Betül Yalçın

Sosyal Medya Kampüsü 8. Eğitim Dönemine Müthiş Bir Giriş Yaptı!

Sosyal Medya Kampüsü’nün Yeditepe Üniversitesi ile birlikte düzenlediği Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama Eğitimi 21 Ocak Cumartesi günü Park Dedeman Levent’te başladı. Bu dönem 8. dönemini başlatan Sosyal Medya Kampüsü katılımcılarına Metin Önderoğlu’nun tek kişilik muhteşem müzik performansı ve GranGo’nun enfes kahvaltılık sandviçleri ile sıcacık bir merhaba dedi. GranGo’nun paketlerinin üzerinde katılımcıların adına özel yazılmış küçük notlar günü güzelleştirirken, herkes bu güzel aileye adım atmış olmanın heyecanıyla salona giriş yaptı ve programa başlandı.

15538945_1765525390438464_2184122102741729280_n IMG_20170122_115401_708 (1)

#SosyalMedyaKampüsü Yeditepe Üniversitesi #Sosyalmedya ve #DijitalPazarlama Eğitimi başlıyor.

A video posted by #SosyalMedyaKampüsü (@sosyalmedyakampusu) on


Güne güzel başlayan katılımcılar, ilk olarak Baturay Elönü’nün
dijital terapi sunumunu izlediler. Deneyimlerini katılımcılara aktaran Baturay Elönü, yoğun geçecek 6 hafta öncesi, katılımcıları dijital dünya ile tanıştırdı. Dijital terapi dersinin ardından, 41?29! Grey’den “Social Account Director” Ali Erkurt’tan “Sosyal Ağlarda Marka Yönetimi ve Entegrasyonu”nu dinlediler. Sosyal medyada yaşadığı deneyimlerini ve bu deneyimler arasındaki kullanıcı farklarını katılımcılarla paylaşan Ali Erkurt, ardından sosyal medyada marka yönetimi ile ilgili tecrübelerini ve bilgilerini katılımcılara aktardı. Ali Erkurt’un ardından Turkcell Müşteri ve Deneyim Yönetimi Grup Başkanı Doğuş Kuran ile Dijital Kanal Yöneticisi Ansı Deniz Rona, Sosyal Medya Kampüsü’nün 8. eğitim döneminin ilk davetli konuşmacıları olarak katılımcılarla deneyimlerini paylaştılar.

8.donem 2 8.donem 6
Eğitim, Pazar sabahı Ekşi Sözlük’ten Bengü Üçüncül’ün sunumu ile yaratıcı metin yazarlığı ve uygulamaları dersi ile devam etti.  Yaratıcı reklam kampanyası oluşturmanın püf noktalarını Twitter ve Shazam örnekleri üzerinden katılımcılara aktaran Bengü Üçüncül, katılımcılar ile mini bir workshop çalışması da gerçekleştirdi. Bengü Üçüncül’ün ardından, DRD FİLO dijital marka yöneticisi Salih Başkale ile “Sosyal Medyada Marka Konumlandırması ve Geliştirilmesi” dersine geçildi. Dijital platformlarda marka konumlandırma adımlarını ve önemini katılımcılara örnekler üzerinden aktaran Salih Başkale, bir markayı rakiplerden ayıran özellikleri, kullanıcıların beklentilerini ve kriz yönetimi gibi konularda katılımcılara deneyimlerini aktardı.

8.donem 1 8.donem 3
Türkiye’de Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama eğitimleri alanında ilk projeli eğitim olan Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama Eğitimi’nin katılımcıları, Facebook/sosyalmedyakampusu ve Twitter.com/smkampusu adreslerinden 7/24 eğitmen ve konuşmacılarla iletişim halinde bulunabiliyorlar. Ayrıca katılımcılar, her dönem olduğu gibi #SosyalMedya ve #SosyalMedyaKampüsü hashtaglari ile eğitimle ilgili deneyimlerini anında Twitter aracılığıyla paylaşıyorlar. İlk haftasında katılımcılarını mutlu eden Sosyal Medya Kampüsü ekibi, geriye kalan 5 haftanın da muhteşem geçmesi için her haftaya özel olarak hazırlanıyor. 6. hafta final gününde projelerini sunacak olan Sosyal Medya Kampüsü katılımcılarını ilginç sürprizler bekliyor.

Belirtmekte fayda var, 18 Mart’ta 9. Dönem katılımcılarına kapılarını açacak olan Sosyal Medya Kampüsü yeni kayıtları almaya başladı bile… Erken kayıt fırsatlarından yararlanmak ve bilgi almak için http://www.sosyalmedyakampusu.com‘u ziyaret edebilir, 0533 5421415‘i arayabilir ya da bilgi@sosyalmedyakampusu.com adresine mail gönderebilirsiniz.

