyor. Ancak sürekli olarak yayınladığınızda, Google sizi nişinizde bir otorite olarak tanıyacaktır.

İçerik, okuyucularınızla bir ilişki kurmada önemli bir rol oynamaktadır ve sürekli olarak yüksek kaliteli içerik sağlamanız gerekir. Blogunuzu her ay bir kez güncellenirseniz iyi sonuç vermez, tercihen haftada en az bir kez yazı yayınlamalısınız. Bu şekilde okuyucular blog yayınlarınızı ne zaman bekleyeceklerini iyi bilir ve takipte kalabilirler.

Unutmayın, tutarlı içerik, SEO’nuzu geliştirmenin anahtarıdır.

5. Sitenizin Taranmasına İzin Vermeme

Google web spam ekibinin lideri Matt Cutts, insanların web sitelerini oluştururken yaptıkları en büyük yanlışlardan birinin, arama motorlarının web sitelerini dizine eklemesine izin vermemesi olduğunu belirtiyor. WordPress kullanıyorsanız, web sitesinin tarandığından emin olabilmeniz için Web Yöneticisi Araçları Yardımı’ndan destek alabilirsiniz.

6. Sayfa Başlıkları

Sayfanızın başlığı, site içi SEO uygulamalarıdaki en önemli konulardan biridir. Sayfanızın her birinin başlığı benzersiz olmalı ve içeriğinizin ana anahtar kelimelerini içermelidir. Benzersiz sayfa başlıkları, Google’ın algoritmasının arama sırasında en alakalı içeriği döndürmesine izin verir.

WordPress gibi bir içerik yönetim sistemi (CMS) kullanıyorsanız, Yoast SEO eklentisini yüklemenizi öneririz. Bu eklenti, web siteniz için benzersiz başlıkların oluşturulmasında size yardımcı olacaktır. Sayfa başlıklarınızı kısa tuttuğunuzdan emin olun; Gerekli uzunluk 40 karakterden biraz daha fazla olabilir ama daha az kesinlikle olmamalıdır.

7. Meta Açıklamaları

Çevrimiçi olarak yayınladığınız her içerikte Meta Açıklamaları olmalıdır. “Zorunda mıyız?” dediğinizi duyar gibi oldum, evet zorundasınız. Çünkü meta açıklamaları, SERP’lerde, arama yapanlarınıza içeriğinizi açıklamak ve verilen sayfanın tam olarak neye değindiğini bildirmek için kullanılan kısa paragraflardır.

Bir araştırmacının bağlantınızı tıklamasını istemek için ilgi çekici açıklamalar yazmanız önemlidir. Meta açıklamalarını 150 ile 160 karakter arasında tutmak en ideal olanıdır. “Bu yeterli olmadı ya” diyerek başlıklarla meta açıklamalarını çoğaltmaktan kaçının, unutmayın meta açıklamalarınızda içeriğinizin anahtar kelimeleri bulunmalıdır. İçeriğiniz Facebook gibi sosyal medya sitelerinde paylaşıldığında genellikle sayfanın açıklama etiketi kullanılır bu da aklınızın bir köşesinde dursun.

8. Anahtar Kelime Yoğunluğu Ölçme

Anahtar Kelime yoğunluğu, web sayfasının meta etiketlerdeki veya bir web sayfasının içeriğindeki anahtar kelimelerin yüklendiği bir SEO tekniğidir ve yoğunluğu önlemezseniz ciddi şekilde cezalandırılırsınız. Israrla hayır efendim ben önleyemem diye tutturursanız da, elinizde nur topu gibi büyük arama motorlarının arama sıralamasında geçici veya kalıcı olarak yasaklanmış veya cezalandırılmış bir web siteniz olacaktır. Bu durum Black Hat SEO tekniği olarak kabul edilir. Yoğunlaşmak istediğiniz kelimeyi seçtikten sonra hem o kelimeye makaleler ile yoğunluk göstermelisiniz hem de o kelime üzerine backlink almalısınız. Google bu durumlarda sizi üst sıralara çıkararak ödüllendirecektir.

