Konuk Yazar

Bir İnsanı Tanımakla Başlar Her Şey

Başlık tanıdık geldi mi bilmiyorum. Ama bu satır, usta öykücü Sait Faik Abasıyanık’ın Alemdağ’da Var Bir Yılan adlı öyküsünde geçen cümleden geliyor. Bu şekilde başlamamın sebebi, dijital medya planlama ve satın alma ajanslarında ya da markaların pazarlama departmanlarında çalışan kişilerin, hedef kitlelerinde bulunan insanları –tüketici değil- yeterince tanımadıkları, dinlemedikleri ve empati kurmadıkları kısacası pazarlama iletişimi çalışmalarının merkezine almadıklarını düşünmemdir.

Dijital pazarlama sektöründe çalışanlar bilir ki, insanların dijital mecralarda bıraktıkları dijital ayak izlerinden reklam teknolojilerinin yardımıyla çok etkili hedeflemeler yapılabilmektedir. İnsanların check-in yaptıkları yerlerden kullandıkları akıllı telefonların markalarına; satın aldıkları ürünlerden yaş ve cinsiyetlerine göre birçok kırılımda hedeflemeler yapılabilmekte. Fakat dijital pazarlama ajansları ya da markalar için gelişmiş hedefleme seçenekleri ve teknolojiler dışında, daha önemli ve öncelikli bir oyun alanı var: İnsanı anlamak.

54625119_l-1024x681

Bu konuyu tartışmadan önce şu bilgi ile giriş yapmak isterim: comScore’un 2012 verisine göre 2012 yılında yalnızca Amerika’da 5.3 trilyon reklam gösterilmiş ve yine comScore’a göre bu reklamların %56.1’i insanları tarafaından farkedilmemiş/görülmemiş. Sadece bu rakamlara bakınca bile insanların reklam veren ve ajanslar tarafından anlaşılmadan kampanya yapıldığını görebilirsiniz. Aynı zamanda insanların maruz kaldığı mesaj sayısının devasa boyutuna dair bir varsayım yapabilirsiniz. Düşünün sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde dijital mecralarda 5 trilyon gibi bir rakamı 300 Milyon insanın beynine sıkıştırmaya çalışılıyor. Fakat insanlar bunu reddetmeye başlıyorlar. İnsanlara mesajınızı vermeye çalışıyorsunuz fakat filtrelerinden geçmiyor ya da reklam engelleme yazılımları kullanamaya başlıyorlar. Wall Street Journal’ın 2015 yılının Ağustos ayında çıkan haberine göre reklam endüstrisi için 2015 yılında reklam engelleme yazılımlarının kullanımı sonucu 22 Milyar dolarlık bir kaybı var. Bu kaybın önümüzdeki yıllarda daha da artması bekleniyor. Keza bu yazılımları kullanan insanların sayısı hızla artıyor.

Peki reklam engelleme yazılımları kullanımının bu kadar artmasının en önemli sebeplerinden biri ne olabilir? Yazının başından değindiğim gibi dijital pazarlama alanında çalışanlarının; teknolojiye ve hedefleme seçeneklerine obsesif bir şekilde odaklanarak çok daha önemli bir şey olan insan psikolojisinin anlama sürecini unutması sonunda, insanların filtresinden geçmeyecek ve onları hareket geçirmeyecek mesajları/hikayeleri üstlerine boca ediyor olmaları.

Peki Ne Yapmalı?

Markaların ilgili birimleri ve sektör çalışanları; hedef kitlelerini net bir şekilde belirledikten sonra onları dinlemeli ve  dijital ayak izlerini takip ederek keşfedecekleri içgörüler üzerine mesajını/hikayesini  oluşturmalıdır.  Earned, owned, shared ve paid media kanalları ile hedef kitlesindeki insanların etrafını bir ağ gibi örüp hikayesini/mesajını her kanalda aktarabilmelidir. Tabi mesajın/hikayenin insanların filtresinden nasıl  geçeceği ve hedef kitleyi hareket geçirmesi apayrı bir konu. Burada insan karar verme süreçlerinden de bahsedilmesi gerekir.  Fakat burada değinmek istediğim şey; markaların ve dijital medya planlama ve satın alma ajanslarının içgörü ve insanları anlama konusuna daha fazla önem verip, satın alma stratejilerini gelişmiş reklam ve hedefleme teknolojilerinin yardımıyla yapıp yakalayacakları muazzam fırsatların olması.

Bir İnsanı Tanımakla Başlar Her Şey adlı makale Sinan Soysal UNC Dijital Pazarlama Direktörü tarafından yazılmıştır.

App Store Optimizasyonu (ASO) için Optimize Edilmesi Gereken 5 Metrik

Mobil cihazların kullanımının artmasıyla, mobil uygulama sayılarında da gözle görülür bir yükseliş meydana geldi. Bu yükseliş sırasında, doğal olarak rekabetin artmasıyla kimi uygulamalar daha popüler hale gelirken, kimi uygulamalar ise kayıplara karıştı.

2016’nın eylül ayı itibariyle App Store’da bulunan uygulama sayısı 2.2 milyonu, Google Play’de bulunan uygulama sayısı ise 2.4 milyonu geçmiş durumdaydı. Dolayısıyla bu sayıların ve rekabetin gitgide arttığı uygulama marketlerinde, diğer uygulamaların ve rakiplerin önüne geçmek adına ASO(App Store Optimizasyonu) zorunlu hale geliyor.