Hadi “Game of Thrones” Bar’ında Birer Shot Atalım

İskoçya’nın başkenti Edinburgh’un kalbinde “Game Of Thrones” temalı geçici bir bar mevcut.  Üstelik arkadaşlarınızla ziyaret ettiğinizde bardan yaralanmadan, bıçaklanmadan ve ölmeden çıkabiliyorsunuz. Bardan keyifle bahsedeceğim ama önce kitabın tüm serilerini ve diziyi delicesine aklına kazımış sıkı hayranların mutluluk dansına katılmalıyım.

Şubat ayının sonuna kadar her Çarşamba ve Perşembe gecesi, Dublin Caddesi’ndeki Daylight Robbery barının bodrum katında açık olacak olan bu efsane bar, The Pop Up Geeks adlı bir şirket tarafından işletilmektedir.

Dolayısıyla bu efsane barı 2 kısım ziyaret edecek;

a) Game of Thrones hayranları,
b) Haftasonu içmek, eğlenmek ve buranın nasıl bir yer olduğunu görmek isteyenler

Beni sorarsanız tabii ki hayranlar kervanındayım!

George R.R. Martin’in kitaplarda yer verdiği karakterlere ait tüm detayların bu barda toplanmış olduğunu gördüğünüzde ne yaşarsınız, orasını bir Game of Thrones hayranı olarak içtenlikle tahmin edebiliyorum.

Organizasyoncular siz içeri girdiğinizde, bardaki merdivenlerden aşağı inerken atmosferik, orta çağdan kalma Celtic müzik çalıyorlar. Bilen bilir kelt müziği saf bir enerji ve neşe konsantrasyonudur. Notaları içinize işler, ruhunuzun derinlerine ulaşır; kasvetler içinde boğulduğunuz, hayatın anlamını yitirdiği o en berbat zamanlarda bile çalmaya başladıktan sonra içinizi saran kara bulutların dağıldığını hissedersiniz. Tamam bu biraz ağır bir duygu olabilir ama her şeyin bizi orada hissettirmek için tasarlandığını düşününce bence anlaşılabilir bir durum.
  15622107_1157739531012519_5151070165888887987_n

The Pop Up Geeks’in kurucularından Linden Wilkinson “Gerçekten de Game of Thrones’u çok seviyoruz ve kendimiz gibi gerçek hayranları da cezbetmek istedik. Araştırma yaptık, çok zaman harcadık, Knight’ın Vault’tan kılıçları ve zırhı tedarik ettik ve kemik kupalarımız TV dizisinin resmi tedarikçileri Abbeyhorn tarafından yapıldı.” diyor ve geceleri burada barmenlik yapmaktan aşırı keyif aldığını belirtiyor.

grid-cell-20316-1484314941-6  grid-cell-14109-1484317833-6
Bar, detaylı ve geniş bir içki menüsüne sahip. Sol tarafta “Myrish Fire Şarabı”nı görüyorsunuz. Tadı, Daenerys ve Drogo’nun aşk sahneleri gibi çok lezzetli diye anlatılıyor. İçeriği beyaz şarap, ejder biberi, domates ve biber karışımı olarak belirtilmiş. Hemen yanında gördüğünüz “Black Tar Rum” kokteylini görünce aklınıza hemen Tyrion geldi itiraf edin! Tahmin ettiğiniz gibi Tyrion’un denizde ızdırabını dindirmek için içtiği Rom’dan esinlenilen bu kokteyl portakal renginde bir garnitür gibiymiş.

Ayrıca  ‘Game of Thrones’ dizisinde Mountain (Dağ) karakterini canlandıran İzlandalı dev adam Hafşór Júlíus Björnsson votkası ve “Yedi Krallık Şarapları”da bu barda mevcut.

“Yedi Krallık Şarapları”  kitaplardaki ve dizide gördüğümüz şaraplarla özdeşleşmiş yedi adet şaraptan oluşuyor. “Arbor Gold” için tatlı ve zengin bir tadı olduğu söyleniyor ve bu şarap hala asmada donmuş olan üzümlerden üretilen tatlı bir şarap türüymüş. “Dornish” ise çok keskin ekşi bir tada sahipmiş hatta deneyenler kısa bir süre zehirlendiklerinden endişelendiklerini bile söylüyorlar. Etsiz bir Game of Thrones olmaz diyerek menüye “Frey Pies” eklemişler. Ya size, sunulan yiyeceklerin arasında “Sansa’nın Limon Kekleri”nin de mevcut olduğunu söylersem?

  

İçerde Jon Snow’un Valyrian çelik kılıcı, Longclaw’un kopyası da dahil olmak üzere her şey detaylı olarak mevcut. King’s Landing’de olmadığınızı hatırlayana kadar burada oturup delicesine içebilirsiniz. Biraz hayal alemine dalınca, gece sonunda Mycah adlı bir kasap çocuğu ölmeden Crossroads Inn’de bir akşam geçirmiş gibi hissedeceğimize eminim. Arya da buna çok sevinirdi.

