Niyazi Şimşek

Markalardan ‘Şeker’ Tadında Bayram Mesajlar

2015 Ramazan Bayramı’nı kutladığımız şu dakikalarda markaların sosyal medya hesaplarında ciddi hareketlilik oldu. Bir çok marka sosyal medya hesapları üzerinden kullanıcıya seslenmeye çalıştı. Birbirinden farklı sektörlerin ortak paydada buluştuğu Ramazan Bayramı tebriklerini sizin için derledik.

 

İyi Bayramlar!

Posted by Rondo on 16 Temmuz 2015 Perşembe

Sizin de dikkatinizi çeken, başarılı bulduğunuz içerikleri, yorum olarak bizimle paylaşabilir, daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayabilirsiniz.

Herkese iyi bayramlar :)

Markaların Plüton Aşkı

Nasa 9 yıllık yolculuğun ardından bugün Pluton Gezegen’ine en çok yaklaştı. Bu yakınlaşma sırasında çekilen bir fotoğraf tüm dijital ajansların dikkatini çekti ve real time içerik patlaması yaşandı.Fotoğrafta yer alan kalp figürü bir çok yaratıcı çalışmaya çıkmasını sağladı. İşte birbirinden ilginç yaklaşımlar ile Pluton Aşkı ;

Avea Bunu Hep Yapıyor

6502 sayılı Tüketici Korunması Hakkındaki Kanun, Abdullah Gül’ün onayıyla Resmi Gazete’nin 28 Kasım 2013 tarihli sayısında yayınlanarak onaya girdi.

6502 sayılı kanunun 61. maddesinin 5. fıkrasında aşağıdaki madde ile karşılaştırmalı reklamın önü açıldı.

(5) Aynı ihtiyaçları karşılayan ya da aynı amaca yönelik rakip mal veya hizmetlerin karşılaştırmalı reklamı yapılabilir.

Bu karardan sonra ülkemizde geçen 15 ayı incelediğimizde iki üç firma dışında ‘karşılaştırmalı reklam’ kampanyasına rastlamadım. Avea bu kanun öncesinde de Turkcell’e üzeri kapalı olarak karşılaştırmalı reklam yapıyordu. Şimdi sırayla o reklamları inceleyelim.

 

İlk olarak 17 Haziran 2011 tarihinde Ata Demirer’in teknik direktör olarak oynadığı reklam filmi karşımıza çıktı. 00:35 de geçen ‘ Zaten dünya futbolunda 3-5-2’ye yer yok diyerek Turkcell’e gönderme yapıyor. Malumunuz Turkcell hep tarifeleri pahalı olan bir operatör olarak biliniyor.

 

İkinci reklamımızda ise Turkcell Sertap Erener ile 4 çeker bir jeep ile Turkcell’in her yerde çektiğini anlatan bir film yayınladılar. Aradan çok geçmeden Avea’dan cevap geldi. Fasülye ‘sarı jeep’ ile dağda bayırda dolanırken Optik ‘Çok yakar abi bu’ diyerek Turkcell’in pahalılığını üstü kapalı dile getiriyordu. Turkcell bu reklam filmi üzerine şikayette bulunup reklamı yayından kaldırıyordu. Bu olay üzerine Avea’dan çok ince bir cevap geliyordu :) Necefli Maşrapa ile tekrardan Turkcell’e göndermesini yapıyordu.

 

 

Bu reklamlar ‘karşılaştırmalı reklamlar’ serbest olmadan önce çekilen reklam filmleriydi. Şimdi sıra serbestlikten sonra çekilen reklam filmlerinde. Akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle birlikte en büyük problemimiz şarj olmuştu. Vodafone ve Turkcell bu sorunu biraz da olsa çözdüklerini belirten reklam filmleri çektiler. Aradan çok gecikmeden Avea’dan çok zekice bir film geldi. İzleyelim efendim :)

 


Avea bunu hep yapıyor dedim. Evet ülkemizde yasak olduğu dönemlerde bile bunu yapıyordu, şimdi de boş durmuyor. Bundan bir ay kadar önce Turkcell yurt dışındaki ülkelere göre çekim gücünün internet hızının daha yüksek olduğunu anlatan reklam filmleri yayınlamıştı. -Elma ile armutu kıyaslayarak yapılan ve duygu sömürüsü olan bi filmleri hiç sevmemiş ve samimi bulmamıştım- Bu durumu fırsata çevirmeyi en iyi yine ‘Avea’ bildi :) şimdi o reklamları izleyelim.