9. Kendi Web Sitenizi/Bloğunuzu Hosting Etmeme(Self-Hosting)

WordPress gibi platformlarda kendi web sitenizi barındırmak, SEO’nuz için şimdiye kadar yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir.  Ancak blogger gibi ücretsiz barındırma hizmetlerinden kaçınmalısınız. Çünkü,

-Ücretsiz hizmetler, sitenizin işlevselliğini ve seçeneklerini sınırlar; böylece SEO eklentilerine erişim sağlayamazsınız,
-Sitenin görünümünü ve hissiyatını ne kadar özelleştirebileceğinizi sınırlar,
-Ücretsiz hizmetler, neyin çalıştığını görmek için ihtiyaç duyduğunuz metrik ve analiz türlerini sunmuyor olabilirler.

Ancak WordPress gibi CMS platformları, başınızı ağrıtmadan size üstün SEO sonuçları sağlayacak yüzlerce eklentiye, uzantıya ve temaya erişmenizi sağlar.

10. Analytics

En sonunda, SEO çabalarının gerçekten işe yarayıp yaramayacağını görmek için web sitenizin verilerini ölçmenin bir yoluna ihtiyacınız olacak. Bunun için Web sitenize Google Analytics’i ve Google Web Yöneticisi Araçları’nı yapılandırın ve yükleyin. Böylece, verileri ayrıntılı bir şekilde analiz edebilirsiniz. Analytics, sitenizin hangi bölümlerinin iyi durumda olup olmadığını anlamanıza ve web siteniz adına bilinçli kararlar almanıza yardımcı olur. 

Dönüştürülen kelimeleri ve anahtar kelimeleri izlemek, hangi tür içeriğin kitlenizde yankı uyandırdığını öğrenmenizi sağlayacaktır. Web sitenize trafik çeken içeriğin türünün iyi bir şekilde anlaşılabilmesi için istatistikleri hafta başında  izleyebilirsiniz. Hatta dönüşüm hedeflerini belirleyip hafta başına göre ayarlayabilirsiniz.

Eğer SERP(Arama motoru sonuç sayfası)’nin üst kısmında olmak istiyorsanız, artık neyi yapmamanız gerektiğini çok iyi biliyorsunuz. Farkındayız biraz karışık, ancak sizin için SEO konusunda hiçbir kısayol yok. Yine Matt Cutts bizler için, en büyük SEO hatalarından birinin web yöneticisi kaynaklarını kullanmamak ve Google’ın nasıl çalıştığını bilmemek ve SEO’nun ne olduğu hakkında bilgi edinmemek olduğunu belirtiyor. Size bu noktada en manidar tavsiyemiz “Kendiniz ve işiniz için zaman ayırın ve SEO hakkında her şeyi öğrenin!” olacaktır.

Çok merak ediyorum, okurken yukarıda bahsedilen SEO hatalarından herhangi biri için “Evet, ben bunu yapmıştım!” dediniz mi? Eğer dediyseniz, onları nasıl çözdünüz? Bahsetmediğim diğer SEO hatalarını biliyor musunuz?

Bizimle paylaşırsanız çok seviniriz.

Etkili Dijital PR Yöntemleri

Bir marka için kuşkusuz ki en önemli şey, hedef kitlesinin gözünde oluşan marka itibarıdır. Aklınıza gelen ilk markayı düşünün ve o marka hakkındaki düşüncelerinizi sorgulayın eğer olumlu yada olumsuz şeyler düşünüyorsanız bu kendi kendine oluşmuş bir düşünce değildir. Hakkında olumlu ya da olumsuz düşüncelere sahip olduğunuz marka muhakkak hayatınızın çeşitli dönemlerinde karşınıza çıkmış ve bu algıyı sizde oluşturmuştur. Bir marka için tabi ki en önemli şey PR değildir, istediğiniz kadar PR yapın çeşitli hizmetleri sunarken iş aksıyorsa bu hedef kitlenizde olumsuz intibalar oluşturacaktır. Biz her şey olmasa da çoğu şeyin iyi gittiğini düşünerek etkili bir Dijital PR için yapılması gerekenleri anlatalım.