ASO, uygulama marketlerinde yer alan uygulamaların, belirli anahtar kelimelerde organik olarak üst sıralara çıkmasını sağlamak amacıyla yapılan optimizasyon çalışmalarıdır. SEO’dan farkı ise, bu çalışmaların yalnızca app sayfası özelinde yapılan içerik ve link inşası optimizasyonlarıyla kısıtlı kalmasıdır.

Bu yazıda, marketlerde uygulama yayınlayacak olan her kişi ve markanın göz önünde bulundurması gerektiğini düşündüğüm, ASO’yu etkileyen önemli faktörlerden bahsedeceğim.

ASO’da başarılı olmak için optimize edilmesi gereken 5 metrik;

1- Video – Resim Optimizasyonu

Uygulama marketinde yer alan resimler, kolay ilgi çekecek ve insanları indirmeye teşvik edecek şekilde düzenlenmeli. Resimlerin üzerinde açıklayıcı bilgiler yer alması kullanıcıları her zaman harekete geçirir. Bunlara ek olarak, uygulamanın bir tanıtım videosuyla desteklenmesi de avantaj sağlayacaktır.

resimli-optimizasyon

2- Açıklama Metni

Uygulama detayı sayfasında yer alacak açıklama, uygulamaya özel anahtar kelimeler kullanılarak SEO odaklı olarak düzenlenmeli. SEO odaklı üretilen içerik, hedeflenmek istenen anahtar kelimelerle birlikte değişik varyasyonlarda kullanılabilir. Bununla beraber anahtar kelimenin kullanım yoğunluğunun aşırı olması da dezavantaj sağlayacağından, kullanım oranını iyi belirlemek gerekir.

3- Yorum ve Oylama

Uygulama ile ilgili olumlu yorum ve oylama almak için mutlaka uygulama testlerinin çok iyi yapılması gerekiyor. Zira kullanıma hazır olmayan bir uygulamayı yayına aldığınızda, beklenmedik olumsuz yorumlar ve oylamalar ile karşılaşabilirsiniz. Bu durum indirme sayısını ve anahtar kelime sıralamasını negatif etkileyecektir. Ayrıca yorum yapan kişilerin, anahtar kelimeleri kullanarak detaylı bir şekilde yorum yazması da, ASO’yu pozitif etkiler.

app-store-yorum

4- Organik Backlink       

Uygulama linklerinin; insanlar arasında, sosyal medyada veya farklı web-sitelerinde paylaşılması, organik backlink değeri yaratır. Bu linkler ile sağlanacak her türlü etkileşim, uygulamanın belirli anahtar kelimelerde üst sıralarda çıkmasını sağlayacaktır.

appstore-backlink

5- Uygulama Başlığı

Uygulamanın en can alıcı noktası, başlığı olacaktır. Marka isminin yanında karakter sınırını geçmeyen, en önemli anahtar kelimeleri içeren bir slogan yazılması da, ASO’ya pozitif anlamda katkı sağlar. Uygulama markete eklenirken, başlıkta kullanılacak marka yapısına uygun, konuyla ilgili anahtar kelimeler de sıralamada avantaj yaratacaktır.

uygulama-basligi

App Store Optimizasyonu (ASO) için Optimize Edilmesi Gereken 5 Metrik adlı makale Brands&Clicks Kurucu Ortağı Yılmaz Mercan tarafından yazılmıştır.

GRÜŞİM ile Girişimcilik Forumu Giresun Üniversitesi’nde!

Giresun’da nerede bir girişimcilik varsa, biz de oradayız. Giresun Blog olarak medya sponsorluğunu üstlendiğimiz GRÜŞİM ile Girişimcilik Forumu’nu size sunmaktan gurur duyuyoruz.

Global Girişimcilik Haftası kapsamında 20 Kasım Cuma günü saat 14:00’da Giresun Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda; GRÜŞİM, Giresun Üniversitesi ARGE Koordinatörlüğü, Türkiye Girişimcilik Vakfı Youngpreneurs ve Giresunblog.com ortaklığında; gençlere ilham kaynağı olacak ulusal ve yerel girişimcileri bir araya getirerek girişimcilik ruhunuzu zirveye çıkaracak iki oturumluk bir etkinlik gerçekleştiriyoruz.

grusim-girisimcilik-forumu (1)Etkinlik kapsamında;

Son zamanların en popüler sosyal medya platformu olan ve milyonlarca kişi tarafından indirilen Scorp uygulamasının Genel Koordinatörü Batu Uğrasız,

Çevrenizdeki işletmelerin broşürlerini bir araya getirme görevi üstlenen mobil uygulama ve web platformu eBroşür‘un kurucusu Samet Ersan,

Pazarlama Türkiye , Pazarlama Club ve Şehrin Lezzetlisi girişimcilerinin kurucusu Ender Satıcı

Giresun’un en büyük reklam ve tanıtım hizmetleri ajansı Marko Medya‘nın kurucusu Yunis Türk,

Giresun ve Ordu illeri bazında danışmanlık hizmetleri veren GO Danışmanlık firmasının kurucusu, Giresun’da faaliyet gösteren Bahçe Cafe, Bohça Mantı ve Sokak Cafe işletmelerinin kurucusu, Karadeniz Doğa Koruma Federasyonu Başkanı, Giresun Kent Konseyi Kurucu Genel Sekreteri ve Giresun Sanat Sokağı‘nın mimarı Hakan Adanır,

Giresun ve çevre illerde proje danışmanlık/organizasyon hizmetleri veren CMN Danışmanlık-Organizasyon‘un kurucusu Gülçemen Karadeniz,

Ordu Perşembe Belediyesi’nden kiraladığı tarihi İstanbul vapurunu Giresun Limanı’na demirleyerek restoran hizmeti vermek adına tadilata alan Giresunlu girişimci Devrim Alaca‘nın “Sultan Palas Vapuru” sürecini anlatacağı ilgi çekici hikayesiyle GRÜŞİM Girişimcilik Forumu‘nda olacak.