Game of Thrones tutkunları, buraya gidip nefis şaraplar eşliğinde kılıç sallayarak bir anlığına Lannister olduğumuzu düşünmek hiç fena olmazdı değil mi?

Kaçınmanız Gereken 10 SEO Hatası

10-SEO-Mistakes-Blog-by-Shajee-Fareedi-SEO-Specialist-SEO-Consultant-in-Pakistan
Arama Motoru Optimizasyonu(SEO), herhangi bir çevrimiçi başarının kritik bir parçasıdır. Web siteniz için, en iyi temel SEO uygulamaları ve her ne pahasına olursa olsun kaçınmanız gereken ortak SEO hataları konusunda bilgi sahibi olursanız, Google’ın cezalandırılmasından kaçınmanız hiç zor olmayacaktır.

SEO, özellikle büyük pazarlama bütçelerine sahip olmayan küçük işletmeler için harika bir şey. Çevrimiçi varlığını geliştirmeye çalışan bir işletme sahibi veya blog yazarı olarak, Google’daki arama sıralamanızı artırmaya odaklanmanız gerekir. Bunun için SEO kullanmanız gerekir.

İnsanlar çevrimiçi arama yaparak belirli bir ürün veya hizmetle ilgili bilgi arıyorlarsa, arama motorunun interneti kullandığını inkâr etmek mümkün değildir. Dürüst olmak gerekirse; trafik üretmek sıkıcı bir süreçtir,  ancak yaptığınız işe bir tutkunuz varsa ve okuyucularınız için sürekli yüksek kaliteli içerik üretiyorsanız, inanılmaz yardımı olacaktır. Blogunuz veya web siteniz için bir SEO stratejinizin olması, daha yüksek sıralamalar elde etmek ve sonuç olarak büyük bir trafik çekmek için sadece ilk adımınız olacaktır.

Yeni başlıyorsanız ve öğrenmek için heyecanlıysanız size samimiyetle söyleyebilirim ki, bir şeye başlamak için en uygun yol öncelikle yapmamanız gereken şeyleri bilmek olacaktır. Şöyle düşünün neyi istemediğinizi biliyorsanız, istediğiniz şey size gelecektir ya da neyi yapmamanız gerektiğini biliyorsanız otomatikman yapmanız gereken şeyleri yaparsanız.

O nedenle bu yazımda bilmemiz ve deli gibi kaçınmamız gereken “10 SEO Hatası”nı anlatacağım.

1. Yinelenen İçerik

Yinelenen İçerik, internette bir kereden fazla görünen içeriktir. Bu yazıyı ele aldığımızı düşünelim, eğer yazının içeriği internette kelimesi kelimesine mevcutsa, bu içerik yinelenen içerik olarak kabul edilecektir.  Google’ın algoritması içeriğin iki parçasından hangisinin orijinal olduğunu bize söylemediği için yinelenen içerik SEO’nuza zarar verebilir. Blog yazarı olarak, trafiği kendi web sitemize geri götüreceğimizi umarak en iyi içeriği bir web sitesiyle paylaşmak bize cazip gelebilir. Bu kısa bir süre için geçerli olsa da Google sizi cezalandırır ve bunu tekrar tekrar yapmaya devam ederseniz, web siteniz bayrakla işaretlenir ve bu artık sitenizin arama sırasında bile görünmeyeceği anlamına gelir. Tekrar tekrar aynı şeyleri yazmamamız gerekir. Bu durum trafik kayıplarına yol açar. Yayınlarınız ne kadar orijinal olursa, Arama Motoru Sonuç Sayfalarında (SERP) daha yüksek sıralama elde edersiniz.

2. İçerik Kopyalama

Kim bunu yapabilir ki!

Sadece utanç verici değil, aynı zamanda intihal olarak da anlaşılıyor bizden söylemesi. Bir web sitesindeki içeriği kendi web sitenize kopyalar ve yapıştırır; resimler için de olduğu gibi “Farklı Kaydet” yapar ve onu kullanırsanız tam anlamıyla kopyalama yapmış ve çok katı cezalara tabi tutulmuş olursunuz. Bunu bilin veya bilmeyin, çevrimiçi yayınlanan tüm içerikler telif hakkı yasaları kapsamındadır ve kopyalama işlemi ne kadar büyük veya küçük olursa olsun, Google’ın algoritması bunu yaptığınız dakikada tespit eder ve alan adınız anında işaretlenir.

Başkasının içeriğini kopyalayarak çevrimiçi itibarınızı yok etmeyin, okuyucularınızla olan ilişkiniz GÜVEN’e dayanır bunu asla aklınızdan çıkarmayın. Neyse ki, intihal kontrolü için kullanabileceğiniz çok sayıda program mevcut.