 

Yukarıdaki 4 örnekte de görüldüğü gibi Avea bunu hep yapmış, hep yapıyor, hep yapacak :)

 

 

E-Bültenimize abone olun:[wysija_form id=”1″]

Markalardan Oreo’ya Respect!

21 ocak tarihinde Oreo Facebook Sayfasından ‘Türkçe konuşmanın vakti gelmedi mi? #OreoTürkiyede ‘ metniyle böyle bir fotoğraf paylaşıldı. Bu fotoğraftan sonra da olanlar başladı. Oreo lokalleşme stratejisi uygulayarak şehirlerimize özdeşleşmiş kalıplar ile paylaşımlar yaptı.

oreo

 

6-7 fotoğraftan sonra markalarımızdan da ‘Türk Misafirperverliği’ örneği olarak ‘#HoşgeldinOreo’ içerikleri üretilmeye başladı. İlk olarak Çaykur hoşgeldin dedi Oreo’ya.

Sonrasındaysa diğer markalarımızdan ataklar gelmeye başladı.

Twitter’da bu kadar rağbet görünce yaratıcılığımızı ortaya çıkartıp halkımız da kendince misavirperverliğini gösterdi :)

E-Bültenimize abone olun:[wysija_form id=”1″]

Rakamlarla Beyaz Candan ‘Atışması’

Beyazıt Öztürk daha önce Sıla’ya Sertap Erener‘e Alişan‘a şarkılar yapmıştı. Bu şarkılardan Sıla cevap vermişti. 12Aralık 2014 Beyazıt Öztürk’ın programının konuklarından birisi de Candan Erçetin’di. 1 Ay boyunca bizi eğlendiricek güldürecek eğlenceli atışmalar serisinin başlangıcını yapmışlardı. Metrobüste, metroda, sokakta, sosyal medyada hep duyduğumuz serinin ilk videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.

Aradan bir hafta sonrasındaysa Candan Erçetin’in cevabı geldi.

Türk halkı olarak böyle atışmaları seven bir yapımız olduğumuz için Beyaz’dan da cevap gecikmedi.

Candan Erçetin de yanına Saba Tümer, Derya Şensoy, Esra Erol, Gupse Özay ve Demet Akbağ’ı alarak ‘Kadın Dayanışması’ olarak cevap verdi.

Eee Beyaz boş durur mu ? Beyaz da tayfayı topladı. Hayko Cepkin, Nuri Alça, Ümit Besen, Musatafa Altındağ, Emre Karayel, Mansur Ark ve Ali İhsan Varol yer alıyordu. Hayko Cepkin Ümit Besen ve Nuri Alço üçlüsünü bir daha hangi karede yanyana göreceğiz çok merak ediyorum :)

Bu arada halk da tepkisiz kalamadı ve halk da cevabını verdi :)

Herkes olaya burnunu sokmaya başlarken, daha fazla uzatmadan Candan Erçetin ve Beyaz atışmasına son nokta konuldu.

Beyaz-Candan atışması iyi güzel izledik eğlendik ama bir de madolyanın diğer tarafından bakalım.

12 Aralıkta başlayan ‘Atışmalar’ın izlenme sayılarına bakalım.

  • İlk video 12 Aralık gecesi yayınlandı ve 7.457.908 izlenme ve 164.856 paylaşım gerçekleşti.
  • İkinci video 19 Aralıkta yayınlandı. 10.023.069 izlenme ve 165.252 paylaşım gerçekleşti.
  • Üçüncü video 26 Aralıkta yayınlandı. 8.730.675 izlenme ve 91.609 paylaşım gerçekleşti.
  • Dördüncü video 9 Ocakta yayınlandı. 15.362.830 izlenme ve 248.038 paylaşım gerçekleşti.
  • Beşinci video 16 Ocakta yayınlandı. 12.478.789 izlenme ve 232.913 paylaşım gerçekleşti.
  • Son video ise 24 Ocakta yayınlandı ve 7.533.594 izlenme ve 113.338 paylaşım gerçekleşti.

* İzlenme oranları ve paylaşım oranları Beyaz Show Youtube Hesabı ve Candan Erçetin Facebook Sayfasındaki rakamlardan alınmıştır.