Ayrıca Giresun Üniversitesi ARGE Koordinatörü ve Giresun KÜSİ Planlama ve Geliştirme Kurulu üyesi Yrd. Doç. Dr. Osman Sirkeci hocamız da oturumun konuğu olacak.

Forumun moderatörlüğünü ise Türkiye Girişimcilik Vakfı’nın yeni dönem fellowu, MediaCat Power100 Blogger’i, Giresunblog.com‘un kurucusu, GRÜŞİM Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Giresun Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü son sınıf öğrencisi  – Fatih Özdemir yapacak.

Yani açıkçası size de girişimcilik ruhunu yaşatmak ve aşılamak adına bütün ortamı sağladık. Eğer bir fikrin varsa; uygulamaya geçme cesaretini bulmak için, seni de etkinliğe bekliyoruz. Unutma, bu etkinliğe katılım ne kadar fazla olursa, GRÜŞİM üniversiteye o kadar fazla büyük girişimcileri getirmeye devam edecek.

Dünya’nın en samimi sosyal medya platformu Scorp‘un yöneticisi de bu etkinlik kapsamında Giresun Üniversitesi’ne geliyor. Üstelik (birkaç gün içinde açılacak olan) GRÜŞİM’in Scorp profilindeki (https://scorpapp.com/profile/1075232) headline’ları siz de cevaplarsanız, etkinlik günü yayınlanma fırsatı yakalayacaksınız! Ayrıca Scorp’un sana özel sürprizleri de olacak, salonun girişinde başvuru yapmayı sakın unutma!

Inbound Pazarlama İle Yeni Hastaları Cezbetmek

Günümüzde, hastanenize yeni hasta çekmek her zamankinden daha fazla önem kazanmaya başlamıştır. Geçmişte, insanların çoğu coğrafi konuma göre kendi sağlık kuruluşunu seçerdi. Bu nedenle, hastaların çoğu evine yakın hastaneleri seçmeye ağırlık verirdi.

Ancak, son dört yıl içinde, online hizmetler üzerinden hastane bulanların sayısı ikiye katlandı. Bu durum, internet ve online değerlendirmeleri kullanarak doktor ve hastane arayışına giren hastalar için tüketici temelli yaklaşımlara yol açmıştır. Dolayısıyla, sağlık pazarlama stratejiniz online stratejileri de içermelidir.

Hastanelerdeki pazarlama faaliyetleri, hastaları çekmek için son derece büyük bir vitrin gibidir. Tüm potansiyel hastaları çekmek ve hastane ya da doktorlar hakkında bilgiler sunmak için bu faaliyetleri etkin kullanmak gerekir. Faaliyetler sonrasında çıkacak olumlu yorumlar, yeni hasta kazanımı için ciddi anlamda fırsat sağlayacaktır. Hastalar, bu süreçte hastaneye gitmeden önce güvenerek bilgi alacakları sağlık kuruluşlarını aramaktalar. Bu noktada; ürün merkezli yaklaşımdan hasta merkezli yaklaşıma geçmek ve hedef kitlelere ulaşmak için interneti kullanmak çok önemlidir.

Inbound Pazarlama’ya Bir Göz Atalım

Inbound pazarlamanın amacı, sadece web sitenize trafik yaratmak değildir. Aynı zamanda, bu kullanıcıları çekerek potansiyel yeni hasta kazanımı sağlamak ve sorulara cevap vererek güven yaratmaktır.
Etkili olabilmek için, öncelikle hedef kitleye eğitici ve bilgilendirici uygun içeriklerin sunulması ve trafiğin doğru kitle ile yaratılması gerekir.

Outbound pazarlama, marka bilinci oluşturmak için reklamlar ve e-posta listeleri üzerine kurgulanırken; Inbound pazarlama ise tüketicilerin ilgi ve meraklarını dikkate alarak onları web sitenize çekmeye çalışır. Sonrasında ise, hastane ve doktorlar hakkında yarattığınız güvene göre bilgi alabilmek için sizlerle iletişime geçmek isteyeceklerdir.

inbound-pazarlama-adımları

Inbound pazarlamanın en büyük faydalarından biri uygulama maliyetidir. Inbound pazarlama, outbound pazarlama ve geleneksel pazarlama çabalarına göre yaklaşık olarak %61 daha az maliyetlidir. Kısacası, Inbound pazarlama sadece etkili değil, aynı zamanda inanılmaz derecede ekonomik bir pazarlama yöntemidir.
Inbound pazarlamanın bir diğer yararı ise dijital olması ve bu nedenle takip etme anlamında geleneksel yöntemlere göre pek çok aracı sunmasıdır. Yaptığınız yatırımın tam olarak geri dönüşü nasıl oluyor, ne-nasıl işliyor takip edebilirsiniz.

Ancak, Inbound pazarlama uzun vadeli bir stratejidir. Etkinliğini izlemek ve sonuçları görmek için yeterli zaman tanınmalıdır.

Inbound Pazarlama Hastanenize Nasıl Uygulanmalı?

Online pazarlama ve reklam söz konusu olduğunda, web siteniz yapacağınız her şeyin merkezindedir artık. Bu nedenle, web sitenizin kullanıcı dostu olduğundan emin olun.