3. Düşük Kaliteli İçerik

Her gün beni güncel tutması açısından çoğunlukla 10 blog gönderisi okurum. Kendime adıma konuşursam, okumak istediğim en kötü içerik, düşük kaliteli içeriktir. Genelde tamamlayamadan sayfadan kaçıp gidiyorum. Çünkü içeriğin sonunda kendinizi boş bir şey okumuş gibi hissediyorsunuz, gününüze veya hayatınıza kesinlikle değer katmıyorlar.

Aklınızdan geçen soru işareti baloncuklarıyla yüzyüze gibi hissettim kendimi. Peki içerik neye göre kime göre “Düşük Kalite” olarak nitelendirilir ? diyorsanız aşağıda belirttiğim içeriklerle karşılaştığınızda eminim anlamak sizin içinde çok zor olmayacaktır.

Otomatik olarak oluşturulmuş içerik: Bu tür içerikler, programlı olarak oluşturulur ve belirli anahtar kelimeleri hedef alır.
Ortaklık Programları: Bunlar üye linkleriyle doludur, orijinal ve en önemlisi değerli içerik açısından okuyuculara neredeyse hiç değer katmayan sayfalardır. Misafir gönderileri gibi diğer kaynaklardan gelen içeriklerden oluşur.
Kapı sayfaları: Bu tabir sadece tek bir kelime grubunda üst sıralarda yer almak için yapılmış sayfalardır diyebiliriz. Spor bahisleri ve canlı bahis kelimelerinde bir sıralamaya ulaşmak için yapılmış sayfalar mesela. Tek amaçları seçilen kelimeler için sıralamada yükselmek.

Google’ın web yöneticisi yönergeleri, orijinal içeriğe sahip olan ve öncelikle okuyuculara değer katacak şekilde tasarlanmış web siteleri oluşturmanızı önerir.

İçerik üretimi konusunda aklımdan çıkmayan slogan hep “Eğer bir şeyi yapacaksanız, doğru yapın.” olmuştur. Siz siz olun, kaş yaparken göz çıkarmayın.

4. Tutarsız İçerik

Blog yazarları eminim ki web sitesini sürekli güncellemenin ne kadar değerli olduğunu çok iyi biliyorlardır. Bu genellikle Google’ın sitemizi SERP’lerde sıralamaya layık görmesi umuduyla yapılıyor. Ancak sürekli olarak yayınladığınızda, Google sizi nişinizde bir otorite olarak tanıyacaktır.

İçerik, okuyucularınızla bir ilişki kurmada önemli bir rol oynamaktadır ve sürekli olarak yüksek kaliteli içerik sağlamanız gerekir. Blogunuzu her ay bir kez güncellenirseniz iyi sonuç vermez, tercihen haftada en az bir kez yazı yayınlamalısınız. Bu şekilde okuyucular blog yayınlarınızı ne zaman bekleyeceklerini iyi bilir ve takipte kalabilirler.

Unutmayın, tutarlı içerik, SEO’nuzu geliştirmenin anahtarıdır.

5. Sitenizin Taranmasına İzin Vermeme

Google web spam ekibinin lideri Matt Cutts, insanların web sitelerini oluştururken yaptıkları en büyük yanlışlardan birinin, arama motorlarının web sitelerini dizine eklemesine izin vermemesi olduğunu belirtiyor. WordPress kullanıyorsanız, web sitesinin tarandığından emin olabilmeniz için Web Yöneticisi Araçları Yardımı’ndan destek alabilirsiniz.

6. Sayfa Başlıkları

Sayfanızın başlığı, site içi SEO uygulamalarıdaki en önemli konulardan biridir. Sayfanızın her birinin başlığı benzersiz olmalı ve içeriğinizin ana anahtar kelimelerini içermelidir. Benzersiz sayfa başlıkları, Google’ın algoritmasının arama sırasında en alakalı içeriği döndürmesine izin verir.

WordPress gibi bir içerik yönetim sistemi (CMS) kullanıyorsanız, Yoast SEO eklentisini yüklemenizi öneririz. Bu eklenti, web siteniz için benzersiz başlıkların oluşturulmasında size yardımcı olacaktır. Sayfa başlıklarınızı kısa tuttuğunuzdan emin olun; Gerekli uzunluk 40 karakterden biraz daha fazla olabilir ama daha az kesinlikle olmamalıdır.

7. Meta Açıklamaları

Çevrimiçi olarak yayınladığınız her içerikte Meta Açıklamaları olmalıdır. “Zorunda mıyız?” dediğinizi duyar gibi oldum, evet zorundasınız. Çünkü meta açıklamaları, SERP’lerde, arama yapanlarınıza içeriğinizi açıklamak ve verilen sayfanın tam olarak neye değindiğini bildirmek için kullanılan kısa paragraflardır.