 

Resmi hesaplar üzerinden 62 Milyon izlenme ve 1 Milyon üzerinde paylaşım gerçekleşti. 1 Aylık kısa süreçte Beyaz ve Candan Erçetin düşük bir bütçe ile çok büyük reklam yaptılar. Twitter’da kaç defa TT oldular. Bu süreçte ‘içeriğin’ ne kadar değerli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Çok düşük bir bütçe ile çok büyük işler başardılar. Hoşumuza giden beğendiğimiz şeyi izlemekten okumaktan paylaşmaktan çekinmiyoruz. Bu kadar yüksek hit almasının sebepleri arasında Türk Halkı olarak atışmalara kavgalara çok meraklı bir meraklı yapımız olması var. Beyaz ve Candan Erçetin’de bu malzemeyi fark edip en iyi şekilde değerlendirdiler. Bu kadar yüksek ses getiren bir çalışmaya imza attılar.

İlerleyen zamanlarda karşımıza böyle ‘atışmalar’ olacak mı bekleyip göreceğiz :)

E-Bültenimize abone olun:[wysija_form id=”1″]

2014 Yılı Pazarlama Trendleri Nelerdi ?

Emarsys Türkiye 2014’te dünya genelinde dijital alanda öne çıkan trendleri açıkladı.Pazarlama dünyasında neler trend oldu neler tutuldu onları sizlerle paylaşmak istedim.

  • Kişiye Özel e-Mail Pazarlaması

En büyük markalar sırasında zirveyi zorlayan Coca-Cola, Nutella gibi şirketler bile kişiselleştirmenin önemini anlamış olacaklarki ürünlerinde isimler yer aldı. 2014 yılından itibaren şirketler tarafından atılan toplu mailler kişiye özel gelmeye başladı.

  • Video Pazarlaması

Vine gibi bir uygulama girdi hayatımıza. Bu uygulama ile 7 saniyede harikalar yaratan çalışmalar çıktı. Pazarlamacılar boş durur mu hemen bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirdiler. :)

  • Tavsiye Sistemleri

Özellikle e-ticaret sitelerinde kullanılan bu sistem ile kullanıcıların incelikleri ürünlerin yanlarında ‘bu ürüne bakanlar buna da baktı’  ‘bunu alanlar bunu da aldı’ gibi tavsiyler sunarak satışları arttırdılar.

  • Bigdata

Artan nüfus teknoloji ile birleşince milyonlarca bilgi ortaya çıktı. Bu bilgiler sayesinde kişilerin neleri sevdiğinden neleri giydiğine kadar bilgi sahibi oldu şirketler. Böyle güzel malzemeler varken pazarlamacılar da en güzel yemekleri yaptılar tabiri caizse :)

  • İçerik Pazarlaması

Artan sosyal medya kullanımı ve içeriklerle çöplüğe dönüşen internet ortamında başarılı olabilen kaliteli içeriğe sahip olan bloglar, sosyal medya hesapları, websiteleri kazandı.

  • Lokasyon Bazlı Pazarlama

Telefonlarımıza indirdiğimiz uygulamaların hemen hepsi lokasyonumuzu kullanmak için izin istiyor. Bu bilgiler sayesinde özel kampanya bildirimleri ile hem sizlere avantajlı kampanyalar sunuyor hem de şirketler adına satışları arttıcı etki yaratıyor.

  • Sosyal Medyayı Etkin Kullanma

Gerek Twitter gerek Facebook gerekse Instagram olmak üzere artık şirketler bu mecraları daha etkin kullanıyorlar. Buralara özel kampanyalar yapıyorlar.

  • Giyelebilir Teknoloji

Teknolijinin gelişimi giyilebilir olması şirketlerin bu alana yönelmesi pazarlama stratejileri içirisindeki payını çoktan aldı.

       1.) Kullancı Dostu Tasarım

Responsive diye tabir ettiğimiz bu tasarımlar sayesinde bir websitesine, e-maile telefondan da   tabletten de pc’den de girsek  hepsine uyumlu tasarımlar bulunuyor. Bu da kullancının gözünü yormuyor, daha az hareket ile tüm bilgiyi inceleyebiliyor.

  • Mobil Pazarlama

Teknolojinin gelişimi artan akıllı telefonlar yeni aplikasyonlar derken herşeyimizi mobille halleder olduk. Pazarlamacılar da buradaki potansiyeli yavaş yavaş değerlendirmeye başladılar.

2014 yılını bu trendlerle birlikte geçirdik. Bakalım 2015 ‘te bizi neler bekliyor ?