İnsanlar, hastanenin web sitesini ziyaret ettiğinde çok çaba harcamadan hızlı bir şekilde aradıkları tüm bilgileri bulabilmelidirler. Her sayfada, direkt iletişime geçebilecekleri online arama bilgilerine yer verilmelidir. Görsel medya ile doktorlar ve hastaneye ilişkin, hastanenin web sitesine dair dikkat çekici ve vurgulayıcı fotoğraflar, videolar kullanın. Her zaman tüketicinin bakış açısıyla web sayfasını tasarlamaya dikkat edin.
Web sitenizin potansiyelini kullanmak için başka bir yol; uygun arama motoru optimizasyonu (SEO) ve yerel optimizasyondur. Arama trafiği ve yerel talepler için web sitenizin optimize edilmesi; potansiyel müşteriler tarafından web sitenizin görülmesini sağlayacaktır.

Bloglar İçinden Güncel İçerik Üretmek

HubSpot tarafından yapılan son araştırmaya göre, günlük blog pazarlamacıların % 82’si, Inbound pazarlama çabalarının olumlu bir yatırım getirisi olduğunu raporlamıştır. Taze/güncel içerik, arama motoru sonuçlarında sitenizin online görünürlük trafiğini arttırır, içeriklerle “ilgili” kalmanıza yardımcı olur. Bu nedenle, güncel sağlık konuları, koruyucu/önleyici bakım-tedavi yöntemleri, yeni teknoloji ve prosedürler vb hakkında eğitici ve bilgilendirici bir blog kullanmalısınız.

Markanız için Sosyal Medya Pazarlaması

Hastaneniz için sosyal medyanın pazarlama potansiyelini hafife almayın. Tüketicilerin %40’ından fazlası sosyal medya aracılığıyla buldukları bilgilerin sağlık kararlarını etkilediğini söylüyorlar. Sosyal medya, blogunuzu paylaşmak için harika bir yoldur. Hedef kitlenize ulaşmak, hastaneniz hakkında tüm güncel gelişmeleri aktarmak için inanılmaz etkili bir mecradır. Ayrıca, hastanenizin sosyal medya faaliyetleri, büyük ölçüde arama sonuçlarınızı da olumlu yönde etkileyecektir.

Sonuç

Yukarıda sıralanan stratejilere baktığımızda hepsi ortak bir tema üzerinde buluşmaktadır. Her zaman hasta odaklı olmak, aynı zamanda birer potansiyel müşteri de olan hastalara güven inşa ederek, eğitici ve bilgilendirici bir rol üstlenilmelidir. Bu nedenle, hastaların ihtiyaçlarına odaklanmak için Inbound pazarlama kullanın. Bunu yaparken, bu tüm pazarlama faaliyetlerinizi ve içerik çalışmalarınızı bu ihtiyaçlara göre şekillendirip aksiyon alın. Böylece, ihtiyaçları karşılık bulan hastalar/potansiyel müşteriler zaten sizi bulacaktır.

Erkekler Sağlık Alanında Daha Sosyal

Bu başlığı yazmak konusunda tereddütte kalsam da (bayanların gazabına uğrama korkusu) yazının tamamı okunduğunda ne demek istediğim anlaşılacak ve eminim ben de bu gazaptan kurtulacağım.

Sosyal medya ağları üzerinde sağlık hakkında bilgi almak isteyen erkekler kadınlardan daha fazla.

Kadınlar, ailelerinin sağlıkla ilgili kararlarında daha aktifler ve sosyal medyanın dominant kullanıcılarıdır. Ancak, bu gerçeklere rağmen şaşırtıcıdır ki, erkekler sağlık amaçlı sosyal medya ağlarını kullanımda daha öndeler. Denetim, vergi ve danışmanlık şirketi olan PwC firması tarafından yapılan bir araştırmada erkekler, yüzdesel olarak sağlık bilgisi için kadınlardan daha fazla sosyal medyayı kullanıyorlar.

Araştırma, anketi yanıtlayanların üçte birinin sağlık amaçlı sosyal medyayı kullandığını gösteriyor. Facebook %18 ile tüm medya siteleri arasında ilk sırada yer alırken, YouTube %12 ile ikinci sırayı almıştır. Google %8 ve Twitter %6 ile takip ediyor.

Anket, aynı zamanda katılımcıların sadece %5’inin hastane seçiminde başka bir yöntem kullandıklarını göstermiştir ki, bunların da sosyal medya hesabı mevcuttur.

Sosyal medya, hastaneler için hastalarla iletişim kurmak adına erişimi kolay bir ortam olmaktadır. Sosyal medya, tüketicilerin ilgisi çekmek ve bu ilgiyi ön plana çıkarmak adına birçok araç sunmaktadır.
Sağlık hizmetlerinde görev yapan pazarlamacılar için önemli bir araç olan sosyal medya, aynı zamanda hastalarla ilişkileri geliştirmek için de kullanılmalıdır.

Sağlık Hizmetlerinde Etkili Pazarlama İçin Google Adwords

Google AdWords, sağlık hizmetlerinde pazarlama için son derece etkili bir araçtır. Doğru çalıştırıldığında, bir sağlık organizasyonu için hastalara daha derin bir bilgi aktarımında bulunmak, potansiyel maliyetleri azaltmak, çok özel bir kitleyi hedeflemek ve pazar payını arttırmak mümkün olabilmektedir.