marketingBir marka için Dijital dünyaya yatırım yapmak artık olmazsa olmazdır. PR yapılırken de dijital dünyadan yararlanmak son derece faydalı ve geçerlidir. Kullanıcı bir ürün almadan önce artık bunu internetten ve sosyal medyadan yaptığı araştırmalar ile alıyor. Ürününüz ne kadar kaliteli olursa olsun dijital dünyada olumlu tepkiler ile karşılaşmamışsa tüketiciler için satın almayı son derece olumsuz etkileyen bir sorun olarak karşımıza çıkacaktır. Bu durumda bir marka için yapılması gerekenler dijital dünyanın kendi içinde referans kabul ettiği ve satın almayı etkileyen yerlere hakim olmaktır. Bu referans kabul edilen yerler genellikle sözlükler olmaktadır. Marka ve ürününüzle ilgili sözlüklerde ne kadar az olumsuz yorum olursa müşterinin satın alma durumu o kadar pozitif bir hal alır. Kuşkusuz bu durum sözlükler ile sınırlı kalmamaktadır, sosyal medyada da markanız ile ilgili olumlu yorumların fazla olması, olumsuz yorumların nedenlerinin araştırılması ve bu sorunlara çözüm bulunması son derece önemlidir. Ayrıca markanız hakkında oluşturulacak fan sayfaları ve bu hesapların marka itibarını arttırıcı paylaşımlarda bulunması, takipçileri nazarında sempati yaratması son derece önemlidir. Markanın kurumsal sosyal medya sayfaları dışında muhakkak fan sayfaları olması gerekmektedir. Ayrıca ürünlerin, influencer ve bloggerlar tarafından promote edilmesi Dijital PR açısından son derece önemlidir, unutulmamalıdır ki sosyal medya da fenomen hesapların yapacağı bu tür paylaşımlar, kullanıcıların markaya olan sempatisini arttırmakta çok daha etkili olacaktır ve başarılı bir Dijital PR çalışmasının en önemli paydaşlarından olacaktır.

2017 SEO Trendleri : Gelişen Google Algoritmalarına Uyum Sağlamak

Çevirimiçi deneyimin %93 oranında arama yaparak başladığını düşünürsek SEO öneminden ekstra bahsetmemize gerek kalmayacaktır diye düşünüyorum.

SEO artık dijital tarafta varlık gösteren herkes tarafından ciddiye alınan bir yapı haline geldi. Dijital reklamcılık sektöründe işin ticari boyutu düşünüldüğünde, organik olarak trafik ve müşteri sağlamak projenin reklam harcama maliyetleri bakımından önem kazanıyor. Her sene bir önceki seneye göre Dünyada ve Türkiye’de dijital yatırımlar artmakta bu doğrultuda SEO çalışmalarına verilen önem büyüyor.

Böyle büyüyen bir yapıda en çok kullanılan arama motoru Google’da sürekli kendini güncelliyor. Herkes tarafından bilinenin aksine Google yılda ortalama 200’den fazla algoritma güncellemesi yapıyor.

Bu yazıda herkes tarafından bilinen standart SEO metriklerinin dışında 2017 yılında fark yaratacak metriklere biraz ağırlık vermek niyetindeyim.  (Not: Bu demek değildir ki sadece bu kriterlere uyarsak sitemiz iyi sıralar elde eder. Bunlar ek olarak 2017’de daha güçlü SEO stratejileri oluşturmanızı sağlayacaktır.)

google-algoritmaYılın son günlerinde 2017’nin SEO planını hala yapmayanlar varsa, bu aşamadan sonra dikkat kesilmelerini öneririm.

1 – Yeni jenerasyon ile uyum ve Mobil devrim

Tüm dünya artık yeni jenerasyonun alışkanlıklarını kabul gördü. Google’da bütün geliştirmelerini bu yöne çevirmiş durumda “Mobile-First indexing”,”AMP” gibi önemli güncellemeleri zaten yıl içinde duyurmuştu. 2012 yılında %14 olan mobil cihaz kullanımı 2016 yılında %75 olarak karşımıza çıkması tesadüf değil, “dijital ortamda mobil devrimidir!”.

https://www.consumerbarometer.com/en/trending/?countryCode=TR&category=TRN-NOFILTER-ALL

Bu yükselişin SEO tarafına yansımalarını şöyle okuyabiliriz. Sıralama sonuçlarınıza artık Mobil İndexlerinizin direkt olarak etki edeceğini kasım 2016 tarihinde resmi webmaster bloğunda duyuran Google’un mobil tarafa denemeler yapmaya başladığını belirttikten sonra, bu konuya verdiği ve vereceği önem zaten çok açık ve net. Bu duyurunun üzerine bir kaç yıldır zaten önemli olan responsible web tasarım, artık kaçınılmaz bir hal aldı. Web sitelerinin sadece desktop değil her cihazdan düzgün çalışmasını sağlamak 2017 ve sonrası için ilk SEO kriterlerinden olacaktır.