Bir araştırmacının bağlantınızı tıklamasını istemek için ilgi çekici açıklamalar yazmanız önemlidir. Meta açıklamalarını 150 ile 160 karakter arasında tutmak en ideal olanıdır. “Bu yeterli olmadı ya” diyerek başlıklarla meta açıklamalarını çoğaltmaktan kaçının, unutmayın meta açıklamalarınızda içeriğinizin anahtar kelimeleri bulunmalıdır. İçeriğiniz Facebook gibi sosyal medya sitelerinde paylaşıldığında genellikle sayfanın açıklama etiketi kullanılır bu da aklınızın bir köşesinde dursun.

8. Anahtar Kelime Yoğunluğu Ölçme

Anahtar Kelime yoğunluğu, web sayfasının meta etiketlerdeki veya bir web sayfasının içeriğindeki anahtar kelimelerin yüklendiği bir SEO tekniğidir ve yoğunluğu önlemezseniz ciddi şekilde cezalandırılırsınız. Israrla hayır efendim ben önleyemem diye tutturursanız da, elinizde nur topu gibi büyük arama motorlarının arama sıralamasında geçici veya kalıcı olarak yasaklanmış veya cezalandırılmış bir web siteniz olacaktır. Bu durum Black Hat SEO tekniği olarak kabul edilir. Yoğunlaşmak istediğiniz kelimeyi seçtikten sonra hem o kelimeye makaleler ile yoğunluk göstermelisiniz hem de o kelime üzerine backlink almalısınız. Google bu durumlarda sizi üst sıralara çıkararak ödüllendirecektir.

9. Kendi Web Sitenizi/Bloğunuzu Hosting Etmeme(Self-Hosting)

WordPress gibi platformlarda kendi web sitenizi barındırmak, SEO’nuz için şimdiye kadar yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir.  Ancak blogger gibi ücretsiz barındırma hizmetlerinden kaçınmalısınız. Çünkü,

-Ücretsiz hizmetler, sitenizin işlevselliğini ve seçeneklerini sınırlar; böylece SEO eklentilerine erişim sağlayamazsınız,
-Sitenin görünümünü ve hissiyatını ne kadar özelleştirebileceğinizi sınırlar,
-Ücretsiz hizmetler, neyin çalıştığını görmek için ihtiyaç duyduğunuz metrik ve analiz türlerini sunmuyor olabilirler.

Ancak WordPress gibi CMS platformları, başınızı ağrıtmadan size üstün SEO sonuçları sağlayacak yüzlerce eklentiye, uzantıya ve temaya erişmenizi sağlar.

10. Analytics

En sonunda, SEO çabalarının gerçekten işe yarayıp yaramayacağını görmek için web sitenizin verilerini ölçmenin bir yoluna ihtiyacınız olacak. Bunun için Web sitenize Google Analytics’i ve Google Web Yöneticisi Araçları’nı yapılandırın ve yükleyin. Böylece, verileri ayrıntılı bir şekilde analiz edebilirsiniz. Analytics, sitenizin hangi bölümlerinin iyi durumda olup olmadığını anlamanıza ve web siteniz adına bilinçli kararlar almanıza yardımcı olur. 

Dönüştürülen kelimeleri ve anahtar kelimeleri izlemek, hangi tür içeriğin kitlenizde yankı uyandırdığını öğrenmenizi sağlayacaktır. Web sitenize trafik çeken içeriğin türünün iyi bir şekilde anlaşılabilmesi için istatistikleri hafta başında  izleyebilirsiniz. Hatta dönüşüm hedeflerini belirleyip hafta başına göre ayarlayabilirsiniz.

Eğer SERP(Arama motoru sonuç sayfası)’nin üst kısmında olmak istiyorsanız, artık neyi yapmamanız gerektiğini çok iyi biliyorsunuz. Farkındayız biraz karışık, ancak sizin için SEO konusunda hiçbir kısayol yok. Yine Matt Cutts bizler için, en büyük SEO hatalarından birinin web yöneticisi kaynaklarını kullanmamak ve Google’ın nasıl çalıştığını bilmemek ve SEO’nun ne olduğu hakkında bilgi edinmemek olduğunu belirtiyor. Size bu noktada en manidar tavsiyemiz “Kendiniz ve işiniz için zaman ayırın ve SEO hakkında her şeyi öğrenin!” olacaktır.

Çok merak ediyorum, okurken yukarıda bahsedilen SEO hatalarından herhangi biri için “Evet, ben bunu yapmıştım!” dediniz mi? Eğer dediyseniz, onları nasıl çözdünüz? Bahsetmediğim diğer SEO hatalarını biliyor musunuz?

Bizimle paylaşırsanız çok seviniriz.