Bu arada, bir AdWords kampanyası başlattığınızda,  istediğiniz sonuçları alacağınız anlamına gelmez. Sonuçları üretecek role sahip birçok faktör vardır. Kullanılacak anahtar kelimeler, özellikle hastaneler tarafından dikkatli seçilerek maliyetlerin minimize edilmesi sağlanabilir.

Google AdWords bütçenizi etkili kullanmak adına aşağıdaki ipuçlarına göz atalım:

Düzenli Olarak Hesabınızı Gözlemleyin

Günlük olarak Google Analytics’i kullanın. Kendi araçlarınızı kullanarak reklamlarınızın görüntülenmesine ya da görüntülenmeme nedenlerine dair bilgi sahibi olabilir, anahtar kelimelerinizi belirleyebilir, inceleyebilirsiniz.

Ayrıca, en düşükten en yükseğe kadar dönüşüm başına maliyetinizi sıralayarak kampanyalarınızın görünümünü değiştirebilirsiniz. Başarısız kampanyaları durdurarak ya da azaltarak bütçeyi daha iyi kampanyalar için kontrol altında tutabilirsiniz.

Anahtar kelimeleriniz için tüm eşleşme türlerini kullanın ve sürekli onların etkinliğini denetleyin. Geniş eşleşmeli anahtar kelime kullanımı daha düşük maliyetli olabilir. Ancak, küçük dönüşümlere neden olabilir. Sık sık gözlemleme ve ayarlamalar sayesinde, Google AdWords kampanyanızı etkili bir hale getirebilirsiniz.

Hedefleme Kullanın

Google; belirli yaş, coğrafi konum, cinsiyet, vb birçok hedefe ulaşmayı sağlar. Doğru bir hedefleme ile çok sağlıklı dönüşümler alınabilir.

Tıklama Oranını Takip Edin

Kampanyalarınızın tıklanma oranını izlemek önemlidir. Belirlediğiniz anahtar kelimelerin tıklanma performanslarını inceleyebilirsiniz.

Kampanyalarınıza İnce Ayar

Hastalarınız gerçekten ne arıyor? Kampanyalarınız için özel ayarlamalar yaparak bu sorunun cevabını verebilirsiniz. Hastaların, hastanenizde sunulan özel bir hizmetin ya da tedavi yönteminin doğru anahtar kelimelerle ve daraltılmış filtrelerle size odaklanmasını sağlayabilirsiniz. Yeni hasta kazanımını ve dönüşüm oranını arttırarak maliyetlerinizi de düşürmeniz mümkün.

Google AdWords Bütçenizi Kontrol Edin

Hastanelerin Google AdWords kampanyalarında yaptıkları en yaygın hatalara anahtar kelimeleri belirlerken rastlanmaktadır.  Rakiplerden üste çıkmak ve hedef kitleye odaklanılacak anahtar kelimelerin belirlenmesi son derece önemlidir.

Gördüğünüz gibi, Google AdWords son derece etkili bir pazarlama aracıdır ve dijital dünyada istikrarlı ilerleme sağlar. Tabi, herhangi bir pazarlama stratejisi ile tutarlı bakış açısına sahip olmak gerektiğini asla unutmayalım.

Whatsapp Android Uygulaması, Google Drive ile Yedekleyecek

Whatsapp uygulama geliştirmede hız kesmiyor. 900 Milyon Whatsapp kullanıcısının bilglierini kaybetmemesi adına Google Drive ile yeni bir anlaşma yaparak kullanıcılarının bilgilerini yedekleyecek.Whatsapp kullanıcıların kişisel bilgilerini, dökümanlarını ve özel belgelerini saklaması ve depolaması için Google Drive uygulamasını kullanıma sunacak. Kullanıcılar her türlü kişisel dökümanlarını daha kullanışlı olacak şekilde yedekliyecek. Whatsapp’ın Google Drive özelliği sayesinde, telefon değiştirme, kaybolma durumunda Google Drive’da bilgiler yedeklendiği için kullanıcılar daha rahat bir şekilde uygulamayı kullanacaklar. Google Drive ayarlar menüsüyle kişisel ayarlarınızı yapabileceksiniz. Kişisel bilgilerde kullanılan resim, video gibi özellikler çok yer kapladığından kullanıcılar isterse Google Drive’ın ayarlar özelliğinden bu yedeklemeyi devre dışı bırakabilirler. Whatsapp’ın Google Drive özelliği önümüzdeki günlerde kullanıcıların kullanımına sunması bekleniyor.

Teknosa Ceo’su Bülent Gürcan ile Röportaj

Teknosa-ceo-bülent-gürcan*Sayın Bülent Gürcan sizi tanıyabilir miyiz?

Saint Joseph lisesini bitirdim ve 1988 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum.

Kariyerimi ise okuduğum alanda değil, keyif aldığım alanda şekillendirdim. 1992 yılında kısa bir kurumsal iş deneyiminden sonra perakende alanında girişimci oldum. 7 yıl boyunca Max Mara’da Yönetici Ortağı olarak çalıştım. Kurum tarafında, büyük organizasyonlarda çalışma arzum vardı. Bu nedenle 2000 yılında GiySA‘da TopShop, Topman Operasyon Müdürü olarak göreve başladım. 2002-2004 yılları arasında ise Başer Holding Perakende Direktörlüğü’nü üstlendim.

TeknoSA’daki kariyerim ise 2004 yılında başladı. 2013 yılına kadar Satış Direktörü ve Operasyon Genel Müdür Yardımcısı olarak ekip arkadaşlarımla birlikte TeknoSA’da çok değerli süreçlerin ve başarıların bir parçası oldum. Ardından 2 yıl süreyle Media-Saturn Türkiye CEO’su olarak görev yaptım.