Mobil geliştirmeler ile ilgili bir çok teori ortaya atıldı. En bilinen 2017 seo teorisi; “Google şuan hala Desktop-First indexing kullansa bile, 2017’de mobile-first indexing yapısına geçeceğinin işaretlerini verdi” şeklinde olandı. Ben de aynı fikirdeyim, ve neler yapılabilir bir bakmak gerekirse şöyle sıralayabiliriz.

2017 ve sonrasına mobil seo tarafında nasıl uyum sağlarız ?

  • Bu ihtimalı düşünmek bile istemiyorum ama hala web siteniz mobil uyumlu değilse, derhal mobil projeyi başlatın.
  • Orjinal sitenizdeki bütün içeriklerin mobil karşılığını oluşturun. Mobile-First İndexing yapısı tam olarak oturduğunda mobil tarafta olmayan sayfalarınızın sıralamada rekabet edemeyeceğini unutmayın! Eski yöntem (m.siteismi.com subdomaininden sadece mobil içeriklerin açıldığı yöntemi hiç tavsiye etmiyorum.)
  • Desktop versiyonda uyguladığınız bütün scheme formatlarını mobil taraf için birebir geçerli kılın.
  • Mobil botlarının robotlar tarafından engellenmediğine emin olun.
  • Search Console tarafına mobil sürümünüzü ayrıca ekleyin.
  • Ve mobil ile ilgili söylenecek son söz yine Google tarafından Doantam Phan’ın yazdığı habere göre; “Eğer mobil sayfanız tam anlamıyla düzgün değilse, tamamlamadan açmayın.”

2 – Sonuca Odaklı Scheme Optimizasyonları

Schema, arama motorlarının sitenizi anlamasını daha kolay bir hale getiriyor ve böylece doğru şekilde görüntülenmesini sağlıyor. Her ne kadar SEO tarafında botlar için değil kullanıcılar için siteler yapın, iyi siteler yapın desek bile sonuçta karşımızda bir algoritma var. Onun da dilinden anlamak gerekiyor.

Arama yapan kullanıcılar için Scheme sürekli gelişiyor ve her geçen gün katlanarak bu istatistik artıyor. 2017 yılında web sitenizin Scheme , mikrodata formatında olmasına özen gösterin. Artık Google bu konu ile ilgili, bir web sitesinin içerisinden tabloyu bile direk çekip Öne çıkarılmış sonuç olarak SERP ekranına basmakta.

Örneğin;

assasin-creed

Emin olun bunu aklınıza gelip-gelmeyecek her konu için yapıyor. Şahsi öngörüm bu teknoloji gittikçe yayılacak ve daha fazla Scheme formatı ortaya çıkacak. 2014’den bugüne scheme kullanımı 2 kat artmış durumda. Bu konunun detayları için buraya göz atabilirsiniz https://www.stonetemple.com/featured-snippets-machine-driven-improvement/

steam-erisim-saglanmiyorYukarıdaki örnek sorguyu 2012 yılında anlatmaya çalışacak olsak muhtemelen bizimle dalga geçerlerdi ama gelişen Google tarafında bu tarz yapılar hep var. Bu örnekte blogger kullanılmış, blogger zaten içerik yazılarına bile “itemprop” etiketi kullanarak otomatik olarak scheme uyumlu hale getiriyor.

Fazla uzağa gitmeden Google’ın kendi servisi Blogger’dan yola çıkarak, “Google kullanıcıların aradıklarını daha çabuk daha kısa cevaplar halinde bulmasını seviyor.” Demek mümkün. Şuan en sık kullanılan scheme formatları, öne çıkarılmış cevaplar, yemek tarifleri, yerel işletmeler, hava durumları AMP içerikler, videolar diyebiliriz. 2017 ‘de bu artacaktır. Şimdiden sitenizin hem mobil hem desktop tarafını scheme uyumlu yapmakta fayda var.