Windows 10 ile Aygıt Verilerinizi Kitlemeyi Kolaylaştırın

windows-aygit2Microsoft bu sefer karşımıza Windows 10 ile işletim sisteminin kullanışlı özelliklerini etkinleştirmek için işletme sistemini(OS) buluta her zamankinden daha fazla bağlamaya çalışırken çıkıyor. Bu da özel verilerinizin şirketin sunucularına yüklendiği anlamına geliyor.

Cihazlarımızın hangi bilgileri paylaşacağını denetleme yöntemleri elbette var ancak Microsoft’un amacı bu ayarları tek bir yerde bir araya getiren yeni bir web tabanlı gösterge paneli ile daha kolay hale getirmek.

Microsoft.com/privacy hesabına gidince Cortana’nın Not Defterine baktığınızda, burada saklanan bilgiler ile birlikte konumuzunu, arama ve göz atma geçmişinizi görebilirsiniz. Ses asistanı sizin için ilgi alanlarınızdan, planlanan toplantılarınıza ve yemek yemeyi sevdiğiniz yerlere kadar tüm bilgilerinizi saptayacak ve sizi şaşırtacaktır.
Cortana, Microsoft tarafından geliştirilen bir asistan. Başlangıçta Windows telefonları için geliştirildi ancak daha sonra Windows 10 ve Xbox One’da dahil olmak üzere Microsoft platformlarının çoğunda genişletildi.

Geliştirilen bu sistem, Windows ekosistemine derinlemesine dalabilen ve şirketin platformunun onlar hakkında ne bildiğinden endişe duyan insanlar için inanılmaz kullanışlı olacak diye belirten Microsoft; gösterge tablosuna işlevsellik katmaya devam edeceğini ve orada zaman zaman uygulamalardan daha fazla gizlilik denetimi getireceğini söyledi.

Buna ek olarak, şirket Windows işletim sistemini ilk kez kullanan kullanıcılar için gizlilik ayarlarını basitleştirmek ve sistem teşhisi için toplanan veri miktarını en düşük düzeye indirmek için Windows 10 kurulum sürecini yeniliyor. Ancak siz fazla heyecanlanmadan bu yeniliğin Nisan ayında kullanıma sunulacak olan “İçerik Oluşturucu Güncellemesi” ile birlikte geleceğini belirtmek isteriz.

Bir Marvel Süper Kahramanı Gibi Rahatlamaya Var mısınız?

Bir şömineniz olmasa bile birazdan sizlerle paylaşacağımız bu harika videoları kullanarak istediğiniz her yerde ambiyansı arttırabileceksiniz. İnternette bu tür videoların çok olmasına karşın size önce şu soruyu sormam gerekiyor “Sıkı bir Marvel hayranı mısınız?”

Eğer cevabınız “Evet!”se TV’nizde ve Youtube’da ücretsiz olarak izleyebileceğiniz uzun süreli şömine video koleksiyonunu incelemek isteyeceğinizi kesinlikle biliyorum.

Hazır  mısınız!

Disney’e ait olan  marka Coca-Cola ile ortak oldu ve The Avengers’ın konutlarındaki şömineleri içeren temalı klipleri çıkardı. (Iron Man, Galaxy’nin Koruyucuları, Thor, Captain America ve Bayan Marvel)

Üstelik 1080 p’ye kadar yakın plandan veya 4K’de her odanın daha fazlasını görmenizi sağlayan alternatif görünümler arasından seçim yapabilirsiniz.

Bu videolar bizim “Avangers Hediyesi” aldığımız anlamına geliyor olabilir mi dersiniz!

Öyleyse, çalma  listesindeki tüm kliplerin keyfini çıkarın ve favorinizi bulun.

Mutlaka Bilmeniz Gereken “15 Twitter İstatistiği”

1.) Görsellerin gücü adına!

İstatistiklerin söylediğine göre görseller ile birlikte paylaşılan tweetler  %150 daha fazla retweet, %89 daha fazla favori, %18 daha fazla tıklanma alıyor. Dememiz o ki tweetlerine daha fazla görsel eklemeye çalış,  hatta mümkünse tıklamaya gerek olmadan önizlemesini göster. Gücünü sende hissedeceksin.

twitter-1

2.)Video

Sadece videolar ile paylaştığın tweetler bile %28 daha fazla retweet alıyor.

3.) Hashtag’lerle bütünleş

O  kadar bütünleş ki eklemekten kaçınmadığın, sahip çıktığın her bir hashtag sana %55 daha fazla beğeni ve retweet versin. Tabii ki de bunu kastetmiyoruz, doğru zamanda doğru hashtag kullanmalıyız.

future-hashtag

4.) “Alıntıla”

Twitter bizlere Alıntı Tweet özelliğini sunmuştu. Üstelik bu özellik sayesinde tweetleri manuel olarak metin şeklinde değil de kendi tweetlerinin içerisine yerleştirerek alıntı yapabilirsin.  Sonuç mu? Analizler %58 daha fazla retweet alacağınızı söylüyor.