Nisan 2015 tarihinden bu yana da TeknoSA Genel Müdürlüğü görevini yürütüyorum. Evli ve bir kız çocuk babasıyım.

*Teknoloji sektörünün ilerlemesi ve sürdürebilirliğin sağlanması amacıyla, önümüzdeki zaman diliminde ne gibi çalışmalara imza atacaksınız, bilgi alabilir miyim?

Teknoloji büyük bir hızla gelişmeye devam ediyor. Her geçen gün hayatımızı kolaylaştıran ve vazgeçilmezimiz haline gelen yeni teknolojilerle tanışıyoruz. Türkiye, yeni teknolojilere ilgisi olan genç ve dinamik bir nüfusa sahip olduğundan tüketici teknolojisi ürünleri de en cazip pazarlarından biri.

TeknoSA olarak, Türkiye’nin 81 ilinde 300’e yakın mağazamız, online ve mobil kanallarımızla hayata değer katan teknolojileri, müşterilerimize bir bütün olarak sunmaya odaklandık. Yatırımlarımızın merkezine yerleştirdiğimiz çoklu kanal modeli ile tüketicilerimize tüm kanallarda kesintisiz ve entegre deneyim yaşatmak birincil önceliğimiz. Teknolojideki uzmanlığımızı, bu alanda öncü girişimlerle değere dönüştürmeye odaklandık.

Teknolojide tek adres olma anlayışıyla, hem her kanaldan hem de yeni hizmetler sunarak sektördeki liderliğimizi pekiştiriyoruz. 2014 yılında mağaza ağımızı Türkiye’nin 81 iline genişleterek sektörde önemli bir kilometre taşına imza attık. Bu yıl Şubat ayı sonunda müşterilerimizle bağımızı bir adım öteye taşıyarak, TeknoSA Mobil iletişim hizmetimizi lanse ettik. “Her Şey Dahil Teknoloji” mottosuyla TeknoSA Mobil hattını müşterilerimize tüm teknolojik ürünlerde avantajlarla birlikte sunmaya başladık.

Temmuz ayında da, yine sektörde bir ilke imza atarak kendimize ait özel markalı akıllı ürünleri tüketicilerle buluşturduk.  TeknoSA Preo P1 model akıllı telefon ve Pwatch akıllı saat ile ileri teknolojiyi, erişilebilir fiyatlarla tüketicilere sunmaya başladık. Çok yakında yeni modellerini de tüketicilerle buluşturacağız.

Tüketicilerin tercihine göre mağazada, telefonda, evde ve iş yerinde faydalanılabilecek garantiden kuruluma, teknik destekten korumaya teknolojiyle ilgili geniş kapsamlı hizmetlerimizi bu yıl içerisinde Dr. Teknolog çatısı altında topladık. Satış öncesi ve sırası müşterilere teknoloji alışverişinde rehberlik ederek yeni teknolojiler ve katma değerli hizmetler sunmayı sürdüreceğiz.

Önümüzdeki dönemde, akıllı teknolojilerle donatılmış mağazalarla müşterilerin farklı deneyimler yaşamasına da tanıklık edeceğiz. Nesnelerin interneti yani birbirleriyle konuşan cihazların hayatımızdaki varlığı daha da dikkat çekici hale gelecek. Bu ürünler, hem tüketicilerin hayatına değer kattığı için ön planda olacak hem de işimizi geliştirmek, yeni modeller, işbirlikleri kurmak için bize yepyeni imkânlar sunacak.

Biz TeknoSA olarak, Türkiye’nin her noktasında tüm haneleri ve daha fazla insanı teknolojiyle daha iyi bir yaşama ulaştırmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz.

*Teknosa, pazarlamaya ne kadar bütçe ve emek harcıyor?

Küreselleşme olgusu, teknolojide yaşanan hızlı gelişim ve buna bağlı olarak değişen rekabet ortamı şirketleri özellikle pazarlama stratejileriyle farklılaşma yoluna itiyor. Çünkü ancak, pazar ortamında farklılık yaratan, müşterilerin istek ve ihtiyaçlarına cevap verebilen ve bunun yanında müşterilerle uzun vadede iyi ilişkiler kurabilen kurumlar, rekabet üstünlüğü sağlayabiliyorlar.

TeknoSA olarak, çoklu kanal pazarlama stratejisiyle hareket ediyoruz. Müşterilerimize, mağazalarımız, teknosa.com, mobil uygulamalarımız ile sosyal medya ve çağrı merkezi gibi etkileşim kanallarımız üzerinden kesintisiz, tek bir marka deneyimi yaşatmaya çalışıyoruz. Müşterilerimize ulaşmak için kullandığımız pek çok araç var. Bunları bütünleşik, birbirini tamamlayan şekilde kurguluyoruz. Önceliğimiz, müşterilerimizi dinlemek ve onlarla birlikte geliştirmek. İnteraktif uygulamalara, müşterilerimizin katılımcı olduğu kanallara yatırımımızı giderek artırıyoruz.

*Marka olma hikayesini bir de sizden dinleyebilir miyiz?

TeknoSA, Türkiye’yi teknoloji perakendeciliğiyle tanıştıran ve sektördeki gelişmelere öncülük eden bir marka. Bir marka yaratmak hem de ilk defa Türk tüketicilerini teknoloji marketleriyle tanıştıran bir marka oluşturmak uzun ve zor bir süreç. 2000 yılında beş mağazayla faaliyetlerimize başladığımızda, dünya standartlarında organize bir perakende zinciri olarak herkesin teknolojiye kolay ulaşmasını sağlamayı amaçladık. O dönemde çok önemli bir karar verdik ve “Adresi olmayan ürünlerin adresi biz olacağız” dedik. Kuruluşumuzdan itibaren benimsediğimiz ‘Herkes için Teknoloji’ felsefemiz ile başarılı işler yaptık ve 15 yılda çok önemli bir yol kat ettik. Bunu da uzun vadeli düşünerek yaptık.