3 – Yapay Zeka & Data Mining

Makina öğrenmesi sadece arama sonuçları için değil aslında bütün yazılımsal süreçlerde gelişmekte. Geçtiğimiz dönemde RankBrain duyurulduğunda, bu yapının daha fazla gelişeceğinden şüphe yoktu. 2017 ve SEO dediğimizde 3.madde olarak bu duruma değinmezsek olmazdı. Semantik LSI yapısı sürekli gelişiyor. Google tarafında artık sayfaya “anahtar kelime” bas, anahtar kelimeden Google sitenin ne ile ilgili olduğunu anlasın durumu değişiyor. Hatta sadece “anahtar kelime varyasyonları” bile yetmeyecek duruma geliyor.

forex-seo

Örnek bir “forex” sorgusunda, kelimenin semantik tarafta Türkçe karşılığı “foreks” ilk sayfada bu kadar rekabetçi bir kelimede TOP 3 içerisinde bulabiliyorsa, Yapay zeka algılaması ve Semantik algoritmayı kimsenin hafife almaması gerektiğini net bir şekilde görebiliyoruz. Emin olun dil anlamında karşılık gelenleri algılama işi en kolayı Google için.

  • Eş anlamlı kelimeler,
  • Zıt anlamlı kelimeler,
  • Anahtar kelime varyasyonları,
  • Anahtar kelime kısaltmaları,
  • Anahtar kelimeye yakın anlamlı kelimeler,

Bu liste arttırılabilir.

İpucu: “SEO eğitimi” ile ilgili bir sayfanız varsa,  bilgi, ders , öğrenmek, Arama motoru eğitimi gibi kelimeler ile anahtar kelime yoğunluğunu arttırmanız Semantik yapı doğrultusunda size fayda sağlayacaktır!

2017 içerisinde gelecek bize SEO tarafında ne gösterir elbette %100 bilinmez, fakat bu şekilde gelişen teknoloji altyapısına web sitesi sahipleri, ajanslar olarak uyum sağlayamayanlar sıralama kayıpları kesin olarak yaşayacaktır.

15 Aralıkta Dijitali Pazarlamaya Var Mısınız ?

15 Aralık perşembe günü saat 18.00’da KWORKS ev sahipliğinde başlayacak olan dijital pazarlama etkinliğine, Dijital Pazarlama konusuna ilgi duyan katılımcıları bir araya getirmeye devam ediyoruz. Pazarlama Türkiye olarak sektörün gelişimine katkı sağlamak için düzenlenen etkinlik; katılımcılarına hem network, hem de Dijital Pazarlama alanında çok taze bilgiler vaat ediyor. Etkinlik programıysa şöyle:

18:00 – 18:30 – Networking & Tanışma
18:30 – 19:00 – Google AdWords Dönüşüm Stratejileri (Zafer Kavaklı – Modanisa.com Senior Digital Marketing Executive )
19:00 – 19:15 – Kahve Arası
19:15 – 20:00 – Pazarlama Kampanyalarında Dönüşüm Optimizasyonu (Şahin Seçil – BoostROAS Kurucu Ortak )
20:00 – 20:10 – Kahve Arası
20:10 – 21:00 – SEO Proje Yönetimi ( Arda Mendeş – Demirören Dijital Pazarlama Müdürü )

Dijital Pazarlama etkinliğimizin ilk konuşmacısı,  Modanisa.com’da 4 Yıldır Performans Pazarlama ekibinde çalışmakta olan Zafer Kavaklı Google AdWords Dönüşüm Stratejileri konusu üzerine detaylı bir sunum gerçekleştirecek.

GroupM SEM Manager, iProspect Web Analytics Director pozisyonlarında görev aldıktan sonra çalışmalarına dönüşüm optimizasyonu odağında devam eden Şahin Seçil Pazarlama Kampanyalarında Dönüşüm Optimizasyonu konusunda detaylı bir sunum gerçekleştirecek

Günün son konuşmacısı Demirören Medya bünyesinde Dijital Pazarlama Müdürü olarak çalışan Arda Mendeş, Doğan Online, ZEO ve Modanisa geçmişine sahip. Modanisa ile bir başarı hikayesini global pazara taşıyan Arda Mendeş SEO Proje Yönetimi konusunda sunumunu gerçekleştirecek.

Etkinliğin kapasitesinin 200 kişilik olması sebebiyle, kayıt olunması gerekmektedir. Yaklaşık 3 saat sürecek Dijital Pazarlama etkinliğimize, dijital pazarlama sektörüne ilgi duyan okuyucularımızı bekleriz.