5.) Trending Topic

TT listesindeki hashtagler ile attığınız tweetler o hashtagin gündemde kalmasını isteyen kullanıcılar tarafından bol bol retweet edilir ve favlanır. Üstelik sizi takip etmeyen kullanıcılar tarafından bile retweet edilebilirsiniz. TT önemli! İsterseniz sizde bir TT başlatabilirsiniz ancak unutmayın zamanlama çok önemli.

6.) Hani bana Flood

flood-twitTwitter da bazı meseleleri 140 karakterle anlatmak bildiğiniz üzere pek mümkün olmuyor.  Şizofren usülü kendi tweetlerimize yanıt vererek bir seri oluşturuyoruz ve buna flood deniyor. Arkadaşlar işte sizi bu noktada Little Prok Chop ile tanıştırmak istiyorum. Aslında birçok özelliğe sahip bu program değişik alanlarda kurtarıcınız olabilir.

  • Sizin yerinize otomatik tweet atması için onu programlayabilirsiniz,
  • Ruh hastası modunda talepleriniz olursa tweetlerinizi tersten atabilir,
  • Tweetlerinizi hazırlayıp feed haline getirdikten sonra kendi sitenize eklemeniz mümkün..

Tabii bu flood olayını fazla uzatmamakta fayda var uyarmadı demeyin, La Fontaine masallarınızı bloglarınızda yayınlayabilirsiniz.

7.) İade i retweet

Aktif kal, özellikle takibe takip olan hesapların tweetlerini bol bol retweet et, farkedilmeni mutlaka sağlayacaktır. Bir zaman sonra onlar da senin tweetini retweet edeceklerdir. Uzmanlar bunun altında yatan nedenin psikolojik olduğunu düşünüyorlar.

tweet-retweet

8.) Büyüksün Mention

“Via” ve “@” kullanarak tweetlerinde mentionladığın isimler sayesinde daha fazla retweet almak kaçınılmaz. Fenomenleri veya çok takipçiye sahip olan hesapları mentionlamak büyük nimet arkadaşlar.

9.) İsteyenin bir yüzü..
Daha fazla retweet mi  bekliyorsun, takipçilerinden iste.  “At fava lazım olur”, “Retweet lütfen.”, “Lütfen retweet yapalım, yayalım.” gibi ifadeler sana geri dönüşüm sağlayacaktır.

Tabii ki orda bir çizgi var aşmamak çok önemli.

please-rt

10.) Önemli olan uzunluğu değil işlevi
Karakter uzunluğu kesinlikle önemli değil diyebiliriz tabii ki tweetleriniz 71 karakterden daha kısa değilse. İstatistikler bize 71 – 100 karakter aralığında olan tweetlerin en yüksek retweet oranına sahip olduğunu söylüyor. 140 karakterle sınırlandırılmış olabilirsiniz ancak bunu son damlasına kadar kullanmanıza gerek yok.

11.) Göz korkutmayan kısa linkler
Paylaşmak istediğin linkleri kısa linklere çevirebilir,  göz korkutmamış olursun. Paylaşımlarının içeriklerini bağlantılarına daha kolay ulaştırmış olursun. İnsanlar nereye gitmek istediklerini bilsinler, kimse gözünü korkutan bir linke tıklayıp daha fazlasını görmek istemez değil mi? Bunun için sizi tanıştırmam gereken biri var. İşte kahramanınız Bitly!

bitly-twitter

12.) 24 dakikada gelen şöhret
Sizde bazen “Neden kimse benim tweetlerimi görmüyor” diyerek üzülüyor musunuz?
Uzmanlar atılan tweet aralığının en fazla 24 dakika olması gerektiğini söylüyorlar, o yoğun trafikte hayatta kalmak için 24 dakika yöntemini deneyebilirsiniz.

13.) Konum önemli

Eğer %25 daha fazla retweet istiyorsan bağlantılarını tweetlerinin en sonuna değil mümkün olduğunca başlangıçlarına iliştir, hatta ortaları da olur yeter ki sonu olmasın.

14.) Zamanlama manidar

Dijital analiz şirketleri twitter için en önemli zaman aralığının sırrını sizler için araştırmış. En iyi saat aralığı öğleden sonra 1 ve 3 aralığındayken Pazartesi  ve Perşembe günlerinin önemini özellikle vurgulamışlar. Ancak her kesimin zaman aralığı farklı olduğu için tweetlerinizi farklı zaman aralıklarına programlamanız daha iyi olabilir. Bizden söylemesi.

twitter-saatleri

15. ) Daha fazla link

Bağlantılarına olabildiğince daha fazla link ulaştır. Tabii ki 10. Maddede seninle paylaştığımız şekilde. İyi ki varsın Bitly!

twitter-bitly

Herkese bol #Retweet’li haftalar! Bizleri @PazarlamaTRcom hesabımızdan takip edebilirsiniz.