Lider markanın herkesi kucaklaması gerekiyor. Gençlere, yetişkinlere, kadınlara, teknolojiyi iyi bilen veya az bilene, Türkiye’nin her köşesindeki insanlara yaptığımız işle fayda sunmayı amaç edindik. İşimizin ve markamızın temelinde insan odağı, insana yakınlık ve samimiyet var. Bugün Türkiye’nin dört bir yanındaki 300’e yakın mağazamız, online, mobil kanallarımız ve 3500 kişilik ekibimiz ile tüketicilerin teknolojiye dair tüm ihtiyaçlarında yanında olmaya odaklanıyoruz. Bunun için fiziksel ve dijital tüm kanallarda müşterimizle etkileşim içindeyiz. Sürdürülebilir başarı için tüketiciler için değer yaratmaya ve markamıza yatırım yapmaya devam ediyoruz.

Marka yaratmanın matematiğinde bugün yatırmak, sonra yatırmaya devam etmek ve uzun dönemde geri almak var. Sadece gelire odaklı bir marka yatırımı değil, hedeflere paralel bir marka yatırımı yapmak gerektiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda TeknoSA olarak, sunduğumuz ürün ve katma değerli hizmetlerin yanında sosyal sorumluluk çalışmalarına da odaklandık. Geçtiğimiz yıllarda geliştirdiğimiz projeler ile teknolojiyi hayatın içine katmak konusunda eğitim, spor, kültür-sanat gibi alanlarda uzun soluklu programlar yürüttük, yürütüyoruz.

2007 yılında başlattığımız Kadın için Teknoloji projesi bunun en güzel örneklerinden biri. Toplumun kalkınmasında ve gelecek nesillerin yetişmesinde önemli rolü olan kadınları teknolojiyle tanıştırmak ve yakınlaştırmak amacıyla hayata geçirdik. Bugüne kadar 57 ilde 14 binden fazla kadına ücretsiz bilgisayar ve teknoloji eğitimi verdik. Önümüzdeki dönemde, projeyi 81 ile yaygınlaştırarak sürdürmeyi hedefliyoruz. 7 yıldır Milli Takımlar Teknoloji Tedarikçisiyiz. Sporun birleştirici yanına ve iletişim gücüne inanıyoruz.

*Telefon ile alakalı çıkan yasalar satışlarınızı nasıl etkiledi ve buna karşı çözümleri ne oldu?

Geçen yıl telekom alışverişlerinde kredi kartlarına yapılan taksitlerin kaldırılmasının ardından satışlarımızda bir süreliğine aşağıya doğru bir etkilenme yaşasak da, tüketicileri TeknoSA’ya çekecek, çözüm sunacak uzun soluklu modeller geliştirerek bu etkiyi minimal hale getirmeye çalıştık.

Uzun süredir kendi finansal çözümlerimizi müşterilerimize TeknoFinans çatısı altında sunuyoruz. Müşterilerimize mağazalarımızda anında kullanabilecekleri, 36 aya varan vadelerle kredi kullanma fırsatı sağlıyoruz. Müşterilerimiz, banka şubesine gitmeden tüm işlemleri 10 dakikada mağaza içinde bitirebiliyor. İki güçlü banka ile işbirliğimiz var. ING TeknoKredi ve Akbank Kredi Ekspres tüketici kredisi ile alışveriş imkanı sunuyoruz. Her iki kredi modelinde de belgesiz (sadece kimlik belgesi ile), masrafsız kredi kullanımı mümkün.

Ayrıca, müşterilerimizle uzun soluklu ilişki kurmak ve teknolojiye dair tüm ihtiyaçları sunabilmek amacıyla bu yıl mobil iletişim hizmeti vermeye başladık. Teknosa Mobil markasıyla hayata geçirdiğimiz mobil hat da müşterilerimize güçlü seçenekler, teknoloji alışverişinde önemli avantajlar da sağlıyor.

*Her hafta yapılan turuncu indirimlerin tüketicideki algısını nasıl buluyorsunuz?

Turuncu İndirim artık markamızla özdeşleşti. Farklı kategorideki birçok üründe önemli oranlarda indirimlerin yapıldığı bu kampanyalar, merakla bekleniyor ve takip ediliyor. Kampanyaları kurgularken, dönemsel ihtiyaçları göz önüne alıyoruz. Mevsimsellik, okula dönüş, evlilik sezonu gibi müşterilerin ihtiyaç duydukları ürünler ön planda oluyor. Ayrıca, TeknoSA Turuncu Kartlı 4,5 milyonu aşkın müşterimize ilgi alanına, özel günlere göre daha kişiselleştirilmiş avantajlar da sağlıyoruz.

*Y kuşağı hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Y kuşağı teknolojinin ve internetin içine doğmuş, kendine güvenli, hızlı tüketen, takdir edilmeye önem veren, mizahı seven, sorgulayıcı ve sosyal bir kuşak. Bizim çalışanlarımız da ağırlıklı olarak Y kuşağından oluşuyor. Bu nedenle iç dinamiklerimizde ve iş yapış şekillerimizde onların beklentilerini göz önüne alıyoruz. Teknolojik gelişmelere ilham olan, sorgulayıcı ve yaratıcı bir kuşakla çalışmak bizi her daim zinde ve aktif tutuyor.