[message_box title=”E-Bültenimize abone olun:” color=”red”][wysija_form id=”1″][/message_box]

Emarsys Academy – Aralık Ayı | Mobil Pazarlama

Emarsys Academy tarafından her ay farklı alanlarda gerçekleştirilen seminerin bu ayki konusu mobil pazarlamaydı. Mobil pazarlama alanında iki uzman konuşmacı vardı. Pozitron’un kurucusu Fırat İşbecer ve Mobilike kurucusu Volkan Biçer mobil pazarlama üzerine bilgilerini bizlerle paylaştı. Emarsys Türkiye Genel Müdürü Murat Erdör kısa bir girişin ardından 2014’te dünya genelinde dijital alanda öne çıkan trendlerden bahsetti. Bu makelemizle ile bu trendleri detaylı olarak okuyabilirsiniz.

Yeni yılın gelişiyle birlikte Emarsys’de katılımcılarını mutlu edecek hediyeler sundu. Kayıttan sonra aldığım zarfta Toyzzshop’tan bir not defteri ve çeşitli sitelerden %20-30 indirim çeki kazandım. :) Bunlar için de ayrıca teşekkür ederim.

emarsys-türkiye

 

Murat Bey konuşmasını bitirdikten sonra Volkan Biçer’in Atina’da açmış oldukları ofis hakkında konuşuldu, sonrasında ise Fırat İşbecer Pozitron’un Monitise tarafından satın alınışı hakkında konuşuldu. Daha sonrasında ise soru-cevap şeklinde devam edildi. Murat Bey’in sormuş olduğu sorular ve konukların vermiş olduğu cevaplardan bir kaçı şöyleydi.

  • Mobil reklam trendleri neler bahsedebilir misiniz ? 

-Volkan BİÇER : Artık günümüzde mobil reklamcılığın kuralları değişiyor. Artan mobil kullanım ile daha farklı kampanyalara yöneliyor firmalar. Bunun için de 2 trendden bahsedebilirim. 1.si ‘Programmatik‘ sayesinde yapay zeka ile doğru hedef kitleye reklam yapılacak. Artan mobil kullanım ile kullanıcıların birçok bilgisine sahip olunabiliyor app’ler sayesinde. Bu appler ile size uygun reklamlar yapılabiliyor. 2. si ise ‘Native Adversiting‘. Native Ad  kısaca doğal reklam diyebiliriz. Mesela haber sitelerinde bir reklamı sağdan soldan geçişi rahatsız edebiliyor ilgimizi çekmiyor, native ad ile birlikte doğal bir içerik olarak bu reklamı görüp tıklayabiliyoruz. Bunu en güzel Facebook yaptı. Anasayfamızda yer alan içerikler arasında reklamları dönerli bantlar halinde yerleştirdi ve normal arkadaşımızın paylaştığı bir içerikmişçesine dikkatimizi çekmeye başladı. Bu  hem kullanıcı hem de reklamveren adına güzel bir gelişme.

  • Global ve ulusalı karşılaştıracak olursak ne konumdayız ?

– Fırat İşbecer :  Türkiye olarak pazarlama da reklamcılıkta ar-gede mobil kullanımda dünyada çok küçük bir pasta dilimine sahibiz. Bu rakamlar %0,5-1 arasında değişiyor. Bu rakamları büyetmemizin bir kaç sebebini görüyorum. Birincisi millet olarak tasarrufa meraklıyız. ABD’de kişi başı tasarruf miktarı ile ülkemizdeki miktar çok farklı.Son kullanıcı bütçesi arasındaki farklılıklardan kaynaklanıyor. İkincisi hızlı başlıyoruz fakat nefesimiz kesiliyor. Devamını getiremiyoruz. Üçüncüsü ar-ge destekleri son yıllarda artış gösterdi. Bu artış bütçemiz içinde %2,5 olarak açıklanmıştı fakat bu rakamlara çıkılamadı. Yeterli miktarda bütçe ayıramıyoruz henüz. Bir diğer sebep ise beyin göçü. Üniversiteden mezun olduktan sonra mezun oluyor arkadaşımız sonrasında ise yurt dışına yüksek lisans için gidiyor ve 10-15 sene geri dönmüyor.

  • Mobil pazarlamaya bakış açısı değişiyor mu ?

Volkan  Biçer :  Evet değişiyor yavaş yavaş. En basitinden mobil pazarlaması deyince akla sms  reklamları geliyordu fakat yavaş yavaş bunu aşıyoruz. Sizin de yaptığınız e-mail pazarlaması ve aplikasyon üzerinden pazarlama yeni soluk getireceğe benziyor.