Yükselen Trend Programatik Satın Alma ve Faydaları

Dijital pazarlamanın yükselen trendi programatik satın almanın faydalarını sizinle paylaşmadan önce “Nedir bu programatik satın alma?” diyerek konuyu biraz aralamaya ne dersiniz?

Programatik satın alma, Dijital Pazarlama alanında geliştirilen yeni araçlar ile birlikte yeni bir dönemi başlatan ve son zamanlarda sıklıkla kullanılan en popüler dijital medya satın alma yöntemlerinden birisidir.

Programatik satın alma ilk olarak arama motoru reklamlarıyla başladı. Ancak bir sorun vardı, ajanslar ve teklif verenler anahtar kelimeleri ve teklifleri her dakika manuel şekilde kontrol ederek kampanyaları optimize etmek zorunda kalıyorlardı. Bu işlemleri otomatik olarak gerçekleştiren gelişmiş yeni araçlar operasyonel verimlilik ve iki tarafın da karlı bir sonuç elde etmesiyle sonuçlandı.

Programatik, arama motoru pazarlamasında ve display reklamlarda kullanılıyor. Programatik satın almanın en önemli noktalarından biri “veri”dir. Veri analizi “isabetli hedefleme” anlamına gelir. Buna otomasyon eklendiğinizde reklamı hedef kitleyle hızla buluşturabilir ve reklam yatırımından maksimum geri dönüş sağlayabilir, zamandan tasarruf edebilirsiniz. Programatikte en önemli avantaj, gerçek zamanlı satın alma ve gerçek zamanlı yayın takibi yapılabilmesidir. Biz buna Real-Time Bidding(RTB) diyoruz.Bu noktada sizi uyarmakta fayda var; herkes  Programatik Satın Almanın RTB ile aynı olduğunu düşünür ancak RTB sadece programatik satın almada kullanılan 4 farklı yöntemden biridir. Bunu unutmamalıyız.

İşte Programatik Satın Almanın 7 Önemli Faydası:

  1. Gelişmiş Hedefleme

Bilinçli hedefleme yapabilmek ve en doğru hedef kitleye ulaşabilmek için farklı kanallardan elde edilen verileri analiz etmemize olanak sağlar.

  1. Gerçek zamanlı hareket

Programatikte Real-time bidding rezervasyon ile yapılabiliyor ve reklamverenler satın aldıkları envanteri tek bir kanaldan optimize ederek yönetebiliyor. Tüm reklam verenlere açıktır. Eğer bir yayıncı envanterine en yüksek teklifi verirse ,ki bu teklif en yüksek ikinci teklifin bir kuruş fazlasıdır, gerçek zamanlı olarak o envanteri satın alabilir.

  1. Kişiye özel reklam

Bu yolla bütçe doğru hedefler için harcanmaktadır.

  1. Verimli reklam, boşa gitmeyen yatırım

Bu teknoloji markaların mesajlarını platform ve kanallar arasındaki çapraz karşılaştırmalarla, gerçek zamanlı sinyaller doğrultusunda, etkin bir şekilde yayınlamalarına yardımcı olur. Böylece reklamverenler doğru içeriği, doğru zamanda, doğru kişilere ulaştırma imkanı elde eder.

  1. Etkili kampanya ölçümü ve takibi

Reklam etkinliklerinin ölçümü firmalar için çok önemlidir. Firmalar reklam kampanyalarına büyük bütçeler ayırırlar bu nedenle reklamlarını daha bilinçli olarak takip etmek istemeleri gayet doğal. Kampanyanın hedef kitleye ne kadar etkin biçimde ulaştırıldığını ve kampanyası yapılan ürünün veya hizmetin ne ölçüde satışları etkilediğini ölçmemize imkan sağlar, takibini kolaylaştırır. Bu ölçümler sayesinde yapılacak hata en aza iner ve risk ortadan kalkar.

  1. Daha etkili reklam

Kendi ürün veya hizmetlerine en uygun olan reklam etkili bir reklam olacaktır. Etkili reklamlar firmaların maliyetlerini düşürür ve maksimum dönüşüm sağlayarak karlılığı artırır.

  1. Daha değerli reklam alımı

Programatik sayesinde ürünün avantajlarını mili saniyeler içinde başarılı bir şekilde yansıtarak, hedef kitlenin tamamına hitap edebiliyoruz.

Programatik Satın Almanın gittikçe yükselmesine hiç şaşırmamalı zira hepimizi 2017 yılında da etkisi altına alacak gibi duruyor.