Coca Cola 22 Milyon TL’ye Sponsor Oldu

Fenerbahçe ile sponsorluk anlaşması imzalayan Coca-Cola’nın, sarı lacivertli kulübe kol bölgesi reklamı için 2 yılda 22 milyon lira (Yaklaşık 7 milyon 200 bin dolar) ödeme yapacak.

Sezona yeni bir kadro ile başlayan Fenerbahçe, yaptığı transferler ile birçok firmanın ilgisini çekmiştir. Geçen sezon formasına reklam almayan sarı lacivertliler, bu yıl almış olduğu reklamlar ile formasında reklam yeri kalmadı.

Kanarya beş firma ile sponsorluk anlaşması imzaladı. Bu firmalar ise sırasıyla; forma sırt bölgesi için Ülker, göğüs reklamı için Avrupa’da THY, yurt içinde Yandex, şort reklamı için Integral Forex (1 yıllık için 500 bin dolar), Şükrü Saraçoğlu Stadı’nın isim hakkı için daha önce 10 yıllığına Ülker ile anlaşmıştı. Coca-Cola forma sponsorluğu için anlaşılan 5’inci firma oldu.

Pazarlamanın En Etkin Hali Deneyimsel Pazarlama

Dünyamız son yıllarda büyük değişim içerisine girdi. Bunlar,  teknolojik gelişmeler, globalleşen pazarlar, artan rekabet, ürün çeşitliliğinin artmasıyla birlikte tüketicilerin seçim şanslarının artması, tüketici alışkanlıklarının değişimi …. Bu değişimler ile birlikte de eskiden kral olan markalar yerini tüketicilere bırakmak zorunda kaldı. Markalar, yeni kralın yani tüketicilerin kendilerini tercih etmeleri içinde yeni yollar aramaya başladılar ve işte tamda burda Deneyimsel Pazarlama ortaya çıktı. Deneyimsel pazarlama, tüketici markayı daha satın almadan ona markanın sağlayacağı faydayı tüketiciye yaşatmaya odaklanan bir pazarlama şeklidir. Geleneksel pazarlamayla deneyimsel pazarlama arasındaki en büyük ve en önemli fark ise geleneksel pazarlama ürün ve fayda odaklıyken ; deneyimsel pazarlama marka ile müşteri arasında duygusal bağ oluşturmayı hedefler.

Deneyimin duygusal, sosyal ve psikolojik bağlatılarını unutmamak gerekir. Deneyim, bu bağlantılar ile birlikte insanların hafızalarında kalan izlerdir. Bu bağlantıları sağlamada da 5 duyu organımız büyük önem taşır. Bizler duyduğumuz bir sesi, tattığımız bir tadı, hissettiğimiz bir şeyi, gördüğümüz bir görüntüyü ve son olarakta kokladığımız bir kokuyu bir ürün ile bağdaştırabilirsek hafızamızda bir yer edinir. İşte markalar bu bağdaştırmada başarılı olur bizlere deneyim yaşatabilirler ise tercih edilir hale gelirler. Örneğin Starbucks, kahve kokusuyla, arka planda çalan müziğiyle, kahve bardağının şekliyle ve tasarımıyla bize eşsiz bir deneyim sunar.

Deneyimsel Pazarlamayla, markalar ürünü daha satın almadan  tüketiciye ürünü hissetme, dokunma ya da zihninde onunla ilgili bir hatıra oluşturma imkanı sağlıyor. Deneyimsel pazarlama sayesinde, insanlar sadece ürüne bağlı hale gelmiyor, markayada bağlılık göstermeye başlıyorki her markanın hayali de tüketiciyle bu bağlılığı oluşturmak. Deneyimsel Pazarlamanın en başarılı örnekleri;

 Sprite-Sprite Shower

SpriteShower-e1343935649810

59. Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali’nde altın aslan ödülü alan Sprite Shower başarılı örneklerden biri. Yaz mevsiminde Brezilya’da yapılan kampanya Sprite’ın serinletici ve canlandırıcı özelliğini insanlara farklı bir şekilde deneyimletmiştir. Spirte Shower yapmış olduğu bu kampanya ile hem ürünün özelliklerini tüketiciye deneyimletmiş hem de insanları mutlu eden bir kampanyaya imza attı.

carlsberg-londraCarlsberg-Buddy Cup

Bu yıl Carlsberg Londra’da bu başarılı deneyimsel pazarlama örneğine imza attı. Londra’nın en işlek caddelerinden birinde billboard’un üzerine “Probably the best poster in the world” (Herhalde dünya daki en iyi poster) yazan marka,  bu yazının altına koyduğu aparat ile insanlara Carlsberg’i deneme fırsatı sundu.

nike-chalkbotNike-Chalkbot

 Nike bugüne kadar yaptığı kampanyalar ile pazarlamaya yön veren bir markadır. Yaptığı çalışamalar ile diğer markalara da ilham veren Nike, 2013 yılında deneyimsel pazarlamaya da örnek olabilecek başarılı bir çalışmaya imza attı. Kampanya, Nike’ın Tour de France güzergahındaki yollara yarışmacılara cesaret verici mesajlar yazması ile gerçekleşiyor. Lance Armstrong Live Strong kapsamında kullanılmak üzere yola sarı tebeşir ile kişileştirilmiş metin ve çevrimiçi mesajları boyaması için  bir “Chalkbot” programlandı.