  • Aplikasyon yaptırırken nelere dikkat edilmeli ?

Aplikasyon rekabet unsuru olarak görünüyor bazılarınca. A şu firmanın app i var hemen biz de bi tane yaptırmalıyız. Bu düşünce çok yanlış.  Bunun yerine kaliteli, ihtiyaçlara çözüm üreten, word of mouth etkisi yaratacak, organik kullanıcılara hitap edecek appler yapılmalı gerekiyor.

Fiyattan önce ihtiyaç mı sorusunun cevabı aranmalı. Artık sosyal medya hesapları web sitelerinden daha fazla trafik alıyor ve buralara özel yapılan bir çok kampanya başarılı oluyor. Buralara yapılabilecek yatırımları da değerlendirmek gerekiyor. Bir de aplikasyonu markete atmadan önce test etmek gerekiyor. Yazılım ve tasarım aşamasını bitirdikten sonra hemen yayınlama telaşı içerisindeyiz. Test etmeden yayınlanan bug dolu bir ton aplikasyon var. Aplikasyon vezir eder, aplikasyon var rezil eder. Dikkat etmek gerekiyor. Top 10’da top 50’de olamamızın sebepleri bunlar.

Aplikasyonun başarı parametresini de yanlış değerlendiriyoruz.Parasını vereyim indirsinler 5 lira vereyim 20 kişiyi 100 liraya satın alayım demek yanlış. Bir uygulamanın ne kadar çok indirildiği değil ne kadar çok aktif kullanıcısı varsa o kadar başarılı olmuş diyebiliriz. Parametretleri doğru belirleyemediğimiz için kurgu yanlış işliyor ve mobil reklam pahalılaşıyor.

 

  • Aktif olmayan kullanıcı nasıl aktifleştireceğiz ?

Assetler ve know-how iyi bilinmeli, digital-mobil ayrımı iyi yapımalı, appler üzerinde kreatif çalışmalara önem verilmeli.

Volkan Biçer çok güzel bir örnek verdi burada. Duracell ile birlikte yaptıkları bir çalışma ile Android kullanıcılarının Milliyet’in aplikasyonu üzerinde gezinirken şarjı %10’un altına düştüğünde Duracell Pil-Batarya reklamlarının çıktığını söyledi. Bahsetmiş olduğu kreatifliği bu örnekte görmüş olduk. Cidden böyle yaratıcı farklı düşünceler ile yapılan pazarlamalar hep kullanıcının ilgisini çekiyor ve ‘reklam‘ olarak algılamıyor. –

Apiler sayesinde uygulamalar arasında geçişler sağlanabiliyor. Mesela havalimanında indikten sonra otele ulaşım için bir uygulama, otel için ayrı bi uygulama, otelde ayrı bir uygulama kullanıyor olduk. Buradan en çok Google zarar gördü. Browser açmadan tüm işlemleri uygulamalarla yaptığımız için searc etmiyoruz. Bu da Google’ın hoşuna gitmedi.

  • Mobil reklam ürünleri nereye gidiyor ?

Çok hızlı gelişen bu teknolojiye bazen yetişemiyoruz. Bazı şirketlerin bu işler için know-how ekiplerinin olduğunu biliyorum. Arayüzler kalkıyor işletim sistemleri devri ortaya çıkıyor. Makinalar geliştikçe şirketlerin belirleyeceği stratejiler de değişecek.

Bu sorularla birlikte kullanıcı sorularına geçildi ve etkinlik bitti. Emarsys Türkiye ekibine buradan da çok teşekkür ediyorum şahsım ve Pazarlama Türkiye ailesi olarak. Ocak ayında görüşmek üzere.

E-Bültenimize abone olun:[wysija_form id=”1″]

Küçük Ölçekli İşletmeler İçin İnstagram Pazarlaması

Sosyal medyanın hayatımızdaki yeri her geçen gün artıyor. Peki firmalar bu artan trendi nasıl değerlendiriyor? Büyük ölçekli firmalar ajanslar sayesinde profesyonel çözümler ile başarılı çalışmalar çıkartıyor. Peki ya küçük ölçekli firmalar bu fırsatı nasıl değerlendirecek ?

Facebook ve Twitter üzerinden farklı yöntemler ile pazarlama stratejileri belirlenebiliyor. Küçük ölçekli firmalar için Instagram çok büyük bir nimet. Eğerki birşeyler satmaya çalışıyorsanız Instragram ile ürününüzü çok rahatlıkla pazarlayabilirsiniz. Birazcık özveri ile kısa zamanda büyük satış potansiyeli yaratacak sanal mağazanızı kurabilirsiniz. Hazırsanız başlayalım.

İlk olarak Instagram hesabımıza ürünlerimizin güzel can alıcı fotoğraflarını doğru etiketler ile eklememiz gerekiyor. Mesela çocuk giyim mağazası isek ekleyeceğimiz etiketleri buna göre şekillendirmeliyiz. #Bebek #Baby, #Shop #Hediye #Gift buna benzer etiketler ile bizi tanımayan bir çok potansiyel müşteriye erişim sağlayacağız.

Takipçi patlaması yaşamayacağız fakat debisi yüksek bir hareketliğin içerisine yavaştan girmiş olacağız. Yavaş yavaş takipçi sayımız artarken yeni ürün görsellerini de eklemeyi ihmal etmemiz gerekiyor. Takipçi sayımızı arttırmak için bir diğer yol ise reklam. Sizin potansiyel müşterilerinizin olabileceği yüksek takipçi-beğeni-yorum sayısına ulaşmış Instagram hesaplarını bulup reklam yapacağız. Böylece organik takipçi kazanmış olacağız.

Bir başka yöntem ise Instagram kullanan ünlü insanlara hediyeler göndermek.

Instagram’da yeni bir fotoğraf eklediğiniz zaman insanları etiketle diye bir bölüm var. Buradan etiketlemeler yaparak takipçi sayısı fazla olan hesaplardan takipçi çekebilirsiniz. Bir diğer yöntem ise hedef kitlenizin olduğu profillerde veya büyük firmaların hesaplarındaki gönderilerin altına yapılan yorumlar. Fotoğrafların altına bırakılan etkileyici yorumlar ile dikkat çekebilirsiniz. Takip ettiğim büyük takipçili hesapların fotoğrafları altında bu yöntemle yorum yapan onlarca profil görüyorum.

Yeteri kadar takipçi sayısına ulaştığımızı düşünüyorsak tutundurma çalışmalarına başlayabiliriz. Promosyon çalışması yaparak takipçilerimizin daha da dikkatini çekmemiz lazım. Küçük yarışmalar, çekilişler düzenleyerek takipçilerimizle aramızdaki etkileşimi arttırabiliriz. Çok sıklıkla karşılaştığım bir örneği vermek istiyorum, bayan çanta-ayakkabı satan bir mağazanın Instagram hesabı tarafından sürekli çekiliş fotoğraflarını görüyorum. Birçok kişi bunları re-post ederek kendi takipçileriyle paylaşıyor. Küçük bir hesap yapmak gerekirse, 250 takipçinizden yarışma resmini 15 kişi re-post etse bile ortalama 500-600 kişiye ulaşacaksınız. Bir adet çanta hediye ederek binlerce kişiye erişim sağlayabiliyorsunuz. Böyle çekilişleri haftada bir 10 günde bir yaparak takipçi-müşteri sayınızı çok hızlıca çoğaltabilir, elinizdeki hazır takipçilerinizinde sadakatini arttırabilirsiniz.

Son olarak dikkat etmeniz gereken bir kaç husustan bahsedeceğim. Takipçilerinizin takiplerine mutlaka geri takip ile karşılık verin. Çok büyük ölçekli bir firma olmadığınız için müşterilerinizle etkileşim halinde olmanız gerekiyor. Gerektiği zaman abartıya kaçmayacak şekilde, fotoğraf beğenmeler yapabilirsiniz. Çekiliş sonrası hediyeyi alan kişi fotoğrafı Instagram hesabına atarsa mutlaka re-post etmeniz lazım. Bakın mutlu müşterilerimiz var imajı çizeceksiniz ve potansiyeli kinetiğe dönüştüreceksiniz.Ayrıca açıklama bölümünde websitenizin linki veya e-ticaret sitelerindeki mağazaların linkleri mutlaka olmalı. Tüketiciye güven veremezseniz yukarıdaki çalışmaların hepsi çöpe gidecektir.

Dilim döndüğünce satışlarınızı arttıracak yöntemlerden bahsetmeye çalıştım. Yukarıdaki yöntemleri uygulayarak siz de Instagram ile Pazarlama yaparak para kazanmaya başlayabilirsiniz.

E-Bültenimize abone olun:[wysija_form id=”1″]